Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 14-11-2016

    GÖCEK GEZİSİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    27 Ekim 2016 Perşembe günü Aydın Turunç’un başkanı olduğu AKSD Akyaka Kültür Sanat Derneği tarafından düzenlenen Göcek 12 adalar turuna katıldım. Katılımcıların çoğu hanımlar idi. Çoğu da denize girdiler. Ben hava soğuktu ve ceketli idim.
    Göcek çok güzel bir yer. Akyaka’dan Göcek’e minibüsle gittik. Aviva 2 teknesinde önceden belirlenen yerimizi aldık.
    Ben daha öncede 12 adalar gezisine katılmış, izlenimlerim Devrim Gazetesinde 17.08.2015 tarihinde yayınlanmıştı.
    Bu defa doğanın bu güzel koylarını daha yakından tanıma fırsatı buldum. Doğanın cennetten bir köşesinin bir haritasını da yazıma ekliyorum.
    Teknemiz yaklaşık 10.00 da Göcek limanından demir aldı. Sağ sahili takip ederek; dıştan Doruklu, Osman Ağa, Boynuz Bükü’nü açıktan geçerek Bedri Rahmi Koyuna (Taşkaya) vardık ve karaya çıktık.
    Burada 1974 yılında Bedri Rahmi tarafından kayaya çizilmiş bir balık figürü yer almaktadır. Bu koyda dikkatle bakıldığında Likya tipi kaya mezarlarda görülebilecektir. Burada verilen yüzme olasının ardından Sarsala koylarını geçerek Hamam Koyuna geldik, burada mola verildi.
    Bu koyda bir deniz hamamında Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın deniz banyosu yaptığına inanılır. Kalıntılar incelendiğinde daha sonra bir Bizans dönemi yapısı olduğu görülmektedir. Hamamın hemen üstlerinde Gölyaka isimli bir yerleşim olduğu, bir göl, su kanalları ve sarnıçlar olduğu anlatılmaktadır. Hamam harita da Manastır olarak görülmektedir.
    Buradan Domuz Adası önünden geçilmiştir. Adanın bir kısmı özel mülktür. Hürriyet Gazetesi eski sahiplerinden Simavi ailesine ait olduğu ifade edilmiş, ekilmiş arazi olduğu ve eski bir kilise kalıntısı olduğu görülmektedir.
    Buradan körfezin en büyük adası Tersane adası önünden geçildi. Tersane Adası’nın iki limanı var, Kışlık limanı Osmanlı döneminde Tersane olarak kullanılmış, üzerinde pek çok eski yapı ve kilise kalıntısı var. Yazlık limanı ise Bizans döneminde güvenli bir liman imiş ve adanın eski ismi TELANDRIA olarak biliniyor. 1922 yılına kadar burası bir Rum köyü imiş ve Mübadele ile Yunanistan’a göç etmişler.
    Buradan küçük bir ada olan Zeytinli Ada’ya geldik. Bu ada üzerinde modern yerleşim var. Adanın bir kısmi ZORLU Holding sahiplerine aitmiş. Ekilmiş bahçeler var.
    Buradan irili ufaklı adalardan oluşan Yassıca adalarına gelindi ve son yüzme molası verildi.
    Buradan hareketle son ada olan Göcek adası önünden geçerek Göcek limanına geldik. Göcek adasında göremediğimiz tarafta güzel bir plajı ve üzerinde bir restoran varmış.
    Hanımlar ağırlıkta olduğundan Göcek’de 1 saat gezi ve alışveriş molası verildi. Saat 17.00 de Akyaka’ya hareket ettik…
    Güneşli bir sonbahar günü unutulmaz bu geziyi hep hatırlayacağım. Bize bu imkanı sağladığınız için teşekkürler Solmaz & Aydın Turunç……
    Yazıma bir harita ve Bedri Rahmi’nin kayaya çizdiği balık eklenmiştir.

    (Muğla Devrim 12.11.2016 yayınlandı

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 09-11-2016

    THALES (M.Ö 620-546) VE GÜNEŞ TUTULMASININ ÖNCEDEN BELİRLENMESİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Şair İbrahim Ergin’e selam
    Thales Anadolu Coğrafyasında Miletos (Milet- Aydın) antik kentine yaşamış, burada Doğa Felsefesi Okulunu açmış (Dünya’da ilk) bir matematikçi, astronom, tarihçi, bilim insanı ve Doğa Felsefecisidir. Grek dünyasında seçilmiş yedi bilgeden ilkidir.
    Ne yaşadığı dönemde ve de bugüne gelmiş yazılı bir eseri yoktur. Buna karşılık Ortaokulda matematik derslerinde okuduğumuz Thales teoremleri ve formülü vardır. Thales bu matematik bağıntılarla Mısır’da oturduğu yerden Piramitlerin yüksekliğini ölçmüştür.
    İlk çağın büyük Filozofu Aristoteles’e (M.Ö.383-322) göre Thales Eski Yunan’da çıkan ilk filozoftur. İngiliz düşünür Bertrand Russel’e (1872-1970) göre Thales batı gelenek ve düşüncesini başlatan kişidir.
    Thales doğa filozofu olarak bilinir. Doğal olayları Tanrılara bağlamadan akıl yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgular. Doğadaki ilk ve önemli şeyin SU olduğunu vurgular.

    Elimde Meryem Kuzey’in okumak için ödünç verdiği bir İngilizce kitap var. “The Ionians and Hellenism” Iyonyalılar ve Hellenizm” 1980 yılı basımı, 230 sayfa. Kitabın yazarı Emlyn-Jones İngiltere’de Klasik Arkeoloji Profesörü, 1968-1979 yılları arasında Wales Universitesi’nde ders vermiştir.
    Myth and Reason: The Ionian Origin of Greek Philosopy
    Mit (Efsane) ve Sebepleri: Yunan (eski) Felsefesinin İyonya Origini (Başlangıcı)
    Bu bölüm kitabın 97.sayfasında başlamaktadır.
    Tarihin babası Herodot’a (M.Ö.484-423) göre Thales 28 Mayıs M.Ö 585 tarihide gerçekleşen GÜNEŞ TUTULMASINI (Eclipse) hesaplamış önceden açıklamıştır. Nitekim 28 Mayıs M.Ö 585 günü Med (İran) Kralı Kyaxares ile Lidya Kralı Alyattes arasında yapılan savaş sırasında güneş tutulmuş, güpegündüz ortalık kararmış savaşan taraflar çok korkmuş bunu tanrıların bir uyarısı kabul etmişler 5 yıllık düşmanlıklarını bir tarafa bırakıp savaşa son vermişler, barışmışlardır.
    İlk çağda Güneşin tutulmasının önceden Thales tarafından bilinmesi çok çok önemli bir olaydır.
    O kadar önemli ki Halikarnas Balıkçısı yakınlarına (Şair İbrahim Ergin’e) bu olayın Miladın başlangıcı olan İsa’nın doğumundan çok çok önemli olduğunu zamanın sıfır noktasını 28 Mayıs M.Ö. 585 olması gerektiğini hep söylemiştir. Bugün itibariyle astronomik olarak 28 Mayıs M.Ö. 585 günü güneşin tutulduğunu tespit etmek mümkün değildir.
    İlk çağda bu mümkün müdür? Bunun için uzun yüzyıllar güneş tutulmalarının kaydının tutulması gerekir. Örnek olarak Babil’liler dini bayramlarını İslam’da olduğu gibi ay yılı üzerine kurmuşlar ve bu konuda uzun kayıtlar rahipler tarafından imparatorluk desteği ile tutulmuş ve bazı sonuçlara vardıkları bilinmektedir. Ancak bu konuda tam başarıya vardıkları söylenemez.
    Gelelim Milet’e ve Thales’e, o zamanlar Milet bir kent devletidir. Kayıtları tutulduğu Mısır gibi, Babil gibi bir imparatorluk değildir. Greklerin yaşamında bunun bilinmesinin de bir gereği yoktur.
    Sonuçta yazar Emlyn-Jones, olayın sadece Herodot tarafından verildiği, Thales’in bunu önceden bilmesinin mümkün olmadığı kanısına varır…
    Önümüzü iyi görebilmek için tarihi olaylarında yeni buluş ve yöntemlerle önyargılardan uzak incelemenin yararı olduğu kanısındayım. Tarih doğru okunmaya çalışılmalıdır.
    Thales tarihin kaydettiği çok önemli kişilerden biridir. Aydın ilinde antik çağda yaşamıştır. Bugün Aydın’da Üniversite vardır. Daha fazlası buradaki değerli akademisyenlere düşmektedir.

    (Muğla Devrim 08.11.2016 yayınlandı)



    Değerli Hocam,
    Thales ile ilgili yazdığın makaleyi okudum, hoşlandım. Beynine sağlık gözlerinden öperim.
    Prof. Dr. Asil Yılmaz- Adana

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 06-11-2016

    BETONARME HOCAMIZ MEHMET BİLGEYİ (1924-2016) KAYBETTİK
    Yaşımız İcabı kayıplarımız devam ediyor, Ömür Önder’in ağabeyi, Güngör Ergin’in ağabeyini kaybettik.
    Kasım 2016 başında Betonarme hocamız Mehmet Bilge’yi de kaybettiğimizi Hürriyet Gazetesindeki ilandan öğrendim. Betonarmenin teorisini konusunda Demirel’inde hocası İhsan İnan’dan bir şeyler öğrenemedik. (En azından ben) Ne öğrenmişsek tatbikatlarda Mehmet Bilge’den öğrendik. Mehmet Bilge Demirel sınıf arkadaşıymış.
    Aşağıda Benim İTÜ’den Hocalarım dosyasında bulunan hayat hikâyesini sunuyorum.

    “1924 yılında Erzurum’da doğdu. Erzurum Lisesi 1942 yılı mezunudur. Girdiği İTÜ İnşaat Fakültesinden 1949 Şubat’ında mezun oldu. Aynı yıl İTÜ İnşaat Fakültesi Betonarme ve Yüksek Mukavemet Kürsüsü’ne asistan olarak girdi. 1965 yılında Profesör oldu. Bir süre Fransa’da görev yaptı, mesleki araştırmalarda bulundu. 1982 yılında İTÜ’den emekli oldu.
    Sakarya Devlet Mühendislik Akademisinde, 1984-1995 yılları arasında Suudi Arabistan’da koordinatör olarak görev yaptı.1984 yılında bir süre İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şubesi başkanlığına seçildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesince danışman olarak çalıştı
    Başlıca eserleri:
    1.İlk Gerilmeli Beton
    2.Küresel Kabuklar (Kemal Özden ile) İTÜ, 1966
    Kaynak: İTÜ 225 yılı (1948-1949 mezunları)

    Bu arada hayatta olan hocalarımız kimler var. Onlarda şöyle
    -Mustafa Aytaç (1921) Topoğrafya
    -Fatin Uran (1922) Tanınmış bir Mimar, İTÜ Mimarlık mezunu, Mimarlık Bilgisi
    -Halit Koşar (1824) İTÜ Makine, Makine Bilgisi derslerimize geldi
    -Zeyyat Hatipoğlu (1925) İktisat hocamız
    -Sacit Tameroğlu (1925) tatbiki Mekanik Kolunda hocamız

    Sevgili arkadaşlarım
    Bu bilgileri güncellemek için internette gezindim. Bazı hocalarımız hakkında hiç bilgi yok. Google beni “İTÜ’DEN HOCALARIM” dosyasına götürdü.
    GURUR DUYDUM
    Ölen arkadaşlarımızı abilerine ve sevgili hocamız Mehmet Bilge’ye Tanrıdan rahmet hayatta olan hocalarımıza uzun ömürler dilerim. Tabii ben dahil 1962 İnşaat Fakültesi mezunlarına da…. Aman sıkı duralım eksilmeyelim
    Saygılarımla
    Mehmet Bildirici

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 02-11-2016

    Sevgili Mehmet Demir Bildirici
    Bugün 02 Kasım 2016, tam 68 yıl önce bugün yani 02.Kasım 1948 de Dedem Mehmet Bildirici’yi Konya’da kaybettik. Ben 9 yaşında Hâkimiyeti Milliye İlkokulunda 3. Sınıf öğrencisi idim.
    Dedem 73 yaşında imiş. Ölmeden 3 gün önce Karaarslan köyüne ablasının oğlu Ahmet’e gezmeye gitmişti. Gelince hasta geldi. Karaman caddesi üzerinde Altıyol mevkiinde ki bağ evinde idik. Henüz gene Karaman Caddesi üzerindeki şehir evine taşınmamıştık. Bu ev halen Mesnevi konutlarının güney doğu köşesinde yer almaktadır. Mahallenin Camii ve bazı eski evler hala durmaktadır.
    Buradan vasiyeti üzerine Uluırmak Mezarlığı’na gömüldü. Bu mezarlık halen mermer Havuz olarak çevrili durumdadır. Aslında Dedem babası Haşim Hoca’nın yanına gömülmek istemiş ama anam Nesibe onu bulamamış. Şimdiki Havuz içine gömülmüş. Sonradan yapılan Havuz içine ilk gömülen dedem Mehmet Bildirici’dir.
    Bu benim için çok çok önemli, çünkü bu ailede karşılaştığım ilk ölüm olayı….
    Bunu seninle paylaşmak istedim, gözlerin öper, derslerinde başarılar dilerim
    Daima yönümüz ileriye olsun, ama eski olanları da unutmayalım…

  5. VEJDA ASLAN 26-10-2016

    VEJDA ASLAN 2852

    Merhabalar hocam öncelikle mail adresinizle iletişime geçmeme izin verdiğiniz için teşekkür ederim.
    Mersin Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünün açmış olduğu Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Lisans programındayım. Tez çalışma konum; Kanlıdivane Örenyeri ve Yakın Çevresi Antik Su Yapıları: Malzeme Teknolojilerinin Tespiti ve Koruma Önerileri.
    Çalışmama başlamadan önce neolitik donemden günümüze olan su yapılarını detaylı araştırmak istiyorum
    Tezimle ilgili araştırma yaparken sizin çalışmalarınızı inceleme sansım oldu ne yazık ki internet araştırması ile sınırlı kalabildim.
    Çalışmalarınız tez araştırmamda öncülük edeceğini düşünüyorum, yardımcı olur musunuz?

    Sevgili Vejda
    Güzel bir konu seçmişiniz, başarılar dilerim, çok yoğundum biraz geç yanıtladım özür dilerim.
    Kanlıdivane konusunda hiç bilgim yok. Ama Akdeniz’de özellikle Tarsus çok zengin ama yeterli bilgiye ulaşamadım. Kitabımda bazı ön bilgiler var.
    Adana Anavarza kentinde su yapıları hakkında hiç araştırma yok. Öneririm
    Silifke Uzuncaburç Lamas (Limonlu) çayında 3 antik su alma yapısı var.
    (Web sitem Konya Tarihi su yapıları 1.b) Detaylı bilgiler var.
    8000 yıldan bu yana Anadolu’da Tarihi Su yapıları bölümünde sergim var, sergiler bölümünü inceleyebilirsin.
    Ayrıca Türkçe, İngilizce, Almanca bölümlerinin 20 maddeleri Anadolu antik Anadolu Su yapıları hakkında incelemeni öneririm.
    Ben 1991 den beri en soluklu araştırma yapan biriyim. Rahmetli Kazım Çeçen İstanbul’da, İzmir’de Ünal Öziş tüm Türkiye’de araştırma yapan bir kişi, tüm Türkiye’de üçüncü olarak araştırma yapan kişi olduğumu sanıyorum. Anadolu antik kentlerinde araştırma yapan diğer yerli ve yabancıları biliyorum…
    Bunları inceledikten sonra sorularını bekliyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
    Mehmet Bildirici

  6. BEYZA ÜNAL 26-10-2016

    BEYZA ÜNAL 2857
    Merhaba Mehmet Bey,
    Biz İstanbul Teknik Üniversitesi Ekonomi bölümünde okuyan iki arkadaş olarak bugün Şişli'de bir sahafı dolaşıyorduk. Kağıtları karıştırırken Bahri Vedat Alpman, Ülker Alpman hakkında birkaç tane mektup ve maaş zam belgeleri bulduk. İTÜ'de bir hoca olduğunu görünce internetten araştırmak istedik, merak ettik. Gördük ki siz de hakkında bilgi sahibi olmak istemişsiniz. Biz de size ulaşıp bu belgeleri size iletmek istedik belki işinize yarar diyerek. Hala merak ediyorsanız bize ulaşabilirsiniz.
    Saygılarımla,
    Beyza Ünal

    Sevgili Beyza
    15.10.2016 tarihli mailinizi aldım. Çok mutlu oldum. Bahri Vedat Alpman İTÜ de benim matematik hocam 1957-1958 yılında…
    Bulduğunuz mektupların internet ile bit kopyasını gönderirseniz sevinirim.
    Selam ve öğrenim hayatınızda başarılar….

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 26-10-2016

    DEMİR BENİ TELEFONLA ARADI
    Sevgili Demir
    Beni telefonla araman beni çok duygulandırdı. Seni çok özlemiştim. Ben burada Akyaka’da iyiyim. Havalar da serinledi. Görüşmeyeli gezilerin oldu. Adalar ve İstanbul gezileri güzel geçti mi? Derslerin nasıl gidiyor? Konya’da havalar soğumuş…
    Hafta sonu babanla sende gel.. Deniz soğudu ama, girenler var.
    Bahçede portakal, limon henüz olmadı
    Derslerinde başarılar diliyor, gözlerinden öpüyorum
    Deden


    Sevgili dedeciğim
    Malin için teşekkürler. Yunan Adaları gezisi güzeldi. Bir gün senin de gezmeyi isterim. Rodos adasında başımda papağan ile resim çektirdim. Girit adasında dağda Zeus'un yüzünü gördük. Santroni adasının çok sevdim. Derslerim iyi gidiyor.
    Hoşça kal

  8. MEHMET GÜNDOĞDU 26-10-2016

    Sevgili Mehmet ağabey
    Anadolu'da Konya gazetesinde yeniden Kırkambar sayfası yapma hazırlığı içindeyim. Konya ile ilgili yeni yazılarını bekliyorum.
    Selamlar, saygılar ve esenlikler.
    MEHMET GÜNDOĞDU
    mehmet.k.gundogdu@outlok.com

    Sevgili Mehmet
    Senin mailinden sonra, çok düşündüm, taşındım, hem yaşlandım, hem de Konya’daki gelişmelerden dolayı, kalemimi Konya’dan çekmeye karar verdim.
    Sana başarılar diliyor, gözlerinden öpüyorum.

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 26-10-2016

    KIZIM ÖZLEM BİLDİRİCİ’Yİ 5 YIL ÖNCE KAYBETTİM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kızım Özlem Bildirici’yi 5 yıl önce 21.10.2011 tarihinde İstanbul’da kaybettim. Özlem 2008 yılında yakalandığı kanser illetine karşı savaşta yenik düştü.
    Bir babanın çocuğunu kaybetmesi en acı veren bir olaydır. Ben bu acıyı tattım. Bu acıyı dostlarımın tatmamasını diliyorum.
    Her babanın kızı elbette kıymetlidir. Ama benim kızım farklı idi, onun kaybı ailemiz olduğu kadar, Türkiye’nin bir kaybı olmuştur. Sınıflarını hep takdir belgeleri ile taçlandırmıştır. Asla istemediğim halde bunları saklamak bana düşmüştür.
    Özlem 1973 yılında Konya’da doğmuştur. Konya Mümtaz Koru ilkokulunu birincilikle bitirmiş, Konya Anadolu Orta Okulunu başarı ile tamamlamıştır.
    Lise öğrenimine İZMİR Fen Lisesi’ne derece ile (ilk yüz) girerek öğrenimine burada devam etmiştir.
    Yükseköğrenimini Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İşletme Bölümünde tamamlamış 1996 yılında mezun olmuştur.
    İş hayatına İstanbul’da başlamış ALCATEL ve VODAFON şirketlerinde devam etmiştir. Aramızdan ayrıldığında Vodafon Bütçe Müdürü idi.
    2001 yılında Paris’te kalmış, burada Fransızca öğrenmiştir. Zaten çok iyi derecede İngilizce biliyordu. İşini çok seven ona dört elle sarılan biri idi.
    Vodafon’da çalışırken şirketin Müdürü de bir Bayan SERPİL TİMUROĞLU idi, onunla çok iyi uyum içindeydi. Bunu cenaze töreninde başta Serpil Hanım ve bütün Vodafon ekibinin katılması gösteriyordu.
    Bugün basından Serpil Timuroğlu’nun başarılı bir hanım yönetici olarak kendisini izlemekteyim. Hem ondan Özlem’in idolü, müdürü olarak gurur duyuyor, hem de felek aman vermediği için Özlem’in onu takip edemeyişi yüreğimi yakıyor.
    Ben aynı zamanda soyağacı çalışmaları yapan baba ve anne tarafımı gidebildiğim yerlere kadar araştıran bir kişiyim.
    Bu çalışmalarımı 2005 yılında sonlandırdım. Eşim, annesi Düzay Bildirici ile resmimizin altına şöyle yazmıştım.
    “Bu tarihe kadar soy ağacı çalışmalarımı tamamladım, bundan sonrası benden sonra gelenlerin işi demiştim”.
    Ulu söylemişim!!!!!, bu tarihten 6 yıl sonra kızım Özlemi çocuksuz olarak kaybettim. Onun hayatını, başarılarını, takdir belgelerini toplamak bunları WEB siteme koymam bana düşüyordu..
    Bunlar Web sitemde bulunmaktadır www.mehmetbildirici.com
    Web 2014 Türkçe II 5.8 Özlem
    Web 2015 Türkçe 5.9 Özlem
    38 yıllık hayatında bize mutluk verdi, ölümünün 5. yılında rahmet ile anıyorum. Işıklar içinde uyusun diyorum.

  10. GÜLİZAR İLERİGİDEN 18-09-2016

    GÜLİZARCA

    SEVGİLİ DOSTLAR
    Derdimi ummana anlatmaya gittiğim zamansız bir anda Akyaka’da denizde yüzerken; bir anonsla irkildim.
    Akyaka Nail Çakırhan & Halet Çambel Kültür ve Sanat Evi’nde “Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği” tarafından düzenlenen ÖZDEN UZ cam-seramik sergisine bekleriz. Açılış bugün 12 Ağustos 2016 saat 18.00, Sergi 21.08.2016 gününe kadar 16.00-19.00 saatleri arası gezilebilir.
    Nail (Çakırhan) amcayı İstanbul’dan tanırım. Kültür evine de bir defa gelmişliğim var. Tesadüfen aynı günde gitar dinletisinde bir iki arya söylemişim.
    Sanatçı Özden Uz Jeoloji Mühendisi, emekli olduktan sonra, önce, cam-seramik kurslarında kendini yetiştirmiş, Akyaka’da ki evinde “cam-seramik, heykel çalışmaları yapıyor.
    Objelerin ilhamı “Nazım Hikmet” idi. Belki başka zaman “Can Yücel” olur kim bilir? Çünkü aynı gün Datça’da anma günü vardı Can Baba’nın.
    Aynı gün Araştırmacı Yazar, Arkeoloji sevdalısı, İnşaat Yüksek Mühendisi Mehmet Bildirici Hocamız da vardı. Karia, Akyaka tarihi konusunda ki merakına ve yazdıklarına hayran oldum.
    Hocamla birlikte Özden Uz için verilen yemeğe katıldık. Stratonikya (Yatağan Eskihisar), Lagina (Yatağan Turgut) diğer mekânların kültür turizmine açılması gönüllü ordusu dostlar ve gönüllüler harekete geçecek, ben bu kokuyu bu duyumu aldım.
    Simay Bodur, Berrin Duma, İncilay Bayraktaroğlu, Sabiha Aksal’ın bu Kültürevinde bu sanatçıların açacağı sergiler kaçırılacak cinsten değil.
    Sanat dolu günler dilerim dostlarım.

    (Muğla Devrim 18.09.2016 MEHMET BİLDİRİCİ başlığı altında yayınlandı)

Toplam 160 yorum bulundu. 121-130 arası listeniyor.