Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 28-06-2017

    MUĞLA İL SINIRLARI İÇİNDE OIONANDA’LI EPİKURCU FİLOZOF DIOJEN
    EPICUREN PHILOSPHER DIOGENES OF OIONADA
    MEHMET BİLDİRİCİ
    BU YAZIMDA MUĞLA İL SINIRLARI İÇİNDE YAŞAMIŞ, ANCAK BİR KÜLTÜR KENTİ OLAN MUĞLA’DA KİMSENİN FARKINDA OLMADIĞI DİOJEN (DIOGENES) SÖZ KONUSU EDİLECELTİR.
    PLATON ARİSTOTELES GİBİ DÜNYACA ÜNLÜ PİLOZOFLAR TARİHİ KAYITLARA GEÇTİĞİ, UYGARLIĞIN GELİMESİNDE EKSEN OLDUĞU HALDE BU FİLOZOF TARİHİ KAYITLARA GEÇMEMİŞ ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR SONUCU YAŞADIĞI DÖNEMDEN YAKLAŞIK 1800 YIL SONRA ORTAYA ÇIKARILMIŞTIR.
    YÜZYILLAR SONRA YENİDEN DOĞMUŞTUR DENİLEBİLİR.

    Muğlalı bu Diyojen Fethiye ilçesine 88 km uzaklıkta Oionanda antik kentinde yaşamıştır. Bu ören yerinin doğu eteğinde “İNCE ALİLER” mahallesi yer almaktadır.
    Önce Oionanda hakkında bilgiler sunulacaktır.
    Oionanda Helenistik ve özellikle Roma döneminde çok çok gelişmiş bir LİKYA kentidir. Bilindiği gibi Muğla’nın içinde bulunduğu bölge KARIA bölgesidir. Akyaka’da kurulmuş IDYMA kenti, Karia’nın güney doğu sınırını oluşturmaktadır. Fethiye ilçesi ve daha batısı antik çağda LİKYA bölgesidir.
    İsminin bugüne gelmediği göz önüne alınırsa kentin erken tarihlerde terk edildiği anlaşılmaktadır. Kent planı incelendiğinde çeşitli tapınak kalıntıları olduğu halde kilise kalıntısı görülememektedir. Bu da kentin çok önceleri terk edildiğini göstermektedir.
    Kente ait ilk bilgiler M.Ö 2 yüzyıla kadar inmekte en parlak dönemini Roma döneminde yaşamıştır. Bu parlak döneminde 10.000 kişinin yaşadığı bilinmektedir. Yakınında ki Likya kentlerinden KBYRA- BALBURA-BUBON ve OIONANDA, kendileri aralarında dörtlü bir birlik (Tetrapolis) oluşturmuşlardır. M.Ö 84 yılında Romalı Komutan Lucius Moreno bu birliğe son vermiş bölge direkt Roma yönetimine girmiştir.
    Kent 1400 kotundadır. Etrafındaki ovadan 300 m yüksektedir.
    Kentin Akropolü (Erentepe) kentin kuzeyindedir. Kent Akropol’ün yamaçlarında güney batısındadır. Özellikle Roma döneminde, imparatorluğun seçkin ailelerinin bu kentte yaşadığı görülmektedir. Romalı Licinnia Flavia 2. yüzyılda anıtsal HEREON’u yaptırmıştır. Yamaçlarda bulunan tüm mezarlar Roma dönemine aittir. Oinanda’da bulunan yazıtların tümü Eski Yunancadır.
    Kentin Roma döneminde yaptırılmış taş boruların kullanıldığı çok önemli suyolu vardır. Bu önümüzdeki ayrı bir yazıda incelenecektir.
    Epikürcü Filozof Diyojen burada yaşamış felsefesinin esaslarını kentin duvarlara kazımıitır. Kısa süre sonra yazıtların bulunduğu duvar ortadan kalkmış, kent tamamen karanlığa gömülmüştür.
    Kent 1840 yıllarında İngilizler tarafından keşfedilmiştir. 1847 yılında planı çıkarılmıştır. 1884 yıllarından itibaren Fransız ve Avusturyalı araştırmacılar çeşitli yazılı taşlar bulunmuş, ancak bunun neler olduğu anlaşılamamıştır.
    1968 yılından itibaren İngiliz Bilim adamı Martin Smith tarafından ciddi yüzey araştırmaları yapılmıştır. Burada Epikürcü Filozof Diyojen’in felsefesi kent içinde bir yerde herkesin okuyacağı şekilde duvarlara kazınmıştır. Epikür felsefesine bağlı Epikürcü Filozof Diyojen dünyaya Martin Smith tarafında dünyaya tanıtılmıştır.
    Martin Smith 1988-1995 yılları arasında İngiltere “Department of Classic History” bölümünde çalışmış ve emekli olmuştur.
    Martin Smith Smith çok uzun yıllarını Lucretius (Roma’da yaşamış Latin şair filozof M.Ö 99-55) ve Oiondalı Filozof Diyojen için harcamıştır.
    Martin Smith’e Oionanda maalesef kazı izni verilmediğinden sadece yüzey araştırmaları ile yetinmek zorunda kalmıştır. Oinoanda ve Diyojen konusunda pek çok yayını vardır.
    Diyojen Oionada’da duvarlara kazdığı yazıtlar 250 fragman (parça) olarak 6.000 kelimedir. Bunun 25.000 kelime olduğu sanılmaktadır. Bu ise olayın boyutunu ortaya koymaktadır.
    Dünyada bir felsefenin esaslarının yazılı anıta dönüştüğü bu yerin yer Türkiye’de ve dünyada eşi yoktur.
    Yazılardan iki örnek buraya eklenmiştir. Daha fazla bilgi internette için
    -Diogenes of Oionanda- Inscription
    Bunun içinde Türkçe alt yazılı ve Türkçe video izlenebilir.
    Bundan sonra Filozof DİYOJEN (DIOGENES) ve OIONANDA’ya sahip çıkmak Muğla aydınlarına ve özellikle MUĞLA VALİLİĞİNE KALDIĞINA İNANYORUM.
    Devam edecektir. İleri bir tarihte Taşlara yazılı İngilizceye tercüme edilmiş bu metinler Türkçeye çevrilip sizlere sunulacaktır
    (Muğla Devrim 21.06.2017 & 24.06.2017)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 28-06-2017

    UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU-2
    MEHMET BİLDİRİCİ
    SİNOPLU DIYOJEN (M.Ö 404-323)
    DIOGENES OF SINOPE
    Karadeniz’de bulunan Sinop kenti antik Sinope isimli kent üzerindedir. Diyojen bu kentte dünyaya gelmiştir. Babası bu kentte önemli bir kişidir. Ancak yaptığı bir yanlış hareketten dolayı Atina’ya sürgün edilir, o da babası ile Atina’ya gider. Bir daha kentine geri dönmez. Atina’da Kinik felsefe okulu kurucusu ANTHISTENES’in (Atina M.Ö 445-Atina M.Ö 365) öğrencisi olur. Diyojen’i Anthistenes önce kabul etmez kovulur, ama ısrar eder, onun öğrencisi olmayı başarır. Anthistenes’in yazdığı pek çok eseri olduğu halde bu güne gelen yoktur. Hepsi kaybolur.
    Anthistenes Sokrates’in öğrencisi olur, onun ölümünden sonra okulunu açar. Kinik (kelime olarak köpeksi anlamında) felsefede esas ERDEM’dir (Grekçe areta, İngilizce virtue). Bunun için mala mülke gerek yoktur. Diyojen Atina’da elinde bir kandil Erdemli adam aramak sokak sokak dolaşır.
    Daha sonra yolu Korinth (Yunanistan) düşer. Orada bir bira fıçısı içinde yaşar. Büyük İskender Asya seferine çıkmadan (M.Ö 334 den önce) Korinth’e gelir. Fıçı içinde yaşayan Diyojen’i ziyaret eder. İskender dile ben ne dilersin der Diyojen’den aldığı cevap “GÖLGE ETME BAŞKA İHSAN İSTEMEM olur”. Bu varlığa meydan okuyan bu söz üzerine İskender “İSKENDER OLMASAYDIM DİYOJEN OLMAK İSTERDİM der.
    Diyojen fıçı içinde yaşamını sürdürerek M.Ö 323 yılında ölür. Tesadüfe bakın aynı yıl Büyük İskender Babil’de ölür. Büyük İskender Korinth’de Diyojen ile görüştüğünde yaklaşık yaklaşık 22 yaşındadır. Öldüğünde ise bilinen tüm Asya’yı fetih eden dünyanın en önde gelen devlet adamlarının başında gelmekte ve sadece 33 yaşındadır.
    Diyojen’in hayatı hakkında daha fazla detaya girmeyeceğim. İnternette çok fazlası var. Diyojen Sinop’tan çıkan bir kandildir, ancak kentine değil dünyaya ışık saçmıştır.
    Diyojen’den alınacak dersler vardır. Son zamanlarda çalıntı paraları saymak için evinde para kasaları bulunduran bakan sıpaları !!! ve benzerleri keşke biraz da Diyojen’i okumaya vakit ayırsalardı.
    Bu yazı serisine Diyogen ile başlamamın sebebi bir başka Diyogen’i, Muğla il sınırları içinde yaşamış olan Oionda’lı filozof Diyojen için bir giriş yapmak içindir.
    Önümüzdeki yazım Oinonda’lı Epikürcü Diyojen olacaktır

    Diyojen Atina sokaklarında elinde fener erdemli adam arıyor.
    (Muğla Devrim 17.06.2017 yayınlandı.)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 3035 20-06-2017

    UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU -1
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Tarihte Anadolu pek çok uygarlıkların serpilip büyüdüğü bir beşik olmuştur. Bunlar aynı zamanda büyük çapta batı uygarlığına temel olmuştur.
    Pek çok değer verdiğim aydın dostlarım “beni gördükçe” yazılarını okuyorum demişler ve beni cesaretlendirmişlerdir. Bende çıtamı biraz daha yükselterek böyle onurlu ve ağır konulara yönelmeye karar verdim, biraz boyumun aşsa da. Pek çok kaynak var, internet ortamı, İngilizcem çok mükemmel olmasa da bana yetecek diye düşünüyorum.
    1994 yılında DSİ Genel Müdürlüğünde yapılan bir konferansta Sayın 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel şöyle demiştir. “BİZDEN ÖNCEKİ ANADOLU HALKLARI HER KİMSE, ÇOK BÜYÜK MÜHENDİSLİK ESERLERİ ORTAYA KOYMUŞTUR. BUNLARDAN ALACAĞIMIZ ÇOK BÜYÜK DERSLER VARDIR. BUNLAR TÜRKİYE’NİN BİR YERİNDE DEĞİL HER YERİNDEDİR demiştir.
    Devrim gazetesinin Baş Yazarı Ünal Türkeş de 12.Haziran 2017 tarihli “Özlenenler” isimli yazısında, bölgemizin kültürü sadece Menteşe ve Osmanlı uygarlığından değil daha önceki Karya uygarlığından oluşan bir sentezdir diye yazmıştır.
    Bu uygarlıkların başını Ege ve Akdeniz çekmektedir. Özellikle Ege’de şu dikkat çekicidir. Örnek olarak Sisam (Samos) adası ve Kuşadası’nı ele alırsak, bugün bu iki yerleşim yerinde farklı inanç, farlı dil konuşan iki ayrı halk yaşamaktadır. İnceleme yapacağımız, M.S 5 yüzyıla kadarki dönemde ise aynı halk, aynı dinden insanlar yaşamaktaydı. Bu durum göz önüne alınacaktır.
    Ayrıca bu bölgede doğan kişiler esas alınmıştır. İncelendiğinde görülecektir ki bunların çoğunluğu daha sonra Atina’ya gitmiştir. Bu yazımda bu kişiler kimdir? Neler yapmışlardır? Bunlara ait bir ön liste verilecek, yazılar devam ettikçe yeni kişiler Bu listeye eklenebilecektir. Yönetici olanlara, krallara yer verilmeyecektir. Bu kişilerin kullandığı dil eski Yunancadır. Farklı dili olanlar ayrıca belirtilecektir.
    Anadolu’nun orman, maden, tarım zenginliği yanında önemli bir potansiyeli de tarih zenginliğidir. İlk çağ tarihi zenginliği küresel, yurt dışından gelenler daha ziyade küresel zenginliğe ve Anadolu’nun eşsiz doğal güzelliklerine gelmektedir. Bu liste şöyledir.

    -HOMEROS (M.Ö. 9 yüzyıl) Symnra-İzmir Şair
    -HESİDOS ( M.Ö 700) Kyme-İzmir Masalcı
    -SAPPHO (630-577) Lesbos-Midilli Kadın Şair
    -THALES (620-546) Miletos-Milet Filozof-Matematikçi
    -ANAXIMANDER (610-546) Miletos- Milet Filozof
    -ANAXIMENES (585-528) Miletos-Milet Filozof
    -PYTHAGORAS (570-496) Samos-Sisam Filozof
    -BIAS (570 -?) Priene Filozof
    -EUPALINUS (M.Ö 530 önce) Samos-Sisam Mimar
    -HERACLETIOS (535-475) Ephesus Filozof
    -ANAXAGORAS (510-428) Klozemanii-İzmir Filozof
    -ARTEMISIA (M.Ö 480 önce) Karia Denizci kadın
    -HIPPODAMOS (498-408) Miletos-Milet Şehir Plancı
    -HEREDOTUS (484-425) Halicarnassus –Bodrum Tarihçi
    -ASPASIA (470-400) Miletos-Milet
    -HİPPOCRATES (450-370) Kos-İstanköy Doktor
    -BILITIS (450 -? ) Antalya Kadın Şair
    -DIOGENES (404-323) Sinope-Sinop Filozof
    -MOUSOLOS (397 ?- 353) Halikarnas-Bodrum
    -EUDOXUS (395-342) Knidos Matematikçi
    -ARTEMISIA ( 392?-353) Hlikarnas-Bodrum
    -ADA (387?- 326) Hlikarnas-Bodrum
    -EPICUROS (341-270) Samos-Sisam Filozof

    -ANTIOCHIUS (M.Ö. 69-31) Adıyaman Din kurucusu
    -STRABO (M.Ö. 65-M.S 23) Amasya Coğrafyacı

    -APOLLONIUS (M.S 15-100) Tyana-Niğde Filozof
    -AZİZ PAULUS (Ölüm M.S 66 Tarsus Dini önder
    - DIOGENES (2YÜZYIL) Oionanda Filozof
    -ISIDOROS (442-537) Miletos-Milet Mimar
    -ANTHEMIUS (474-534) Tralles-Aydın Mimar

    Bu ön bir çalışma ile hazırlanmış bir listedir. Olağanüstü bir uygarlığın yaşandığını göstermektedir. Böyle bir çalışmada kendime de başarı dilemek istiyorum.
    (Muğla Devrim 16.06.2017)

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 3034 20-06-2017

    UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU -1
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Tarihte Anadolu pek çok uygarlıkların serpilip büyüdüğü bir beşik olmuştur. Bunlar aynı zamanda büyük çapta batı uygarlığına temel olmuştur.
    Pek çok değer verdiğim aydın dostlarım “beni gördükçe” yazılarını okuyorum demişler ve beni cesaretlendirmişlerdir. Bende çıtamı biraz daha yükselterek böyle onurlu ve ağır konulara yönelmeye karar verdim, biraz boyumun aşsa da. Pek çok kaynak var, internet ortamı, İngilizcem çok mükemmel olmasa da bana yetecek diye düşünüyorum.
    1994 yılında DSİ Genel Müdürlüğünde yapılan bir konferansta Sayın 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel şöyle demiştir. “BİZDEN ÖNCEKİ ANADOLU HALKLARI HER KİMSE, ÇOK BÜYÜK MÜHENDİSLİK ESERLERİ ORTAYA KOYMUŞTUR. BUNLARDAN ALACAĞIMIZ ÇOK BÜYÜK DERSLER VARDIR. BUNLAR TÜRKİYE’NİN BİR YERİNDE DEĞİL HER YERİNDEDİR demiştir.
    Devrim gazetesinin Baş Yazarı Ünal Türkeş de 12.Haziran 2017 tarihli “Özlenenler” isimli yazısında, bölgemizin kültürü sadece Menteşe ve Osmanlı uygarlığından değil daha önceki Karya uygarlığından oluşan bir sentezdir diye yazmıştır.
    Bu uygarlıkların başını Ege ve Akdeniz çekmektedir. Özellikle Ege’de şu dikkat çekicidir. Örnek olarak Sisam (Samos) adası ve Kuşadası’nı ele alırsak, bugün bu iki yerleşim yerinde farklı inanç, farlı dil konuşan iki ayrı halk yaşamaktadır. İnceleme yapacağımız, M.S 5 yüzyıla kadarki dönemde ise aynı halk, aynı dinden insanlar yaşamaktaydı. Bu durum göz önüne alınacaktır.
    Ayrıca bu bölgede doğan kişiler esas alınmıştır. İncelendiğinde görülecektir ki bunların çoğunluğu daha sonra Atina’ya gitmiştir. Bu yazımda bu kişiler kimdir? Neler yapmışlardır? Bunlara ait bir ön liste verilecek, yazılar devam ettikçe yeni kişiler Bu listeye eklenebilecektir. Yönetici olanlara, krallara yer verilmeyecektir. Bu kişilerin kullandığı dil eski Yunancadır. Farklı dili olanlar ayrıca belirtilecektir.
    Anadolu’nun orman, maden, tarım zenginliği yanında önemli bir potansiyeli de tarih zenginliğidir. İlk çağ tarihi zenginliği küresel, yurt dışından gelenler daha ziyade küresel zenginliğe ve Anadolu’nun eşsiz doğal güzelliklerine gelmektedir. Bu liste şöyledir.

    -HOMEROS (M.Ö. 9 yüzyıl) Symnra-İzmir Şair
    -HESİDOS ( M.Ö 700) Kyme-İzmir Masalcı
    -SAPPHO (630-577) Lesbos-Midilli Kadın Şair
    -THALES (620-546) Miletos-Milet Filozof-Matematikçi
    -ANAXIMANDER (610-546) Miletos- Milet Filozof
    -ANAXIMENES (585-528) Miletos-Milet Filozof
    -PYTHAGORAS (570-496) Samos-Sisam Filozof
    -BIAS (570 -?) Priene Filozof
    -EUPALINUS (M.Ö 530 önce) Samos-Sisam Mimar
    -HERACLETIOS (535-475) Ephesus Filozof
    -ANAXAGORAS (510-428) Klozemanii-İzmir Filozof
    -ARTEMISIA (M.Ö 480 önce) Karia Denizci kadın
    -HIPPODAMOS (498-408) Miletos-Milet Şehir Plancı
    -HEREDOTUS (484-425) Halicarnassus –Bodrum Tarihçi
    -ASPASIA (470-400) Miletos-Milet
    -HİPPOCRATES (450-370) Kos-İstanköy Doktor
    -BILITIS (450 -? ) Antalya Kadın Şair
    -DIOGENES (404-323) Sinope-Sinop Filozof
    -MOUSOLOS (397 ?- 353) Halikarnas-Bodrum
    -EUDOXUS (395-342) Knidos Matematikçi
    -ARTEMISIA ( 392?-353) Hlikarnas-Bodrum
    -ADA (387?- 326) Hlikarnas-Bodrum
    -EPICUROS (341-270) Samos-Sisam Filozof

    -ANTIOCHIUS (M.Ö. 69-31) Adıyaman Din kurucusu
    -STRABO (M.Ö. 65-M.S 23) Amasya Coğrafyacı

    -APOLLONIUS (M.S 15-100) Tyana-Niğde Filozof
    -AZİZ PAULUS (Ölüm M.S 66 Tarsus Dini önder
    - DIOGENES (2YÜZYIL) Oionanda Filozof
    -ISIDOROS (442-537) Miletos-Milet Mimar
    -ANTHEMIUS (474-534) Tralles-Aydın Mimar

    Bu ön bir çalışma ile hazırlanmış bir listedir. Olağanüstü bir uygarlığın yaşandığını göstermektedir. Böyle bir çalışmada kendime de başarı dilemek istiyorum.
    (Muğla Devrim 16.06.2017)

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 20-06-2017

    WEB SİTEM
    15.06.2017 tarihi itibariyle WEB sitemi ziyaret edenlerin sayısı 160.000 aştı. Bir kent nufusu
    İyi yolda olduğumu düşünüyorum, gururluyum.

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 13-06-2017

    KONYA’IN KURULUŞ EFSANESİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Antik çağda Anadolu’da kurulan kentlerin kuruluş efsaneleri vardır. Bu kentlerden biri de ICONIUM (Konya) dur. Tabii ki efsaneler gerçekleri tam yansıtmamakta, ama özellikle kültürel anlamda kentin tarihine büyük zenginlikler katmakta ve coğrafyaya isimler vermektedir..
    Konya’nın bulunduğu yerde küçük bir yerleşim vardır. Dağlarda yaşayan saçları yılan bir meduza (canavar) kente inmekte özellikle genç kızları kaçırmaktadır. Kent halkının tanrılara yalvarması sonucu tanrılar tarafından tanrısal PERSEUS görevlendirilir, Perseus Meduza’nın peşine düşer onu yakalar ve öldürür yılanlarla örülü başı elinde kente girer, halk onu sevinçle bağrına basar ve tanrılara teşekkür için onun heykelini (ikon) diker ve kent heykel kent anlamına ICONIUM olarak adlandırılır.
    Gerçek ise şöyledir. Bana göre tarihi olayların tarih ekranına düşüşü çok önemlidir. Konya’nın ismi ilk defa M.Ö 401 yılında tarih ekranına düşmüştür. Olay şöyledir.
    Anadolu Persler (İran) tarafından yönetilmektedir. Pers ve satrap Prens Kyros (Cyros) İran’da bulunan ağabeyi Artakserkes’e karşı Anadolu’dan on bin paralı asker toplayarak isyan eder, ordusu ile M.Ö 401 yılında İran’a doğru hareket eder, ordu Ilgın ve Konya’dan geçer ancak İran’a varamadan prens yolda ölür. Bu sefer Ksenophon’un Anabasis adlı eserinde anlatılır. Ilgında kurulu bulunan kent Iconium’dan çok büyüktür, Iconium ise hiçbir özelliği olmayan basit bir yerleşimdir. Şunu belirtmek istiyorum Iconium (Konya) bu tarihte tarih ekranına düşmüştür. İlk kuruluşu ne zamandır bilinememektedir.
    Kent Roma yönetimine girince, M.S 1 yüzyılda İmparator Cladius (41-54) döneminden başlayarak İmparator Hadrianus (ölümü 137) dönemine kadar, resmi yapıları ve kent surları ile kurulmuş, bu tarihten sonra da bölgenin merkezi konumunu korumuştur. Iconium ismi zaman içinde Konium son olarak KONYA’ya dönüşmüştür.
    Yazı içine Konya kuruluş efsanesini canlandıran Vatican Müzesi’nden bir heykel ile Roma döneminde Konya’da basılmış bir tanrıça resmi eklenmiştir. Bugün bu kıyafetle bir baloya gitse bütün gözler onun üstüne olur inancındayım.
    Bu yazım ile 22.05 2017 den bu yana yayınlanan 8 dizilik Konya yazıları son bulmaktadır.
    (Muğla Devrim 13.06.2017)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 13-06-2017

    İSTANBUL’DAN SONRA, KONYA’DA DA FOTOĞRAFHANE AÇILDI.
    MEHMET BİLDİRİCİ
    19 yüzyıl sonunda yaygın olarak fotoğraf hayatımıza girmiştir. Avrupa’da ilk bulunan fotoğraf kısa süre sonra İstanbul’a gelmiş, pek çok fotoğrafhane boy göstermiştir. İlk fotoğrafçılar çoğunlukla İstanbullu Ermenilerdir. İstanbul’dan hemen sonra Fotoğrafhane açılan illerin başında Konya gelmektedir. Konya’da ilk fotoğrafhane 1895 yılında Ermeni asıllı Garabet Kirkor Solakyan tarafından kurulmuştur.. Solakyan’ın hayatı hakkında net bilgiler bulunmamaktadır. Fotoğrafçılığı İstanbul’da öğrendiği sanılmaktadır. Fotoğrafhanesi yaklaşık 20 yıl Konya’da devam etmiş, 1915 yılından sonra Konya’da kaldığı sanılmaktadır. Yanına çırak olarak aldığı HASAN BEHCET fotoğrafhaneyi ve filmleri devir almış, Konya’nın ilk Türk fotoğrafçısı olmuştur.
    Konya’da basılan kartlar aile resimleri hep onun fotoğrafçı dükkânında çekilmiştir. Konya’da yapılan törenler onun tarafından resimlenmiştir. Arşivimde 1911 (1327) yılında Konya İdadisi (daha sonra lisesi) öğretmenlerinin çekilmiş eşsiz bir resim bulunmakta, resmin arkasında onun ismi vardır.
    Devir ettiği stüdyoda pek çok modern kıyafetli Hıristiyan hanımların fotoğrafları da bulunmaktadır.
    Bu resimler Konya’da kitap koleksiyoneri ve folklor araştırmacısı dostum ve ağabeyim Sefa Odabaşı tarafından ortaya çıkarılmıştır. Nail Çakırhan’ın Konya Lisesi öğrencisi olarak zamanın Kervan dergisinde yayınlanmış ve Çakırhan’ın kendisinde bulunmayan şiirleri onun tarafından ortaya çıkarılmıştır. Merhum Sefa abimin manevi huzurunda kendisine teşekkür ediyorum.
    Yazı ekinde Konya’da ilk fotoğrafçısı Garabed Solakyan ve 1910 yılında Konya’dan postaya verilmiş üzerinde eski Türkçe ve Ermenice ve Fransızca olan bir karta yer verilmiştir. Kartta souvenir de Konia, sağda Aladdin tepesinden Konya görülmektedir.
    (Muğla Devrim 10.06.2017 yayınlandı

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 09-06-2017

    TAŞKENT VE TAŞKENT’Lİ AMERİKA’DA BİR YAZAR ERJE AYDEN (1937-2013)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Taşkent Konya’nın 31 ilçesinden en güneyde olanıdır. 1934 yılında Taşkent adı verilmiştir. Daha önceki kaynaklarda Pirlonga, Pirlikonda.. vs gibi isimler geçer. Taşkent halk bunu PİRLER KONDU şeklinde benimsemiştir. 2016 yılında yaklaşık 6.000 nüfus vardır. Resmi İnternet sitelerinde çeşitli yayınlar vardır. Ben biraz bunların dışına çıkacağım. Bu küçücük köy veya ilçe, çevreden farklı olarak politika ve ekonomik alanda çok önemli kişiler çıkarmıştır. Bu gözle bakıldığında çevre köylerden gelenek bakımından farklı bir durum ortaya çıkmaktadır. Buradan Konya ve Türkiye genelinde çıkmış siyaset adamlarını bir hatırlayalım.
    Ahmet Davutoğlu (1959), Taşkent doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi mezunu BAŞBAKAN
    Hidayet AYDINER (1900-1973) 1969 yılında Adalet Bakanı
    Fakıh Özfakih (1923-2004) 1961 seçimlerinde CHP Konya MV, Kurucu Meclis üyesi
    Fakih Özlen (1915-2001) CHP Milletveki ve Senatörü, Mühendislik Mektebi 1939 mezunu, Konya’dan çıkan inşaat mühendislerinden….
    Şimdi de Taşkentli Amerika’da öne gelmiş İngilizce yazan ERJE AYDEN (1937-2013) hakkında yazacağım.
    Ayden, eski Adalet Bakanı Hidayet Aydıner’in oğludur. 1937 İstanbul doğumludur. Çok genç yaşta Türkiye’den ayrılmış 55 yıl Newyork’ta yaşamıştır.
    Türkiye’den çıktıktan sonra yaşamıı hakkında çeşitli rivayetler olan Ayden, kimilerine göre gençliğini casusluk, playboyluk, mezar kazıcılığı gibi işler yaparak geçirmiş, daha sonra yazarlığa başlamıştı. Yazar olarak kullandığı dil İngilizcedir. Kitapları Amerikalılar tarfından tutulmuştur. Gittikten sonra Türkiye’ye hiç gelmemiştir. Ayden’in kitaplarının hepsi Türkçeye çevrilmemiştir. Yazar olarak kimliğinin geç farkına varılmıştır.
    Eserleri:
    1.Ayrılık Acısı (Sadness at Leaving)
    2. İkinci Caddenin Çılgın Yeşili (Crazy green of second Avenue)
    3. Balinalar Limanı (the Harbor of Whales)
    4. Erce Ayden Efsanesi (The Legend of Erce Ayden)
    Erje Ayden’in Amerika’da tanınmış bir yazar olduğunu biliyor, ama kitaplarına ulaşamamış ve maalesef okuma fırsatını bulamamıştım. En kısa zamanda buna erişeceğimi sanıyorum.
    Özetle küçük bir yerleşim yerinden böyle adamların çıkışı inanılır gibi değil, Yukarıda verilenler sadece küçük bir liste. Hadim ve çevre köylerden, Taşkent’ten çeşitli arkadaşlarla defalarca konuştum Taşkentliler daha farklı insanlar.
    Benim Taşkent’ten dostlarım sınıf arkadaşlarım var. Ama benim hiç kan bağım yok, mesela Hadim’den çok uzaktan da olsa aile bağım var.
    Kanaatimce Taşkentlilerin bu üstünlüğü acaba etnik kökende bir farklılıkları var diye düşünmeden edemiyorum !!!!!
    Yazıya yazar Erje Ayden’in internetten bir portresi eklenmiştir. Fotoğraf incelenirse 55 yıl Newyork’ta yaşamış gibi değil bir Anadolu köylüsü


    (Muğla Devrim 09.06.2017)

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 09-06-2017

    BOZKIR HOCAKÖY- HADİM –TAŞKENT
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Sayın Ünal Türkeş’in Devrim Gazetesinde 22.05.2017 günü çıkan yazısında Muğla’da Demokrat Partinin Muğla’da ki kurucularından, 1950 yılında kurulan Adnan Menderes hükümetinde Gümrük ve Tekel Bakanı, 2. Menderes hükümetinde Çalışma Bakanı olan NURİ ÖZSAN’ın atalarının Konya Bozkır Hocaköy’den olduğu yazılmaktadır. Nuri Özsan’ın atası Sadettin Efendi Muğla ve Girit adasında müftülük yapmıştır.
    Bu yazımda belki bir ipucu edebiliriz düşüncesi bu yörelerde kısa bir gezi yapacağız.
    Bozkır Hocaköy bugünkü yeni ismiyle ÜÇPINAR Bozkır ilçesine 10 km uzaklıktadır.
    Eski Üçpınar Belde Belediye Başkanı Ziya Kuz ile telefon vasıtasıyla tanışmıştık. Tanışmamız şöyle oldu. Ziya Kuz benim Web siteme girmiş Zeynel Abidin hakkındaki bilgilere ulaşmış ve bana teşekkür için telefon açmıştı. (Tel No: 0532 342 6768)
    Bu defa ben onu aradım. Hocalar köyünden Muğla’ya gelenler var mı? diye sordum. Muğla’da Demokrat Parti kurucularından Nuri Özsan’ın atalarının Hocaköy’den olduğunu ifade ettim. Bu konuda bir bilgim yok dedi ve telefonla bana yepyeni bilgiler verdi. Devrim Gazetesinin 26 ve 27 Mayıs 2017 tarihli sayılarında yazdığım Zeynel Abidin ve Ziya Efendi’nin babaları Muhammed Bahaddin Efendi’nin (ölümü 1906) uzun süre Hocaköy’de görev yaptıklarını ve yaklaşık 1860’lı yıllarda buradan Konya’ya göç ettiklerini söyledi. O tarihlerde Hocaköy’de 7 adet medrese olduğunu ifade etti.
    Bu arada 1970’li yıllarda benim de görev yaptığım Konya Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Başkanı İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi 1956 mezunu aynı köyden MUSTAFA ÖZ’ü (1931) aradım. Bu bilinenler dışında yeni bir şey hatırlamadığını söyledi. Bu Akademiden mezun Muğlalı öğrenciler ve Muğla’da görev yapan öğrencilerimiz olduğunu biliyorum.
    Buradan ilçe merkezi Bozkır’a geçersek, Bozkır Çarşamba Çayı üzerinde kurulmuş bir yerleşme yeri olup 1840 tarihinde ilçe olmuştur. Eski ismi Sırıstat olarak bilinir. Nereden geldiği konusunda net bilgiler yoktur. Bozkır içinde Roma döneminden kalma üç gözlü çok güzel tarihi bir taş köprü vardır. Yörenin en büyük antik kenti Konya-Bozkır yolu üzerinde Zengibar kalesi üzerinde bulunan antik ISAURA kentidir.
    M.S 4 yüzyılda Roma döneminde bu kent ve çevresinde Roma yönetimine büyük isyanlar olmuş, kanla bastırılmıştır.
    Isauralılar Bozkır, Hadim ve Ermenek yakınlarında yaşayan yörenin bilinen en eski halklarıdır. Ben buralarda yaptığım araştırma gezilerimde özellikle Ermenek civarında Türk ve Müslüman olan Isauralılar’ın yaşadığı izlenimine varmış bulunuyorum.
    Buradan Hadim’e geçersek, Hadim’de bir antik yerleşim olmadığı ve zamanın bilginlerinden MEHMET SAİD HADİMİ (1701-1762) burada yerleştiği ve mezarının bir ziyaret yeri olduğu görülür. Bu ulu zatın ismi ilçeye verilmiştir. Hadim yakınlarında Astra antik kenti yer almaktadır.
    Yazım kâfi derecede uzadığından bir sonraki yazım TAŞKENT olacaktır.


    Mustafa Öz sağda
    (Muğla Devrim 09.07.2017 yayınlandı

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 3024 05-06-2017

    KONYA’DA MÜDAFAYI HUKUK CEMİYETİ BAŞKANI ALİ KEMALİ (1853-1920)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Daha önceki yazılarımda Cumhuriyet öncesi Konya’da çok etkili olmuş ve maalesef Mustafa Kemal yanında yer almamış Zeynel Abidin ve eğitimci kardeşi Ziya Efendi konusunda kısa bilgiler sunulmuştur.
    Bu yazımda ise Konya’da Müdafayı Hukuk Cemiyeti Konya Başkanı olarak Mustafa Kemal yanında yer alan Sivaslı Ali Kemali Efendinin (1853-1920) hayatı Muğla aydınlarının önüne konulacaktır.
    Bugünün aksine o yıllarda Konya Muğla’nın çok çok önündedir. Pek çok Muğlalı Konya Kızılören ve Bozkır Hocaköy (Üçpınar) dan buraya göç etmiştir. Ayrıca Nail Çakırhan başta olmak üzere o zamanın pek çok genci Konya Lisesi’nde eğitim almıştır. Web sitemde derlediğim hayat hikâyesi şöyledir
    SİVASLI ALİ KEMALİ (1853- 04 Ekim 1920)
    Ali Kemali Efendi Sivas Gemerek’te dünyaya gelmiştir. Üç yaşında babasını kaybetmiş, diyar diyar gezmiştir. Kayseri, Antep, Halep Şam üzerinden Mısır’a gitmiş, dönüşte Kıbrıs Magosa’da bir Rum metropolitin yanında kalmış, oradan 33 yaşında Konya’ya gelip yerleşmiştir. Konya’da Tavaslı Osman Efendi’den ders görmüş, Müderris olmuş Konya’da Fevziye Medresesi’nde (İsmet Paşa Okulu) ders vermiştir.
    1907 yılında siyasete atılmış, İttihat Terakki Partisi’nin Konya il Başkanlığını yürütmüş, 1912 yılında Konya mebusu olmuştur. İstiklal mücadelesi başlayınca “Müdafayı Hukuk Cemiyeti Konya il Başkanlığını üstlenmiştir.
    Delibaş isyanında ilerici kişiliği ve Atatürk’e yakınlığından dolayı şehit edilmiştir. Mezarı Üçler Mezarlığı’ndadır. Konya’nın önde gelen avukatlarından Mehmet Ali APALI, kızının oğludur.
    TORUNU AVUKAT MEHMET ALİ APALI (1909-1992)
    Mehmet Ali Apalı Konya Lisesi mezunudur. Muhtemelen Nail Çakırhan ile sınıf veya okul arkadaşıdır.
    Apalı daha sonra hukuk eğitimi görmüş, uzun yıllar Konya’da avukatlık yapmıştır. Apalı ile çeşitli dernek toplantılarında bir arada olmuşumdur. 1981 yılında o zaman Konya Mühendislik Mimarlık Akademisi öğretim görevlisi idim. Akademi Atatürk’ün doğumunun 100. yılı dolayısıyla bana önemli bir görev verdi “ATATÜRK’ÜN KONYA’YA GELİŞLERİ”ni incelemek ve bir konferansta sunmak. Bu benim için ilk ciddi araştırma idi ve ilk konferansımı Konya Halk Kütüphanesi’nde verdim. Burada Atatürk’ü tanıyan ve bana destek ve bilgi veren ve konferansımda en önde oturan kişi Sayın Apalı idi.
    Kanımca Apalı derinlemesine Konya tarihini inceleyen bir kişi değil, ancak çok iyi bir hafızası vardı, yaşadığı dönemi bir video makinesi gibi idi hafızasına almıştı. Bugün Atatürk Müzesi olan Cumhuriyet öncesi Konya tüccarlarından Maruni Yusuf Şar’ın konağının bulunduğu Atatürk caddesinde oturuyordu. Atatürk’ün Konya gelişini hazırlık anından anlar, fazla pişen yemekler komşulara dağıtılırdı. Genç Apalı bu yemeklerden yiyen bir kişi idi. Akın akın evine gelen resmi ve özel kişileri en yakından görenlerdendi.
    Her görüştüğümüzde ona yeni bir şeyler sorar ve yeni bir şey öğrenirdik. Soran olmasa dahi olayları tekrar tekrar anlatırdı.
    Aşağıdaki iki gerçek onun hediyesidir. İlk dedesinin resmi 1920 den önce fotoğrafhanede çekilmiştir. İkinci resim ise ilk aydın Konya kadınlarından Sivaslı Ali Kemali Efendinin kızı ve Apalı’nın annesidir. Henüz Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmemiş, önce Belediye meclislerine katılma hakkı verilmiş Konya’nın aydı bir yüzü olan bu Hanım 1933 yılında Belediye Meclis üyesi olmuştur.

Toplam 139 yorum bulundu. 1-10 arası listeniyor.