Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 3042 12-07-2017

    UYGARLIKLAR BAŞİĞİ ANADOLU 6
    FELSEFE GRUBUMA OIONANDA VE EPİKÜRCÜ DİYOJEN’İ TANITTIM
    22.06.2017 Perşembe günü saat 17.00-19.00 arası (Akyaka Kültür ve Sanat Derneği’nde (AKSD) Oionanda ve Epikürcü Filozof Diyojen hakkında Felsefe grubu arkadaşlarıma bir tanıtma gerçekleştirdim. Daha önce Devrim Gazetelerinde yazdığım yazıları okudum ve Epikürcülük ve Diyojen hakkında öğrendiklerimi sundum.
    Özellikle Oionanda taş borulu basınçlı suyolunda Devrim gazetesine yazdığım yazıya dayanarak ve Oionanda planı ile fotoğrafları gösterdim. Diyojen’in taşlara kazıdığı parçalardan bahsettim ve resimler gösterdim. Martin Simith’in Big Puzzle isimli 32 dakikalık videosunu gösterdim. Bunlar internete girerek ulaşılabilir.
    Katılan arkadaşların ilgisini çektiğini sanıyorum.
    Burada yaşayan ve ismini belirleyemediğim kişiden aldığım mailde ilginç bilgilere rastladım.
    Muğla ilinde SEYDİ KEMER ilçe olduktan sonra İncealiler (INCALLAR) bu ilçe sınırları içine alındı.
    Denizli-Fethiye yolunda kuzeyden gelirken Karabel gecidine varmadan solda bulunan incealiler koyunden ulasilir. İncealiler mahallesine varınca Kahveden bir rehber alınmalıdır.

    İncealiler’e yaklaşık 8-9 km mesafede olan ÇUKUR ÇEYLEN’deki evimizde kötü ruh kovucusu bir koçbaşı taşı var. Büyük olasılıkla Oionanda antik kentinden geldiğini sanıyorum. Bu taşlar köyümüzdeki evlerin duvarlarında ve merdiven diplerinde var. Bu taşlardan pek çok evlerin duvarlarında ve merdiven görülmektedir.
    Köyümüzde lahit (sarcophaus) lerde yer almakta, köyümüzde bunlara Beşiktaş !!!!! ismi verilmektedir.
    Bizim evdeki KOÇBAŞI bizm evdeki antene yuvalık yapıyor.
    Oionanda antik kentinden kalan en eski eser M.Ö. 200 yıllarına tarihlenen Sur (city Wall). Duvarlar son derece güzel taş işçiliği ile yapılmıştır. Bir de kulesi yer almaktadır.
    Roma döneminde kentin yukarı AGORA’yı (Çarşı) tepeden görecek şekilde İmparatot AUGUSTOS (İlk Roma İmparatoru M.Ö 27- M.S 14) döneminde bir bir tapınak inşa edilmiştir. Bu tapınak içinde imparatora ait bir yazıt ele geçirilmiştir. M.S 70 yıllarından itibaren Flavius döneminde yukarı agoraya çıkan yolun güneyinde Jimnazyum ve hamam inşa edilmiştir. Burada Rhodiapolis’li (Antalya’da bir antik kent) OPRAMOS para yardımında bulunmuştur.
    Bu tapınak yapısına 3 yy başlarında sütunlu bir avlu eklenmiş ve yapı imparatorlar Septimus Severus ve Caracalla adanmıştır. Kentin güneyinde ki basınçlı taş borulu su getirme yolunun bu dönemde yapıldığı kabul edilebilir. Bu konu Devrim gazetesinde ayrıca incelenmiştir.
    Kent, tepe yamaçlarina insa edilen mezarlarla çevrilidir tarihlenen mezarlarin hemen hemen tümü roma dönemine aittir. bunlarin en büyügü M.S. 2. yy.'in ii. yarisinda Licinnia Flavilla tarafindan yaptirilan Hereon’dur. Bu anit mezarda Licinia Flavilla'nın ailesinin soyagacini veren bir yazit yer almaktadir. Bu yazitta Roma döneminin Likya seçkinlerini tanımamiz mümkün olmaktadir.
    Yazı Devrim Gazetesinde yayınlanmıştır.


  2. MEHMET BİLDİRİCİ 3040 12-07-2017

    UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU-5
    LİKYA’DA OIOANDA ANTİK KENTİ BASINÇLI SUYOLU
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Daha önce Oionanda antik kenti hakkında yazılarım çıkmıştı. Bu defa aynı kentin çok ilginç suyolu hakkında bilgiler sunulacaktır.
    Ben antik Anadolu’da kentleri suyollarının araştırmacısı olarak Oinoanda ismine çok önce rastlamıştım. Ama kenti görmek hala nasip olmadı.
    Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü tarafından A. Hall başkanlığında Oinoanda suyolları için kapsamlı bir araştırma yapılmıştır. Araştırma E.C. Stenton & C.C. Coulton tarafından yapılmış ve 1986 yılında “ANATOLIAN STUDIES” de yayınlanmıştır. Anadolu Araştırmaları olarak Türkçeleştirdiğimiz bu yayın Anadolu antik kentlerine ve yapılarına ait çok değerli bilgiler sunmaktadır. Zamanım ve imkânım olduğu müddetçe bu kitapları kaynak olarak kullanmaya ve incelemeye çalışmışımdır.
    Bu dergiden fotokopi ile Oinoanda su suyolu kısmını edinerek Web siteme koydum. Ulaşmak çok kolay
    www.mehmetbildirici.com English 20.2.107
    Yayın İngilizce olup Oinoanda suyoluna ait hidrolik bilgiler sunulmakta ve Anadolu’nun diğer kentleri antik suyolları ile özellikleri karşılaştırılmaktadır.
    Ben buradan kısa bir özet sunacağım.
    Antik çağda Sümer ve Hititlerden bu yana su iletimimde (isale) pişmiş toprak borular (künk, pöhrek ) kullanılmıştır. Bunun içinden sular yer çekimi ile iletilmekte (cazibe) bu yüzden boruların kalınlıkları ince (1-2 cm) olmaktadır.
    Oinoanda’da önceleri sarnıçlar ve su kuyuları kullanılmış, Roma döneminde nüfusun artması üzerine kentin güneyinden yaklaşık 4 km uzağında bulunan Gökpınar’dan künk ve taş borularla su getirilmiş, hamam ve binalara verilmiştir.
    Kentte girişte bir vadi basınçlı olarak taş borularla aşılmıştır. Taş bloklar içleri oyularak birbirine geçirilmiş basınç altında çalışan U borusu haline getirilmiştir. Buna teknik dilde inverted sifon (ters çevrilmiş sifon) adı verilmektedir. Taş borunun çapı 17,5 cm dir.
    Aşağı planda görüleceği gibi güneyde Gökpınar Pınarından su alınmış (Spring) buradan yaklaşık 5 km bir yolla kente su getirilmiş AQUATİK olarak gösterilen yerde bir vadi taş borularla geçilmiştir. Planda suyolu pipeline olarak gösterilmiş. Hat üzerinde pek çok nokta su içinde ki sürüntü maddelerinin çökelmesi için süzme yapıları konmuştur. (ST- silt trap)
    Kentin en yüksek yeri Akropolde büyük bir sarnıç oluşu dikkat çekicidir.

    ANADOLU BASINLI TAŞ BORULAR
    Roma döneminde İmparatorluk sınırları için yaklaşık yerleri belirlenen 32 basınçlı suyolundan yarısı Anadolu’da yarısı da imparatorluğun diğer yerlerindedir. Anadolu’da olanlar ise Anadolu’nun her yerinde değil sadece İzmir-Aspendos arası Güney Batı Anadolu üçgenindedir
    Bu da antik çağda bu bölgede gelişmiş bir teknoloji olduğunu göstermektedir. Bu da su tarihçileri ve su mühendisleri tarafından ciddi olarak incelenmelidir.
    Bu kentler aşağıda görülmektedir. Laodiya (Denizli), Patara’da ve Aspendos’da olan sistemlerin kalıntıları görülmeye değerdir

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 3039 09-07-2017

    MEHMET BİLDİRİCİ 3039
    UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU-4
    MUĞLA İL SINIRLARI İÇİNDE OIONANDA’LI EPİKURCU FİLOZOF DIOJEN
    EPICUREN PHILOSPHER DIOGENES OF OIONADA
    MEHMET BİLDİRİCİ
    BU YAZIMDA MUĞLA İL SINIRLARI İÇİNDE YAŞAMIŞ, ANCAK BİR KÜLTÜR KENTİ OLAN MUĞLA’DA KİMSENİN FARKINDA OLMADIĞI DİOJEN (DIOGENES) SÖZ KONUSU EDİLECELTİR.
    PLATON ARİSTOTELES GİBİ DÜNYACA ÜNLÜ PİLOZOFLAR TARİHİ KAYITLARA GEÇTİĞİ, UYGARLIĞIN GELİMESİNDE EKSEN OLDUĞU HALDE BU FİLOZOF TARİHİ KAYITLARA GEÇMEMİŞ ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR SONUCU YAŞADIĞI DÖNEMDEN YAKLAŞIK 1800 YIL SONRA ORTAYA ÇIKARILMIŞTIR.
    YÜZYILLAR SONRA YENİDEN DOĞMUŞTUR DENİLEBİLİR.

    Muğlalı bu Diyojen Fethiye ilçesine 88 km uzaklıkta Oionanda antik kentinde yaşamıştır. Bu ören yerinin doğu eteğinde “İNCE ALİLER” mahallesi yer almaktadır.
    Önce Oionanda hakkında bilgiler sunulacaktır.
    Oionanda Helenistik ve özellikle Roma döneminde çok çok gelişmiş bir LİKYA kentidir. Bilindiği gibi Muğla’nın içinde bulunduğu bölge KARIA bölgesidir. Akyaka’da kurulmuş IDYMA kenti, Karia’nın güney doğu sınırını oluşturmaktadır. Fethiye ilçesi ve daha batısı antik çağda LİKYA bölgesidir.
    İsminin bugüne gelmediği göz önüne alınırsa kentin erken tarihlerde terk edildiği anlaşılmaktadır. Kent planı incelendiğinde çeşitli tapınak kalıntıları olduğu halde kilise kalıntısı görülememektedir. Bu da kentin çok önceleri terk edildiğini göstermektedir.
    Kente ait ilk bilgiler M.Ö 2 yüzyıla kadar inmekte en parlak dönemini Roma döneminde yaşamıştır. Bu parlak döneminde 10.000 kişinin yaşadığı bilinmektedir. Yakınında ki Likya kentlerinden KBYRA- BALBURA-BUBON ve OIONANDA, kendileri aralarında dörtlü bir birlik (Tetrapolis) oluşturmuşlardır. M.Ö 84 yılında Romalı Komutan Lucius Moreno bu birliğe son vermiş bölge direkt Roma yönetimine girmiştir.
    Kent 1400 kotundadır. Etrafındaki ovadan 300 m yüksektedir.
    Kentin Akropolü (Erentepe) kentin kuzeyindedir. Kent Akropol’ün yamaçlarında güney batısındadır. Özellikle Roma döneminde, imparatorluğun seçkin ailelerinin bu kentte yaşadığı görülmektedir. Romalı Licinnia Flavia 2. yüzyılda anıtsal HEREON’u yaptırmıştır. Yamaçlarda bulunan tüm mezarlar Roma dönemine aittir. Oinanda’da bulunan yazıtların tümü Eski Yunancadır.
    Kentin Roma döneminde yaptırılmış taş boruların kullanıldığı çok önemli suyolu vardır. Bu önümüzdeki ayrı bir yazıda incelenecektir.
    Epikürcü Filozof Diyojen burada yaşamış felsefesinin esaslarını kentin duvarlara kazımıitır. Kısa süre sonra yazıtların bulunduğu duvar ortadan kalkmış, kent tamamen karanlığa gömülmüştür.
    Kent 1840 yıllarında İngilizler tarafından keşfedilmiştir. 1847 yılında planı çıkarılmıştır. 1884 yıllarından itibaren Fransız ve Avusturyalı araştırmacılar çeşitli yazılı taşlar bulunmuş, ancak bunun neler olduğu anlaşılamamıştır.
    1968 yılından itibaren İngiliz Bilim adamı Martin Smith tarafından ciddi yüzey araştırmaları yapılmıştır. Burada Epikürcü Filozof Diyojen’in felsefesi kent içinde bir yerde herkesin okuyacağı şekilde duvarlara kazınmıştır. Epikür felsefesine bağlı Epikürcü Filozof Diyojen dünyaya Martin Smith tarafında dünyaya tanıtılmıştır.
    Martin Smith 1988-1995 yılları arasında İngiltere “Department of Classic History” bölümünde çalışmış ve emekli olmuştur.
    Martin Smith Smith çok uzun yıllarını Lucretius (Roma’da yaşamış Latin şair filozof M.Ö 99-55) ve Oiondalı Filozof Diyojen için harcamıştır.
    Martin Smith’e Oionanda maalesef kazı izni verilmediğinden sadece yüzey araştırmaları ile yetinmek zorunda kalmıştır. Oinoanda ve Diyojen konusunda pek çok yayını vardır.
    Diyojen Oionada’da duvarlara kazdığı yazıtlar 250 fragman (parça) olarak 6.000 kelimedir. Bunun 25.000 kelime olduğu sanılmaktadır. Bu ise olayın boyutunu ortaya koymaktadır.
    Dünyada bir felsefenin esaslarının yazılı anıta dönüştüğü bu yerin yer Türkiye’de ve dünyada eşi yoktur.
    Yazılardan iki örnek buraya eklenmiştir. Daha fazla bilgi internette için
    -Diogenes of Oionanda- Inscription
    Bunun içinde Türkçe alt yazılı ve Türkçe video izlenebilir.
    Bundan sonra Filozof DİYOJEN (DIOGENES) ve OIONANDA’ya sahip çıkmak Muğla aydınlarına ve özellikle MUĞLA VALİLİĞİNE KALDIĞINA İNANYORUM.
    Devam edecektir. İleri bir tarihte Taşlara yazılı İngilizceye tercüme edilmiş bu metinler Türkçeye çevrilip sizlere sunulacaktır.
    Yazıda belirtilen resimler buraya konulamamıştır.

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 28-06-2017

    MUĞLA İL SINIRLARI İÇİNDE OIONANDA’LI EPİKURCU FİLOZOF DIOJEN
    EPICUREN PHILOSPHER DIOGENES OF OIONADA
    MEHMET BİLDİRİCİ
    BU YAZIMDA MUĞLA İL SINIRLARI İÇİNDE YAŞAMIŞ, ANCAK BİR KÜLTÜR KENTİ OLAN MUĞLA’DA KİMSENİN FARKINDA OLMADIĞI DİOJEN (DIOGENES) SÖZ KONUSU EDİLECELTİR.
    PLATON ARİSTOTELES GİBİ DÜNYACA ÜNLÜ PİLOZOFLAR TARİHİ KAYITLARA GEÇTİĞİ, UYGARLIĞIN GELİMESİNDE EKSEN OLDUĞU HALDE BU FİLOZOF TARİHİ KAYITLARA GEÇMEMİŞ ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR SONUCU YAŞADIĞI DÖNEMDEN YAKLAŞIK 1800 YIL SONRA ORTAYA ÇIKARILMIŞTIR.
    YÜZYILLAR SONRA YENİDEN DOĞMUŞTUR DENİLEBİLİR.

    Muğlalı bu Diyojen Fethiye ilçesine 88 km uzaklıkta Oionanda antik kentinde yaşamıştır. Bu ören yerinin doğu eteğinde “İNCE ALİLER” mahallesi yer almaktadır.
    Önce Oionanda hakkında bilgiler sunulacaktır.
    Oionanda Helenistik ve özellikle Roma döneminde çok çok gelişmiş bir LİKYA kentidir. Bilindiği gibi Muğla’nın içinde bulunduğu bölge KARIA bölgesidir. Akyaka’da kurulmuş IDYMA kenti, Karia’nın güney doğu sınırını oluşturmaktadır. Fethiye ilçesi ve daha batısı antik çağda LİKYA bölgesidir.
    İsminin bugüne gelmediği göz önüne alınırsa kentin erken tarihlerde terk edildiği anlaşılmaktadır. Kent planı incelendiğinde çeşitli tapınak kalıntıları olduğu halde kilise kalıntısı görülememektedir. Bu da kentin çok önceleri terk edildiğini göstermektedir.
    Kente ait ilk bilgiler M.Ö 2 yüzyıla kadar inmekte en parlak dönemini Roma döneminde yaşamıştır. Bu parlak döneminde 10.000 kişinin yaşadığı bilinmektedir. Yakınında ki Likya kentlerinden KBYRA- BALBURA-BUBON ve OIONANDA, kendileri aralarında dörtlü bir birlik (Tetrapolis) oluşturmuşlardır. M.Ö 84 yılında Romalı Komutan Lucius Moreno bu birliğe son vermiş bölge direkt Roma yönetimine girmiştir.
    Kent 1400 kotundadır. Etrafındaki ovadan 300 m yüksektedir.
    Kentin Akropolü (Erentepe) kentin kuzeyindedir. Kent Akropol’ün yamaçlarında güney batısındadır. Özellikle Roma döneminde, imparatorluğun seçkin ailelerinin bu kentte yaşadığı görülmektedir. Romalı Licinnia Flavia 2. yüzyılda anıtsal HEREON’u yaptırmıştır. Yamaçlarda bulunan tüm mezarlar Roma dönemine aittir. Oinanda’da bulunan yazıtların tümü Eski Yunancadır.
    Kentin Roma döneminde yaptırılmış taş boruların kullanıldığı çok önemli suyolu vardır. Bu önümüzdeki ayrı bir yazıda incelenecektir.
    Epikürcü Filozof Diyojen burada yaşamış felsefesinin esaslarını kentin duvarlara kazımıitır. Kısa süre sonra yazıtların bulunduğu duvar ortadan kalkmış, kent tamamen karanlığa gömülmüştür.
    Kent 1840 yıllarında İngilizler tarafından keşfedilmiştir. 1847 yılında planı çıkarılmıştır. 1884 yıllarından itibaren Fransız ve Avusturyalı araştırmacılar çeşitli yazılı taşlar bulunmuş, ancak bunun neler olduğu anlaşılamamıştır.
    1968 yılından itibaren İngiliz Bilim adamı Martin Smith tarafından ciddi yüzey araştırmaları yapılmıştır. Burada Epikürcü Filozof Diyojen’in felsefesi kent içinde bir yerde herkesin okuyacağı şekilde duvarlara kazınmıştır. Epikür felsefesine bağlı Epikürcü Filozof Diyojen dünyaya Martin Smith tarafında dünyaya tanıtılmıştır.
    Martin Smith 1988-1995 yılları arasında İngiltere “Department of Classic History” bölümünde çalışmış ve emekli olmuştur.
    Martin Smith Smith çok uzun yıllarını Lucretius (Roma’da yaşamış Latin şair filozof M.Ö 99-55) ve Oiondalı Filozof Diyojen için harcamıştır.
    Martin Smith’e Oionanda maalesef kazı izni verilmediğinden sadece yüzey araştırmaları ile yetinmek zorunda kalmıştır. Oinoanda ve Diyojen konusunda pek çok yayını vardır.
    Diyojen Oionada’da duvarlara kazdığı yazıtlar 250 fragman (parça) olarak 6.000 kelimedir. Bunun 25.000 kelime olduğu sanılmaktadır. Bu ise olayın boyutunu ortaya koymaktadır.
    Dünyada bir felsefenin esaslarının yazılı anıta dönüştüğü bu yerin yer Türkiye’de ve dünyada eşi yoktur.
    Yazılardan iki örnek buraya eklenmiştir. Daha fazla bilgi internette için
    -Diogenes of Oionanda- Inscription
    Bunun içinde Türkçe alt yazılı ve Türkçe video izlenebilir.
    Bundan sonra Filozof DİYOJEN (DIOGENES) ve OIONANDA’ya sahip çıkmak Muğla aydınlarına ve özellikle MUĞLA VALİLİĞİNE KALDIĞINA İNANYORUM.
    Devam edecektir. İleri bir tarihte Taşlara yazılı İngilizceye tercüme edilmiş bu metinler Türkçeye çevrilip sizlere sunulacaktır
    (Muğla Devrim 21.06.2017 & 24.06.2017)

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 28-06-2017

    UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU-2
    MEHMET BİLDİRİCİ
    SİNOPLU DIYOJEN (M.Ö 404-323)
    DIOGENES OF SINOPE
    Karadeniz’de bulunan Sinop kenti antik Sinope isimli kent üzerindedir. Diyojen bu kentte dünyaya gelmiştir. Babası bu kentte önemli bir kişidir. Ancak yaptığı bir yanlış hareketten dolayı Atina’ya sürgün edilir, o da babası ile Atina’ya gider. Bir daha kentine geri dönmez. Atina’da Kinik felsefe okulu kurucusu ANTHISTENES’in (Atina M.Ö 445-Atina M.Ö 365) öğrencisi olur. Diyojen’i Anthistenes önce kabul etmez kovulur, ama ısrar eder, onun öğrencisi olmayı başarır. Anthistenes’in yazdığı pek çok eseri olduğu halde bu güne gelen yoktur. Hepsi kaybolur.
    Anthistenes Sokrates’in öğrencisi olur, onun ölümünden sonra okulunu açar. Kinik (kelime olarak köpeksi anlamında) felsefede esas ERDEM’dir (Grekçe areta, İngilizce virtue). Bunun için mala mülke gerek yoktur. Diyojen Atina’da elinde bir kandil Erdemli adam aramak sokak sokak dolaşır.
    Daha sonra yolu Korinth (Yunanistan) düşer. Orada bir bira fıçısı içinde yaşar. Büyük İskender Asya seferine çıkmadan (M.Ö 334 den önce) Korinth’e gelir. Fıçı içinde yaşayan Diyojen’i ziyaret eder. İskender dile ben ne dilersin der Diyojen’den aldığı cevap “GÖLGE ETME BAŞKA İHSAN İSTEMEM olur”. Bu varlığa meydan okuyan bu söz üzerine İskender “İSKENDER OLMASAYDIM DİYOJEN OLMAK İSTERDİM der.
    Diyojen fıçı içinde yaşamını sürdürerek M.Ö 323 yılında ölür. Tesadüfe bakın aynı yıl Büyük İskender Babil’de ölür. Büyük İskender Korinth’de Diyojen ile görüştüğünde yaklaşık yaklaşık 22 yaşındadır. Öldüğünde ise bilinen tüm Asya’yı fetih eden dünyanın en önde gelen devlet adamlarının başında gelmekte ve sadece 33 yaşındadır.
    Diyojen’in hayatı hakkında daha fazla detaya girmeyeceğim. İnternette çok fazlası var. Diyojen Sinop’tan çıkan bir kandildir, ancak kentine değil dünyaya ışık saçmıştır.
    Diyojen’den alınacak dersler vardır. Son zamanlarda çalıntı paraları saymak için evinde para kasaları bulunduran bakan sıpaları !!! ve benzerleri keşke biraz da Diyojen’i okumaya vakit ayırsalardı.
    Bu yazı serisine Diyogen ile başlamamın sebebi bir başka Diyogen’i, Muğla il sınırları içinde yaşamış olan Oionda’lı filozof Diyojen için bir giriş yapmak içindir.
    Önümüzdeki yazım Oinonda’lı Epikürcü Diyojen olacaktır

    Diyojen Atina sokaklarında elinde fener erdemli adam arıyor.
    (Muğla Devrim 17.06.2017 yayınlandı.)

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 3035 20-06-2017

    UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU -1
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Tarihte Anadolu pek çok uygarlıkların serpilip büyüdüğü bir beşik olmuştur. Bunlar aynı zamanda büyük çapta batı uygarlığına temel olmuştur.
    Pek çok değer verdiğim aydın dostlarım “beni gördükçe” yazılarını okuyorum demişler ve beni cesaretlendirmişlerdir. Bende çıtamı biraz daha yükselterek böyle onurlu ve ağır konulara yönelmeye karar verdim, biraz boyumun aşsa da. Pek çok kaynak var, internet ortamı, İngilizcem çok mükemmel olmasa da bana yetecek diye düşünüyorum.
    1994 yılında DSİ Genel Müdürlüğünde yapılan bir konferansta Sayın 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel şöyle demiştir. “BİZDEN ÖNCEKİ ANADOLU HALKLARI HER KİMSE, ÇOK BÜYÜK MÜHENDİSLİK ESERLERİ ORTAYA KOYMUŞTUR. BUNLARDAN ALACAĞIMIZ ÇOK BÜYÜK DERSLER VARDIR. BUNLAR TÜRKİYE’NİN BİR YERİNDE DEĞİL HER YERİNDEDİR demiştir.
    Devrim gazetesinin Baş Yazarı Ünal Türkeş de 12.Haziran 2017 tarihli “Özlenenler” isimli yazısında, bölgemizin kültürü sadece Menteşe ve Osmanlı uygarlığından değil daha önceki Karya uygarlığından oluşan bir sentezdir diye yazmıştır.
    Bu uygarlıkların başını Ege ve Akdeniz çekmektedir. Özellikle Ege’de şu dikkat çekicidir. Örnek olarak Sisam (Samos) adası ve Kuşadası’nı ele alırsak, bugün bu iki yerleşim yerinde farklı inanç, farlı dil konuşan iki ayrı halk yaşamaktadır. İnceleme yapacağımız, M.S 5 yüzyıla kadarki dönemde ise aynı halk, aynı dinden insanlar yaşamaktaydı. Bu durum göz önüne alınacaktır.
    Ayrıca bu bölgede doğan kişiler esas alınmıştır. İncelendiğinde görülecektir ki bunların çoğunluğu daha sonra Atina’ya gitmiştir. Bu yazımda bu kişiler kimdir? Neler yapmışlardır? Bunlara ait bir ön liste verilecek, yazılar devam ettikçe yeni kişiler Bu listeye eklenebilecektir. Yönetici olanlara, krallara yer verilmeyecektir. Bu kişilerin kullandığı dil eski Yunancadır. Farklı dili olanlar ayrıca belirtilecektir.
    Anadolu’nun orman, maden, tarım zenginliği yanında önemli bir potansiyeli de tarih zenginliğidir. İlk çağ tarihi zenginliği küresel, yurt dışından gelenler daha ziyade küresel zenginliğe ve Anadolu’nun eşsiz doğal güzelliklerine gelmektedir. Bu liste şöyledir.

    -HOMEROS (M.Ö. 9 yüzyıl) Symnra-İzmir Şair
    -HESİDOS ( M.Ö 700) Kyme-İzmir Masalcı
    -SAPPHO (630-577) Lesbos-Midilli Kadın Şair
    -THALES (620-546) Miletos-Milet Filozof-Matematikçi
    -ANAXIMANDER (610-546) Miletos- Milet Filozof
    -ANAXIMENES (585-528) Miletos-Milet Filozof
    -PYTHAGORAS (570-496) Samos-Sisam Filozof
    -BIAS (570 -?) Priene Filozof
    -EUPALINUS (M.Ö 530 önce) Samos-Sisam Mimar
    -HERACLETIOS (535-475) Ephesus Filozof
    -ANAXAGORAS (510-428) Klozemanii-İzmir Filozof
    -ARTEMISIA (M.Ö 480 önce) Karia Denizci kadın
    -HIPPODAMOS (498-408) Miletos-Milet Şehir Plancı
    -HEREDOTUS (484-425) Halicarnassus –Bodrum Tarihçi
    -ASPASIA (470-400) Miletos-Milet
    -HİPPOCRATES (450-370) Kos-İstanköy Doktor
    -BILITIS (450 -? ) Antalya Kadın Şair
    -DIOGENES (404-323) Sinope-Sinop Filozof
    -MOUSOLOS (397 ?- 353) Halikarnas-Bodrum
    -EUDOXUS (395-342) Knidos Matematikçi
    -ARTEMISIA ( 392?-353) Hlikarnas-Bodrum
    -ADA (387?- 326) Hlikarnas-Bodrum
    -EPICUROS (341-270) Samos-Sisam Filozof

    -ANTIOCHIUS (M.Ö. 69-31) Adıyaman Din kurucusu
    -STRABO (M.Ö. 65-M.S 23) Amasya Coğrafyacı

    -APOLLONIUS (M.S 15-100) Tyana-Niğde Filozof
    -AZİZ PAULUS (Ölüm M.S 66 Tarsus Dini önder
    - DIOGENES (2YÜZYIL) Oionanda Filozof
    -ISIDOROS (442-537) Miletos-Milet Mimar
    -ANTHEMIUS (474-534) Tralles-Aydın Mimar

    Bu ön bir çalışma ile hazırlanmış bir listedir. Olağanüstü bir uygarlığın yaşandığını göstermektedir. Böyle bir çalışmada kendime de başarı dilemek istiyorum.
    (Muğla Devrim 16.06.2017)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 3034 20-06-2017

    UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU -1
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Tarihte Anadolu pek çok uygarlıkların serpilip büyüdüğü bir beşik olmuştur. Bunlar aynı zamanda büyük çapta batı uygarlığına temel olmuştur.
    Pek çok değer verdiğim aydın dostlarım “beni gördükçe” yazılarını okuyorum demişler ve beni cesaretlendirmişlerdir. Bende çıtamı biraz daha yükselterek böyle onurlu ve ağır konulara yönelmeye karar verdim, biraz boyumun aşsa da. Pek çok kaynak var, internet ortamı, İngilizcem çok mükemmel olmasa da bana yetecek diye düşünüyorum.
    1994 yılında DSİ Genel Müdürlüğünde yapılan bir konferansta Sayın 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel şöyle demiştir. “BİZDEN ÖNCEKİ ANADOLU HALKLARI HER KİMSE, ÇOK BÜYÜK MÜHENDİSLİK ESERLERİ ORTAYA KOYMUŞTUR. BUNLARDAN ALACAĞIMIZ ÇOK BÜYÜK DERSLER VARDIR. BUNLAR TÜRKİYE’NİN BİR YERİNDE DEĞİL HER YERİNDEDİR demiştir.
    Devrim gazetesinin Baş Yazarı Ünal Türkeş de 12.Haziran 2017 tarihli “Özlenenler” isimli yazısında, bölgemizin kültürü sadece Menteşe ve Osmanlı uygarlığından değil daha önceki Karya uygarlığından oluşan bir sentezdir diye yazmıştır.
    Bu uygarlıkların başını Ege ve Akdeniz çekmektedir. Özellikle Ege’de şu dikkat çekicidir. Örnek olarak Sisam (Samos) adası ve Kuşadası’nı ele alırsak, bugün bu iki yerleşim yerinde farklı inanç, farlı dil konuşan iki ayrı halk yaşamaktadır. İnceleme yapacağımız, M.S 5 yüzyıla kadarki dönemde ise aynı halk, aynı dinden insanlar yaşamaktaydı. Bu durum göz önüne alınacaktır.
    Ayrıca bu bölgede doğan kişiler esas alınmıştır. İncelendiğinde görülecektir ki bunların çoğunluğu daha sonra Atina’ya gitmiştir. Bu yazımda bu kişiler kimdir? Neler yapmışlardır? Bunlara ait bir ön liste verilecek, yazılar devam ettikçe yeni kişiler Bu listeye eklenebilecektir. Yönetici olanlara, krallara yer verilmeyecektir. Bu kişilerin kullandığı dil eski Yunancadır. Farklı dili olanlar ayrıca belirtilecektir.
    Anadolu’nun orman, maden, tarım zenginliği yanında önemli bir potansiyeli de tarih zenginliğidir. İlk çağ tarihi zenginliği küresel, yurt dışından gelenler daha ziyade küresel zenginliğe ve Anadolu’nun eşsiz doğal güzelliklerine gelmektedir. Bu liste şöyledir.

    -HOMEROS (M.Ö. 9 yüzyıl) Symnra-İzmir Şair
    -HESİDOS ( M.Ö 700) Kyme-İzmir Masalcı
    -SAPPHO (630-577) Lesbos-Midilli Kadın Şair
    -THALES (620-546) Miletos-Milet Filozof-Matematikçi
    -ANAXIMANDER (610-546) Miletos- Milet Filozof
    -ANAXIMENES (585-528) Miletos-Milet Filozof
    -PYTHAGORAS (570-496) Samos-Sisam Filozof
    -BIAS (570 -?) Priene Filozof
    -EUPALINUS (M.Ö 530 önce) Samos-Sisam Mimar
    -HERACLETIOS (535-475) Ephesus Filozof
    -ANAXAGORAS (510-428) Klozemanii-İzmir Filozof
    -ARTEMISIA (M.Ö 480 önce) Karia Denizci kadın
    -HIPPODAMOS (498-408) Miletos-Milet Şehir Plancı
    -HEREDOTUS (484-425) Halicarnassus –Bodrum Tarihçi
    -ASPASIA (470-400) Miletos-Milet
    -HİPPOCRATES (450-370) Kos-İstanköy Doktor
    -BILITIS (450 -? ) Antalya Kadın Şair
    -DIOGENES (404-323) Sinope-Sinop Filozof
    -MOUSOLOS (397 ?- 353) Halikarnas-Bodrum
    -EUDOXUS (395-342) Knidos Matematikçi
    -ARTEMISIA ( 392?-353) Hlikarnas-Bodrum
    -ADA (387?- 326) Hlikarnas-Bodrum
    -EPICUROS (341-270) Samos-Sisam Filozof

    -ANTIOCHIUS (M.Ö. 69-31) Adıyaman Din kurucusu
    -STRABO (M.Ö. 65-M.S 23) Amasya Coğrafyacı

    -APOLLONIUS (M.S 15-100) Tyana-Niğde Filozof
    -AZİZ PAULUS (Ölüm M.S 66 Tarsus Dini önder
    - DIOGENES (2YÜZYIL) Oionanda Filozof
    -ISIDOROS (442-537) Miletos-Milet Mimar
    -ANTHEMIUS (474-534) Tralles-Aydın Mimar

    Bu ön bir çalışma ile hazırlanmış bir listedir. Olağanüstü bir uygarlığın yaşandığını göstermektedir. Böyle bir çalışmada kendime de başarı dilemek istiyorum.
    (Muğla Devrim 16.06.2017)

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 20-06-2017

    WEB SİTEM
    15.06.2017 tarihi itibariyle WEB sitemi ziyaret edenlerin sayısı 160.000 aştı. Bir kent nufusu
    İyi yolda olduğumu düşünüyorum, gururluyum.

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 13-06-2017

    KONYA’IN KURULUŞ EFSANESİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Antik çağda Anadolu’da kurulan kentlerin kuruluş efsaneleri vardır. Bu kentlerden biri de ICONIUM (Konya) dur. Tabii ki efsaneler gerçekleri tam yansıtmamakta, ama özellikle kültürel anlamda kentin tarihine büyük zenginlikler katmakta ve coğrafyaya isimler vermektedir..
    Konya’nın bulunduğu yerde küçük bir yerleşim vardır. Dağlarda yaşayan saçları yılan bir meduza (canavar) kente inmekte özellikle genç kızları kaçırmaktadır. Kent halkının tanrılara yalvarması sonucu tanrılar tarafından tanrısal PERSEUS görevlendirilir, Perseus Meduza’nın peşine düşer onu yakalar ve öldürür yılanlarla örülü başı elinde kente girer, halk onu sevinçle bağrına basar ve tanrılara teşekkür için onun heykelini (ikon) diker ve kent heykel kent anlamına ICONIUM olarak adlandırılır.
    Gerçek ise şöyledir. Bana göre tarihi olayların tarih ekranına düşüşü çok önemlidir. Konya’nın ismi ilk defa M.Ö 401 yılında tarih ekranına düşmüştür. Olay şöyledir.
    Anadolu Persler (İran) tarafından yönetilmektedir. Pers ve satrap Prens Kyros (Cyros) İran’da bulunan ağabeyi Artakserkes’e karşı Anadolu’dan on bin paralı asker toplayarak isyan eder, ordusu ile M.Ö 401 yılında İran’a doğru hareket eder, ordu Ilgın ve Konya’dan geçer ancak İran’a varamadan prens yolda ölür. Bu sefer Ksenophon’un Anabasis adlı eserinde anlatılır. Ilgında kurulu bulunan kent Iconium’dan çok büyüktür, Iconium ise hiçbir özelliği olmayan basit bir yerleşimdir. Şunu belirtmek istiyorum Iconium (Konya) bu tarihte tarih ekranına düşmüştür. İlk kuruluşu ne zamandır bilinememektedir.
    Kent Roma yönetimine girince, M.S 1 yüzyılda İmparator Cladius (41-54) döneminden başlayarak İmparator Hadrianus (ölümü 137) dönemine kadar, resmi yapıları ve kent surları ile kurulmuş, bu tarihten sonra da bölgenin merkezi konumunu korumuştur. Iconium ismi zaman içinde Konium son olarak KONYA’ya dönüşmüştür.
    Yazı içine Konya kuruluş efsanesini canlandıran Vatican Müzesi’nden bir heykel ile Roma döneminde Konya’da basılmış bir tanrıça resmi eklenmiştir. Bugün bu kıyafetle bir baloya gitse bütün gözler onun üstüne olur inancındayım.
    Bu yazım ile 22.05 2017 den bu yana yayınlanan 8 dizilik Konya yazıları son bulmaktadır.
    (Muğla Devrim 13.06.2017)

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 13-06-2017

    İSTANBUL’DAN SONRA, KONYA’DA DA FOTOĞRAFHANE AÇILDI.
    MEHMET BİLDİRİCİ
    19 yüzyıl sonunda yaygın olarak fotoğraf hayatımıza girmiştir. Avrupa’da ilk bulunan fotoğraf kısa süre sonra İstanbul’a gelmiş, pek çok fotoğrafhane boy göstermiştir. İlk fotoğrafçılar çoğunlukla İstanbullu Ermenilerdir. İstanbul’dan hemen sonra Fotoğrafhane açılan illerin başında Konya gelmektedir. Konya’da ilk fotoğrafhane 1895 yılında Ermeni asıllı Garabet Kirkor Solakyan tarafından kurulmuştur.. Solakyan’ın hayatı hakkında net bilgiler bulunmamaktadır. Fotoğrafçılığı İstanbul’da öğrendiği sanılmaktadır. Fotoğrafhanesi yaklaşık 20 yıl Konya’da devam etmiş, 1915 yılından sonra Konya’da kaldığı sanılmaktadır. Yanına çırak olarak aldığı HASAN BEHCET fotoğrafhaneyi ve filmleri devir almış, Konya’nın ilk Türk fotoğrafçısı olmuştur.
    Konya’da basılan kartlar aile resimleri hep onun fotoğrafçı dükkânında çekilmiştir. Konya’da yapılan törenler onun tarafından resimlenmiştir. Arşivimde 1911 (1327) yılında Konya İdadisi (daha sonra lisesi) öğretmenlerinin çekilmiş eşsiz bir resim bulunmakta, resmin arkasında onun ismi vardır.
    Devir ettiği stüdyoda pek çok modern kıyafetli Hıristiyan hanımların fotoğrafları da bulunmaktadır.
    Bu resimler Konya’da kitap koleksiyoneri ve folklor araştırmacısı dostum ve ağabeyim Sefa Odabaşı tarafından ortaya çıkarılmıştır. Nail Çakırhan’ın Konya Lisesi öğrencisi olarak zamanın Kervan dergisinde yayınlanmış ve Çakırhan’ın kendisinde bulunmayan şiirleri onun tarafından ortaya çıkarılmıştır. Merhum Sefa abimin manevi huzurunda kendisine teşekkür ediyorum.
    Yazı ekinde Konya’da ilk fotoğrafçısı Garabed Solakyan ve 1910 yılında Konya’dan postaya verilmiş üzerinde eski Türkçe ve Ermenice ve Fransızca olan bir karta yer verilmiştir. Kartta souvenir de Konia, sağda Aladdin tepesinden Konya görülmektedir.
    (Muğla Devrim 10.06.2017 yayınlandı

Toplam 152 yorum bulundu. 11-20 arası listeniyor.