Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. CATHERINE KUZUCUOĞLU 30-11-2017

    Merhaba Mehmet Bey,

    Hatırlıyorum sizi tabii ki, sizin kitabınızdan daha öyle bir kitap olmamış eğer yanılmıyorsam. Haberinizi aldığımda çok sevindim. Öğrendiğiniz gibi 1990’larda Hasan Dağında çalışmıştım. Sonra Göllüdağ’da ve şimdi Hasan Dağında (özellikle 2011 ve 2014 den beri ve geçen sene bir yıl Çiftlik’te
    Seve seve ilgi ve cevabınızı bekliyorum.
    Saygılarımla Catherine Kuzucuoğlu -Paris


    Merhaba Madam Katherine
    Size ulaşmaktan ne kadar mutlu olduğumu anlatamam, Anadolu için ne kadar çalışmalar yapmışınız, ellerinize ve yüreğinize sağlık.
    Hasan Dağı’nda Dağcı arkadaşım Recai Kıçıkoğlu, bazı teknolojik belirtiler görmüş, bana anlattı, bende yetkililere bildir dedim, çok değerli arkadaşım meslektaşınız (Jeoloji Müh) araştırmacı Cemil Evirgen’e bildirdim, Aksaray Valiliği’nin bundan haberi yok, daha doğrusu dağcı arkadaşım Recai farklı bir yoldan çıkmış bunu fark etmiş.
    Konu benim anlamadığım bir konu, konu sizin ve Cemil Bey’in konusu.
    Ben bu arkadaşlarımın adreslerini yazıyorum
    Recai Kıcıkoğlu 78 yaşında 30 yıldır aktif dağcı, tel 90 542 352 1034 Konya
    Dr. Cemil Evirgen 90 533 692 11110 evirgen.c@hotmail.com Konya
    Umarım görüşme ve tanışmalarınızdan olumlu sonuçlar ortaya çıkar
    Bana da yazarsanız mutlu olurum.
    Tekrar yazışma dileğiyle, ben halen kışları İstanbul ve yazları Akyaka (deniz kıyısı-Muğla yaşamaktayım. Tarihi su konusunda yavaşlasa (Yaş 78) da çalışmalarımı sürdürüyorum.
    Sevgi ve saygılarımla
    Mehmet Bildirici

  2. FAİK ÇAKILLI 30-11-2017

    Mehmetçiğim; Bizleri utandırıyorsun. Ne güzel çalışmaların var.
    Bu ince işler şahsen benim hiç
    aklıma gelmiyor. Senin çalışmalarını okuyunca bizde … gibi
    bir adamız diyorum. Torunlarıma
    bu zevki aşılamaya çalışıyorum.
    İyi ve sıhhatli günler dileği ile
    selamlarımı yolluyorum.
    Faik Çakıllı




    Faikçiğim
    Sıcak ve samimi duyguların için teşekkürler
    Çok değerli sınıf arkadaşlarım oluşundan dolayı mutluyum
    Selamlar

    Mehmet'ciğim
    Epeydir yüz yüze
    görüşemiyoruz. Yemekli toplantıya
    gelmiyorsun. Sağlığın İnşallah
    iyidir. Akyaka'da yazları geçirdiğini
    mesajlardan anlıyorum. Bizde bir
    kaç senedir bir haftalığına Akyaka'ya geliyoruz
    .Mimarisini, Azmak nehrini, koylarını, insanlarını
    çok beğeniyoruz. Önümüzdeki
    yaz kısmet olursa yine gitmeyi
    düşünüyoruz. Hatta bir arsa alıp
    bütün yazı orada geçirmeyi ben
    istiyorum. Aile Ege'de dolaşarak
    yazı geçirmeyi düşünüyor.
    Adresini verirsen beraber Akyaka
    da bir gün geçiririz. Sıhhatli günler
    dileği ile Selamlar.
    Faik Çakıllı İstanbul

  3. SAİM SAKAOGLU & MB 30-11-2017

    Sevgili Kardeşim Mehmet,
    Nurhayat Evci Hocamızın vefat haberini de içine alan iletini aldım, teşekkür ediyorum. Allah rahmet eylesin. Bizim de hocamız olmuştu da orta ikide mi diye tereddüt ediyorum. Sen hatırlayabilirsin.
    Ben de Mehmet kardeşimin bayramını tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum.
    Biz ailecek Erdemli'deyiz, 20 gün sonra Konya'ya döneceğiz.
    Arkadaşınız Saim SAKAOĞLU



    Sevgili Arkadaşım
    Nurhayat Evci ile mailini aldım. Teşekkür ederim.
    Nurhayat Evci orta 2 de kitaplık salonunda okurken ilk defa resim dersine geldi. Şükran Hanımda aynı yıl Matematiğe geldi. Nermin Hanım orta 3 te Tabiiye derslerine gelmişti. İki bayramdır telefonu uzun uzun çalıyor, cevap yok ??. Daha önce uzun uzun konuşmuştuk. Bana lise döneminden pek çok fotoğraf vermişti.
    Güzin Hanım Konya Lisesi coğrafya öğretmeni Vatansever Celal İmer’in kızı. Ablası Vedia Hanım benim akrabam Derviş Sinangil’in eşi, yeğenleri Sina ve Sema benim akrabam.. Kasım sonuna kadar Akyaka’dayım.
    Selamlar, iyi bayramlar
    Mehmet Bildirici


    SAİM SAKAOĞLU
    Sevgili Arkadaşım Mehmet,
    Dün için pek önemli olmayan olaylar yıllar ilerleyince âdeta vaz geçilmez oluyor. Bir Evci Hanım'ın vefatının açtığı hatıra bahçesinin kapısından neler neler seyretmedik ki...
    Rahmetli bizim ana binanın bodrum katında bulunan resim atölyesi benzeri bir odamız vardı, bazı derslerimizi orada yapardık. Aldığımız özel kâğıtlara bir takım renkli boyalarla desenler hazırlardık. Bir tür ilkel ebru gibi...
    Fotografını görünce gençliğini hatırladım. Gerçekten de çok güzel bir hanımefendi idi. Bunun sonucu olarak da çok kibar bir öğretmen idi.
    Şükran Hanım'la orta 3'te de okuduk. Orta 3'teki ana bina öğretmenliği ile ilgili bir hatıramı yazarak değil de, hatırlatırsan, karşılaştığımızda sözle anlatacağım. Nermin Hanım, hatırladığım kadarıyla orta 3'ten önce de hocamız olmuştu. En büyük özelliği öğrencinin saçının fovorisinin üst tarafından çekmesi idi! Galiba bir de bu işe yardımcı olan cetveli vardı!
    Ben bilgisayarı 73 yaşımdan sonra öğrendim. Ama onun sağladığı yazma konusunun ötesinde çok daha etkili işlevlerinin olduğunu yakaladım. Zaman zaman bazı adları, olayları merak eder, o amca'dan yardım alırım. Evci Hanım'la ilgili olarak bir şeyler ararken senin 19 Nisan 2016 tarihli kart postal ve fotoğraf albümüne rastladım. Önceden bilgim yoktu. Üfff... Meğer bizim meşhur koleksiyoncu Mehmet Kardeşimiz nelere neler biriktirmiş. Bunlar da gösterdi ki hayat, Mehmet Kardeşime acı bir oyun oynadı. Nasıl mı?
    Hatırlar mısın bilmem, Uluırmak'taki evinizin üst kat odasında bir yaz gecesi bir oylama yapılmıştı da sen ve ben 4'e karşı 2 oyla kaybetmiştik. Konuyu hatırlamayı sana bırakıyorum. Bunun sonucu olarak şunları söylemeliyim. Mehmet, İnşaat Yüksek Mühendisi değil İTÜ İnşaat Fakültesi'nde profesör olmalıydı. İşte bu düşüncelerimin sonucu olarak diyorum ki Mehmet, eski çağları araştırarak içinde var olan araştırma arzusunu gideriyor ve güzel şeyler yapıyor. Bunlar ya İTÜ'de alanıyla ilgili olmalıydı veya bir üniversitenin Arkeoloji bölümünde...
    Yaşımın da 79'un ortalarına geldi, geliyor; belki de geçiyor. O halde kalan zamanı iyi değerlendirmek gerekiyor sevgili Mehmet.
    Yazıda harf hatası olabilir, ne kadar dikkat etsek de gözden kaçıyor.
    Selam ve sevgilerimle... Akyaka'da güzel günlerin olsun, yazıp çizmen eksik olmasın sevgili Mehmet...

  4. ÖMER ALPTEKİN 30-11-2017

    Ömer.alptekin@boun.edu.tr
    Sevgili Mehmet

    Nurhayat EVCİ hocamıza Allahtan rahmet dilerim. Haberleşmelerimiz çok seyrek oluyor, ama bazen de buruk oluyor. Ne var ki hayatin akışı böyle Allah geride kalanlara sağlıklı omur nasip etsin.

    Bu vesile ile iki bayramınızın da kutlu olmasını ve dünyanın her yerinde iyilik ve güzelliklere vesile olmasını dilerim. Selam ve sevgilerimle...

    Ömer Alptekin

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 30-11-2017

    Sevgili sınıf arkadaşlarım (İTÜ62 İnşaat)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Muğla Devrim gazetesinde yayınladığım bazı yazıları sizlere de gönderiyorum. Özellikle mesleğimizi daha yakından ilgilenen konularda…
    Bana destek veren özellikle telefonla arayarak beni kutlayan ve uzun uzun konuştuğum
    HAYATİ ERHAN’A
    Mil göndererek kutlayan ve beni her zaman destek veren
    METE MUTLUOĞLU’NA
    Gene beni mail yollayarak kutlayan
    İLHAN YÜKSELOĞLU’NA teşekkürlerimi sunarım.

    Gene Konya Lisesi’nden sınıf arkadaşım
    MEHMET ASİL YILMAZ’A teşekkür ederim.

    Tüm arkadaşlarımdan son gönderdiğim EUPALINUS tünelinin kesitini incelemelerini isterim. 2500 yıllık bu mühendislik harikasına hayran kalacaksınız.
    Saygılarımla
    Mehmet Bildirici

  6. CELALETTİN ÇİFTÇİ 30-11-2017

    BEŞ KÜÇÜK KIYAMET____________________________________________________________________________________C.Ç.
    Yerkürenin yaşadığı ve “beş küçük kıyamet” olarak adlandırılan felaketler aşağıdaki gibi sıralanıyor. Paylaşmak istedim:
    1- Ordovizyen dönemi sonu, 443 milyon yıl öncesi.. Şiddetli buzul çağı, deniz seviyesinde 100 m. Düşme ve okyanus canlılarının %60-%70 inin yok oluşu.
    2- Geç Devonien dönemi, 360 milyon yıl öncesi.. Büyük iklim değişikliği sonucu çoğu mercan olmak üzere okyanus canlılarının %70 inin yok oluşu.
    3- Permiyen-Trias yok oluşu, 250 milyon yıl önce.. Sibirya’daki ardışık büyük volkanik patlamalar sonrası canlı türünün %95’inin yeryüzünden silinmesi.
    4- Trias-Jura kitlesel yok oluşu, 200 milyon yıl önce.. Yine büyük Volkanik patlamalar sonucu canlı türünün ¾ ünün yok oluşu.
    5- Üçüncü mezozoik yok oluşu, 65 milyon yıl önce.. Meksika körfezine düşen meteor sonucu 100 yıl süren toz bulutu nedeniyle güneş ışınlarından mahrum kalan yeryüzünde sonuç olarak tüm dinozor neslinin yok oluşu…
    6. Küçük kıyamet yakın gözüküyor. Selamlarımla

  7. ÜNAL TÜRKEŞ 30-11-2017

    DEĞERLİ KÖŞE YAZARIMIZ MEHMET BİLDİRİCİ BİR KOL RAHATSIZLIĞI SEBEBİYLE 04.08.2017 GÜNÜ YÜCELEN HASTANESİNE KALDIRILMIŞ VE ANJİYO UYGULANMIŞTIR. dOKTORLAR KENDİSİNE DİNLENME ÖNERMİŞLERDİR.
    (Ünal Türkeş)
    Devrim Gazetesinde yayınlanmıştır)

  8. GALİP BÜYÜKYILDIRIM 30-11-2017

    Değerli dostum Mehmet Bey

    "20. Yüzyılda Su İşleri ve Antalya" adlı kitabım 12 Temmuz 2017'de DSİ Genel Müdürlüğü'nce basıldı ve yayınlandı.

    http://www.dsi.gov.tr/yayinlarimiz/yeni-yayınlanan-kitaplar

    DSİ Genel Müdürlüğü’nden isteyebilirsiniz ya da yukarıdaki bağlantıdan görülüp, indirilebilir.

    Sağlık, esenlik dileklerimle bilgilerinize
    GB

    Telefon edip kutladım, Oionanda hakkında bilgi verdim. Kitabı temin edeceğim
    Mehmet Bildirici

  9. DURMUŞ ALİ ÇALIK 30-11-2017

    Sbide Nekropolisi Kazısı Amacına Ulaştı mı?

    Sbide Nekropolisi kazı çalışmasını KMÜ (Karaman Mehmet Bey Üniversitesi) Arkeoloji Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ercan Aşkın’ın bilimsel danışmanlığında, Arkeolog Bünyamin Akbulut’un sorumluluğunda, 2015 Mart ayında başlatılmış ve 15.06.2015 tarihinde tamamlanmıştı.
    Yapılan bu kazı çalışmaları daha önceden yöre halkı tarafından çeşitli sebeplerle ağızları açılmış kaya mezarları üzerinde oldu. Kaya mezarlarının önleri açıldı, içleri temizlendi.
    1960’lı yıllarda bu kaya mezarlarının ağızları zaten açıktı ve her kaya mezarının üzerinde lahitleri kapatan Roma dönemi taş aslanları görülürdü. Bizler yörede “sin” olarak adlandırdığımız bu mezarların üzerlerine bir ata biner gibi oturur oynardık. Hiç unutmuyorum 12 aslan sayardım. Derken gizli tahribat başladı ve tüm mezar kapağı aslanlar kırıldı, hem aslanların içinde, hem de mezarların içinde altınlar arandı.
    Sbide’yi çevreleyen surlar köylünün ev yaptırmada kullandığı taş malzemeleri oldu. Kent adım adım kazıldı, çıkarılan hazır taşlar önceleri hayvanlarla ve kızaklarla, daha sonra traktörün köy yaşamına girmesiyle traktörlerle köye taşındı. Bu taşlar hazır yapı malzemesi olarak kullanıldı.
    Sbide bilinmiyor yağma devam ediyordu. Derken yaşanılan an değişti, internet hayatımıza girdi. Sbide ile ilgili ilk yayınlarımı “İzvit”,”izvitlim” başlıklı sitelerimde, sonrasında ilk isim hakkı bende olan “ermenekinsesi”, akabinde Ermenek Haber sitesinde ve son olarak da Medya Ermenek Haber sitesinde hem makale, hem haber olarak çoğu defa gündeme taşıdım.
    Ramazan Bahar ile www.izvit.com sitesini açtıktan sonra bu tür yayınlara daha da ağırlık kazandırdık.
    Bu dönemde Yüksek İnşaat Mühendisi Mehmet Bildirici’nin de Tarihi Su yapıları adlı çalışmasında da Sbide ve Antik Su Kanalları hakkında bilgileri de okuyucularımıza sunduk. Kendisi ile bu konuda irtibatlarımız oldu.
    (2011) Ermenek Kültür ve Sıla Festivalinde turizm teması gündemi oluşturdu. Aynı gün protokol üyelerinin Ermenek Ulu Camii civarındaki Ermenek Evleri ziyaretleri sırasında bir evin oturma alanında karadut şerbeti ikram edildiği sırada fırsat bilip Sbide Antik Kentini ve Antik Su Kanallarını anlatım.
    Gerçekten iki milletvekilimiz, vali yardımcısı, rektör, kültür müdürü, Karaman ve Ermenek belediye başkanları, Ermenek Kaymakamı hepsi ilgi dinlediler. Hatta o gün, şimdiki Kalkınma Bakanımız Lütfi Elvan Bey “Böyle bir yer mi var?” deyince var olduğunu anlattım.
    O günkü Karaman Milletvekilimizden bir olan Mevlüt Akgün, su tüneli girişini gördüğünü ifade etmişti. Böyle bir antik kentin varlığından haberdar oldular. Notlar aldılar.
    Aradan dört yıl geçtikten sonra iş-kur çalışanları günlük hayatımıza girmiş ve Karaman Valiliğinde yapılan bir toplantıda Güneyyurt Belediyesine 40 işçi tahsis edilmiş. Güneyyurt Belediye Başkanı Celil Yağız’ın ifade ettiğine göre bu kadar işçiyi nerede değerlendireceğini düşünürken bir kısmı ile bu kazı çalışması fikri aklına geliyor ve durumu vali beye yansıtıyor. Fikir onay görüyor ve kısa bir zamanda kazı çalışması planlanıp böylelikle çalışma başlatılmış olduğu ifade edildi.
    Kazı çalışmaları başladığı dönemde “Sbide Antik Kenti – Yukarı Çağlar” kitabımın da basım çalışmalarını yapılmakta idim. Bu sırada kazı yerine de iki defa ziyarette bulunup bilgiler edindim.
    Kazı çalışmalar sırasında M.S.3. yüzyıla tarihlendirilen mermer lahit gün yüzüne çıkarılmış ancak lahittin üzerinden daha önce kaçak kazı yapılıp önünden delik açılıp içi boşaltılmış olduğu görülmüştür. Bu lahdin ön yüzünde ortada TabulaAnsata (Kitabelik), her iki yanında da bitkisel bezemeli çelenk yer almaktadır. Sbide Antik Kentinde toplamda 26 adet mezar temizlenerek ziyaret edilebilecek duruma getirilmiştir.
    Bu mezarlar içerisinde 18 adet insan iskeleti gün yüzüne çıkarılmış ve iskeletlerin antropolojik incelemelerin yapılması için Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ne gönderildiğini öğrenmiş bulunmaktayım.
    Yapılan kazı çalışmaları Ermenek Kaymakamlığı, Güneyyurt Belediye Başkanlığı ve Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nün katkıları ile yürütülmüştür.
    Kazı bitiminden sonra yayımlanmış olan “Sbide Antik Kenti – Yukarı Çağlar”kitabımdan Ermenek Kaymakamlığı, Ermenek Belediye Başkanlığı, Güneyyurt Belediye Başkanlığı ve son olarak 31.03.2017 tarihinde de Karaman Valimiz Sayın Süleyman TAPSIZ’a Ermenek Belediye Binası girişinde “Torosların Yukarısı Ermenek” kitabımla birlikte kendilerine takdim ettim.
    Sonuç olarak Sbide Antik Kenti kazı çalışmaları yöre insanımızın tabiri ile sadece ağzı açık “sin”lerin önleri açılmış ve kaya mezarlarının temizliği yapılarak sonlandırılmıştır.
    Sbide Nekropolisi kazısı amacına ulaştığını bir vatandaş olarak söyleyemiyoruz. Roma dönemine ait hiçbir tarihi eser çıkarıldığını duyanımız olmamıştır.
    Aynı kaya mezarlarının hemen çevresinde açılmayı bekleyen hâlâ onlarca lahit ve mezarın olduğu unutulmamalıdır. Bunun için Sbide Antik Kenti kazı çalışmaları yeniden başlatılıp, Ermenek Turizmine kazandırılmalıdır.
    Sbide Nekropolisi bu hali ile çevreden ve gurbetçiler tarafından gezilmeye devam etmektedir. Bu aşamada da eli kalem tutan insanlarımıza görev düştüğü unutulmamalıdır.
    Durmuş Ali Karamandan com

  10. ŞADAN GÖKOVALI 30-11-2017

    Sayın Mehmet Bildirici.
    Yıllar önce, "kimbilir neleri yanlış biliyoruz" demiştim. Myndos-Myus düzeltmen, fikir dürüstlüğünü gösterir. Maalesef, söyleyen değil, söylenen bir toplumuz. Bilgim ve vaktim ölçüsünde, okuduğum yazılara övgü veya eleştiri iletirim. İbrahim, Sadettın, Sakin ve birçok yazıdaşımız bilir. Sen de benimle ilgili görüş bildirebilirsin. "Barika-yı hakikat, müsaademe-i efkardan doğar." TBMM Başkanlık kürsüsü arkasında; "İşlerinizde daima meşveret ediniz" yazılıydı. Sonra "Hakimiyet bila kayd ü şart milletindir", daha sonra "Egemenlik Ulusundur" yazıldı. İstanbul'a merhaba

Toplam 296 yorum bulundu. 111-120 arası listeniyor.