Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 05-08-2020

    SELEFKOS KRALLARI VE ONLAR TARAFINDAN ANADOLU’DA KURULAN KENTLER I
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Büyük İskender’in M.Ö 323 yılında Babil kentinde ölümü üzerine Makedonya’dan Mısır’a, İran ve Hindistan’a uzanan zamanın en büyük imparatorluğu generalleri arasında paylaşılmıştır, Anadolu’nun güneyini ve büyük bir coğrafyayı kaplayan başkenti ANTAKYA olan kısmı İskender’in komutanlarından Seleucos Nicator (M.Ö 358-281yetmiş yedi yaşında) tarafından SELEUCOS krallığı olarak kurulmuştur. Seleucos (Türkçe Selefkos) Makedonya doğumlu ve İskender’den iki yaş da büyüktür. İskender’in özellikle Hindistan seferinde başarıları ile öne çıkmıştır.
    Makedonya’daki babası Antiokhos annesinin adı Laodice’dir. Eşlerinin adı Pers kökenli APAMA bir diğeri daha sonra oğlu ile evlenen STARATONİCE’dir.
    Selefkos M.Ö 311-305 yılları arasında Satrap M.Ö 305 yılında Kral olmuştur
    Biz yazımızda siyasi çatışmaları ve savaşları bir tarafa bırakarak bu hanedan tarafından kurulan kentler incelenecektir.
    Kurulan kentler hanedanın erkek ve kadın üyeleri adına kurulmuştur. Krallar adına kurulanlar kentler ANTİOCHEİA VE SELEUCEIA kentleridir. Anne ve eşler adına kurulan kentler ise LAODİCEİA, APAMA VE STRATONİCEİA kentleridir.
    M.Ö 188 yılında Anadolu’nun Kral Barış anlaşması Anadolu’nun büyük çapta terk edildiği de göz önüne alınarak bu kralların ismi
    ANTIOKHUS: İlk Kral Selefkos’un Makedonya’daki babasının ismi
    Çok sevdiği ve birlikte krallık yaptığı oğlunun ismidir
    SELEUKOS ismi ise 1. Selefkos Nicator’un ismi aynı zamanda iki kralında ismidir
    APAMA ismi ilk Kral Selefkos Nikator’un Pers kökenli eşidir
    LAODİCE ismi Selefkos Nikator’un annesinin ismi
    II Antiokhüs (M.Ö 261-246) eşi
    II. Selefkos Kallinikos (M.Ö 246-225) eşi
    III Antiyokhus eşidir (M.Ö 222-187)
    STRATONİCE
    Önce I Selefkos Nikatorun ve daha sonra oğlu Antiochius eşidir.

    Anadolu kent kuruşlarında etkili ilk Selefkos Kralları şöyledir.
    • I. Seleukos Nikator (Satrap 311–305 MÖ, Krallık 305–281 MÖ)
    • I. Antiokus Soter (MÖ 291'den beri çift hükümdar, tek hükümdar 281–261 MÖ)
    • II. Antiokus Teos (261–246 MÖ)
    • II. Seleukos Kallinikus (246–225 MÖ)
    • III. Seleukos Keranus (veya Soter) (225–222 MÖ)
    • III. Büyük Antiohos (222–187 MÖ)
    Bunlar içinde devletin kurucusu Selefkos Nikator ve ııı. Antiokos önemli krallardır.
    Kral III. Antiokhos M.Ö 188 yılında yılında Roma ile bir barış Anlaşması yapılmış, Anadolu’daki topraklardan kısmen çekilmiş, bir kısmı Bergama Krallığı ve Rodos’a bırakılmıştır. Bu anlama Apama Kibotos olarak bilinen Afyon Dinar’da gerçekleşmiştir.
    Şimdi ANTIOCHEIA ismi ile kurulan yada sonradan bir ara bu ismi alan kentler
    ANTIOCHEIA KENTLERİ Anadolu coğrafyasında
    ANTIOCHEIA (ANTAKYA) En büyük kent ve Krallığın Başkenti
    ANTIOCHEIA MYGDONIA (Nisibis- NUSAYBİN)
    ANTIOCH PISIDA (Isparta Yalvaç yakını antik kent)
    ANTIOCHEIA CHRYSAORIANS (KARİA-AYDIN ALABANDA ARAPHİSAR)
    ANTIOCH ON MEANDER (PYTHOPOLIS) AYDIN KUYUCAK (Harabe)
    ANTIOCHIA SAMASOTA (Samsat-Adıyaman) Halen Atatürk Baraj Gölü altındadır.
    ANTIOCHEIA ON CALIRHOE, EDESA, ŞANLI URFA
    ANTIOCHEIA IN TROAD KEBRENE ÇANAKKALE
    ANTIOCHEIA IN ISAURA (LAMOTIS) ERDEMLİ MERSİN
    ANTIOCHEIA AD CRAGUM ANTALYA
    ANTIOCHEIA AD PYRANUM –ADANA KARATAŞ (Harabe)
    ANTIOCHEIA IN MESOPOTAMIA VİRANŞEHİR-ŞANLIURFA

    IRAN
    ANTIOCHEIA IN PERSİS NAHAVAND
    SURİYE
    ANTIOCHEIA IN PIERIA -ARWARD
    IRAK
    ANTIOCHEIA IN SUSIANA DİCLE KIYISINDA
    ANTIOCHEIA IN SITTACENE DİCLE KIYISINDA
    İSRAİL
    ANTIOCHEIA IN HIPPUM
    ANTIOCHEIA IN PTOLEMAIS ACRE-AKO
    ÜRDÜN
    ANTIOKHEIA SEMİRAMİS-GADARA- UMM QAIS
    TÜRKMENİSTAN- ÖZBEKİSTAN
    ANTIOCHEIA IN MARGIANA MERV
    ANTIOCHEIA IN SCYTHIA ÖZBEKİSTAN

    Selefkos Krallığının ne kadar Anadolu, da Karia’da krallığın diğer bölgelerinde ne kadar etkili olduğu anlaşılmaktadır. Bunlar içinde en etkiki ve halen büyük bir kent olan ANTAKYA (Hatay) gelmektedir. Diğer kentler bundan sonraki yazıdadır.

    Devamı var (Muğla Devrim 07.07.2020 yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 05-08-2020

    SEVGİLİ ARKADAŞLARIM. 05.07.2020
    Bu yazımda da telefonla görüştüğüm diğer arkadaşlardan söz edeceğim.
    MEHMET İNDAP
    Özellikle DSİ de edindiği bilgi ve izlenimlerinden çok yararlanıyorum. Sık sık görüşürüz. Bu defa DSİ 4 Bölge Müdürü Feyyaz Akalın’ın (1931-2020) ölümünden söz ettik. İndap halen Çeşme’de olan yazlığında. Bana 1980’li yıllarda çok çalışmadan dolayı yorgunluk gelmişti Mehmet İndap o zaman DSİ Genel Müdür Yardımcısı idi, o vesile oldu DSİ’ye girmemde. Hakikaten ilk dört- beş yıl yorgundum, dinlendim, kendime geldim. Ama daha sonraki yıllar 1991 yılında itibaren tarihi Su Yapılarına yöneldim. Bu konuda çok yararlı olduğuma inanıyorum. Bu konulardan ve anılardan söz ettik.
    SAYHAN BAYOĞLU
    Sık sık telefonla söyleşiriz. Son telefonda da DSİ Konya 4 Bölge Müdürü Feyyaz Akalın onun iyi arkadaşıydı. Feyyaz Akalın’ı (1931-2020) Antalya’da kaybetmişiz. Feyyaz Bey bana Tarihi Su Yapıları konusunda destek veren insandı. Onu andık, o olmasa ben bu konuda çalışmalarım olamazdı.
    METİN ÜLGÜRAY:
    Çok değerli arkadaşımız uzun zamandan beri rahatsız. Eşi Dilek Hanımı aradım. Metin 58 yaşında hastalığa yakalanmış ve işlerini sonlandırmış, son beş yıldan bu tarafa yatağa bağımlı imiş, kendisinin ağrıyan sızlayan durumu yokmuş, bir bakıcı ile Dilek Hanım her türlü özeni gösteriyor. Sınıf arkadaşımız olarak Metin’in sağlığına kavuşmasını diliyor, eşi Dilek Hanım’a ona gözü gibi baktığı için teşekkür ediyor, kolay gelsin diliyorum.
    SEZAİ YILMAZ
    İçimden geldi uzun zamandır sesini duymadığım arkadaşımız Sezai Yılmaz’ı arıyorum. Ankara’da yaşıyor. Kısa süre önce bir ameliyat geçirmiş, ama durumu iyiymiş, onun sesini duymak mutluluk verdi.
    MEHMET ÖZLÜ
    Sevgili arkadaşım Mehmet Özlü ile görüştüm. Ankara’da misafirperver ve nazik bir arkadaşımız, beni oteline davet etti, eskiden de kalmıştım. Konuşmak ve sesini duymaktan çok keyif aldım.
    MEHMET SERTESER
    Epeydir, görmediğim, sesini duymadığım arkadaşımı arıyorum. 2010 yılında Afyon’da bir Taşkın Koruma Semineri vardı. O zaman görüşememiştir. Antalya’da yazlıktaymış, işlerini oğluna devretmiş, ara sıra sorarsa konuşuyoruz diyor.
    Oğlu Afyon Ticaret Odası Başkanlığını yürütüyor. Mutlu oldum.
    YALÇIN URUNLU
    Yalçın Urunlu 6-7 yıldır rahatsız. Eşi Canan Hanım ile konuştum. Kışları Hayati Erhan ile komşu, şimdi Marmaris Selimiye köyünde kalıyorlar, sanıyorum burada pansiyonları vardı. Sevgili Arkadaşımız Yalçın’a sağlıklı günler dilerim, Eşi Canan Hanıma teşekkür ediyor, hastaya bakmak zordur olaylıklar diliyorum.
    GÜNGÖR ŞEN
    Son olarak Antalya Finike ilçesinde yaşadığını biliyordum… Telefonu susmuş umarım sağlığı yerindedir.
    ŞABAN OKAY
    En son Üsküdar’da yaşadığını biliyordum. Telefonu kapanmış
    FATİN SALTIK
    Ümraniye’de bir arsada yaşıyordu. Arsasını devretmiş karşılığı Beşiktaş’ta daire almıştı. Son yıllarca önce kardeşi ile konuşmuştum. Telefonu kapanmış
    MUSTAFA KEMALOYMAN
    Önceki sınıflardan bizimle 1962 Tatbiki Mekanik Kolunda mezun, teorik fiziğe ilgisi vardı. Bu konuda bildiriler sunardı. Matematik Hocası Okyay Kabakçıoğlu en sevdiği hocaydı. Telefonu kapanmış, kendisine ulaşamadım
    TURGUT ÖZMEN
    Darüşşafaka Yakacık Huzur Evinde kaldığını biliyordum. Ulaşmaya bilgi almaya çalıştım… Ulaşamadım…
    İHSAN ÇALIŞ
    İzmir Seferhisar oturuyor. Bağ bahçe işlerini yürütüyor. Her gün bahçedeyim diyor. Koronodan haberi yok. Ofisini buraya taşımış, mühendisliğe de devam.. TEOS antik kenti buraya yakın, buyur gel onu gezdireyim dedi, kendini huzurlu ve hayata bağlı buldum.
    HİKMET ÇALLI
    Telefonda ulaşamadım, Ömer Eraslan ile selam yolladım
    ATTILA ÇAYDAMLI
    Kışları Moda’da yazları Bayramoğlu’nda imiş, içimizde en çok statik ile uğraşan arkadaşlarımızdan biri, Ticaret yapmadım, statik biliyorum onunla uğraştım diyor. Şirketi FONKSİYON Mühendisliği çalışanlara devrettim, bir küçük hissem de var, ara sıra uğrarım diyor. Gelen maillere bakamıyorum diyor.
    TANER ARDA
    Harika mühendis, ressam, heykel yontucu, Parkingson’la didişiyor. Ulaşamadım.
    Sevgili Arkadaşlar Corona Ev Hapsinde bu kadar arkadaşla en azından telefonla görüştüm. İsteyen okur, sevmeyen siliverir.
    Son olarak da hala mühendislik yapan iki arkadaşımızı kutlamak istiyorum.
    Amerika’da küresel düzeyde mühendislik yapan METE MUTLUOĞLU
    Hala teorik çalışmalarını sürdüren mühendislik konularında araştırma yapan Trabzon’dan CELALETTİN ÇİFTÇİ…
    İyi ki bunların hepsi benim arkadaşlarım diyor gurur duyuyorum.
    Bir başka yazıda başka arkadaşlarımla karşınıza geleceğim.-MEHMET BİLDİRİCİ
    İtu62insaat sitesinde yayınlandı 05.07.2020

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 05-08-2020

    SEVGİLİ SINIF ARKADAŞLARIM İstanbul 03.07.2020
    Siteye yazdığım son yazı 21.05.2020 tarihinde sevgili arkadaşımız Hıncal Ant’ın ani kaybı dolayısıyla olmuştu. Cevdet Kaleli rahatsız hastanede idi. Yaprak dökümü devam ediyor, biz seksenliklerde yaprak dökümü daha fazla oluyor. Ama bu da hayatın bir gerçeği kabullenmemiz ve birbirimize daha yakın (en azından dijital ortamda) olmalıyız diye düşünüyoruz.
    Sevgili arkadaşımız CEVDET KALELİ’Yİ (1939-2020) kaybetmiş bulunuyoruz. Ben her zaman olduğu gibi arşivimdeki bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

    6692- CEVDET KALELİ (Magosa Kıbrıs 1939-2020)
    1939 yılında Kıbrıs Mağosa’da doğmuştur. İTÜ İnşaat Fakültesine yabancılar (Kıbrıs) için açılan kontenjandan 1957 yılında girmiş, 1963 yılında mezun olmuştur
    İstanbul DSİ XIV. Bölge Müdürlüğünde çalışmış ve emekli olmuştur. İstanbul Beşiktaş’ta yaşamını sürdürmekteydi.. Gözen Kaleli ile evli olan Cevdet’in iki oğlu vardır. Ergi (1970), Erdem (1977)
    Erdem ile yaptığım telefon görüşmesinde Kıbrıs’ın sıkıntılı günlerinde Erenköy köyü savunmasında MÜCAHİT olduğunu öğrendim gurur duydum.
    Cevdet Kaleli sınıf toplantılarına hep katılan az konuşan daha çok dinleyen beyefendi bir kişiydi.
    Cevdet Kaleli’yi 30.Haziran 2020 günü kaybettik ve ertesi gün Maltepe-İstanbul’da toprağa verildi. Maalesef cenazesine katılamadım
    Sevgili arkadaşımıza Tanrı’dan rahmet, acılı ailesine baş sağlığı dilerim.

    Bu vesileyle kendimden ve telefonla görüşüp haber aldığım diğer arkadaşlarımdan kısaca haber vermek isterim.
    BEN MEHMET BİLDİRİCİ: İstanbul’dayım, corona sebebiyle sevdiğim Akyaka’ya gidemedim. İstanbul’da kızım yakın oturuyor. Sağlık ve ilaç durumlarımla ilgileniyor. Fazla yürüyemiyor ve seyahat edemiyorum. Ama çok şükür arkadaşlarımla telefonda da olsa görüşebiliyorum….
    ATAMAN HAKSEVER: Geçen yazımda hasta olan değerli Bilim Adamına telefon ve maille ulaşamadım. Sağlığına kavuştuğuna inanıyorum.
    İRFAN SAĞLAM: geçen yazımda rahatsız olan İrfan’ın eşi ile konuştum. Hastaneden çıkmış henüz eve dönmemiş bir sağlık kuruluşunda kalıyor. Geçmiş olsun diyorum.
    METE MUTLUOĞLU: Amerika’da olmasına rağmen sık telefonla görüşürüz. İçimizde en enerjik küresel ortamda faaliyet gösteren dünya ölçüsünde bir mühendis, enerjisi ve hizmetlerinin devamını dilerim.
    Ben Muğla Devrim Gazetesinde yazılarıma devam ediyorum. Şu sıralar işlediğim konular, ilk çağda Anadolu’dan çıkan ve dünyaya ışık saçan kişiler. Son olarak Heraclea Pontika (Karadeniz Ereğlisi) yönetici ve kraliçesi olan adına Amasra kenti kurulan Amastris( M.Ö 340-285) hakkında idi. Yöre insanı olduğu için Mete’ye gönderdim.
    Verdiği ilginç cevabı sizlerle paylaşacağım

    Selamlar Mehmet,
    Bartın doğumlu, Bartınlı bir arkadaşın olarak gönderdiğin yazıyı ilgiyle okudum ve sana çok teşekkür ederim. Bu bölgelerin M.Ö. dayanan tarihini bir nebze biliyordum ama senin bu yazınla daha da ek bilgilere sahip oldum ve hafızam daha berrak tazelendi..
    İlkokul çağım, hep Bartın, Amasra’da geçmiştir. İlkokul öncesi çocukluğum da rahmetli Babamın TKİ (Türkiye Kömür İşletmeleri)’ ndeki görevi vesilesiyle Zonguldak ve Karadeniz Ereğli’sinde geçti. Kız kardeşim de Ereğli doğumludur. Seneler sonra 1965’lerde de Erdemir limanını STFA inşa etmiştir. Hem Bartın ve Amasra da, hem de Ereğli’de 2.nci, 3.ncü nesil hısım ve akrabalarım oralarda...
    Bu tür çalışmalarını ve yazılarını göndermeye devam edersen çok sevinirim. Bu vesile ile sana başta sağlık ve iyilik dileklerimi gönderirim.
    Sevgi ve selamlarımla, METE MUTLUOĞLU
    Not: üç gün önce Cevdet Kaleli sınıf arkadaşımızı 30.6.2020 de kaybettiğimizi öğrendim. Onun hakkında sende kayıt varsa, yayınlarsan iyi olur...
    Bu bilgileri benimle paylaştığı için arkadaşım Mete Mutluoğlu’na sonsuz teşekkürler
    Sevgili Arkadaşlar telefonla pek çok arkadaşımla görüşüyorum. Yazı uzadı onları başka bir yazıda sunacağım.
    Son olarak bugüne kadar 59 sınıf arkadaşımızı kaybettik. Tabi ki irtibat kuramadıklarımız arasında da kayıplar olmuştur. Bunlar hariç
    Hepsinin anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Liste ekli



    (itu62insaat sitesinde yayınlandı 03.07.2020)

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 05-08-2020

    KARADENİZ EREĞLİSİ’NDEN (HERACLEA PONTİKA) FİLOZOF ASTRONOM HERACLITUS PONTICUS ( M.Ö 390-310)
    Bir önceki yazımda Heraklea Pontika olarak bilinen Karadeniz Ereğlisi’ni yönetmiş olan Pers kökenli Kraliçe Amastris’i (M.Ö 340-285) yazmıştım.
    Bu yazımda da burada doğmuş iki kişiden söz edilecektir..
    HERACLIUS PONTICUS (M.Ö 390-310)
    Heraclea Pontika kentinde doğmuş, varlıklı bir ailenin oğludur. Babası oğlunu iyi öğrenim görmesi için Atina’ya göndermiş orada Ünlü Filozof Plato’nun (Eflatun) (M.Ö 428-348) Akademi isimli Okuluna kaydolmuştur. Orada eğitim görmüştür.
    Heraclitus dünyanın kendi ekseni etrafında 24 saatte bir batıdan doğuya doğru döndüğünü ve Merkür ve Venüs gezegenlerinin güneş etrafında döndüğünü söyleyen kişidir. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Bunların onun ifadesi olmadığını savunanlarda vardır. Atina'da ölmüştür.
    MEMNON (M.S 1 yüzyıl)
    Mennon’da Heraklea Pontika kentinden olup hayatı hakkında bilinenler yok denecek kadar azdır. Ancak Mennon’un M.Ö 347-47 yıllarındaki olayları anlatan “PERİ HERAKLEUS- HERAKLEA PONTIKE TARİHİ” isimli kitabı vardır. Bölge ve Anadolu tarihi hakkında bilgiler içermektedir.
    Kitabın 24 bölümden oluştuğu sanılmaktadır. İlk sekiz ve on altıncı bölümden sonrası kayıptır. Bugüne gelen bölümler İstanbul (Konstantinople) Patriği PHOTIOS (810-893) koruması ile bugüne gelebilmiştir.
    Kitap MURAT ASLAN tarafından Grekçe aslından direk çevrilmiştir. ODİN yayıncılık tarafından kitap olarak da yayınlanmıştır. Yayın bir sayfa da orijinal metin Grekçe ve bir tarafta Türkçesi yer almaktadır. İnternet ortamında kitabın tamamına ulaşmış ve okumuş bulunuyorum. Yayınlanan şüphesiz Patrik Photios tarafından bugüne aktarılabilen 9-16 bölümleridir.
    Hep yazılarımda uyuyor olmamızı pek çok şeyin farkında olmadığını yazarım. Ama Murat Aslan’ın bu çalışması beni şaşırttı ve duygulandırdı. Kendisini kutluyorum. Bu arada bölge ile ilgili başka araştırmaları olduğunu da öğrendim.
    Mennon’un tarihi başta bölge için çok önemli bilgileri içermektedir. M.Ö 347 yılında
    Tiran (Yönetici) olan Klearkhos’tan başlamakta, onların halka karşı yaptıkları zulümler anlatılmaktadır.
    Kitapta yazılanlar Heraclea Pontika (Karadeniz Ereğlisi) yöresi ile ilgilidir. Yöreye ait en değerli bilgileri sunar, bununla birlikte Anadolu’nun Helenizm ve Roma dönemine ait çok geniş bilgiler de yer almaktadır. Pontus Kralı VI. Mithridates’in Roma ile yaptığı kanlı savaşlar detaylı anlatılmıştır.
    Bir önceki yazıda incelediğim Kraliçe Amastris’in iki oğlu tarafından Amasra’da deniz atılıp boğdurulduğu ve eşi Lysmakhos tarafından da oğullarının intikamının alındığı ve onların öldürüldüğü yazılmaktadır. Özellikle yerel araştırma yapanların elden bırakamayacağı bir yayın, okumalarını öneririm
    (Muğla Devrim 06.07.2020 yayınlandı)

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 05-08-2020

    ANADOLU PERS KRALLIĞININ YIKILMASININ ARDINDAN BİR PERS PRENSESİ VE KRALİÇESİ AMASTRIS (M.Ö 340-285)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    M.Ö 546 tarihinden beri Anadolu’yu yöneten Pers Krallığı M.Ö 333 tarihinde Büyük İskender’in Pers Kralı III Darius ile üçüncü defa karşılaşması ve ona yenilmesi sonucu tarihi karışmış ancak bu aileden gelen AMASTRİS daha sonra Anadolu’da kraliçelik yapmıştır.
    Savaş sonu M.Ö 333 de, III Darius eşi, annesi ve yeğeni İskender’e Şam’da teslim olmuştur. İskender onları öldürtmeyip yaşama güvencesi vermiş onlara iyi davranmıştır. Generallerini Pers asıllı kızlarla evlenmesini desteklemiştir.
    Amastris de bunlar arasındadır. Amastris savaşta ölen Pers Kralı III Darius’ün yeğenidir. Babası Oxyathres Kral Darius’un erkek kardeşi idi.
    Amastris ana dili Persçe (eski Farsça) olan Pers dini inanışlarını taşımış ve bunlara göre yetiştirilmiş olması gerek, ama evlilikten sonra üç yıl Grekçe eğitimi görmüştür ne derece Helenistik inanç ve geleneklerini benimsemiş olduğu tam bilinememektedir.
    Yaklaşık M.Ö 333 yılında ailesi ile İskender’e teslim olmuş yaklaşık 10 yıl sonra İskender’in generallerinden onunla savaşlarda bulunmuş CRATERUS ile evlendirilmiştir.
    Zaman içinde ilk kocasının rızası ile Heraclea Pontika (Bugün Karadeniz Ereğli) Tiranı Dionşsos ile evlenmiş ondan çocukları olmuştur. Aşırı kilolu olan Dionisos’un M.Ö 305 yılında ölümü üzerine Amastris Hereclea Pontika’yı üç yıl naibe olarak yönetmiştir. Adına para bastırmıştır. Paraya dikkat edilirse AMASTRIA ismi görülmektedir.
    Daha sonra gene İskender’in askerlerinden biri Lysimachus ile evlilik yapmış sonuçta M.Ö 285 yılında oğulları tarafından denizde boğdurulmuştur. Lysimachus bunun intikamını almış oğullarını öldürmüştür.
    Zonguldak ili Bartın ilçesine bağlı AMASRA kentinin onun adına kurulduğu kabul edilmektedir. Amasra'nın eski ismi Sesamos olarak bilinir. Son zamanlarda Amasra’da kent kalıntıları bulunmuş, bunların Amastris dönemine ait olduğu sanılmaktadır.
    Yıllar önce Amasra ve Karadeniz Ereğlisi’ni görmüş bulunuyorum. Bugün Karadeniz Ereğlisi olarak bilinen HERACLEA PONTIKA Karadeniz’deki en büyük limandır. Tarihte çok önemli bir yeri olan Karadeniz Ereğlisi’nde eskiden gelen kalıntılar yok denecek kadar azdır. Bu konu da daha ciddi araştırmaların yapılması gerekmektedir.
    Ben bu araştırmalar arasında internetten yerel yayınları da inceledim. Yeterli olmadığı kanısındayım. Verilen tarihler bile tutarlı değildir.
    Karadeniz Ereğlisi’nden tarihte iki ünlünün çıktığını öğrendim.
    Filozof Heracleitos Ponticus M.Ö 390-310 ve tarih yazarı Mennon (1. Yüzyıl) bu kent doğumludur. Bir sonraki yazımda incelenecektir.
    Muğla Devrim 06.07.2020 yayınlandı)

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 05-08-2020

    ANADOLU PERS KRALLIĞININ YIKILMASININ ARDINDAN BİR PERS PRENSESİ VE KRALİÇESİ AMASTRIS (M.Ö 340-285)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    M.Ö 546 tarihinden beri Anadolu’yu yöneten Pers Krallığı M.Ö 333 tarihinde Büyük İskender’in Pers Kralı III Darius ile üçüncü defa karşılaşması ve ona yenilmesi sonucu tarihi karışmış ancak bu aileden gelen AMASTRİS daha sonra Anadolu’da kraliçelik yapmıştır.
    Savaş sonu M.Ö 333 de, III Darius eşi, annesi ve yeğeni İskender’e Şam’da teslim olmuştur. İskender onları öldürtmeyip yaşama güvencesi vermiş onlara iyi davranmıştır. Generallerini Pers asıllı kızlarla evlenmesini desteklemiştir.
    Amastris de bunlar arasındadır. Amastris savaşta ölen Pers Kralı III Darius’ün yeğenidir. Babası Oxyathres Kral Darius’un erkek kardeşi idi.
    Amastris ana dili Persçe (eski Farsça) olan Pers dini inanışlarını taşımış ve bunlara göre yetiştirilmiş olması gerek, ama evlilikten sonra üç yıl Grekçe eğitimi görmüştür ne derece Helenistik inanç ve geleneklerini benimsemiş olduğu tam bilinememektedir.
    Yaklaşık M.Ö 333 yılında ailesi ile İskender’e teslim olmuş yaklaşık 10 yıl sonra İskender’in generallerinden onunla savaşlarda bulunmuş CRATERUS ile evlendirilmiştir.
    Zaman içinde ilk kocasının rızası ile Heraclea Pontika (Bugün Karadeniz Ereğli) Tiranı Dionşsos ile evlenmiş ondan çocukları olmuştur. Aşırı kilolu olan Dionisos’un M.Ö 305 yılında ölümü üzerine Amastris Hereclea Pontika’yı üç yıl naibe olarak yönetmiştir. Adına para bastırmıştır. Paraya dikkat edilirse AMASTRIA ismi görülmektedir.
    Daha sonra gene İskender’in askerlerinden biri Lysimachus ile evlilik yapmış sonuçta M.Ö 285 yılında oğulları tarafından denizde boğdurulmuştur. Lysimachus bunun intikamını almış oğullarını öldürmüştür.
    Zonguldak ili Bartın ilçesine bağlı AMASRA kentinin onun adına kurulduğu kabul edilmektedir. Amasra'nın eski ismi Sesamos olarak bilinir. Son zamanlarda Amasra’da kent kalıntıları bulunmuş, bunların Amastris dönemine ait olduğu sanılmaktadır.
    Yıllar önce Amasra ve Karadeniz Ereğlisi’ni görmüş bulunuyorum. Bugün Karadeniz Ereğlisi olarak bilinen HERACLEA PONTIKA Karadeniz’deki en büyük limandır. Tarihte çok önemli bir yeri olan Karadeniz Ereğlisi’nde eskiden gelen kalıntılar yok denecek kadar azdır. Bu konu da daha ciddi araştırmaların yapılması gerekmektedir.
    Ben bu araştırmalar arasında internetten yerel yayınları da inceledim. Yeterli olmadığı kanısındayım. Verilen tarihler bile tutarlı değildir.
    Karadeniz Ereğlisi’nden tarihte iki ünlünün çıktığını öğrendim.
    Filozof Heracleitos Ponticus M.Ö 390-310 ve tarih yazarı Mennon (1. Yüzyıl) bu kent doğumludur. Bir sonraki yazımda incelenecektir.
    (Muğla Devrim 29.06.2020 yayınlandı)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 05-08-2020

    EFES KENTİNTEN HIPONAX (M.Ö. 541-487) & MİLET KENTİNDEN ARCHEALOS (M.Ö. 5 YÜZYIL)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İyonya’dan pek çok filozof, sanat adamını hep inceledim ve Devrim Gazetesinde yayınladım. Bu defa da son kalanları inceleyeceğim.
    HIPPONAX
    Hipponax M.Ö 541 Efes’te doğmuştur. Hiciv yapan ilk çağ şairlerinden biridir. Çirkin kısa boylu bir adam olarak belirtilir. Toplumdaki uyumsuzlukları yazar. Efes’ten sürgün edilmiş diğer bir İyonya kenti olan Klazomenai’ye yerleşmiş ve orada ölmüştür.
    ARCHEKAUS (M.Ö 5 yüzyıl)
    İyonya Okulu filozoflarındadır. Milet’te doğduğu bilinmektedir. Bazı kaynaklarda ise Atina doğumludur. Ünlü Filozof Klozemanai kentinden Anaksagoras’ın (M.Ö 510-428) öğrencisidir. Sokrates’e hocalık yaptığı sanılmaktadır. Atina’da ölmüştür.
    Yazıya Hiponax’ın bir portresi eklenmiştir.

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 29-06-2020

    ALBAYIN KOYU İSMLİ YAZIM ALBAYIN KOYUNA BİR PANOYA YERLEŞTİRİLDİ
    MEHMET Bildirici
    Akyada’da Orman Kampı içinde bulunan bir doğa harikası Albayın Koyu için Muğla Devrim Gazetesi’nde 25.20.2019 tarihinde bir yazım çıkmıştı.
    Gerçekten çok ses getirdi, Muğla Hizmet Vakfı tarafından bu güzel koyun tanıtımı için burada bir panoya yerleştirildi. Bu önceden bana da bildirildi. Bunun ne kadar mutlu mutlu ettiğini anlatamam. Muğla Hizmet Vakfına sonsuz teşekkürler.
    Bunun resmi aşağıdadır. Beni hayrete düşüren beton platformu ben hep kuru olarak hatırlarım. Bu defa üzerinde deniz yükselmiş, Haziran 2020 de yaklaşık 20 cm su vardı.
    Hayretler içinde kaldım. Resimde denize iniş merdiveni görülmektedir.


    (Foto Ö. Bildirici 20.06.2020)

    BİR ANI.
    Eşim 1990’lı yıllarda boyunu geçen yerde yüzemiyordu. Ben Albay’ın koyuna götürdüm. Suya girdi, tam boydu, ayağı yerden kesildi ve ben yüzüyormuşum dedi ve devam etti.
    Yazıma Devrim Gazetesin de çıkan yazım ve Sular altında Albayın koyu görülmektedir.
    Bu Albay Sileyman Faik Turna’dır. Bu bilgiler Akyaka’da komşum Albay’ın oğlu Diş Ekimi Caner Turna’dan alınmıştı. Kendisine teşekkür ederim.

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 29-06-2020

    DÜNYADA İLK DEFA ALTIN PARAYI KULLANAN LİDYA KRALI
    CROESUS (KRAL M.Ö 560-546) & LİDYALILAR
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Lidya devletinin kapladığı alan Manisa ve Salihli bölgesinde küçük bir coğrafyadır. Lidya’nın Başkenti SARDES Salihli’ye 9 km uzaklıkta İzmir-Ankara Karayolu üzerindedir. Lidyalılar ayrı bir dili ve alfabesi olan bir ulustur. Kısaca bunlar incelenecektir.
    M.Ö 6 yüzyılda Lidya Kralı CROESUS (Türkçe Krezüs) M.Ö 595 yılında doğmuş Kral Alyattes’in oğludur. Krezüs o yıllarda ülkesini genişletmiş Ege’deki kent devletlerinden bazılarını sınırlarına katmış ama o dönemde güçlenmiş Pers İmparatorluğu ile karşı gelmiş, savaşmış M.Ö 546 yılında savaşı kaybetmiş ve Lidya devleti de tarihe karışmıştır.
    Krezüs yaklaşık M.Ö 550 yılları ve öncesinde ilk defa altın para basmış (sikke) çok zengin olmuş, bu olay ticarette büyük kolaylık sağlamıştır. Doğuda ve batıda zengin insan onun sıfatı ile anılmıştır. İngilizce’de rich as Croesus gibi. İran ve İslam dünyasında kendisi KARUN olarak bilinir. Zenginliği “Karun gibi zengin” ifadesi edebiyatta yer almıştır.
    Krezüs’e ait bilgiler Herodot’un tarihinden gelmektedir. Çok zengin ve altınları çok olan bir kral olduğundan kendini en mutlu insan sanmaktadır. Büyük Filozof SOLON (M.Ö 640-560) kendisini ziyaret eder, Krezüs Solon’a bir soru yöneltir. Dünyanın en mutlu adamı kimdir diye, Solon büyük bir filozoftur altının mutluluk getiremeyeceğini bilir. Krezüs kendisini en mutlu adam olarak söyleyeceğini sanır ama Solon başka ülkesi için kahramanca dövüşen ve gömülen bir adamı mutlu adam olarak söyler.
    Herodot’a göre savaşı kaybeder ve bir direğe bağlanır, Ah Solon derken tanınır, hayatı kurtulur ve Pers Kralı Büyük Kiros’un (krallığı M.Ö 559-530) danışmanı olur. Ölüm tarihi ve yeri bilinmemektedir.
    Herodot zamanında başkent Sardes dünyanın en önde gelen kentlerinden biridir. Sardes’te M.Ö 3 veya 2 yüzyıldan kalma çok büyük bir Yahudi Sinagogu yer almaktadır.
    Lidya dili M.Ö 700-200 tarihleri arasında konuşulmuş, dilin kendine has alfabesi bulunmaktadır. Ancak Lidya dili henüz çözülememiştir. Lidya alfabesi aşağıda gösterilmektedir. Grek harflerinden ürediği kabul edilmektedir.
    Sonuç olarak uzun araştırma ve düşünmelerden sonra şunun farkına vardığı ifade ediyorum Orta Anadolu’dan kuzey güney yönünde bir çizgi çekersek, batıdaki uluslar, Lidyalılar, Karyalılar, Likyalılar, dilleri yaşantıları ile Mitolojileri ile ilgileri, sanatları ile Helenizmi çağrıştırmakta, doğudaki uluslar Hititler, daha doğuda Urartular ise Asur, İran, Mısır’ı benimsemişlerdir. Hitit ve Urartuların batı (Ege) de hiç etkileri yoktur, Helen Uygarlığında Hitit ve Urartu’da etkileri yok denecek kadar azdır.
    Anadolu’muzu seviyorsak onun gerçek tarihini ortaya çıkarmaya, hoşumuza gidecek şekilde yeniden yazmaya uğraşmamalıyız.
    Yazıma Lidya altın sikke ve alfabesi eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 20.06.2020 yayınlandı)

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 29-06-2020

    HİTİT KRALI III HATTUŞİLİ (M.Ö. 13 YÜZYIL) KADEŞ SAVAŞI VE ANTLAŞMASI
    MEHMET BİLDİRİCİ
    M.Ö 13 yüzyılda ıı. Ramses’in hüküm sürdüğü Mısır ile Anadolu’da büyük bir İmparatorluk kuran Hititler dönemin en güçlü devletleri idi. Genişleme politikaları bu iki devleti Kadeş kentinde karşı karşıya getirdi. Daha sonrada bir anlaşma yapmış oldular. Bu tarihte iki devlet arasında yapılmış ilk barış anlaşmasıdır. İşin en ilginci anlaşmanın savaştan tam 15 yıl sonra yapılmış olmasıdır
    Önce araştırmalarımda şunu gördüm her iki ülkede farklı yorumlar ve farklı tarihler öne sürülmektedir. Ben yazımda tarihler üzerinde kronolojik inceleme yaparak doğru tarihleri yakalamaya çalıştım. Örnek olarak Mısır Firavunu II Ramses (M.Ö 1279-1213 arası Firavun) büyük bir zafer kazanmış gibi Mısır’da büyük anıtlar diktirmiştir. Gerçek ise 1906 yılında Hitit Başkenti Hattusas da Akad, Mısır ve Hitit dilinde orijinal anlaşma yazıtlarının bulunuşu ile ortaya çıkmıştır. Kadeş savaşında tarafların zafer kazanmadığı ortaya çıkmıştır. Kadeş kenti ise Surıye’nin Humus ilinde Asi Orontes) nehri kıyısında bir antik kent,. M.Ö 1200 yıllarında tarihten silinmiştir.
    Bu ön bilgilerden sonra Hitit Kralı Hattusili III dönersek, Hitit Kralı Mursili II’ nin oğullarından biridir. Uzun taht kavgalarının ardından M.Ö 1267-1237 yılları arasında hükümdarlık yapmıştır. Genç Hitit Prensi olarak daha önceden yapılan Kadeş Savaşına katılmıştır. III Hattusili başa geçince barışçı bir politika izlemiştir. Kadeş Barış anlaşması savaşı bitişinde yapılmamış tam 15 yıl sonra yapılmış bir anlaşmadır. Görülmemiş bir olay.
    Hitit tarihi ile ilgili dünya Literatüründe iki Hitit Kraliçesinin ismi geçmektedir. Bunlar M.Ö 1590 yılında HARAPSCHEKİ ve 1440 yılında ASMUNICAL olarak bilinir ama bunlar ve önceki Krallardan şimdilik bilinen ve bugüne gelen eserleri şimdilik yoktur.
    Hattusili Kral olmadan rahip idi, bir Hurri Kralının kızı olan PUDU-HEPA ile evlendi. Pudu-Hepa Anadolu tarihinde devlet yönetiminde eşinin yanında yer alan ilk kraliçedir. Mührü zamanın krallarına yazılmış diplomatik mektupları bulunmaktadır. Kızını Mısır Firavunu ile evlendirmiştir. Oğulları IV TUTHALIA Orta Anadolu’da pek çok eseri bulunan en büyük Hitit Kralıdır.
    Bu konuda Devrim Gazetesi Pudu-Hepa 04.04.2016—Kızı Maat 13.03.2020—Tuthalia 22.02.2016 ile ilgili yazılarına bakılmalıdır.
    Bu Kral ve kraliçe ile ilgili Kayseri’nin 78 km uzağında Develi’nin Gümüşlü köyündeki bir kaya kabarmaya yer verilmiştir.
    Bu arada kısaca Hititlerin kullandıkları iki yazı çeşidinden de söz etmek isterim. İlki Sümer’ler tarafından bulunan Çivi Yazısı. Anadolu toprağında ilkyazı ASUR çivi yazısıdır. İlk örnekler Kayseri Karum ve Van Kalesinde görülmektedir. Hitit Başkentinde Asur’dan alındığı sanılan Hitit Çivi yazısı kullanılmıştır. Bu imparatorluk başkentinde (Hattusas) daha ziyade tapınmalarda kullanılmıştır. İkincisi Hitit Hiyoroglif (resim) yazısıdır. Halk bunu tercih etmiştir. Bu yazıya Mısır’da rastlanır, ama bu yazı orandan mı alınma veya Hitit buluşumu bir kanıya varamadım bu yazı yaklaşık M.Ö 1400-700 yılları arası kullanılmıştır.
    Son olarak III. Hattusili döneminde yapılmış ve yaklaşık 3300 yıl sonra restorasyonu yapılan Çorum Alacahöyük barajından söz edeceğim
    ÇORUM GÖLPINAR GÖLETİ
    Gölpınar Göleti, Çorum ili Alacahöyük’ün 1 km yakınındaki Karamahmut köyündedir. Burada pınardan çıkan suyu toplamak için arazinin çukur yerine kemer şeklinde bir bent yapılmıştır.
    Alacahöyük’te kazı yapan Hamit Zübeyr Koşay ve Remzi Oğuz Arık’a göre 110 m uzunluğunda yapılmış bu bent su toplama gayesi ile yapılmıştır. Göl Alanı yaklaşık 10 000 m²
    dir. Bendin yüksekliği tam belirlenememiştir, kesiti ise su yüzeyi tarafında 4.5 m kalınlığında
    bir duvar iç tarafta 3.5 m uzunluğunda bir duvar ve arası dolgudur. Bendin duvarlar ve dolgu
    ile genişliği 14.45 m dir.
    Diğer Hitit dönemi su yapıların aksine bu tesisin çok yakınında çok önemli bir merkez
    Alacahöyük bulunmaktadır. Alacahöyük M.Ö. üçüncü binde madenciliğin çok ileri gittiği bir kenttir ve Hitit İmparatorluk döneminde de en önemli birkaç kent arasında yer almaktadır.
    Sözü edilen barajın ortaya çıkarılması için Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu başkanlığında 1997 yılında kazı çalışmaları başlatıldı. 2002 yılı içinde baraj alanından yaklaşık 2,5 milyon m³ çamur dışarı atıldı ve baraj ortaya çıkarıldı ve Gölet çalışır duruma getirilmiştir. Kazı sırasında buluna yazıttan Tanrıça Hepat adına yapıldığı ifade edilmektedir. (Çınaroğlu 2006)
    Bulunan Tanrıça Hepat’tan III HATTUSILI döneminde yaptığı sanılmaktadır.
    Bu Hitit barajı 3250 yıl sonra onarılmış ve tesis çalışmaktadır.
    Çorum Alacahöyük Hitit Barajı hakkında www.dsi.gov.tr/pdf_dosyalar/hitit_baraji.pdf

    Anadolu her konuda bizi hayrete düşürecek eserlerle doludur. Uyanalım, Farkına varalım ve Koruyalım
    (Muğla Devrim 22.06.2020 yayınlandı)

Toplam 192 yorum bulundu. 11-20 arası listeniyor.