Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 03-09-2019

    YENİ KONYA YAZILARIM 1974-1996 22 YIL 52 yazı

    Açıklama Tarihi
    -“Karaoğlan’ın ardından (Mustafa Özden)” 20.06.2974 Yeni Konya
    -“Sanayici Mustafa Bülbül’ün ardından” 25.01.1988 “
    -“Konya Lisesi Tarihi 13.01.1992 “
    -“Hıfzı Veldet Velidedeoğlu Şubat 1992 “
    1994 YILI
    -“Prof. Dr. Saim Sakaoğlu’na teşekkür” 18.10.1994 “
    -“Suat Abanazır’a teşekkür” “ “
    21-“Edip Seviş’e teşekkür” 19.10.1994 “
    1995 YILI
    “ Konya İdadisi’nden yetişenler” 17.01.1995 “
    Konya İdadisi’nden yetişenler” 18.01.1995 “
    Konya İdadisi’nden yetişenler” 19.01.1995 “
    Konya İdadisi’nden yetişenler” 20.01.1995 “
    Konya İdadisi’nden yetişenler” 21.01.1995 “
    Konya Lisesi’nden Güzin Atademir’in mektubu 03.05.1995 “
    -“Konya Lisesi’nden Muazzez ve Turgut Kargalık” 09.05.1995 “
    -“Konya Lisesi’nden Havfi Kendi’nin ardından” 03.07.1995 “
    “Hadim Astra antik kenti” 16.09.1995 KIRKAMBAR
    31-“ Konya’da Müderris Ömer Kâşif Efendi” 30.09.1995 “
    -“Elengirit Dağı ve Yatağan Mürsel” 07.10.1995 “
    -“Takkeli dağ hakkında” 14.10.1995 “
    -“Botsa’da münzevi rahip evi” 21.10.1995 “
    - “Danimarka’da Jutland adası doğası” 11.05.1995 “
    -“Alaaddin Camii’nde bir yazıt” 18.11.1995 “
    Altınçeşme’de Balıklı Çeşme” 25.11.1995 “
    Deste köyünde (Meram Yeşildere) çeşme 09.12.1995 “
    Başhöyük’ten Musa Baypolat usta” 16.12.1995 “
    -“Bozkır’da Zengibar kalesi” 23.12.1995 “
    1995 yılını Uğurlarken” 30.12.1995 “
    -“Konya Lisesi’nden Fehime Birekul” 30.111995 YENİ KONYA
    -“Konya Lisesi Müdürü Selman Erdem” 01.12.1995 “
    1995 yılını Uğurlarken” 30.12.1995 “
    1996 YILI
    Öğretmenim Zekiye İzgi” 06.01.1996 KIRKAMBAR
    -“Hayırsever Firuzan Işık” 27.01.1996 “
    -“Konya Lisesi’nden Mukbil Ertunç, Ayten Özer” 10.02.1996 “
    -“Konya Lisesi’nin eski öğretmenleri” 17.02.1996 “
    Kazım Karabekir’de tarihi yerler” I 23.03.1996 “
    Kazım Karabekir’de tarihi yerler” II 30.03.1996 “
    51-“Dineksaray’da 4. yüzyıl şiiri” 06.04.1996 “
    -“ Park ve Bahçelerde Aydın Çavuş” 29.06.1996 “
    -Türk haritacığında bir dev, Said Yasar” Haz.1996
    61-“Konya Ovası Proje Kurukafa 13.07.1996 “
    -“Konya Ovası - Kurukafa Mehmet” 13.07.1996 “
    -“Suudi Arabistan’da vahşi doğa” 27.07.1996 “
    Konya’da Nakiboğlu suyolu ve çeşmeleri” 4 31.08.1996 “
    -“Nakiboğlu cami ve çeşmelerinde gezi” 31.08.1996 “
    -“Konya’da yaşamış Ermeni toplumu” (2) 14.09.1996
    Kırkambar’a Konya dışından Merhaba 28.09.1996 “
    71-“Sedef adasında öğretmen Fehime Birekul” 05.10.1996 “
    Marmaris’te öğretmen Nihal İlaydın” 12.10.1996 “
    -“Marmaris’de öğretmen Nurhayat Evci” 26.10.1996 “
    -“Silifke çevresinde gezi” 17.11.1996 “
    Arkadaşım Dr. Teoman Bilge” 28.11.1996 “
    Sille’de Aya Kriyakon kaya kilisesi” 28.12.1996 “
    Tekrar Aydın Çavuş” “ “

    Gazetenin Sahibi ve Kurucusu Mustafa Naci Gücüyener tanıdığım ve saygı değer bir büyüğümdü. Oğulları Adil Gücüyener, Lise Orta sondan sınıf arkadaşım Ünal Gücüyener, Gültekin Gücüyener arkadaşlarım idi. Kırkambar yazıları Mehmet Gündoğdu tarafından özel sayfada düzenlendi

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 03-09-2019

    AYDA BİR KRATERE İSMİ VERİLEN SMYRNA’LI (İZMİRLİ) MATEMATİKÇİ ASTRONOM FİLOZOF THEON (MS 70-135)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Hayatı hakkında fazla bilgi gelmeyen Theon’un o zamanki ismi Smyrna olan İzmir’de 70 yılında doğduğu yaklaşık 65 yaşında 135 yılında İzmir’de öldüğü sanılmaktadır.
    Theon Astronom, filozof ve matematikçidir. Güneş sisteminden Merkür ve Venüs konusunda çalışmalar yapmıştır.
    Astronomi konusunda çok önemli bir ilk çağ belgesi olan PTOLEME listesinde ismi geçmekte 127-132 yılları arasında Mercür ve Venüs üzerinde çalıştığı belirtilmelidir.
    Burada Theon Merkür ve Venüs’ün Güneşe en yaklaşan açısal uzaklıktan söz eder
    From these observations Theon made estimates of the greatest angular distance that Mercury and Venus can reach from the Sun.
    Theon hakkında çok önemli bir mermer büst 17 yüzyılda İzmir’de bulunmuş olup halen Capitol Müzesi’dedir. Bu mermer büst oğlu Rahip Theon tarafından yaptırılmış büstün altındaki yazıda “Rahip Theon’un babası Platoncu filozof Theon (onurlandırıldı) denilmektedir. Bu İzmir için çok çok önemli olan Capitol Müzesinden geri getirilmesi sağlanmalı mümkün olmadığında bir kopyası temin edilip görkemli bir yere yerleştirilmelidir.
    Theon’un önemli eseri Latince yazılmış Expositio rerum mathematicarum ad legendum Platonem utilium.
    Theon Platoncu bir filozoftur. İzmir’de Platoncu okulda hocalık yaptığı anlaşılmalıdır. Öğrencilerine eserini bir el kitabı (handbook) olarak hazırlamıştır.
    Sonuçta bu çalışmaları değerlendirilmiş ay yüzündeki kraterlerden birini ismi verilmiştir.
    Sonuç olarak ben bir Egeli değilim. Bu yörenin dünyaca ünlü insanlarını araştırırken Theon’un çok yakın zaman önce farkına vardım. Kulaklarıma inanamadım. Bu önemli kişi hakkında bilinenler o kadar az ki. Yenilerini ortaya çıkarmalıyız.
    Eflatuncu bir filozof, bu okul 904 yıl devam etmiştir. İzmir’de Platon’un bir okulu var mı ?? Nerede ??? Daha nice nice sorular, Türkiye’de kültür seviyesi ileri bunlara yanıtlar bulmalıyız
    (Muğla Devrim 30.08.2019 yayınlandı)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 03-09-2019

    AYA THEKLA & İLGİNÇ 1.YÜZYIL) DUASI
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Sevgili okurlarım (dostlarım) bugün ben gene Aya Thekla konusuna gireceğim. Bu konuda Anadolu’dan yetişen Türkiye ve Dünya’ya ışık saçmış insanları tanımak ve incelemek istiyorum. Çoğunun hayat hikâyelerini inceledim tümünü tamamlamaya çalışıyorum. Bu bağlamda Aya Thekla hakkında Muğla Devrim Gazetesinde 04.06.2016 günü yazım yayınlanmıştı. Bu onun devamı ve tamamlayıcısıdır.
    Aya Thekla 2000 yıl önce Konya'da yaşamış Konyalı bir genç kız, Konya tarihinde ilk kadın, dünyanın ilk Hıristiyan kadın azizesi, hem Katolikler ve hem de Ortodokslar tarafından kabul ediliyor. Thekla nişanlıdır. Aziz Paulus yaklaşık M.S 48-51 yıllarında Konya'ya din yayma (misyoner) gezisi yaptığında, onu evinin penceresinden dinler, ona bağlanır, nişanlısını terk eder, ailesinin şikâyeti üzerine Iconium Prokonsülü (Konya Valisi) kendisini istemeyerek yakılmasına karar verir. O zaman Konya da bulunan sirkin ortasına odunlar yığılır, tam ateş başlarken mûcizevi bir şekilde yağmur başlar her tarafları sel alır. !!! Daha sonra başka yerlerde hayvanlar arasına atılır, her defasında mûcizevi bir şekilde kurtulur. Aya Thekla son günlerini Silifke Meryemlik denilen bir mağarada geçirir, bu mağarada onu yakalamak için gelen düşmanlarının eline geçmez kayalar arasında kaybolur. Aya Thekla Konya'dan yayılan bir kültürdür, hem de Yüce Mevlana'dan tam 1200 yıl önce.. Ünü İtalya'ya, Fransa'ya, Rusya'ya yayılır, adına kiliseler kurulur.!!!!!! Aya Thekla adına İstanbul'da da kiliseler yapılmıştır. Bizans İmparatoru I. Kommenos (1057-1059) Aya Thekla yortusunda ordusu ile büyük tehlikeden kurtulduğu için onun adına Ayvansaray’da (Blaherna) bir kilise yaptırır.
    Bu kilise hangisidir? Bu civarda bulunan Atik Mustafa Paşa veya Cabir Camii kiliseden çevirmedir. Bunun Aya Thekla kilisesi olduğu sanılmaktadır. Bir ikinci kilise olasılığı Ayvansaray'da bulunan bugün bir duvarı kalan TOKLU DEDE türbesidir. Thekla ve Toklu dede ne kadar birbirine benziyor. Toklu Dede bana göre Thekla'dan geliyor gibi….
    Sonuç olarak Aya Thekla Konya için Anadolu için önemli bir kişidir diye düşünüyorum. Yazımı ilk Hıristiyanların ölmek üzere olanlara okuduğu ilginç dua ile tamamlayacağım.
    DUA
    NUH'u tufandan, İBRAHİM'i Ur kentinden, EYÜB'ü dertlerinden, ISAK'ı İbrahim elinde kurban edilmekten, MUSA'yı Firavundan, DANYEL'i aslanlar çukurundan, Babilli üç genci kızgın fırından, SUZANNA'yı asılsız iftiradan, DAVUT'u Saul ve Goliat'dan, PETRUS ve PAULUS'u zindandan, şehit azize bakire Thekla'yı korkunç işkencelerden kurtardığın gibi Yüce TANRIM bana da inayetini esirgeme.
    Çok çok ilginç bu 2000 yıllık dua için bazı açıklamalar yapmak gerekir. İnsanlar o zaman İbrahim Peygamberi Sümer Sur kentinden kurtardığına inanmaktadır. İshak (İsrail) babası İbrahim elinden kurban edilmekten tanrının kurtardığına inanılmaktadır.
    İlginç olan şudur bu olay Tevrat’ta İbrahim’in oğlu İshak’ı (İsrail) kurban edecekken Tanrı’nın bir koç gönderdiği ifade edilmiştir. Bugünkü İsrail oğullarının İshak (İsrail) soyundan geldiği kabul edilir.
    Hâlbuki bu olay çok sonraları ortaya çıkan İslamiyet’te Hazreti İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban edecekken tanrının koç göndererek onu kurtarması şekline dönüşmüştür.
    Dini gelenek ve anlatılanlara göre İshak İbrahim eşi Sara’dan, İsmail ise bir cariye olan Hacer’dan dünyaya gelmiş, İsmail ağabeydir. Tarihi gerçekler İsmail’in farklı bir inanç taşımadığı toplum içinde küçük kardeşi İshak’ın idaresinde yaşadığı anlaşılmaktadır.
    Bu kısa özet çok değerli tarihçi bilim adamı Prof. Dr. Semavi Eyice'nin bir yazısından özetlenmiştir)
    Resimde yakın zamanlarda Efes’te ortaya çıkarılmış bir fresk yer almaktadır.



    (Muğla Devrim Gazetesi 28.08.2019 günü yayınlandı)


  4. MEHMET BİLDİRİCİ 03-09-2019

    İZMİR ÇANDARLI’DA PITANE ANTİK KENTİ VE BURADAN YETİŞEN MATEMATKÇİLER AUTOLYCUS VE ARCESIALOS (M.Ö 315-241)
    Anadolu’nun her köşesinde ilk çağda çok parlak uygarlıklar yaşanmıştır. Orta Anadolu’ da Hitit Uygarlığı, Doğu Anadolu’da Urartu uygarlığı sayılabilir. Ama Ege uygarlığı etnik olarak çok farklıdır, ayrıca Karşı Yunanistan’dan yaklaşık M.Ö 1000 yıllarında gelip Ege kıyılarına gelip yerleşen Grekler bu konuda çok farklıdırlar, ana dilleri olan Grekçe’da sayısız eserler ortaya koymuşlar, pek çok filozoflar, matematikçiler yetişmiştir. Hititler ve Urartular kendi coğrafyalarında sayısız yazıt bıraktıkları halde maalesef bir edebiyat ve bilim yayınına erişememişlerdir.
    Anadolu’ya karşı karadan göçler üç grup halinde olmuştur. İzmir (Smyrna) ve güneyinde 12 kent devletinden oluşan IYONYA ve İzmir’in kuzeyinde Aiol (Mysia) bölgesi. Aiol bölgesinde de 12 kent devletinden söz edilir. Burada da ilk çağda büyük uygarlıklar yaşanmıştır. Ama tarihte bu Aiol kentleri İYONYA’nın gölgesinde kalmıştır.
    Konu edeceğimiz PITANE Aiol kenti kalıntıları İzmir Çandarlı’nın tabanını oluşturmaktadır. Bakırçay (Caikos) denize döküldüğü noktadadır.
    Ünlü matematikçi AUTOLYCUS Pitane kentinde doğmuştur. Ancak yaşamı ile net bilgilere ulaşılamaktadır.
    İki kişi onun yaşamı hakkında tahmin yapmamıza yardımcı olmaktadır. Birincisi öğrencisi olduğunu bildiğimiz gene Pitane doğumlu ARCESIALOS (M.Ö 315-241) diğeri ise Ünlü Geometrici İskenderiye’de yaşayan EUCLİD (M.Ö. 325-265) kendi çalışmalarından Euclid bahsettiğine göre Euclid’den önce yaşadığı kabul edilebilir.
    Autolycus’un Grekçe yazdığı iki kitap bilinmektedir.
    “On the moving Sphere” – Dönen Dünya
    “On rising and settings”- Yükselmeler ve Ayarlar gibi Türkçeye çevrilebilir.
    Öğrencisi Arcesialos (M.Ö 315-241) da Pitane doğumludur. Onunla Sardia (Manisa) kentini ziyaret etmiş daha sonra o da Atina’ya gitmiştir. Plato’nun (Eflatun) çok etkisinde kalmış. Her iki matematik ve felsefeci Atina’da ölmüştür.
    Yazıya Çandarlı (Pitane) bir görüntü eklenmiştir.


    Devrim Gazetesi 21.08.2019 yayınlandı

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 03-09-2019

    LUKIANUS (120-180)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Lukianos Komagene krallığı içinde yer alan bugün Adıyaman sınırları içinde ve Fırat Nehri üzerinde olan Samsat (Samasota) antik kentinde 120 tarihinde doğmuş, ana dili Aramice (Syrian) olan bir yazardır. Ama doğduğu toprakları terk ederek Iyonya’ya (Ege) gelmiş, sonra Atina’ya gitmiş, Grekçe’yi eğitim dili olarak kabul etmiş, Eski Yunan’da önde gelen bir Hitabet (Rhetorican), Yergici (Pamphleeter) ve Hicivci (Satirist) bir yazarı olmuştur.
    Hayatı hakkında net bilgiler gelmemektedir. Kaynaklarda ismi Lucian, Lucianos (Grekçe), Lucianus (Latin) olarak geçmektedir.

    Küçük bir çocukken Samasota antik kentinde Yontucu olan amcasına modellik yapar daha sonra onunla kavga eder ve batı Anadolu’ya gelir ve ciddi bir Grekçe eğitim alır. Ana dili Aramaik olduğu halde Homeros ve Plato’nun (Eflatun) eserlerine büyük ilgi duyar. Onları örnek alır, inceler
    Batı Anadolu başta olmak üzere Konuşmacı (Hatip-Public Speaker) olarak görev yapar. Daha sonra Atina’ya gider ve diğer Yunan kentlerini dolaşır. İtalya’ya ve Fransa’ya (Gaul) yolculuk yapar.
    Lukinos çok üreten bir yazardır. İnternete girildiğinde 80 kadar eserine rastlanır. Kendisi de Platon gibi karşılıklı konuşmalarla fikirlerini açıklar. Eserlerinin çoğu bu tarzdır.
    Roma’da iken Romalı dostlarının sayesinde İskenderiye’de çok önemli bir göreve getirilir.
    Ben Felsefe eğitimi görmedim ama meraklı biri olarak onları tanımaya çalışıyorum. Onların nereli olduğu hangi dili kullandığı kitapları olup olmadığı ve onların bugüne ulaşıp ulaşamadığı çok ilgimi çekiyor. Anadolu’dan fışkırıp batı dünyasına ışık saçan bu kişilerin yarıdan çok fazlasını inceledim, kalanları da inceleyebilirsem, ortaya bölgenin tarihi bakımından çok değerli bir dokümanın ortaya çıkacağına inanıyorum.
    Burada şunu kabul etmeliyiz. İlk çağda Anadolu ve yöremizde edebiyata mitolojiye ve sanata hâkim dil Grekçe’dir. Onları sevelim veya sevmiyelim bu gerçeği kabul etmeliyiz. Lukianus kişiliğinde bu apaçık ortadadır.
    Ana dili Arami olduğu halde tüm eserlerini Grekçe yazmıştır.

    (Muğla Devrim 20.08.2019 yayınlandı)

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 03-09-2019

    YENİ MERAM YAZILARIM 1994-2019 25 YIL 128 yazı
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kırk yıl önceleri Konya’nın gazeteleri Yeni Meram ve Yeni Konya idi. Yeni Meram Gazetesinin sahibi Konya Lisesi 1957 mezunu sınıf arkadaşım MUSTAFA BAHÇIVAN idi, Gazete babası tarafından kurulmuştu.
    Bu arkadaşlarımız vesilesiyle 1994-2019 yılları arasında 25 yıl boyunca tam 125 yazım yayınlandı. 05.08.2019 günü son yazımı gönderdiğimde Yeni Meram gazetesi Mustafa Bahçıvan tarafından devredilmiş, öyle uygun görmüşler….
    Mustafa Bahçıvan ile de konuştum o da doğruladı…
    Teşekkürler sevgili sınıf arkadaşım
    Benim için dile kolay 25 yılda 120 yazı
    Yeni Meram yeni ellerde yaşayacak belki daha iyi daha kötü ama benim için Yeni Meram bir tarih artık

    Açıklama Tarihi Gazete
    -“Konya Lisesi 1957 mezunlarının mutluluğu “ 18.04.1994 YENİ MERAM
    -“Su ve Toprak Kaynakları Konferansı” 19.04.1994
    -“Konya Tarihi Su Yapıları” yayını 20.04.1994
    -“Takkeli Dağı turu” 21.04.1994
    -“Glisıra hakkında ilk bilinenler” 22.04.1994
    -“Eczacı Sibel Güventürk için veda yemeği” 25.04.1994
    -“Şeyh Sadrettin Parkı” 08.06.1994

    -“Tacı Vezir türbesi çevresi” 22.03.1997 KIRKAMBAR
    81-“Sille’de gezi” 29.03.1997 “
    “Konya Liseli Lütfi Tongur’un anıları” 29.03.1997 “
    -“Öğretmen Sıraç A. Taşbaş’ın anıları” 05.04.1997 “ M. Gündoğdu
    -Öğretmen C. Ali İmer” 05.04.1997 “
    -“Konya Lisesi ilk bayan öğretmenleri” 05.04.1997 “
    -“Ladik’te bulunan kitabeler” 12.04.1997 “
    -“Konya Liselilerin Korukent toplantısı” 12.04.1997 “
    -“İstanbul’dan Kırkambar’a Merhaba” 14.06.1997 KIRKAMBAR
    -“Botsa (Meram Güneydere) köyü 14.06.1997 “
    - “Bozkır Zengibar kalesi” 11.10.1997 “
    -“Konya Ovası sulaması” 11.10.1997
    Beyşehir Eflatun Pınar” 26.07.1997 “
    Beyşehir Gölü adaları” 02.08.1997 “
    -Konya’da ilk inşaat mühendisleri” 16.08.1997 “
    -“Konya’da kültüre hizmet edenler” 30.08.1997 “
    101-Mimar Muzaffer Erdoğan’ın mektubu” 30.08.1997 “
    -“Konya Lisesi’nin tanınmış öğretmenleri” 01.11.1997 “
    106-“Faik Soyman’ın tercüme-i hali” 08.11.1997 “
    -“Konya’da Karamanlıca Türkçe’si” 07.02.1998 KIRKAMBAR
    -“Konya’da konuşulmuş diller” 21.02.1998 “
    -“Tarsus Valisi Filozof Çiçero” 25.04.1998 “
    İlk Konya Mebusu Hacı Rasih 16.05.1998
    Tepeköy Bulamas 23.05.1998
    Savatra antik Kenti Yağlıbayat 20.06.2998 “
    William Calder 04.07.1998 “
    Başhöyük Çeşmesi 15.08.1998 “
    121-“Konyalı Kebapçı Osman” 20.11.1998 “
    -“Kırkambar’a İstanbul’dan Merhaba” 20.11.1998 “
    -“Gökova’da Nail Çakırhan Mimarisi” 28.11.1998 “
    -“Selçuklu döneminde Gürcüler ile ilişkiler 05.12.1998
    Atina’da Küçük Asya Enstitü ziyaret 26.12.1998 “

    -“Kültüre hizmet eden Lady Gertrude Bell 02.01.1999 “
    -“ Kültüre hizmet eden Piotr Tchihatchef 01.02.1999 “
    -“Müslümanlığı seçen Edip Mavioğlu 16.01.1999 “
    -“Arkadaşım Mustafa Topbaş” 06.03.1999 “
    131-“Araştırmacı İbrahim Gündüz” 20.03.1999 “
    -“Müderris İbralalı Mustafa Efendi” 02.04.1999 “
    141-“Isaurapolis kenti (Dinek) 07.08.1999 “
    -“Papa Tiberiopolis (Yunuslar)” 21.08.1999”
    -“Tarihçi Osman Özdemir” 04.09.1999 “
    -“Maftirim İlahileri” 18.09.1999 “
    -“İlk çağlarda Ilgın” KIRKAMBAR SON YAZI 19.10.1999 “

    -“Tüccar Zeki Özdemir’i kaybettik” 03.12.2002 YENİ MERAM
    Alpay Özdemir’i kaybettik 03.12.2002 “
    -“Tarihi ile Sille ilgi odağı” 04.12.2002 “

    - Ellili Yılların Konya Lisesi Öğretmenleri 25.05.2007 “
    -Konya Lisesi ile ilgili çalışmalarım 26.05.2007 “
    221-Tarihi Sorgulayan bir gözle Ürdün gezisi (2) 08.06.2007 “
    Konya Lisesi’nden Hakkı Onul’un anıları 02.04.2007 “
    Lystra Kenti 04.06.2007 “
    231-Yeni Meram Okurlarına Merhaba 13.07.2007 “ 54
    Konya Mühendislik Mimarlık Akademisi 14.07.2007 “
    -Harita ve Makine Bölümlerinin açılışı 15.07.2007 “
    -Konya’da Patrik Kyrillos (2) 16.07.2007 “
    -Konya’da Ermeni Azınlık Okulları 17.07.2007 “
    Uluırmak Burhandede Mesnevi Konutları 18.07.2007 “
    - Müderris Haşim Efendi 20.07.2007 “
    -Meddahçı Hatça 21.07.2007 “
    Konya’da Bezircizadeler 22.07.2007 “
    241-Cihanbeyli Böğrüdelik Köyü 22.07.2007 “
    - Bir Lise öğrencisinin Sille anıları 24.07.2007 “
    - 29.05.2007 de Sille’de inceleme (2) 24.07.2007 “

    Korukent Boğaz Gezisi 17.05.2008 “
    Rüştü Özal 17.05.2008 “
    Dediği Sultan Menakibi 21.05.2008 “
    Konya İlk Mimarlık Binası 11.08.2008 “
    Korukent Boğaz Gezisi 17.05.2008 “

    Kemal Selçuker 02.04.2009 “
    271-Hacı Anastas Konyalı 04.04.2009 “
    Nevzat Özkal 20.06.2009 “
    İsmail Uğurlu Sarıyer Toplantı 2 “ “
    Nevzat Özkal’ın kaybı 21.12.2010 “
    Edip Seviş 19.12.2011 “
    Onur Orhan’ın düğünü 29.12.2011 “
    Fehime Birekul kaybı 30.12.2011 “
    Yaşar Dinekli kaybı 31.12.2011 “
    Faik Sevilir Kaybı 31.12.2011 “
    2012 YILI
    KÂŞİF Mehmet Ef. 16.01.2012 “
    Konya’da Mühendislik 17.01.2012 “
    Celal Ulusan İnş Müh 18.01.2012 “
    291-Sörler Okulu 19.01.2012 “
    İTÜ Günü 2012 05.06.2012 “
    2013 YILI
    Selman Erdem Kaybı 09.01.2013 “ 86
    Ali Cenap Özkaşıkçı Kaybı 10.01.2013 “
    301-Terzi Celal Güneş 11.01.2013 “
    Konya Liseliler Ermenek gezisi 12.01.2019 “
    Ermenek Barajı 13.01.2013 “
    2014 YILI
    314-Oktay Özaydın’ın ardından Mart 2014 “
    -Hitit-Urartu –Roma Dönemi Su yapıları 15.04.2014 “
    2016 YILI
    Konya Lisesi 1957 Mezunları 13.01.2016 “- 11-12
    Portekiz Nasıl Bir Yer I 30.01.2016 “- 25-26
    Portekiz Nasıl Bir Yer I I 31.01.2016 “-27-28
    -Sırrı Sandıkçı 26.02.2016 “- 39-41
    -Suad Abanazır iki şiir 27.02.2016 “-42-43
    -Demir’in Sünneti 28.02.2016 “-44-45
    Muazzez Kargalık 30.11.2016 “-155-156
    2017 YILI
    Nurhayat Evci 15.09.2017 “-157-158
    Ata Karatay 28.12.2017
    Semahat Ertunç 27.12.2017 “
    2018 YILI
    Sinan Sinangil 04.10.2018 YENİ MERAM
    İSKİ Toplantı özeti 26.10.2018 “
    Ilgın Yalburt Hitit 28.11.2018 “
    Fehime Birekul 27.11.2018 “
    Yeni Yıl Yazısı 26.12.2018 “
    2019 YILI
    711-İbrahim Aşçıgil 13.02.2019
    Faik & Ayşe Gürüz 11.02.2019 “
    Kamuran Özden 20.02.2019 “
    Önal Öztaş 18.02.2019 “
    Konya’da Bağ Evimiz 27.02.2019 “
    Yatağan Köyü 25.02.2019 “
    Faik Sevilir 18.03.2019 “
    730-Edip Seviş 17.03.2019 “
    Hunat Hatun I 05.04.2019 “
    Hunat Hatun II 08.04.2019 “
    Hacı Ahmet Özdemir 15.04.2019 “
    Çatalhöyük (Yazı İşleri Adnan Yıldırım) 06.05.2019 “
    Hasan Sakaoğlu (Son yayınlanan yazım) 20.05.2019 YENİ MERAM
    Konya Liseli Arkadaşlarım (Yayınlanmadı) 05.08.2019 Web
    Yeni Meram Yazılarım 10.08.2019 Web


  7. MEHMET BİLDİRİCİ 03-09-2019

    KONYA LİSELİ ARKADAŞLARIMA MEKTUP 05.08.2019
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Konya Lisesi’nin altın günlerini yaşadığı dönemlerde Konya Lisesi’nden 1957 yılında mezun oldum. Aradan 62 yıl geçmesine rağmen aramızda sevgi bağları telefon ve internet üzerinden olsa da devam etmektedir. Önce tüm okuyucu ve arkadaşlarımın Kurban Bayramını kutlar, huzur içinde geçirmesini dilerim.
    Bu yaz oğlum Prof. Dr. Öztuğ Bildirici beni 02.07.2019—12.07.2019 tarihleri arasında arabası ile beni Konya’ya götürdü, orada Kovanağzı bağ evinde ağırladı. Şehir sıcaktan yanıyordu, Kovanağzı serindi, kayısılar üşümüş ama yiyecek kadar vardı. Yaklaşık 40 yıl önce diktiğim ve bugün boyu 20 m aşan çam ve diğer ağaçlar gölgesinde hoş vakit geçirdim. Aşırı sıcağa karşı kadim ilkokul arkadaşım dağcı Recai Kıcıkoğlu ve DSİ 4. Bölge Müdürlüğünde pek çok arkadaşı ziyaret ettim.
    Bunlar dışında Konya Lisesi ile iki ziyaretimi ve Akyaka’da ULA Belediye Meclisi’nin bir kararını yazıma ekleyeceğim.
    İlki değerli Fizik öğretmenimiz ve yakın aile dostumuz Hüseyin Köroğlu’nun eşi Sevim Köroğlu’nu (1934) ziyaret ettim. Kendisi ile hocamın kaybından sonra irtibatımız devam etti. Oğlum ile kendisini bir öğleden sonra ziyaret ettik. Eskiden hocamın günündeki gibi hocamın yayını ve ona armağan edilen kitaplarla dolu, bunlardan hocamın biri Optik isimli Fizik yayınını ve yenilenmiş Konya Halkiyat ve Harsiyatı isimli kitapları Sevim Hanım hediye etti, ziyaretten bir fotoğraf karesi eklenmiştir.
    İkincisi uzun zaman yüz yüze görüşemediğimiz, değerli sınıf arkadaşım Ali Akkaya’yı ziyaret ettim. Ali beni arabası ile alıp fabrikasına götürdü. Akkaya bilindiği gibi kazan ve çeşitli sanayi ürünleri üretiyor. Dindar bir kişi olarak bildiğim Ali’yi çok huzur içinde buldum. Meram’da yeşillikle içinde bir Meram Konağında oturuyor. İşlerini çok daha ileri götürmüş, oğluna ön vermiş, o yönetiyor, yurt dışına da açılmışlar. Ama kendisini devrede. Bir imamın sen ne bilirsin demesi üzerine Konya İlahiyat fakültesinden bir diploma alıvermiş….!!!!! Ali çok mütevazi bunu da ağzından kaçırdı….
    Üçüncüsü benim ile ilgili onurlandırıcı habere yer vereceğim.

    ULA BELEDİYE MECLİSİ TARAFINDAN BİR SOKAĞA İSMİM VERİLEREK ONURLANDIRILDIM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Ula Belediye Meclisinin oy birliği ile 05.07.2019 tarihli ve 53 sayılı kararı ile bahçemin önünde yer alan Çağla Sokağa ismim verildi, onurlandırıldım. Ula Belediye Başkanı Sayın İsmail Akkaya bu öneriyi bana ilettiğinde nasıl heyecanlandım anlatamam, o anı hatırladıkça tüylerimin hala diken diken oluyor.
    05.07.2019 yapılan Ula Belediye Meclisi kararında şöyle denilmektedir.
    “Gündemin yedinci maddesine alınan Meclis üyemiz Özay Türkler’in 05.07.2019 tarihli dilekçesi ile Akyaka Mahallesinde ÇAĞLA Sokak adlandırılan sokağın Araştırmacı Yazar Mehmet Bildirici ismi verilmesi talebi görüşüldü;

    Meclisimizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, Akyaka Mahallesinde Çağla Sokak olarak adlandırılan sokağın. Çağla Sokakta ikamet eden Akyaka-Gökova ve Muğla ile ilgili pek çok araştırma yapıp eserler yazan İnşaat Yüksek Mühendisi Araştırma Yazar MEHMET BİLDİRİCİ isminin verilmesine 5393 sayılı yasanın 81 maddesi gereğince onay için Mülki Amir’in onayına sunulmasına aynı Kanunun 18 maddesine göre oybirliği ile karar verilmiştir.
    (Karar Ula Kaymakamlığınca 12.07.2019 tarihinde onaylanmıştır)
    Bu kararı alan Belediye Başkanımız İsmail Akkaya’ya ve Meclis üyelerine şükranlarımı sunarım. Meclis üyeleri
    Beyhan Akcan Kızılağaç
    Yıldıray Ege Akyaka
    Özay Türkler Başkan Yardımcısı
    Biray Taşkesiği Mali Müşavir
    Ali Şahin Başkan Yardımcısı
    Özgür Özcan Akyaka
    M. Atalay Akman Gökçe
    Memiş Kanat Ula
    Fatma Sarı Gökova
    Fikret Uzunhasan Akyaka
    Özay Çetin Karabörlen
    Mustafa Dağlıoğlu Gökova
    Gürkan Aktaş Ula
    Salih Güven Gökçe
    Hüseyin Özyurt Ula
    Ben Konyalıyım, bir atasözümüz var. Deli gelen armağana sevinir, düşünen adam onun yerine ne götüreceğim diye telaşlanırmış.
    Maddi olarak asla ölçülemez bir şekilde beni onurlandırdınız. Ben 1975 yılında ilk gördüğümde Akyaka’ya âşık oldum. Muğla veya Ula’da resmi bir görev yapmadım, şu taşı ben koydurdum diyemem ama 23 yıldan bu yana gerçekten Akyaka, Gökova ve Muğla’da sayısız araştırmalar yaptım, yaşım seksene ulaştı, fiziki gücümü büyük oranda kaybettim, beyin gücüm sapasağlam. Araştırmalarım sonucu özellikle Akyaka ile ilgi çok geniş bol fotoğraflı ve kitaplardan oluşan bir arşivim oldu. Hepsi Ula Belediyesi’nin emrinde zaman içinde sunmak isterim
    Ünlü filozof Sokrates’în bir sözü “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğim der. Ben de dünyanın incisi Akyaka için araştırmalarımı az görüyor, gönlüm çok daha fazla yapmak istiyor. Sonsuz saygı ve teşekkürlerimle
    (Yazı Muğla Devrim Gazetesi 02.08.2019 tarihinde yayınlanmıştır.

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 03-09-2019

    ULA BELEDİYE MECLİSİ TARAFINDAN BİR SOKAĞA İSMİM VERİLEREK ONURLANDIRILDIM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Ula Belediye Meclisinin oy birliği ile 05.07.2019 tarihli ve 53 sayılı kararı ile bahçemin önünde yer alan Çağla Sokağa ismim verildi, onurlandırıldım. Ula Belediye Başkanı Sayın İsmail Akkaya bu öneriyi bana ilettiğinde nasıl heyecanlandım anlatamam, o anı hatırladıkça tüylerimin hala diken diken oluyor.
    05.07.2019 yapılan Ula Belediye Meclisi kararında şöyle denilmektedir.
    “Gündemin yedinci maddesine alınan Meclis üyemiz Özay Türkler’in 05.07.2019 tarihli dilekçesi ile Akyaka Mahallesinde ÇAĞLA Sokak adlandırılan sokağın Araştırmacı Yazar Mehmet Bildirici ismi verilmesi talebi görüşüldü;

    Meclisimizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, Akyaka Mahallesinde Çağla Sokak olarak adlandırılan sokağın. Çağla Sokakta ikamet eden Akyaka-Gökova ve Muğla ile ilgili pek çok araştırma yapıp eserler yazan İnşaat Yüksek Mühendisi Araştırma Yazar MEHMET BİLDİRİCİ isminin verilmesine 5393 sayılı yasanın 81 maddesi gereğince onay için Mülki Amir’in onayına sunulmasına aynı Kanunun 18 maddesine göre oybirliği ile karar verilmiştir.
    (Karar Ula Kaymakamlığınca 12.07.2019 tarihinde onaylanmıştır)
    Bu kararı alan Belediye Başkanımız İsmail Akkaya’ya ve Meclis üyelerine şükranlarımı sunarım. Meclis üyeleri
    Beyhan Akcan Kızılağaç
    Yıldıray Ege Akyaka
    Özay Türkler Başkan Yardımcısı
    Biray Taşkesiği Mali Müşavir
    Ali Şahin Başkan Yardımcısı
    Özgür Özcan Akyaka
    M. Atalay Akman Gökçe
    Memiş Kanat Ula
    Fatma Sarı Gökova
    Fikret Uzunhasan Akyaka
    Özay Çetin Karabörlen
    Mustafa Dağlıoğlu Gökova
    Gürkan Aktaş Ula
    Salih Güven Gökçe
    Hüseyin Özyurt Ula
    Ben Konyalıyım, bir atasözümüz var. Deli gelen armağana sevinir, düşünen adam onun yerine ne götüreceğim diye telaşlanırmış.
    Maddi olarak asla ölçülemez bir şekilde beni onurlandırdınız. Ben 1975 yılında ilk gördüğümde Akyaka’ya âşık oldum. Muğla veya Ula’da resmi bir görev yapmadım, şu taşı ben koydurdum diyemem ama 23 yıldan bu yana gerçekten Akyaka, Gökova ve Muğla’da sayısız araştırmalar yaptım, yaşım seksene ulaştı, fiziki gücümü büyük oranda kaybettim, beyin gücüm sapasağlam. Araştırmalarım sonucu özellikle Akyaka ile ilgi çok geniş bol fotoğraflı ve kitaplardan oluşan bir arşivim oldu. Hepsi Ula Belediyesi’nin emrinde zaman içinde sunmak isterim
    Ünlü filozof Sokrates’în bir sözü “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğim der. Ben de dünyanın incisi Akyaka için araştırmalarımı az görüyor, gönlüm çok daha fazla yapmak istiyor. Sonsuz saygı ve teşekkürlerimle
    (Muğla Devrim 02.08.2019 günü yayınlandı)
    Eski Çağla Sokak oluşmadan önce (1985) ve yeni Mehmet Bildirici (2019) sokaktan birer fotoğraf ekliyorum
    (Muğla Devrim 02.08.2019 yayınlandı

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 03-09-2019

    AKYAKA GÖKOVA YAKIN ÇEVRESİNDE YAZITLAR (INSCRIPTIONS) II
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bir yörenin tarihinin aydınlanmasında en önemli unsurlardan biri konuşma ve yazımlarda kullanılan dildir. Bugün bu topraklarda sonsuza kadar konuşulacak dil Türkçedir. Biz Türklerin bu topraklara sahip olmamızdan önce başka diller konuşulmuştur. Bunları bilmek öğrenmek ve kabul etmek zorundayız. Zaman içinde biz Türkler beş katlı bir apartmanın tavan katına yerleşmişiz, çalışkan ve azmimiz sayesinde tüm apartmana sahip olmuşuz, alt katlar bizleri ilgilendirmez deme şansımız var mı?
    Önceki Muğla Devrimde 26.07.2019 yayınlanan yazıma bu yazıda Idyma kenti ile özellikle Gökova köyünde bulunmuş, okunup kayıtlara geçmiş iki yazıttan söz edeceğim
    602 NOLU YAZIT
    RODOSLU STRATEGES PRATOPHON İÇİN ONURLANDIRMA YAZITI
    Gökova Mahallesinde Mustafa Yasakçı’ın halen koruma altındaki evinde görülmüştür.
    (Ehreninschrift für den einen rhodischen Strategen? Pratophon
    Grekçe orijinalı aşağıda olan bu yazıtta şöyle denilmektedir.
    "Stratagosluk yapmış Rodoslu Pratophon için tanrılara…."
    Bu yazıt George Bean Carian Coast III sayfa 78 de yer almaktadır.
    Gökova köyünde Mustafa Yasakçı'nın evinde görülmüştür. Gri kalker parçası, 16 cm yüksekliğinde, 16 cm genişliğinde, derinliğinin tespiti mümkün değil. Taşın sol tarafı tamam, diğer tarafları kırılmış, Yazıt halen kayıptır.
    Dönemi: M.Ö. 1. yüzyıldan daha önce değil. Stratagisantos (stragosluk ) bölgede görülen bir görev olup, başka yazıtlarda rastlanıyor..

    605 Nolu Yazıt
    Bu yazıt Gökova'da bir evde bulunmuştur. Robert'in İdima adlı makalesinde 7 nolu yazıttır. Burada geçen agreofon ismi yörede çok geçen bir isimdir.
    Diğer bilgilerde şöyledir:
    Allseits gebrochen Fragment, gefunden varbaut in enim Privathaus in Kozlukuyu. Masse H=0,17 m, B=0,17 m, BH= 0,007-0,009 m Almanca olan eserde ebatları verilmektedir.
    Zeit: 1.haelfe 2. Jh.v.Chr. (M.Ö 2 veya 1. yüzyıla tarihlenmektedir. Bu dönem yöremiz Rodos karşıyakasıdır. Rodos tarafından yönetilmiştir.
    Tüm yazıtlar için Web siteme girilmelidir.
    www.mehmetbildirici.com Türkçe 2.1. Idyma maddesine girilmelidir.

    Bu yazımda son olarak Karia kenti olarak Kurulmuş olan İdyma antik kentinde para basıldığı bilinmektedir. Paranın bir yüzünde Pan Başı (Head of horned Pan to front), diğer yüzünde incir yaprağı etrafında Grekçe IDIMION (Written round a fig leaf in incuse square)
    Kaynak. Web site: www.snible.org/coins/hn/caria.html
    Çevremizdeki eski yaşanmışlıkların gerçek renklerini tanımamız ve saygı göstermemiz gerektiğine inanıyorum.
    Aşağıda 602 ve 607 yazıtın Grekçe orijinalleri eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 03.08.2019 yayınlandı)

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 15-08-2019

    AKYAKA GÖKOVA YAKIN ÇEVRESİNDE YAZITLAR (INSCRIPTIONS) I
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bir yörenin tarihinin aydınlanmasında en önemli unsurlardan biri konuşma ve yazımlarda kullanılan dildir. Bugün bu topraklarda sonsuza kadar konuşulacak dil Türkçedir. Biz Türklerin bu topraklara sahip olmamızdan önce başka diller konuşulmuştur. Bunları bilmek öğrenmek ve kabul etmek zorundayız. Zaman içinde biz Türkler beş katlı bir apartmanın tavan katına yerleşmişiz, çalışkan ve azmimiz sayesinde tüm apartmana sahip olmuşuz, alt katlar bizleri ilgilendirmez deme şansımız var mı?
    Akyaka'nın içinde bulunduğu Karia bölgesinde üç dil konuşulmuş ve üç yazı dili olmuştur. Bunlardan ilki bölgenin ilk yerel halkı Karia'lıların konuştuğu ve yazdığı Karia dilidir. Ancak Karia dilinden gelen yazıt ve belgeler yok denecek kadar az olduğu için bu dil çözülememektedir. Son kazılarda sadece Kaunos'da bu dilde yazıt bulunmuştur. İkincisi Karia dilinden yazıtlara Mısır'da rastlanıldığı bilinmektedir. Ayrıca Milas Müzesi’nde de Karia dilinden bir yazıt vardır. Bu dil Arkeolog ve bilim adamları tarafından aydınlığa çıkarılmalıdır.
    İkinci kullanılan dil Grekçe'dir. Yöremizde M.Ö. 5. yüzyıldan yörenin 13. yüzyıl sonlarında Türkler tarafından fetih edilmesine kadar resmi ve yazışma dili Grekçe'dir. Bu yüzyıldan cumhuriyetin kurulmasına kadar bu dil etnik gruplar (Rumlar) tarafından kullanılmıştır. Lozan anlaşması ile bu etnik grup zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Halen bu dili bilen ve kullanan yoktur
    Yöremizde bulunan yazıtların büyük çoğunluğu Helenistik döneme aittir. Tümü Grekçe’dir. Bu sürede yöremiz Rodos Karşıyakası (Parea) olarak Rodos’tan yönetilmiştir. Yöremizde görülen yazıtların büyük çoğunluğu Rodos dönemine aittir.
    Bölgemiz bir süre (M.Ö 545-334) Pers yönetiminde ve daha sonra Roma yönetiminde kalmış, ancak her iki dilden yazıt bulunmamaktadır. Pers yönetimi döneminde Karia Satrap olarak atanan kişiler tarafından yönetilmiştir (Mousolos ve eşi ve kardeşi Artemisia gibi). Pers yönetimi din ve dil olarak yayılmacı değildir. Bu dönemde aslen Karialı olarak bildiğimiz Mousolos satraplığında (Persler tarafından atanan geniş yetkili Vali) Helenizm Karia’da hızla kök salmıştır.
    Roma yönetiminde İtalya’da Latince konuşulduğu ve yazıldığı halde bu bölgede hiç Latince yazıt yoktur. Romalılar Anadolu’da Grek dili devam ettirmişlerdir.
    Bunun yanında Hitit İmparatorluğu Karia’da hiç hâkim olmamış bunların dili Lüvice bu bölgede hiç konuşulmamış, yapılan kazılarda hiçbir obje bulunmamış, sanıldığı gibi yer isimlerinin bu dilden gelmesi mümkün değildir.
    Ayrıca Anadolu’muz çok çeşitli dillerin vatanıdır. Karia bölgesinde ilk çağda bir kültür dili olan Frikçe, Urartuca, Ermenice de hiç konuşulmamış, yazı dili olmamıştır.
    Yazıtları okumak bir uzmanlık işidir. Ben bu işe gönül vermiş bir kişiyim. Ben hiçbir yazı okumuş olamam ama tüm okunmuş yazıtları orijinal örnekleri ile onları toplamış biriyim. Bu konuda geniş ve başka birinin sahip olmadığı bir arşive sahip olduğum kanısındayım.
    Bu da benim özel çabam ile oluşmuştur. Ben bunu halen yaşamayan Paris’te yaşamış olan Guy Meyer, ile tanımış olmakla büyük gurur duyduğum Osmanlı Hanedanı mensubu Selim Adham’a borçluyum. Guy Meyer Selim’in yakın arkadaşıdır. Guy Meyer’e bir mektup yazdım, ben Selim Bey’in arkadaşım bana İdyma yazıtları konusunda yardımcı olabilir misiniz diye yazdım. Kapılar ardına kadar açılmıştı. Almanca dilinde İdyma ile ilgili tüm yazıtları Grekçe orijinalleri ve Almanca çeviri ile bana ulaşmıştı. Bu arada Guy Meyer’in 7 sayfalık yarı Fransızca yarı antik Yunanca olan mektubun sırrını hala çözebilmiş değilim. Ama tüm bu belgelere
    www.mehmetbildirici.com Bölüm Türkçe 2. Bölümden ulaşılabilir.
    Ben ayrıca İdyma için altın değerinde olan belgeleri aynı sitede bir dosyaya yerleştirdim.
    Ama şurası düşündürücüdür ki hiç kimse bu altın belgeleri görmek için başvuru da bulunmadı. !!!!!!!
    Yazıma İdyma’nın taşa kazınmış bir tapusu olarak gördüğüm İnişdibi’nde Sarıoğlu bahçe kapısında ters yerleştirilmiş ve benim Muğla Müzesine başvurum ile koruma altına almış Rodos dönemine ait yazıtın fotoğrafı eklenmiştir.
    (Devrim 26.07.2019 yayınlandı)

Toplam 499 yorum bulundu. 1-10 arası listeniyor.