Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    KONYA LİSESİ ORTA KISMINDA BİYOLOJİ ÖĞRETMENİM NERMİN ERTÜRK’TEN HABER ALMAK İSTİYORUM

    Nermin Ertürk 1952-1953 ve 1953-1954 ders yıllarında Konya Lisesi’nde Tabiiye öğretmenidir. Eşi de bir süre Konya Lisesi’nde Felsefe öğretmenliği yapan ve sonradan Profesör olan Selahattin Ertürk’tür.
    Nermin Hanım aslen İzmirli, babasının görevi dolayısıyla Denizli de 1924 yılında doğmuş, Babası Matematik öğretmeni Haydar Yılmaz, Yemen’de Maarif Müdürü olarak görev yapmış.
    Nermin Ertürk Gazi Eğitim Enstitüsü Biyoloji Bölümü 1948 yılı mezunu, önce Kars Lisesine tayin oluyor. Orada Kars Lisesi Felsefe öğretmeni Selahattin Ertürk ile evleniyor. Dört yıl görevden sonra Konya Lisesi’ne atanıyor.
    1954 yılında eşi ile Amerika’ya gidiyor 6 yıl kalıyor. Modern biyoloji ile ilgili konularda seminerlere katılıyor.
    Amerika dönüşü Ankara Deneme Lisesi’ne atanıyor. Orada uzun yıllar Müdür Yardımcılığı görevine atanıyor. Modern Biyoloji dersleri veriyor. Oradan 1982 yılında emekli oluyor. Deneme lisesinde 20 yıl çalışıyor. Eşini 1988 yılında 65 yaşında kaybediyor.
    Eşi Selahattin Ertürk de Türkiye’ye dönüşünde Hacettepe Üniversitesine atanıyor
    Bir oğlu iki kızı var.
    Oğlu Amerika da Ekonomist Prof Dr. Korkut Alp Ertürk, 15 yaşında torunu var.
    Kızları Prof Dr. Yakın Ertürk, Sosyolog, 5 kızı var
    Işık Ertürk Bilkent Üniversitesinden İngilizce okutmanı olarak emekli olmuş
    Ankara Çankaya’da kızları ile yakın oturuyor.
    Nermin Hanım ileri yaşına rağmen çok okuyan bir kişi, kendisine sorduğumda daha çok yeni ve mesleği gereği sağlıkla ilgili kitapları okuduğunu söylemişti..

    Yıllar sonra hocamla 2007 yılında Konya’da Konya Liselileri toplantısında buluştuk. Hocamın adresi ve telefon numarasını gene hocam Muazzez Kargalık’tan edinmiştim.
    Hocam bu toplantıya eski fotoğraflar da getirmişti. Onların hepsini Konya Lisesi Öğretmenleri isimli dosyada WEB siteme yerleştirdim.
    Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığım kutlama da benden Konya Lisesi ile bilgiler istedi, bende Web sitemde bulunan “Konya Lisesi Öğretmenleri” isimli çalışmamı gönderdim. Telefon açıp teşekkür etti ve bir solukta okuduğunu söylemişti….
    Hocamı her bayram ve öğretmenler günü telefonla arardım. Ama sonra telefonu aniden sustu. Yakınlarının telefonunu almamıştım.
    Yakınları bu mesajıma ulaşıp beni haberdar ederlerse mutlu olacağım.
    Facebook 22.01.2021 tarihinde konuldu

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    İLK ÇAĞIN PLATON’DAN SONRA İKİNCİ FİLOZOFU ARİSTOTELES (M.Ö 384-322)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Felsefe ve bilimde 16 yüzyıl aydınlanma çağına kadar etkili olmuş iki büyük filozof Platon ve onun öğrencisi Aristoteles (Aristo) olmuştur. Her ikisi de Hıristiyan ve Müslüman dünyasında çok etkili olmuşlardır.
    Aristo M.Ö 384 yılında Kuzey Yunanistan’da Stagira isimli bir kentte doğmuş, babası Nicomachus isimli bir hekim, annesi ise Phaestis’tir. Babası Makedonya Kralı Amintas ve II Phlip’in ( Büyük İskender’in dedesi ve babası) doktorudur. Annesi de ünlü doktorlar yetiştiren bir ailedendir. Aristo küçük yaşta ailesini kaybetmiş ve Makedonya sarayında büyütülmüştür.
    17 Yaşında M.Ö.367 yılında Atina’ya gitmiş Platon’un Akademi isimli okuluna katılmış, hocasının ölümüne kadar (M.Ö 348) burada hem öğrenci ve yardımcı öğretmen olarak görev yapmıştır. Platon’un ölümü üzerine Akademi’nin başına Plato’nun yeğeninin geçmesini hazmedememiş, Atina’dan ayrılmıştır.
    Bu arada Assos antik (Çanakkale Ayvacık Behramkale) kentinin Pers hâkimiyetine girmeyen yöneticisi Hermias, Aristo’yu kentine davet eder. İki yıl kadar burada Felsefe Okulu açar, Hermias’ın kızı veya kız kardeşi Pythias (Pitias) ile evlenir.
    Pitias Antik Yunan’da bir bilim kadınıdır. Eşi ile deniz biyolojisi konusun da çalışmalar yapar, ancak bugüne gelen bir eseri bilinmemektedir.
    Buradan Büyük İskender’e ders vermek için II Filip’in daveti üzerine Makedonya Krallığının başkenti Pella’ya gider M.Ö 343). İki yıl kadar İskender’e ders verir. Kral II Filip’in öldürülmesi üzerine Atina’ya döner M.Ö 335 dolaylarında LYCEUM (Lise) isimli okulunu açar, Cumhuriyet döneminde açılan Lise isimli okullar buradan isimlendirilmişlerdir. Büyük İskender’in hocası olmak büyük itibar kazandırır, Büyük İskender’in ölümü üzerine Atina’dan ayrılır ve doğum yeri olan Stagira’ya döner ve orada ölür, ilk eşi olan Pitias’ın yanına gömülür. Son zamanlarda mezarının bulunduğu bildirilmekte ancak kesinlik kazanmamıştır.
    İlk eşi Pitias’dan bir kızı olmuş ismi Pitias’dır. Sonra bir kadından da bir oğlu olmuştur.
    Aristo’nun en önemi eseri ORGANON. 6 ciltten oluşmaktadır. Organon ismi alet araç anlamına bir sözlüktür. Organon ismi sonradan Aristo’nun öğrencileri tarafından konulmuştur. Organon’un bölümleri;
    1.. Kategoriler
    2. Önermeler
    3. Birinci Analitikler
    4. İkinci Analitikler
    5.Topikler
    6. Sofistik Deliller
    Mantık Bilimi Aristo tarafından kurulmuş ve baş kitabı bu Organon’dur.
    Tarihte en büyük kültürel halka bence aşağıdadır.
    SOKRATES—EFLATUN (PLATON)--- ARİSTOTELES (ARİSTO)—BÜYÜK İSKENDER (MEGAS ALEKSANDER)
    Bu dörtlünün ilki bir sonrasının hocasıdır. Dünyada daha başka bir kültür zinciri olamaz
    Ayrıca bunların pek çok başka öğrencileri de vardır. Çağları etkilemiştir.
    Aristo düşünce ve felsefesi Avrupa’dan önce İslam dünyasında tanınmış ve yayılmıştır.
    Bağdat’ta Farabi Üstadı Sani (İkinci üstat) olarak bilinir. İlk üstat Aristo’dur.
    Endülüs’te İbni Rüşt (Averreos) Aristo’yu Avrupa’ya tanıtmaya uğraşır.
    En büyük Yahudi din adamı MAİMONİDES Aristo’dan çok etkilenmiştir.
    Aristo’nun Çanakkale Assos’ da dikilmiş bir heykeli ve hocası Platonla bir resimleri eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 21.01.2021 tarihinde yayınlandı)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    KADIKÖY’LÜ HIRİSTİYAN AZİZESİ AYA EUPHEMIA (4. YÜZYIL)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kadıköy içinde yaşadığım ve sevdiğim İstanbul’un en seçkin semtlerinden biri, Boğazı’ın Asya kıyılarındadır. Bugünkü Eminönü Sarayburnu’nda kurulan Bizantion kentinden 17 yıl daha önce M.Ö 685 yılında ayrı bir kent olarak kurulduğu söylenir.
    Kadıköy Bizans döneminde çok önemli bir yerleşimdir. Pek çok kalıntı bugüne gelmektedir. Son günlerde daha ziyade Hristiyan kökenli vatandaşlarımızın yaşadığı kiliselerin bol olduğu seçkin bir semttir. Buna karşılık az ilerisinde olan Üsküdar’da ise camiler çok sayıda ve yaşayanların tümü Müslümandır.
    Bizans döneminde Aya Euphemia Kadıköy’ün tanınan en önemli azizesidir. Aya Euphemia Kadıköy’lü zengin bir ailenin kızıdır. Hristiyanlığın henüz serbest olmadığı dönemde Hristiyan olur. Pagan ayinlerine katılmak istemediğinden dolayı 303 tarihinde öldürülür ve martir (din şehidi kabul edilir. Kadıköy dışına gömülür.
    Kısa bir süre sonra İmparator Konstantin (İstanbul’u başkent yapan imparator) tarafından biri Kadıköy’de diğerleri İstanbul’un 3 ayrı yerinde Olibreau—Şeyhzadebaşı // Petrion—Cibali // Sultanahmet de adına kiliseler yaptırılır. Azize ilan edilir.
    451 yılında Kalkedon’da yapılan ve hala alınan kararlar bugünde Hristiyan dünyasında geçerli olan Ekümenik konsül burada toplanır. Ancak bugün bu kilisenin yeri belli değildir. Muhtemelen Haydarpaşa Tren Gar alanında raylar altında olduğu sanılmaktadır.
    Sultanahmet Meydanında eski Adliye Sarayının bulunduğu yerde Euphemia adına yapılmış kilisenin kalıntıları ortaya çıkarılmıştır.
    Bugün Kadıköy Çarşısının ortasında onun ismini taşıyan yaklaşık 300 yıl önce yapılan bir kilise bulunmaktadır. Bu Rum Ortodoks Kilisesinin isim dışında Aya Euphemia ile ilgisi bulunmamaktadır.
    Yazım ekine iki resim eklenmiştir. Kadıköy’deki Aya Euphemia kilisesinin 1910 tarihli üzerinde Osmanlı pulu olan bir kartı ile Kadıköy’e Kayışdağı’ndan su getiren hat üzerinde bulunan Bizans dönemi iki katlı Acıbadem Su Terazisi’nin (Su Deposu) bir fotoğrafı eklenmiştir.
    Acıbadem Su Terazisi Kadıköy Belediyesi tarafından restore ettirilmiştir.
    Umarım bir gün torunlarım Aya Euphemia’nın Sultanahmet’teki restore edilmiş kilisesini görme şansı olur
    Muğla Devrim 19.01.2021 yayınlandı)

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    KADIKÖY’DE (KALKEDON) DOĞAN EFLATUN DÖNEMİ FİLOZOFLARI
    THRASYMAKHOS (TIRASIMAKHOS M.Ö 459-400) &
    KSENOKRATES (M.Ö 339-314)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kadıköy içinde yaşadığım ve sevdiğim İstanbul’un en seçkin semtlerinden biri, Boğazı’ın Asya kıyılarındadır. Bugünkü Eminönü Sarayburnu’nda kurulan Bizantion kentinden 17 yıl daha önce M.Ö 685 yılında ayrı bir kent olarak kurulduğu söylenir. Pers komutanı MGEGABASUS buraya hâkim olduktan sonra kendisine bilgi verilir. Kalkedon’un (Kadıköy) daha önceden kurulduğunu söylerler. Bizantion henüz boşken ve o güzellikler dururken buraya yerleşmeleri için kör olmalılar sözü çok ünlüdür. Tarihte Kadıköy bu sözden ötürü Körler Memleketi olarak da bilinir
    Thrasymakhos Kadıköy’de doğmuş, yaklaşık M.Ö. 430 yıllarında Atina’ya yerleşmiş ve orada ölmüş bir sofisttir (filozoftur)
    Bu sofistin önemi retorik sanatı ve bu sanat üzerinde verdiği derslerden ileri gelmektedir. Retorik sanatı Güzel Konuşma, eski terimlerle hitabet, belagat olarak açıklanabilir. Sonuç olarak Thrasymakhos Atina’da düz yazı yazmada ve bunun kurallarının uygulanmasında önemli hizmetleri olan bir kişidir. Kendisinin de öğrencileri vardır.
    Filozof Sokrates ile aynı çağda yaşamıştır. Pek çok eseri olduğu bilinmekte ancak bugüne gelememiştir.
    Felsefedeki görüşü “Doğruluğun Güçlünün Hakkı” olduğunu savunur. Bu ise Eflatun’un Devlet I adlı eserinde görülmektedir.
    Hakkında bilinenler buradan gelmektedir.
    Kadıköy’den çıkmış diğer bir filozof Ksenokrates’tir (M.Ö 339-314), Filozof Eflatun’un Okulu olan Akademi’de öğrencisidir. Eflatun’un ölümü üzerine Aristoteles ile birlikte bir süre Assos’a gider, Eflatun’un yeğeninin Akademi’nin başına geçmesi ile M.Ö 339 yılında Atina’ya döner, ölümüne kadar orada görev yapar. Bir eseri olduğu bilinmemektedir.
    Yaşadığım aynı kentten çıkan bu iki filozofu öğrenmekten nasıl mutlu olduğumu anlatamam
    Yazıya her iki filozofun birer büstü eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 13.01.2021 yayınlandı)

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    İZMİT DOĞUMLU ROMALI TARİHÇİ FLAVIUS ARRİANOS (95-160)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İlk çağda Bursa ve İzmit kentlerinin içinde bulunduğu bölge Bithynia (Bitinya olarak bilinir. Bursa ve İzmit’in eski isimleri Bitinya krallarının isimlerinden gelir. Prusia (Bursa) & Nicomedia (İzmit)
    Arrianos 95 tarihinde Nicomedia (İzmit) kentinde doğmuştur. Çocuk denecek yaşta Pamukkale doğumlu filozof Epistetos’un öğrencisi olmuş devamlı ona sadık kalmıştır. Esirlikten kurtulup Filozof olan Epistetos (50-135) hakkında Devrim Gazetesinde 29.07.2020 tarihli bir yazım bulunmaktadır. Hocasının sürgün gittiği Nicopolis (Niğbolu-Bulgaristan) kentinde tanıştıkları sanılmaktadır.
    Arrianos çok eser veren bir yazardır. İlk eseri Epiktetos’un Stoa felsefesine ait “Diatribai Epiktetu” adlı eseridir. Stoa Felsefesi insanlığın mutluluğunu esas olarak ele alır. Bunun için doğaya uygun yaşanmalıdır. Ayrıca Stoa felsefesi ve Epistetos ismi ile yazılmış 3 eseri daha vardır. Bu eseri ile Arrianos Atina’da tanınmıştır. Roma İmparatoru Hadrianus 126 yılında uzun bir geziye çıkmış bir süre Atina’da kalmıştır. Arrianos bilgisi ile Atina’da imparatorun dikkatini çekmiştir.
    Ama bunlar içinde şüphesiz en önemli eseri Büyük İskender’i hayatını ve seferlerini anlatan “İSKENDER’İN ANABASİSİ” (ALEKSANDREU ANABASIS) dir.. Kitap İskender’in ölümünde yaklaşık 400 yıl sonra yazılmıştır. Zamanında yazılmış tüm kaynakları incelemiş, en akılcı olanlara yer vermiştir. Bunlar içinde en çok sonradan Mısır Kralı olan Ptolemaios’un görüşlerine katılmıştır. Ptolemaios (M.Ö. 367-285) tüm hayatı İskender ile geçmiş en yakın arkadaşıdır.
    Arrianos ayrıca Hindistan Coğrafyası, Hintlileri adetlerini anlatan INDIKE, Alanların tarihini anlatan “Alanike Historia” ve Karadeniz de bir geziyi anlatan “Peripulus Pontu Ekseniu” eserleri vardır.
    Bu hayat hikâyesi İskender’in Anabasisi olarak 1945 tarihinde Milli Eğitim bakanlığı tarafından yayınlanmış kitabın ön sözünden alınmıştır. 292 sayfadan oluşan eser Hayrullah Örs tarafından Türkçeye çevrilmiştir.
    Bu kitabın bir diğer özelliği zamanın Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Milli Eğitim bakanı Hasan Ali Yücel’in ön sözlerinin oluşudur.
    Bu değerli yazarın diğer eserlerini de Türkçeye kazandırılması en büyük dileğimdir. Zira kendisinden Anadolu’nun geçmişi hakkında çok şey öğreneceğiz.
    Yazım ekine kitabın kapağı ve İsmet İnönü’nün ön sözü eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 13.01.2021 yayınlandı)

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    İZMİT DOĞUMLU ROMALI TARİHÇİ FLAVIUS ARRİANOS (95-160)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İlk çağda Bursa ve İzmit kentlerinin içinde bulunduğu bölge Bithynia (Bitinya olarak bilinir. Bursa ve İzmit’in eski isimleri Bitinya krallarının isimlerinden gelir. Prusia (Bursa) & Nicomedia (İzmit)
    Arrianos 95 tarihinde Nicomedia (İzmit) kentinde doğmuştur. Çocuk denecek yaşta Pamukkale doğumlu filozof Epistetos’un öğrencisi olmuş devamlı ona sadık kalmıştır. Esirlikten kurtulup Filozof olan Epistetos (50-135) hakkında Devrim Gazetesinde 29.07.2020 tarihli bir yazım bulunmaktadır. Hocasının sürgün gittiği Nicopolis (Niğbolu-Bulgaristan) kentinde tanıştıkları sanılmaktadır.
    Arrianos çok eser veren bir yazardır. İlk eseri Epiktetos’un Stoa felsefesine ait “Diatribai Epiktetu” adlı eseridir. Stoa Felsefesi insanlığın mutluluğunu esas olarak ele alır. Bunun için doğaya uygun yaşanmalıdır. Ayrıca Stoa felsefesi ve Epistetos ismi ile yazılmış 3 eseri daha vardır. Bu eseri ile Arrianos Atina’da tanınmıştır. Roma İmparatoru Hadrianus 126 yılında uzun bir geziye çıkmış bir süre Atina’da kalmıştır. Arrianos bilgisi ile Atina’da imparatorun dikkatini çekmiştir.
    Ama bunlar içinde şüphesiz en önemli eseri Büyük İskender’i hayatını ve seferlerini anlatan “İSKENDER’İN ANABASİSİ” (ALEKSANDREU ANABASIS) dir.. Kitap İskender’in ölümünde yaklaşık 400 yıl sonra yazılmıştır. Zamanında yazılmış tüm kaynakları incelemiş, en akılcı olanlara yer vermiştir. Bunlar içinde en çok sonradan Mısır Kralı olan Ptolemaios’un görüşlerine katılmıştır. Ptolemaios (M.Ö. 367-285) tüm hayatı İskender ile geçmiş en yakın arkadaşıdır.
    Arrianos ayrıca Hindistan Coğrafyası, Hintlileri adetlerini anlatan INDIKE, Alanların tarihini anlatan “Alanike Historia” ve Karadeniz de bir geziyi anlatan “Peripulus Pontu Ekseniu” eserleri vardır.
    Bu hayat hikâyesi İskender’in Anabasisi olarak 1945 tarihinde Milli Eğitim bakanlığı tarafından yayınlanmış kitabın ön sözünden alınmıştır. 292 sayfadan oluşan eser Hayrullah Örs tarafından Türkçeye çevrilmiştir.
    Bu kitabın bir diğer özelliği zamanın Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Milli Eğitim bakanı Hasan Ali Yücel’in ön sözlerinin oluşudur.
    Bu değerli yazarın diğer eserlerini de Türkçeye kazandırılması en büyük dileğimdir. Zira kendisinden Anadolu’nun geçmişi hakkında çok şey öğreneceğiz.
    Yazım ekine kitabın kapağı ve İsmet İnönü’nün ön sözü eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 11.01.2021 yayınlandı)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    KONYA MÜHENDİSLİK MİMARLIK AKADEMİSİ VE BAŞKANI
    MUSTAFA ÖZ (1931-2020)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi 1970 yılı sonunda öğrenime kapılarını açtı. İstanbul, Ankara ve İzmir dışında mühendislik ve Mimarlık eğitimi veren önemli bir Yüksek Öğretim kurulu olmuştur. Açılışı alışılmış bir biçimde olmadı.
    1970 yılında Konya’da serbest mühendis olarak çalışıyordum. Bir gün Konya Belediyesinden sözlü bir davet aldım, öğleden sonra Konya Valiliği’nde bir toplantı olduğunu öğrendim. Bürodan yarım saat önce çıksaydım haberim olmayacaktı. O zaman Konya Belediye Başkanı YILMAZ KULLUK idi.
    Tesadüfen katıldığım ve bununla gurur duyduğum toplantıda Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi’nin temeli atıldı. Konya Valiliğinde yapılan toplantı da Milli Eğitim Bakanı Orhan Oğuz Konyalılara bir müjde veriyordu. Elinde bir paket vardı. Bu paketi buraya koyuyorum Yani Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisini. Ama şartlarım var diyordu, yasalar çıkıp her şey normale gelene kadar bina ek ücretle temin edilen hocalar bir dernek tarafından karşılanacaktı. Dernek Başkanlığına da Belediye Başkanı Yılmaz Kulluk seçilmişti.
    Böyle alışılmadık bir yöntemle kapılarını açan Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi 1971-1973 yılları arasında İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Bölümlerinden oluşuyordu. Çok aşırı istek üzerine 1973 yılında Makine ve Harita Bölümleri eklendi.
    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Akademi Başkanlığına Yüksek. Mimar Mühendis Yılmaz Eskil atandı. Tüm diğer öğretim elemanları ve ek ders ücreti ile dernek tarafından karşılanıyordu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Başkan Yılmaz Eskiil’den sonra ilk atanan ben Mehmet Bildirici idim. 1982 yılına kadar devam ettim, ama o günkü anarşi ortamı bana güven veremedi, ayrılmak durumunda kaldım. Bazen keşke kalsaydım diye düşünürüm. !!!!
    Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi başta Konya olmak üzere Muğla’dan Aydın’dan, pek çok genç mühendis, mimar olarak yetişmiş ve illerine hizmet etmişlerdir..
    Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi başkanlığına 1974 yılında MUSTAFA ÖZ (1931-2020) atanmıştır. Türkiye’deki anarşi ortamı okullara da yansıyordu. Dersler kesiliyor, boykotlar oluyordu. Mustafa Öz çok sakin bir kişiydi. Tarafsız davranmasıyla ve kişiliği ile önlemeye çalışmıştır. Onun sayesinde bu dönem daha az sarsıntılı atlatılmıştır.
    Mustafa Öz’ün biyografisi de şöyledir.
    Mustafa Öz 1931 yılında Konya Bozkır Üçpınar Kasabası’nda doğdu. İlkokulu köyünde Lise eğitimini Niğde Lisesi’nde parasız yatılı olarak okumuş, İstanbul Teknik Üniversitesine girmiş 1955 yılında oradan İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun olmuştur. Daha sonra çeşitli inşaat firmalarında çalışmış, 1974 yılında Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi Başkanlığına getirilmiş, bu görevi 1979 yılına kadar 5 yıl sürmüştür.
    1979 yılında Akademinin bağımsız olabilmesi için bir Profesörün başkan olması uygun düşünülmüş. Prof. Dr Pervin Yazgan başkanlığa seçilmiştir.
    Mustafa Öz 1979-1984 yılları arasında Öğretim Görevlisi olarak görevine devam etmiş, İnşaat Bölümünde Su Getirme ve Kanalizasyon dersini yürütmüştür.
    Emekli olduktan sonra telefonla görüşür, Konya’da yapılan Korona Virüs öncesi toplantılarda bir araya gelirdik. Emeklilik günlerini Konya ve Ankara’da geçirirdi. 2020 yıl sonu aramamda kendisine ulaşamadım.. Daha sonra arkadaşlardan aramızdan ayrıldığını öğrendim. Kendisine Tanrı’dan rahmet, ailesine ve Türkiye’nin her yerindeki öğrencilerine baş sağlığı dilerim.
    Buraya iki resim eklenmiştir. İlki birlikte resmimiz, solda ben Mehmet Bildirici, sağda Mustafa öz görünmektedir.
    İkici resim 1970 yılında Akademinin açılma kararının alındığı an. Önde solda Milli Eğitim Bakanı Orhan Oğuz (1923) ve yanında Konya Valisi görülmekte. Arka sırada ayakta Mehmet Bildirici onun yanında Konya Belediye Başkanı Yılmaz Kulluk
    (Muğla Devrim 07.01.2021 yayınlandı)

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    YENİ YIL 2021 DE İLKYAZIM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bu benim 2021 yılı girişi ile ilkyazım oluyor.
    2020 yılı Türkiye ve dünyada Korona Virüs yılı oldu. Hayatımızı allak bullak etti, bizleri özellikle 65 yaş üstünü evlere kapadı. 2020 yılında çok sevdiğim Akyaka’da hiç olamadım. Ama çok şükür bunu da atlattım. Bol bol okuyarak, bilgisayar başında araştırmalar yaparak bu karanlık yılın da atlattım
    2021 yılının başta Korana virüs belasının tarihe gömülmesi hepimizin en büyük dileğidir. 2021 yılında demokrasi, insan ve kadın haklarına önem verilmesini diliyorum. Biz 65 yaş üstü ihtiyarlara da sağlıklı günler dilerim.
    2021 yılı benim için özel bir yıl olmaktadır. Konya’da1971yılında bir gazete çıkan yazımdan bu yana 50 yıl geçmiş olacak.
    1985 yılında bugün ki evimi satın alıp Akyakalı oldum 35 yıl geçmiş
    Konya DSİ IV. Bölge Müdürlüğünde çalışırken benim isteğim üzerine 1991 yılında Tarihi Su Yapıları konusunda görevlendirildim, bu güne kadar gelen azalarak devam eden araştırma ve yayınlara başladım. Üzerinden 30 yıl geçmiş
    Muğla Devrim gazetesinde ilkyazım 1996 yılında çıktı. Akyaka tarihine sevdalanmam beni gazetenin sahibi ve yazar ve Muğla kentinin hafızası Ünal Türkeş (1942-2017) ile tanışmama sebep oldu. Kendisi de Konya’nın geçmişine büyük ilgi duyuyordu. Zira ailesinin bazı ataları zamanında Konya’dan Yerkesik ve Muğla’ya gelip yerleşmişlerdi.
    Değerli insan yazar Ünal Türkeş’in en verimli çağında aramızdan ayrılışı Muğla ve Devrim gazetesi için çok büyük eksiklik ve kayıptı.
    Onun ayrılışı ile acaba DEVRİM Gazetesi kan kaybeder mi diye de endişelendim. Gazetenin yeni sahibi ve Ünal Türkeş’in damadı MAHİR ATEŞ zaten gazete de çalışıyordu, bu işi çok iyi götürdüğü izlenimi edindim. Kendisini saygı ile kutluyorum
    Yazı işlerinden Sorumlu Müdürü Nazife Ersöz Şahin ve Güliz Karaoğlanı ve tüm personeli kutluyorum.
    2018 yılından itibaren köşe yazıları Gazetenin Web sitesinde yayınlanıyor. Bu ise Muğla kültürü ve Muğla Hafızası için çok yararlı olduğunu ve çok önemli bir arşiv olduğunu belirtmeliyim.
    Akyaka’da iken ilk işim aşağı marketten bir Devrim Gazetesi almaktı. İstanbul’da ise sabah ilk işim internetten Devrim Gazetesine ulaşıp okumak
    Devrim Gazetesi Muğla’da en önde gelen siyasi gazete ve Muğla ve Muğla dışından pek pek çok değerli kişilerin köşe yazıları çıkmaktadır.
    Bunlar arasında olmaktan büyük gurur ve mutluluk duymaktayım. İncelediğimde en çok yazısı çıkan ilk 3 köşe yazısı arasında olduğumu görüyorum.
    2021 yılında DEVRİM Gazetesinin bu başarılı yayın çizgisinde görevini sürdürmesini ve benim de köşe yazılarıma bu 25. yılımda devam etmek en büyük dileğim.
    (Muğla Devrim 05.01.2021 yayınlandı) 

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 25-12-2020

    ULA BELEDİYE BAŞKANI İSMAİL AKKAYA’NIN (1958-17 Aralık 2020) ARDINDAN
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İsmail Akkaya, Akyaka Belediyesi’nin kuruluşu ile Haziran 1992- Mart 2004 tarihleri arası kurucu ilk Belediye Başkanı ve 31. Mart 2019-17.Aralık 2020 arası Ula Belediye Başkanıydı.
    17 Aralık 2020 günü Gölcük mahallesine inceleme yaparken aniden rahatsızlanmış, kaldırıldığı hastanene de maalesef kurtarılamamış ve hayatını kaybetmiştir. Çok ilginç bu gün Büyük Düşünür Mevlana Celalettin Rumi’nin (1207-17 Aralık 1273) bu dünyadan ebediyete yürüdüğü gündür.
    Görevi başında kaybettiğimiz ve görev şehidi olan Akkaya’nın cenazesi takip eden Cuma günü Akyaka’da evi önünde yapılan törenin ardından Ula Belediye Binası önünde tören yapılmış, ardında Akyaka’da aile mezarlığında babasının yanında toprağa verilmiştir. Corona virüs kısıtlamasına karşı geniş bir katılım olmuş, İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu, Muğla Valisi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Muğla milletvekilleri ve daha pek çok seveni törene katılmıştır.
    Aşağıya kısa bir öz geçmişi eklenmiştir.
    İsmail Akkaya 1958 yılında Akyaka’da (Gökova) doğmuş, ilkokulu burada, orta öğrenimini Salihli, Marmaris ve Dalaman Tarım Meslek Lisesi’nde tamamlamıştır.
    Meslek hayatına 1976 yılında Antalya Tarım İl Müdürlüğünde başlamış son olarak Ula’da 15 yıl Ziraat Teknisyeni olarak görev yapmış 1991 yılında görevden ayrılmıştır.
    Bu arada Eskişehir Üniversitesi Tarım Ön Lisans Bölümünü bitirmiştir.
    1992 yılında kurucu Akyaka Belediye Başkanlığına seçilmiştir. Görev yaptığı yıllar 1992-2004 yılları arasıdır.
    İsmail Akkaya 31.Mart 2019 seçimlerinde Ak Partiden Ula Belediye Başkanı seçilmiş olup bu görevi 17.12.2020 tarihine kadar sürdürmüştür.
    Ara yıllarda 2014 yılından itibaren Muğla Büyük Şehir Meclisinde görev almış, 2015-2018 yılları arası AKP İlçe Başkanı olarak görev yapmış, yaklaşık 10 yıl Marmaris Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulunda görev almıştır.
    İsmail Sağlık teknisyeni Sultangül Akkaya ile evli olup, Hakan ve Kağan isimli iki oğlu vardır.
    İsmail benim baba dostumdu. Tanışıklığımız 50 yılın ötesinde çok üzgünüm ve Corona virüs den dolayı Akyaka’da olamam acımı daha da artırıyor.
    Yakınlarını tek anıyor hepsine baş sağlığı diliyorum.
    Merhum Mustafa Akkaya ile Durdu Akkaya’nın (85 yaşında) oğlu
    Yeniceli merhum Adil Yılmaz Zeliha Yılmaz’ın (83 yaşında) damadı
    Sutangül Akkaya’nın sevgili eşi, Hakan ve Kağan Akkaya’nın babası
    Mehmet Akkaya, merhum Mestan (Hacı) Akkaya’nın kardeşleri
    Ayşe Karadağ, Raziye Kamit’in kardeşleri
    Yengeleri Feriştah Akkaya, Nilüfer Akkaya
    Enişteleri merhum Mehmet Karadağ, Fikret Kamit
    Kader Çimentepe, Kıymet Akkaya, Mustafa Akkaya’nın amcaları
    Murat Karadağ eşi Remziye, Gül Kamal Duygu Akşin, Figen Tekneci, Şükrü Kamit’in dayıları
    Hepsine sabır ve baş sağlığı diler sevgili İsmail’e Tanrıdan rahmet dilerim
    Sonuç olarak İsmail Akkaya’nın beklenmedik ölümü Akyakalıları, Ulalıları, Muğlalıları ve diğer sevenlerini derin bir yasa boğmuştur.
    İsmail Akkaya özellikle Akyaka’ya çok hizmet etmiştir. Hizmet yapanlar unutul-mamalıdır. Yaptırdığı Eski Akyaka Belediye Binası önüne büstü dikilmeli ve sahilde bir meydan veya caddeye ismi verilmelidir.


    (Muğla Devrim 22.12.2020 tarihinde yayınlandı)

    BU 2020 YILI DEVRİM GAZETESİ SON YAZIDIR

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 25-12-2020

    SEVGİLİ KONYA LİSELİ ARKADAŞLARIM 17.12.2020
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Size son mektubumu 27.07.2020 tarihinde bayram dolayısıyla yazmıştım. Bunu da yaklaşan yılbaşı itibariyle yazıyorum.
    2021 YILININ SAĞLIK MUTLULUK İÇİNDE SEVDİKLERİNİZLE VE İNŞAALLAH CORONA VİRÜS’TEN uzakta geçirmemizi dilerim.
    Öncelikle kendimden başlamak isterim. Çok sevdiğim Gökova Akyaka’ya gidemedim. Hep İstanbul’da oldum. İstanbul’da olan kızım Eczacı Sibel Bildirici benim sağlığım ilaçlarım ile benimle ilgileniyor. Bu arada kendi başıma yaşamamın güçlüğüne karar vererek 26. Ağustos 2020 tarihinde Türkmenistan uyruklu AYNA isimli bana yardımcı buldular. O tarihten beri birlikte kalıyoruz. Çok rahatladım, kendimi güvende hissediyorum. Kendisinden çok memnunum benim ikinci bir kızım oldu. Oğlumda Konya’da beni arıyor, ihtiyaçlarım olduğunda internetten takip ediyor. Benimle ilgileniyorlar. Ben çok fazla dışarı çıkamıyorum. Ama bilgi sayar başındayım, okuyorum, yazıyorum, kitap okuyorum Muğla Devrim gazetesinde yazılarım çıkıyor…..
    BİR ÖĞRETMENİMİZ İZMİRDE YAŞIYOR MATEMATİK ÖĞRETMENİ ŞÜKRAN GÖZEN
    Son zamanda telefonları cevap vermiyor, kendisine ulaşamıyordum. İzmir’de yaşayan sevgili arkadaşım Sadrettin Gülsaçan’a rica ettim, adresini verdim bir yoklamasını rica ettim. Kasım ayında bir Pazar günü kızı ile gittiler, kapısını çaldılar açan yok, ama sonra kızı tekrar gitti ve hocamın bakıcısına ulaştı. Sonra ben de telefon ettim, bir Gürcü bakıcı 3 yıldır, kendisine bakıyor, ben telefon ettiğimde uyuyormuş, hocanız, kulağı duymuyor, yürüyemiyor, ama cin gibi dedi, bir hanımda aradı dedi, o benim arkadaşımın kızı dedim. Hocam hiç evlenmemiş, hiç yakını yok, 1927 doğumlu tam 93 yaşında ve yaşayan tek hocamız. Paylaşmak istedim. 2014 ziyaret ettiğinde bana verdiği bir gençlik fotoğrafını ekliyorum.
    TELEFONLA ARKADAŞ ZİYARETLERİ
    Bu defa tüm arkadaşlarımı arayamadım. Hasta olduklarını bildiğim arkadaşlara öncelikle ulaşmaya çalıştım.
    ASLAN ARI: Ev telefonumdan aradım, Aslan evde yokmuş, eşi Suzan Hanım ile konuştum, Aslan evde diyaliz alıyormuş, şimdi kontrol için hastane de imiş, eskiye göre daha iyi dedi. Bakıcı bir kadınları da var. Kendisi döndükten sonra beni aradı konuştuk, aradığıma çok sevindi. En son İTÜ Evinde açtığım sergide görüşmüştük, sıhhatli günler dilerim.
    OSMAN BIYIKOĞLU: Osman maalesef 6-7 yıldan bu yana Alzaimer hastası, Ziraat Mühendisi olan eşi Melahat Hanım her şeyi ile ilgili, şimdi bir bakıcı yardımcıları var. İki oğlu Amerika’da bir kızı da annesine yardımcı oluyor. Melahat Hanıma kolaylıklar ve sevgili Osman’a şifalar diliyorum.
    CİHAN CETER: Arkadaşımız Cihan’da Alzaimer, eşi Yıldız Hanımla konuştum, Cihan uyuyordu. Cihan Ceter Sarayönü Başhöyüklü, dünürüm Sedat Alakay’ın akrabası, Cihan Hukukçu uzun zaman Hâkim ve Avukatlık yaptı, yazları Alanya’da kışları Eskişehir’de kalıyorlar, Yıldız Hanım 2007 Konya’da çektiğim resimlerden istedi, yazıya ekleyeceğim, Arkadaşım hakkında öğrendiğim bilgilerden mutlu oldum. Yıldız Hanıma kolaylık ve arkadaşımın sağlığına kavuşması dileğiyle…
    GÜRSEL KARACA: Gürsel Karaca’da 6-7 yıldır rahatsız ama altı ay önce aradığımda kendisi ile konuşmuştum. Bu defa evde yoktu, Eşi Sema Hanımla konuştum. Yazlıkta şeker komasına girmiş çok rahatsız hale gelmiş, evde bakılamaz duruma geldiğinden önemli kişilerin kaldığı bir sağlık yurduna kaldırılmış, Sema Hanım çok üzgündü, Gürsel sizi çok severdi dedi. Ben de kendisinin arkeoloji eğitimi gördüğünden bu konuda sonradan ben de merak sardım çalışmanız var mı diye sordum. Okul bitince Gürsel ile karşılaştık ve evlendik dedi. Eski Ankaralı bir aileden geldiğini, Vehbi Koç ile aynı mahalleden olduklarını söyledi, Arkadaşım için üzüldüm, inşallah eski günlerine döner diyorum
    CEVDET ÖNAL: Sağlık sebeplerinden İzmir’de yaşıyor, Cevdet Cihanbeyli ilçesinden ve Karaman’a yerleşmiş. Durumu oldukça iyi, eşiyle yaşıyor. Karaman ve Cihanbeyli’de iki yeğenini koronadan kaybetmiş, baş sağlığı diliyorum.
    DİĞER TELEFON GÖRÜŞMELERİ
    BİRSEN ACARER: Uzun yıllar İstanbul’da avukatlık yapıyor. Halen emekli, Esas evi Kadıköy Kızıltoprak’ta kendisini bu evde ziyaret etmiştik. Evi apartman olarak yeniden yapılıyormuş, şimdi Kozyatağı’nda. Epeydir görüşemiyorduk, uzun uzun lafladık. Diğer Kız arkadaşlarımızdan da söz ettik. Günseli Aysun’un hasta olduğunu duyduğunu, Fransızca Öğretmeni sınıf arkadaşımız Havva Ersoy’un eşi Selçuk Ersoy’un Parkinson ile boğuştuğunu bu aralar sadece telefonlaşabildiğini söyledi. Yardımcısı olmadığını, kendi işlerini kendi yaptığını, bol kitap okuduğunu bunlardan bazılarını bana da önerdi. Ben de bu durumundan mutlu olduğumu ifade ettim. Birsen ile bir fotoğrafımızı ekliyorum.
    ÖMER ALPTEKİN: Sık telefonla görüşürüz, Ömer Türk Müziğine meraklı onları takip ediyor, ayrıca boş zamanlarında ney de üflüyor. Ömer İlkokuldan beri arkadaşım
    FEHMİ ERSOY: 2020 yılında yüz yüze görüştüğüm tek sınıf arkadaşım, Gözünden rahatsız bir iğne yapıldı, İstanbul’daydı. Halen Bozyazı’da iyi havalarda denize bile giriyor. Fehmi babasının memuriyeti dolayısıyla pek çok yer gezmiş, Beybazarı Konya, Yozgat doğum yeri de çok tarihi bir yer Birecik. Fehmi gençlik yıllarının geçtiği bu yerlerde başından geçenleri hikâye tarzında kaleme alıyor. İnşallah bunları kitap haline getirecek.
    İSMAİL UĞURLU: Uzaktan olsa da büro işlerini yürütüyor. Bu arada ağabeyi Rauf Uğurlu’nun eşi vefat etti. Onu Konya’ya götürüp toprağa verdiler, baş sağlığı dilerim.
    SADRETTİN GÜLSAÇAN: Sağ olsun bir gününü bana ayırdı, Şükran Gözen hocamın izini sürdü, kendine ve kızına teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca her gün Facebook ta iletilerini izliyorum.
    AYHAN TAN: Telefonla görüştük, haftada bir Atılım Üniversitesine gittiğini, Hanım ile evde oturduklarını söyledi, Hilmi Özküçük’te torunları ile vakit geçiriyor dedi.
    ATALAY TARHAN: Telefonla görüştük, iyi haberlerini aldım, sohbet ettik.

    CENGİZ ÖZKARA: Konya’da çok az arkadaşımız kaldı, Cengiz ile görüştük, iyi haberlerini aldım, mutlu oldum.
    FAHRİ DİNEKLİ: Ben DSİ de çalışırken Müdür Yardımcısıydı. Halen çocukları Ankara’da olduğu için Ankara’da, son aylarda eşini kaybetmiş, kendisine baş sağlığı diliyorum, Fahri Abi Konya Lisesi 1950 mezunu bildiğim kadarı ile en eski Konya Lisesi mezunu, bunu konuştuk, Abi senden eski var mı sınıf arkadaşlarından kimler var diye sordum. Birkaç isim verdi. Kendisine sıhhatli günler dilerim.
    ORHAN ARDA: Benim eski ortağım, yıllar sonra hayat bizi bir ressam bir tarihçi haline getirdi. Genel konularda çok iyi anlaştığım bir arkadaş 1956 mezunu, halen Datça’da yaz tatilini uzatıyor. Eşi Şen Hanım ile birlikte iyi tatiller.
    ALTAN YENİAYDOĞMUŞ: Silifke Taşucu’nda corona durumu iyileşince Konya’ya döneceğini söyledi.
    Yazım bayağı uzadı, burada keseceğim. Son olarak Konya Lisesi 1956 mezunu TANER BAYKARA’nın aramızdan ayrıldığını üzülerek yazacağım. Kendisi Antalya’ya yerleşmişti. Yaşat Manav’ın toplantılarında pek çok defa bir arada olmuştuk. Taner Baykara ve Yaşat Manav’a da tanrıdan rahmetini esirgemesin diyorum.
    Ayrıca geçen yazımdan sonra Konya Lisesi 1955 mezunu Maden Y.Müh Nijat Gürsoy’u kaybetmişiz. Ona da Tanrıdan rahmet diliyorum.
    Hepinizin yeni yılını kutluyorum.
    Yazıma 4 resim ekliyorum. Öğretmenimiz Şükran Gözen—Yıldız ve Cihan Ceter ile birlikte—Birsen Acarer ile birlikte—Fehmi Ersoy ile 2009 Dünya Su Forumu toplantısında

Toplam 253 yorum bulundu. 1-10 arası listeniyor.