Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 29-06-2020

    TARİHİN BABASI (FATHER OF HISTORY) BODRUM DOĞUMLU HERODOT (M.Ö. 484-425 ?)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Karia Bölgesinden ilk çağda dünya çapında insanlar çıkmıştır. Bunların Batı Uygarlığında çok önemli etkileri olmuştur. Bunlar bizim hemşerilerimizdir. Bunların başında bugün Bodrum’da heykeli dikili olan Tarihin Babası olarak isimlendirilen Herodot gelmektedir.
    Herodot’un M.Ö 484 yılında Halikarnas’ta (Bodrum) doğduğu bilinmektedir. Ölüm yeri İtalya olup ölüm tarihi M.Ö 425 dolaylarıdır.
    Herodot zengin bir ailenin oğludur. Ailesi ona iyi eğitim kazandırmıştır. Halikarnas Tiranı (Despotu) Lygdamis II tarafından sürgüne gönderilmiş komşu ada Samos (Sisam) da bir süre yaşamıştır.
    Lygdamis Pers yönetimi altında Karia yöneticisi (Satrabı) Satrap olup Deniz Savaşına katılan I İlk Artemisia’nın torunudur. Grek veya Karia kökenlidir.
    Herodot M.Ö 490-479 yılları arasında meydana gelen Pers-Grek savaşlarının tarihini yazmış ve gezdiği yerlerdeki halkın anlattıklarını, derlediklerini ‘History-Tarih” isimli dokuz bölümden oluşan kitapta toplamıştı. Kendisinden sonra yaşayan ÇİÇERO (M.Ö 106-43)) tarafından TARİHİ Babası olarak isimlendirilmiş ve bu isim benimsenmiştir.
    Herodot’un yaşadığı dünyanın ve gezdiği yerlerin coğrafyası yazı ekinde görülmektedir. Buna göre;
    Anadolu (Asia Minör- O zaman Pers Yönetiminde) İran, kısmen Afganistan
    Trakya, Yunanistan, İtalya ve İspanya
    Afrika’da Mısır güneye Habeşistan’a doğru Nil vadisi, Libya, Fas Atlas Dağları
    Tarihin Babası Herodot’un benim üzerinde de çok etkisi olmuştur. DSİ Konya Bölgesinde görevli iken oldukça zamanım vardı. 1985’li yıllarda İngilizceyi ilerletmeye, tarihi kitapları okuyup anlamaya çalıştım. İlk olarak İstanbul’da öğrenci iken 9,90 TL aldığım bir İngilizce (poket book) ile başladım. Bu Herodot’un tarihi idi, okumaya başladım.
    Çok zorlanıyordum, ağır bir İngilizce, ikincisi kitapta geçen coğrafi isimler zamanın isimleriydi, yenileri yazılı değildi.. Anlayamadım, inat ettim, döndüm bir daha okudum, döndüm bir daha okudum… Bu yaklaşık altı ay sürdü….
    Ben Mühendisim, tarihe meraklı bir mühendis, başka tarihi kitapları da okudum
    Peçevi’nin Osmanlı Tarihçisi (1572-1650) ( Padişaha hiç eleştiri yok, Müslüman değilse yerden yere vuruluyor)
    Arap ve İranlıların Tarihçisi Taberi (839-923) (Falan zattan rivayet olunur ki dedikten sonra mantık rafa kalkıyor)
    Ermeni Tarihçi Movsep Horenatzi vs. başka örnekler de verilebilir. Tabii bu örnekler bugün değil eski dönemlerde yazılmış kitaplar
    Herodot kendisi Grek, ama ona göre Barbarlar (Grek olmayan örnek Persler) tu kaka değildir. Onlara da olumlu yaklaşıyor, Anadolu’yu o tarihte onlar yönetiyor.
    Yaşadığı dönemde Arkeoloji henüz gelişmemiştir. Bilgiler sözel olarak toplanmaktadır. Herodot ayrıca mitoloji, masal ve tüm anlatılanları kitabına almıştır..
    Şu Greklerin mitoloji, masalları inandırıcı değildir. Ama onlar olmasa da Grek kültürü olmazdı demektedir.
    Herodot Mısır’da Nil Nehrinin suyunun nereden geldiği konusunda çok araştırma yapmış, doğruya ulaşamamış ama her olası sebeplere yer vermiştir.
    Sonuç olarak Akyaka’da yaşayan bir mühendis tarih sever bir kişi olarak kısmen aynı coğrafyada yaşamaktan aynı memleketlisi olmaktan gurur duyuyor ve kendisine verilen TARİHİN BABASI UNVANINA LAYIK OLDUĞUNA İNANIYORUM.
    BODRUMLULARIN ONUN HEYKELİNİ DİKMESİNİ DE ALKIŞLIYORUM
    Yazıma Bodrum’da büstü önünde çekilmiş bir resmi, onun dünyası onun gezdiği yerleri gösteren bir harita eklenmiştir. Haritaya dikkat edilirse üç kıta vardır.
    AVRUPA- ASYA- LİBYA
    (Muğla Devrim 08.06.2020 yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 29-06-2020

    DOĞU ANADOLU MUŞ DOĞUMLU (DARON-TARON) ERMENİ TARİHÇİ MOVSES (MUSA) HORENATZİ (410-490)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    MESROP Maşdotz tarafından Ermeni harflerinin icadı ile Ermeni kültüründe büyük bir gelişme yaşanmıştır. Bu konu bir önceki yazımda işlenmiştir. Bu defa Muş ilinden diğer bir kişi Movses Horenatzi Ermeni Tarihini yazmıştır.
    Movses’in yaşamı konusunda net bilgiler gelmemektedir. Eski ismi Daron veya Taron olan Muş ilinde doğduğu kabul edilmektedir. Ermenistan’da yaşamış. Ermenilerin Tarihi isimli kitabını yazmıştır. History of Armenia. Kitap Türkçeye de çevrilmiştir. Ermenilerin Herodot’u (patmahayr) kabul edilmektedir.
    Kitabı ben de okudum. Zira Urartu tarihi hakkında bilgiler buradan gelmektedir. O dönemlerde Âşıklar (aşuğlar) halkın toplandı yerlerinde saz çalarak tarihi olayları yarı şiirsel anlatırlardı. Herodot gibi Movsep (Musa) da halk tarafından anlatılanları bizlere ulaştırmışlardır. Ermeniler o tarihte eski pagan dininden uzaklaşmış, Hıristiyan-laşmıştır.
    Dinin hoş görmediği olaylara pek yer vermediğini kitabında açıklamaktadır. Bir örnek vermek gerekirse Van’daki Şamran (Şamiram) kanalının Asur Kraliçesi tarafından açıldığı ve isminin oradan geldiğini yazmaktadır. Gerçekten o dönemlerde halkın bilgisi de böyledir. Hâlbuki son yüzyılda Urartu yazıları okununca bunun Urartu Kralı Menua tarafından inşa edildiği ortaya çıkmıştır. Bu konuda yazılanlar şöyledir.

    " Ara'yı kendi isminden dolayı Ararat olarak isimlendirilmiş ülkenin hâkimidir. Burası Ağrı dağı civarı olup Van'ın daha kuzeyidir. Erkek düşkünü Şamiram Ara'nın güzelliğini duymuş ve onu elde etmek için her yola başvurmuştur. Ancak Ara her teklifi geri çevirmiştir.
    Bunun üzerine Şamiram Ara'nın ülkesi Ararat'a ordusu ile sefer düzenlemiştir. Ancak gayesi orayı almak değil Ara'yı sağ olarak elde etmektir. Ancak Ara yapılan savaşta ölür, Şamiram’ın tanrılara başvurması ile Ara tekrar hayata döner.
    Şamiram Ararat bölgesini, havasını doğasını çok sever ve yaz aylarını burada, diğer zamanları Ninova'da geçirmeye karar verir. Şamiram, Ararat ülkesinde birçok yeri gezip dolaştıktan sonra bir gölün (Van Gölü) kenarına gelir ve göl kıyısında uzunlamasına uzanan kayalığı görür. Bunun kuzey tarafı alçak olup güney tarafı göğe yükselecek şekilde diktir. Çevresinde temiz vadilerden akan nehirleri görür.
    Şamiram her şeyi iyice kontrol ettikten sonra, Asur ülkesinden 42000 işçi, mesleklerinde iyi yetişmiş, 6000 taşçı duvarcı, demirci ustalarını getiriri. Şamiram bir kaç yıl içinde bronz kapılı duvarlarla çevrili bir kent kurar, içine iki, üç katlı binalar yaptırır. (Van kenti ).
    Önce belli genişlik ve yükseklikteki büyük taş bloklardan suyolu yapılmasını emreder. Harç ve kum ile araları doldurulmuş sağlam yapılar bugüne kadar gelir. ( Bunlar 5. yüzyılda yapılan tespit). Eğer bir kişi merak edip incelerse taşları bağlayan harcın eritilmiş yağdan elde edilmiş özel bir harç olduğunu görecektir (wax). Bu şekilde yapılmış suyolunun çok uzun olduğu görülür.
    Geniş güzel sokakları olan kentin ortasında halkın ihtiyacı için sanatsal değeri de olan hamamlar yaptırır. Suyolundan bir kolu kente, park, bahçeler üzüm bağları ve çiçeklikler için ayırır. Suyun kalan kısmını göl kıyısı boyunca çevreyi sulamak için sağa sola kollar ayırır. Bütün bölgeyi villalarla süsler. Üzüm bağları meydana getirir. Sonunda da sert kayalarının yüzeyini düzeltilmesini sağlayarak kitabeler yazdırdığını belirtir”.
    Sonuç olarak kitabındaki veriler arkeolojik verilerle bazı noktalarda tutmasa da yaşadığı dönemdeki halkın bilgilerini bize yansıtmaktadır. Bu da çok önemlidir.
    Yazıma bir Ermeni minyatüründek temsilii resmi eklenmiştir.
    (Muğla Devrim Haz. 2020 yayınlandı)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 29-06-2020

    ERMENİ HARFLERİNİ ORTAYA KOYAN MUŞLU MESROP MAŞDOTZ (362-440)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kültürün ileri kuşaklara aktarılması, kültür birikimi ve tarih yazı ile başlar. İlk olarak yazı Sümerlerle başlar Çivi yazısı, Mısır’da Resim yazısı ama yerini gelişen diğer yazılara bırakmış, bugün kullananları bulunmamaktadır. Buna karşın çok eski Çin yazısı bugün hala kullanılmaktadır.
    İnsanlık tarihinde çok büyük bir gelişme olan Sümer ve Mısır yazılarının ne şekilde doğduğu, hangi kral veya din adamının bunu bulduğu konusunda net bilgiler gelmemektedir.
    Doğu Anadolu ve Ermenistan’da yaşayan Ermeniler, Grek ve Süryani yazısını kullanıyorlardı. Ermenicenin bu alfabelerle anlatılması çok zorluk çıkarıyordu.
    Doğu Anadolu MUŞ (Daron) kentinin bir köyünde doğan MESROP MAŞDOTZ Grekçe ve Süryanice eğitim almıştı. Daha sonra Ecmiadzin’e (Ermenistan) yerleşmiş bir din adamıydı.
    Mesrop Maşdotz çok iyi derecede Grekçe, Süryanice- Eski Farsça biliyordu. Çalışma yaparak ünlü ve ünsüzlerin bulunduğu 37 harften oluşan Ermenice alfabesini 405 yılında icat etti. Örnek olarak Grekçe ünlü ve ünsüz harflerden oluştuğu halde İbranice ve Arapça’da ünlü harfler yoktu.
    Ermeni alfabesinin oluşması üzerine Ermeni Kültürü çok gelişti, İncil Ermeniceye çevrildi.
    Mesrop Gürcülere de alfabe konusunda yardımcı olmuştur. Ermeni Alfabesinin bulunuşu o kadar etrafa yayılmıştır ki şu hikâye anlatılır. Gürcüler kendi alfabeleri için Masdotz’a başvururlar, ama sık sık gelip bizim alfabe ne oldu diye sorarlar. O da kızar alın alfabenizi diye hazırladığı harfleri yerlere fırlatırlar. Harfler yan ve ters döner, Gürcü alfabesindeki harfler bundan dolayı ters ve yan dönmüş olur.
    Maşdotz aziz ilan edilir Ermenistan’da heykeli dikilir. Ermeni Alfabesi 405 yılından beri Ermenistan’da konuşulan ve resmi Ermenice’nin ve daha sonra Türkiye’de yaşayan Ermenilerinin kullandığı alfabedir Alfabe ilk günden bu yana hiç değişmemiştir.
    İstanbul’da benim de zaman alıp okuduğum AGOS gazetesi Türkçe, Ermeni alfabesi ile Ermenice yayınlanmaktadır. Maşdotz Ermenistan’da ölmüş ve bir kilse içine gömülmüş önüne heykali dikilmiştir.
    Biz Türkler Müslüman olduktan sonra Arap harflerini kabul etmişiz, bunun ünlü harfler olmamasından dolayı zor okunduğundan ve batı kültür ve uygarlığına uyum sağlamamız için yeni Türk Alfabesi Cumhurbaşkanı GAZİ MUSTAFA KEMAL (ATATÜRK) çabaları ile 1928 yılında kabul edilmiştir.
    YENİ TÜRK ALFABESİ Latin Alfabesine bazı harfler eklenerek oluşturulmuştur. Bu konuda Ulu Önderin başöğretmenliği ve çabaları da unutulmazdır.
    Büyük Atatürk ve Kültüre hizmet eden Anadolu’nun tüm evlatlarının anısı önünde saygıyla eğliyorum.
    Yazıma Maşdotz’un bir resmi ile Ermeni Alfabesi resmi eklenmiştir.
    Muğla Devrim Gazetesi 06.06.2020 yayınlandı

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 29-06-2020

    KONYALI MÜDERRİS ŞEYHZADE AHMET ZİYA EFENDİ (1874-1925)
    MEHMET BİLDİRİCİ

    Konya’nın en önde gelen Müderrislerinden Şeyhzade Ahmet Ziya Efendi hakkında
    Muğla Devrim Gazetesi
    Devrim 27.05.2017 Devrim 30.05.2017 sayılarında hayat hikâyesi ve kendisine 1914 yılında Üsküdar ve Paris’ten gelen iki tarihi kart postala yer verilmişti.
    Aşağıda Facebook’ta bir kart fotoğrafına rastlanılmıştır. Buraya eklenmiştir
    O tarihlerde başka kartpostal şeklinde resim çektiren müdüerris olduğunu sanmıyorum.

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 29-06-2020

    KONYA ATATÜRK MÜZESİNİN EV SAHİBİ YUSUF ŞAR (Ölümü 1928 ?)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Cumhuriyet öncesi Konya’da Hıristiyan olarak Ortodoks Rumlar, Gregorien Ermeniler ve 19 yüzyılda Katolik Maruni’ler yaşamışlardır. Kilise olarak 1910 yılında yaptırılan Fransız Katolik Kilisesini kullanmışlardır. Fransız Hükümetine bağlı bu kilise halen açıktır. Lüzumu halinde kullanılmaktadır.
    Maruniler Cumhuriyet döneminde yaklaşık 1935’li yıllarına kadar yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu toplumdan bugüne gelen Mimari özelliği olan 20-30 civarında ev kalmıştır. Maruniler ticaret ile uğraşmışlar çok zengin olmuşlardır.
    Bunların en başında YUSUF ŞAR gelmektedir.
    Yusuf Şar’ın 1912 YILINDA ev olarak yaptırdığı ve zamanın en güzel evi bugün ATATÜRK MÜZESİ’DİR.
    Aynı ada içinde Zafer Meydanına doğru olan üç katlı bina Kız Orta Okulu olan binadır. Resmi aşağıda eski haliyle görülmektedir.
    Ayrıca Konya Belediyesi olarak kullanılan çok güzel Mimarisi olan bina da Yusuf Şar’a aittir. Aynı binanın yerinde bugün İş bankası binası bulunmaktadır.
    Bu bina yıkılmayıp yerinde kalsa ne kadar iyi olurdu, Atatürk Müzesi gibi kalır Konya’ya bambaşka bir derinlik ve güzellik katardı.
    Yusuf Şar buğday ticareti ile uğraşıyordu. İstasyona gider TANTAVİ Ambarı vardı.
    Yusuf Şar’ın Doğum yeri ve tarihi bilinmemektedir. Doğum yeri Konya mı? Lübnan mıdır?. Konya tarihini iyi bilen ve Atatürk Müzesine yakın bir evde büyüyen Av. Mehmet Ali Apalı onun Paris’e göç ettiğini söylerdi.
    İnternette rastladığım bazı araştırmalarda Yusuf Şar’ın 1928 yılında Konya’da ki binalarını kiraya vermek için oğullarını vekil tayin ettiği görülmekte ve Marunilerin Lübnan’daki yaşayan 1860’lı Dürzilerle çatışma sonu Konya yerleşmişlerdir.
    Maruniler ve en zenginleri Yusuf Şar hakkında yeni bazı bilgiler eklenmesine rağmen konu hala gizemini korumaktadır.
    Konya Vilayetince yapılan tanıtımlarda üzücüdür, Müze binasının Yusuf Şar tarafından yaptırıldığı ve onun konağı olduğu yazılmaz. Bunu anlamak mümkün değil

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 29-05-2020

    MADAM WEBER SU TARİHÇİSİ YEHUDA PELEG’İN BİRLİKTE YAŞADIĞI PARTNERİ’İN MEKTUBU.
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Yehuda Peleg, İsrail’den Cura Quarum toplantılarına katılan çok iyi bir su tarihçisidir. Kendisinden çok yararlandım. Madam Weber onun hayat arkadaşı ve partneridir.
    Ölümünden sonra evrakları arasında İstanbul Osmanlı suyollarına ait şebeke plan ve krokileri görmüş, bunlar hakkında Sayın Fahlbusch’ a sormuştur.
    Fahlbusch’da benim adresimi vermiş ona sor demiştir.
    Madam Weber bana başvurması üzerine kendisine aşağıdaki mektup yazılmıştır.

    31.10.2013
    Dear Madam Weber
    Now I am Istanbul and have time to investigate the map of the Ottoman aqueducts.

    REFERENCE BOOK
    HALKALI SULARI – Prof Dr. Kazım ÇEÇEN -, published in Istanbul 1991 by the Directorate of Water and Canalization of Istanbul, 176 pages and many plates. I have the book.
    This map the earliest map of Ottoman aqueducts dated 1584. At time Architect Sinan was living and the head architect of Ottoman.
    The plan is for the “BEYLİK SU YOLLARI”. This aqueduct was constructed after conquest of Istanbul by Sultan Mehmet in between 1453-1481
    This aqueduct carried water to the city from Halkalı (west side of the city out of wall). This and another 15 aqueducts from this region now were disappeared from heavy urbanization.
    In the pages of reference book additional information can be seen.
    The original of the map in a library in Istanbul (Millet Kütüphanesi)
    On the aqueduct Mazul Kemer (Roman Water Bridge) was used for the pipelines.
    If you want I can write more..
    With my best wishes
    Mehmet Bildirici

    Aşağıdaki çok önemli belgeler Madam Weber tarafından gönderilmiştir.

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 29-05-2020

    PROF. DR. ÜNAL ÖZİŞ'İN KİTAP VE BİLDİRİLERİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    ÖZGEÇMİŞ
    1934 yılında İstanbul'da doğmuştur. Orta öğrenimini Galatasaray Lisesi'inde görmüş, 1957 yılında Münih Teknik Yüksek Okulu'ndan İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun olmuştur. Aynı kurumdan 1961 yılında Dr.Ing. ünvanını almıştır. Çeşitli Türk, Alman, İsviçre, ABD özel ve kamu kuruluşlarında ve inşaat mühendisliğinin çeşitli konularında, özellikle planlama ve proje alanlarında mühendis müşavir olarak 13 yıl çalışmıştır.
    1970 yılında Ege Üniversitesi Akademik kadrosuna katılmış, aynı yıl Doçent ve 1976 yılında Profesör olmuştur. 1982 yılından beri yeni Kurulan Dokuz Eylül Üniversitesine bağlı İnşaat Mühendisliği bölümünde görev yapan Ünal Özişin'in Türkçe, Almanca, İngilizce ve Fransızca olarak 200 civarında yayını bulunmaktadır.
    Özellikle 1978'li yıllardan itibaren tarihi suyolları konusunda yaptığı yayınlarla konunun gündeme gelmesinde öncü rolünü üstlenmiştir. Halen emekli olan, gene İzmir'de yaşamını sürdüren Öziş tarihi su yapıları konusundaki bu rolünü ve yayınlarını devam ettirmektedir. Aşağıda, değerli bilim adamı ve yazar Prof. Dr. Ünal Öziş'in tarih sırasına göre dizilmiş bildirileri incelendiğinde yurt dışı ve yurt içi her zemine konunun taşınmış ve tanıtılmasına katkıda bulunulmuş olduğu görülecektir. Burada modern su yapıları konusundaki yayın ve bildirileri ayrı bir inceleme konusu olduğu için alınmamıştır.

    YAYINLARI (Tarihi Su Yapıları)
    + The ancient dams of Istanbul, 1977, Water Power& Dam Construction, V.29 july, 49-51 (Part I)
    + The ancient dams of Istanbul 1977, Water Power & Dam Construction, Aug. 44-47 (part II)
    -Flood flows and capacities of historical Pergamon and Nyssa tunnels in Anatolia, 1979 (N. Harmancıoğlu ve O. Baykan ile birlikte), Cagliari AAHR XVIII. Congress bildirileri 4 sayfa
    -Anadolu'da tarihi su yapılarının çağdaş önemi, İMO VII. Teknik Kongresi bildirileri s 21-40
    -Antike fernwasserleitungen von Alabanda und Gerga, 1979, Braunschweig Technische Universitaet, 1979 (A. Atalay, M. Haşal ile birlikte), H 64, 8 sayfa
    -Tarihi Bergama ve Nysa tünellerinin kapasiteleri, ile giriş taşkın zirve akımlarının karşılaştırılması, 1979, (N. Harmancıoğlu, O. Baykan, Ş. Ünal, N. Tolkun ile birlikte), İTÜ, 1. Ulusal Hidroloji Kongresi bildirileri, s. 369-376
    - Tarihi su yapıları, 1981, Atatürk'ün 100 Doğum yılı, Ankara DSİ Genel Müdürlüğü, Toprak ve Su Kaynaklarını Geliştirme Konferansı bildirileri, cilt 1, s.10-33
    +The ancient Istanbul dams within the perspective of dam techology history, 1981, 1. Uluslararası Türk-İslam Bilim ve Teknoloji Kongresi, 11 sayfa
    -An outlook on ancient cisterns in Anatolia, 1982, Honolulu University of Hawaii, International conference on rain water cistern systems , proceedings s. 9-15
    + Su mühendisliği açısından Anadolu'da eski su yapıları, 1984, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi, yayını, 149 sayfa (KİTAP)
    +Su Mühendisliği Açısından Anadolu'da Eski Su Yapıları, 1987, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi yayını (genişletilmiş 226 sayfa) (KİTAP)
    +Ancient water works in Anatolia, 1987, Water resources development Vol 3, 1 sayfa 55-62
    + Historical parallels in the water supply development of Rome, 1987, International Symposium on water for the future, Rome, bildirileri 35-44
    + Mimar Sinan'ın Su Yolları, (Yalçın Arısoy ile birlikte) İzmir, 1987, Dokuz Eylül Üniversitesi yayını, 80 sayfa (KİTAP)
    -Lamas havzası tarihi su iletim sistemleri, (Y.Arısoy, B. Kaya ile birlikte) 1987, Ankara İMO 9. Teknik kongresi, bildiriler kitabı C.2 363-376
    +Sinan's water supply systems for Istanbul, 1988, Environmental Design, Rome, N.5-6, 206-209
    -Atatürk'ün su kaynaklarının geliştirilmesi ile ilgili söylev ve demeçleri, 1988, Ankara Genel Kurmay Başkanlığı, Atatürk Haftası, bildirileri N.21. s 43-46
    -Mimar Sinan'ın su iletim sistemleri ,1988, (Y. Arısoy ile birlikte), Türkiye İş Bankası kültür yayınları (1987 Mimar Sinan Üniversitesi sempozyum bildirileri) s.219-231
    + Sinan ve mühendislik, 1989, İzmir Mimar Sinan'ı anma toplantısı, 4 sayfa
    + Alabanda und seine antike Wasserversorgung, 1991, Antike Welt, J.22,H.2, s. 106-113
    +Su Mühendisliği tarihi açısından Çevlik kanal ve tünelleri, 1991, (A. Alkan ile birlikte) İMO dergisi Y.2 N.3, 353-366
    +Mimar Sinan'ın su yolları, 1991, Egemimarlık, Y1, sayı 2, 34-37
    +The water conveyance system of Edirne, (Y.Arısoy ile birlikte) 1991, Environmental Design, N.7 Rome, 68-73
    + Mühendis ve Mimar Sinan, 1992, İzmir Soroptimist Derneği konferansı, 8 sayfa
    + Su mühendisliği Tarihi açısından Türkiye'deki Eski Su yapıları, 1994, Ankara, DSİ Genel Müdürlüğü yayını, 202 sayfa (KİTAP)
    + Die antiken Flussüberbauungen von Pergamon und Nyssa (Türkei), (Klause Grewe, Orhan Baykan, Ayhan Atalay ile birlikte), 1994, Antike Welt Heft 4 sayfa 348-352
    + Çağlar Bolu Anadolu'da Su Mühendisliği, 1995, İnşaat Mühendisliği İstanbul Şubesi, 64 sayfa (KİTAP)
    +Efes kentinin antik su yolları, 1995, (A Atalay ile birlikte), İnşaat Mühendisleri Aydın Şubesi Konferansı, 4 sayfa
    +Historical Water Schemes in Turkey, 1996, Water Resources Development vol 12 No 3, 347-383
    +Historical irrigation, drainage and flood control works in Turkey, 1996, Cairo 16. International Congress on irrigation and drainage, Transactions, V.1-G, R.8, s. 165-177
    -Efes kentinin antik Kayapınar suyolu, 1996, (A.Atalay, M. Becerik, M. Özdikmen ile birlikte) Karayolları Vakıf Dergisi Y.8. N.90-91, s 12-17
    + Efes'in antik su yolları, 1996, Efes Müzesi Konferansı, 8 sayfa
    -Water conveyance systems of great Architect Sinan. 1996, (Y.Arısoy ile birlikte), Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek kurumu Sempozyum bildirileri, s. 241-256
    +Efes kentinin tarihi su yolları, 1997, (A. Atalay, M. Becerik, K. Özdikmen ile birlikte) İMO 14. Teknik Kongresi, İzmir, 1083-1098
    +Türkiye'de su kuvvetlerinin gelişimi, 1998, İTÜ İnşaat Fakültesi, Prof. Dr. Kazım Çeçen anısına, Hidroelektrik Potansiyelinin geliştirilmesi sempozyumu, bildirileri s. 47-64
    -Water resources development in Turkey througout the ages, 1998, İzmir Ege University "Elektronik Journal of civil engineering " paper 3 (ejce.ege.edu.tr)
    -Wasserbauten im Laufe von 4000 Jahren in der Türkei. 1998, İstanbul "Renk Ajans Memoriam-Prof Dr. Kazım Çeçen" s. 137-150
    -Les aqueducs antiques en Turquie. 1998, Ankara, "Liaison" octobre'98, s. 9-12
    -Historical water conveyance systems to Ephesus. 1998 (A. Atalay, M. Becerik, K. Özdikmen ile birlikte) "From past to present Selçuk, 1. International symposium, proceedings s. 125-136
    -Ege bölgesinde tarihi su yapıları, (Priene, İzmir) 1999, (A. Alkan, A. Tanrıöver ile birlikte), İzmir Mühendislik meslek odaları, su kongresi, bildirileri, s. 29-43
    -Historical dams in Turkey, 1999, Ankara Turkish National Committee of International Commmission on large dams (TRCOLD) 100 s
    +Forcheimer & Ancient hydraulic works in Turkey. 1999, Graz International Association for Hydraulic Research, s. 43-46
    -Fernwasserleitungen von Ephesos. 1999, (A. Atalay ile birlikte), Wien Österreichische Akademie der Wissenschaften" bildirileri s. 405-411
    -İzmir'in tarihi su getirme sistemleri, 1999 (Y.Özdemir, A. Kosova, A. Çördük ile birlikte) Mühendislik Odaları "İzmir Su Kongresi" s.45-56
    -Sinan's aqueducts. 2000, (Y. Arısoy ile birlikte), İstanbul International of Shell and Spatial Structures, s. 11-20
    +Ein einblick in die historischen Wasserversorgungsanlagen Istanbuls, 2001, Berlin Technische Universitaet, s. 73-86
    +Water resources developments in Turkey throughout the ages, 2001, Nato Advanced Research Workshop, Marmaris, 8 sayfa
    - Kuşadası yönünden Efes'e tarihi Değirmendere suyolu, 2001 (A. Atalay, M. Becerik, K. Özdikmen ile birlikte) Geçmişten geleceğe Kuşaadası sempozyumu bildirileri,
    -Dörtbin yıl boyunca, Türkiye'de su yapıları, 2002, Türkiye Mühendislik Haberleri sayı 419, s.17-28


  8. MEHMET BİLDİRİCİ 29-05-2020

    FRANSIZ SU ARAŞTIRMACISI JEAN BURDY 17.05.2020
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Fransız Su Araştırmacısı Jean Burdy ve eşi Paulette ile 2001 yılında İsrail’de gerçekleşen ve benim ilk yurt dışı toplantısında tanışmıştım. Pisidian Antioch (Isparta Yalvaç) hakkında yazdığı suyolları kitabın fotokopisi meraklı olduğumdan müşterek dostumuz Prof Dr. Thomas Drew-Bear tarafından çok daha önce verilmişti. Çok ilginç olan bu yayına Web sitemden ulaşılabilir.
    www.mehmetbildirici.com Web 2014 İngilizce 20.2.10
    Önce 2001 yılında İsrail’de, daha sonra 2004 yılında Türkiye’de Efes Cura Aquarum toplantılarında kendini ve eşi Paulette’i yakından tanıma fırsatı buldum. Bunun en iyi anısı George Weber’i önceki yazıda konu edilen eserlerinin fotokopisini gönderilmesiydi.
    Jean Burdy Fransa’da en önde gelen tarihi su yapıları araştırmacısıydı.
    Lyon L’Aqueduc Romain Roma dönemine ait Fransızca 230 sayfalık kitabını bana da armağan etmişti. Arşivimin en değerli kitapları arasındadır.
    Bir başkası “Aqueduc de la Brevenne”
    Jean Burdy Anadolu antik kentlerinin su yapılarına ait de çalışmaları vardır. Bunlardan ilki Psidian Antioch Web sitemde yer almaktadır.
    Son olarak İnternette “L’Aqoeduc Romain de Xanthus” bulunmaktadır.
    Bir özeti şöyledir. Xanthus Kınık ismi ile Likya Bölgesinde bir kenttir.
    “Ksantos kentini su ihtiyacı Roma devrinden kalma 9,5 km uzunluğunda bir suyoluyla besleniyordu. Bu eser kaba yontma taşlı birkaç kaynağı bir kanalla besleyen bir dehlizde başlıyordu. Genişliği 40 cm, derinliği 75 cm olan bu kaptaj kanal yüzeyle eş seviyede oldukça iyi korunmuştur. Kanal kaynakların bulunduğu geçtikten sonra yamacı takip eder.
    Üç küçük vadiyi köprülerle aşıp ovaya iner, bu konuda daha önce hiç araştırma yapılmamıştır, bu bir özet niteliğindedir.

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 29-05-2020

    GUY MEYER 1665 GEORGE WEBER HAKKINDA 17.05.2020
    01.09.2013 TARİHLİ GUY MEYER MEKTUBU
    MEHMET BİLDİRİCİ

    George Weber’in Anadolu antik kentlerine ait eserlerinin fotokopileri 2004 yılında Jean Burdy tarafından gönderilmişti. George Weber’in bu değerli yazılarını Almanca bilmiyor olmama rağmen tarafımdan üzerine durulmuş, bu konuda Türkiye’de Prof Dr. Ünal Öziş hariç başka bilene ve ilgilene rastlamadım.
    Aşağıda tanış olduğum ama çok mailleştiğimiz ama yüz yüze gelemediğimiz değerli Fransız araştırmacı Guy Meyer’in, George Weber’in diğerli eserlerini anlatan mailine yer verilmiştir.
    Guy Meyer Akyaka’dan dostlarım Chrissi & Selim Adham’ın yakın arkadaşlarıdır. Onların yardımı ile kalem ve yazışma arkadaşı olduk. Guy Meyer bana Idyma hakkında tüm yazıtların içinde bulunduğu Almanca bir kitabı göndermiştir. Bana en çok yardımcı olanlardan biridir. Bu maili 2013 yılında bana yazmıştır. Bununla birlikte daha sonra
    2014 yılında İzmir’de açılacak bir sergiye beni davet etmiş, davetiye göndermemiş ben orada olacağım demişti. Eylül 2014 açılış kokteyline Akyaka’dan saatinde orada olmuştum. Davetiyem olmadığı için içeri alınmadım. Guy Meyer’i sordum, şu an yok dediler. Sergiyi ikinci gün normal gezdim. Guy Meyer’in ölmüş olabileceğini söylediler.

    Dear Sir, (Mehmet Bildirici)
    It's a long time since we communicate about ancient Turkey. I am working now on inscriptions from Tralles (Aydın) and on a new exhibition in Izmir about travellers from XVIIth untill XIXth century which will open in September this year. Working on the inscriptions of Tralles, I met with Georg Weber, born in Riquewihr (Alsace-France) in 1840, died in Buca in 1910. He came in Turkey in the 1860's. He was French professor in the (Greek) Evangelical School in Izmir, which opened the first archaeological museum in town. A large part of this old collection is still in Izmir archaeological museum of which it composed at least a quarter of the actual collection.
    You will find thereafter a list of his principal works, but he published numerous articles in local papers in French or Greek: Xenophanès (Grec), L'Impartial (Français), Amaltheia (Grec). It is said that after 1921, the director of the Museum of Izmir inaugurated a column from Ephesus on his grave which remain till today in Buca foreign graveyard but I could'nt find any precise information about this.

    Bibliographie Weber 1880, «Tumulus et hieron de Bélevi», Mouseion, période III, 1878-79 et 1879-80 (1880), pp. 89-104, 117, et trois planches. 1880, «Hiéron de Cybèle et trône de Pelops», Mouseion, période III, 1878-79 et 1879-80 (1880), pp. 105-116 1880, Le Sipylos et ses monuments, ancienne Smyrne, Naulochon, monographie historique et topographique, Paris, 1880. 1882, «Description of the so-called tomb of St. Luke at Ephesus with notes by W. Harry Rylands».Transactions of the Sty of Biblical archaeology, VII, 1882, pp. 226-240. 1884, «Étude sur la chorographie d'Éphèse», Mouseion, période IV, 1880-1884 (1884), pp. 1-44, et carte. 1885, «Akdsché-Kaja. Eine unbekannte Felsburg bei Smyrna», AM, 10, 1885, pp. 212-216, avec deux cartes. 1885, «Trois tombeaux archaïques de Phocée (et de Magnésie), Lettre de M. G. Weber à M. G. Perrot, RA, s 3, 5, 1885 (1), pp. 129-138. 1886, A. Fontrier, «To », Mouseion, periode V, 1885-1886 (1886), carte. 1891, «Un monument circulaire à Éphèse ou prétendu tombeau de Saint-Luc», RA, s. 3, 17, 1891 (1), pp. 36-48. 1891, Guide du voyageur à Éphèse, Smyrne, 1891. 1891, «Der unterirdische Lauf des Lycos bei Kolossai», AM, 16, 1891, pp. 194. 1891, Une église antique à Dinair (Célènes-Apamée-Cibotos), Besançon, 1891. 1892, Dinair (Gueïkler), Célènes, Apamée Cibotos, Besançon, 1892. 1892, « Bas-reliefs de Laodicée et de Tripolis», RA, s. 3, 20, 1892 (2), pp. 288-, pl. XXIII. 1899, «Hypaepa, le Kaleh d'Aïasourat, Birghi et Oedémich», REG, 5, 1899, pp. 7-21. 1904, «Wasserleitungen in kleinasiatischen Städten, I», JDI, 19, 1904, pp. 86-101. 1905, «Wasserleitungen in kleinasiatischen Städten, II», JDI, 20, 1905, pp. 202-210. He also made a map in BCH, 16, 1892, pl. XVIII, «Carte du monastère de Lembos et de ses dépendances auprès de Smyrne au XIIIe siècle» and send a letter to the French Archaeological School in Athens about a relief in Sondurlu (sic), cf BCH, 17, 1893, pp. 39-51. You will find some these articles and books on web-sites: «Sypilos» and «Dinair » on Gallica; «Guide d'Éphèse», on Europeana; «AM» stand for Mitteilungen des deutschen
    Archäologischen Institutes (Athens), «JDI» for «Jahrbuch des K. deutschen archäologischen Instituts», and Transactions of the Society of Biblical archaeology on Archive.org; «RA» for Revue archéologique on Gallica and Archive.org; «REG» for Revue des Études grecques, on Gallica; «BCH» for Bulletin de Correspondance Hellénique on Pérsée. Mouseion stand for Mouseion kai bibliothiki tis Evangelikhs scholis tis Smirnis (Greek, Museum and Library of the Evangelical School in Izmir) could be find on Open archives.gr. The small essay on a Church in Dinar could be obtained in typing the title Une église antique à Dinair (Célènes-Apamée-Cibotos), in Google. I send you my last article on french Traveller in Turkey.
    I wish you a happy New- year Best regards
    Guy MEYER-PARİS

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 29-05-2020

    SU TARİH VE ARAŞTIRMACISI GEORGE WEBER (1840-1910) 17.05.2020
    MEHMET BİLDİRİCİ
    George WEBER Anadolu’daki antik kentler konusunda ilk araştırma yapan Fransız tarihçidir. 1840 tarihine Alsace –Fransa’da doğmuştur. Genç yaşta 1840 tarihinde
    İzmir’e gelip yerleşen Profesör Weber, İzmir Greek Evangel okulunda çalışmalar yapmış Buca’da ilk Müze açmıştır. Topladığı arkeolojik değerler bugün İzmir Arkeoloji Müzesindedir.
    George Weber Anadolu antik kentlerinin su yapılarını ilk inceleyen kişidir. George Weber 1910 yılında İzmir Buca’da ölmüştür. Mezar Buca’dadır. Almanca yazılmış bu kitapların fotokopisine Web sitemde ulaşılabilir.
    www.mehmetbildirici.com Web 2014 Almanca 20.1.203
    KAISERLICH DEUTSCHEN ARCHAEOLOGISCHEN INSTITU
    DIE HOCHDRUCK-WASSERLEITUNG VON LAODICEA AD LYCUM
    1898 BAND XIII 1-13
    KÜÇÜKASYA ANTİK KENTLERİ SUYOLLARI
    WASSERLEITUNGEN IN KLEINASIATISCHEN STAEDTEN I
    1904 BAND XIX 86-101
    1. Metropolis İzmir, Torbalı, Yeniköy 86-88 (16-18)
    2. Tralles Aydın 89-90
    3. Antiochia ad Meandrum Aydın, Karacasu, Aliağa Çiftliği 90-91
    4. Aphrodisias Aydın Karacasu, Geyre 91-92
    5. Trapezopolis Denizli, Babadağ 92-93
    6. Hierapolis Denizli, Pamukkale 93-95
    7. Laodicea ad Lycos Denizli 95-96
    8. Apamea Kibotos Afyon, Dinar 96
    9. Antiochia ad Pisidia Isparta, Yalvaç 96-101

    KÜÇÜKASYA ANTİK KENTLERİ SUYOLLARI
    WASSERLEITUNGEN IN KLEINASIATISCHEN STAEDTEN II
    1905 BAND XX 202-210
    Magnesia as Siplyum Manisa 202-203 (32-33)
    Tyateira Manisa, Akhisar 203-204
    Philadelphia Manisa, Alaşehir 204-205
    Blaundes Uşak, Ulubeyli, Sülümenli 205-206
    Akmonia Uşak, Banaz, Ahatköy 206-207
    Prymnessos Afyon, Sülün 208
    Kotyaeion Kütahya 208-210


    George Weber’in be eserlerini incelemek çok yararlı olmuştur. Eseler Almancadır. Prof Dr. Öztuğ Bildirici bu konuda bana yardımcı olmuştur. Bu eserlerin fotokopisi bana gönderen Fransız Su Araştırmacı Jean Burdy olmuştur.

Toplam 298 yorum bulundu. 131-140 arası listeniyor.