Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 15-12-2018

    İSTANBUL KARAKÖY ARAP CAMİİ –II
    CAMİDEN KİLİSEYE? KİLİSEDEN CAMİYE Mİ ÇEVRİLDİ?
    MEHMET BİLDİRİCİ
    (Bir önceki yazının devamı)
    İlk bölümde dünya ölçüsünde değerli bir anıtsal yapı olan Arap Camii hakkında Müslüman Türk-Arap, Bizans ve batı kaynaklarında farklı bilgiler olduğunu belirtmiş ve Müslüman Dini kaynaklardakini aşağıdaki şekilde özetlemiştim.
    “Banisi (kurucusu) Emevi hanedanından Besleme bin Abdülmelek’tir. Hicretin 97 yılında Selanik ve Edirne civarını yakıp yıktıktan sonra !!!!!! Çanakkale Boğazından geçerek İstanbul’u kuşatmış ve ne mutludur ki Galata’nın fethi tamamlanmış, bu kutsal camii inşa ettirmiştir. Adı geçen Besleme hicretin 131 yılında Bağdat’ta vefat etmiştir. Bu kaynağa göre Camiin 715-716 yılları arasında Emevi soyundan Müslüman Araplar tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
    Aynı zamanda Divanı Humayun Kâtibi Hacı Emin Efendi’nin Hicri 1222 Miladi1807 yılında 36 satırlık bit kitabe mermere yazılarak Cami duvarına konulmuştur. Burada aynı bilgiler yer almaktadır.
    Bizans kaynaklarına ise Arap Camii hakkında şunlar vardır. 4. yüzyılda yaşayan çok varlıklı AREOBINDUS tarafından Rum Ortodoks kilisesi olarak inşa edildiği kurucunun ismine benzetilerek Arap Camii olarak isimlendirildiği savunulmaktadır.
    Batı Katolik kaynaklarında ise 1240 yılında Saint Hyacinthe isimli aziz adına yaptırılmış bir Katolik Kilisesi olduğuna inanılmaktadır.
    Kitabın yazarı Döminiken Rahibi Benedetto Palazzo ise Arap Camii ya da Galata Saint Paul Kilisesinin 14 yüzyıl başlarında Dominikenler yapıldığı konusunda ısrarlıdır. Tüm kitap bu konuya ayrılmıştır.
    Bu dönem çok önemli bir dönemdir, zira Galata 1303-1453 yılları arası bağımsız bir kent olup İtalya’da (GENOVA) tarafından yönetilmekte, Galata yöneticisi bir yıllığına oradan atanmaktadır. Bu halk, halk dilinde Cenevizliler olarak isimlendirilir. Cenevizlilerin deniz kenarlarında ve Ege’de pek çok yönettikleri limanlar vardır. Osmanlıların temas kurduğu ilk batılı halk onlardır. Bugün dünya para birimi dolarsa da o zamanlar Ceneviz parasıdır.
    Tüm bu iddialar incelenerek tarihi durum şöyle özetlenebilir
    1..Roma döneminde Galata’da yaşanmış, İmparator Pertinax adına bir tapınak yaptırılmıştır. Ayrıca çeşitli tapınaklar olduğu da bilinmektedir. İsmi Sykae olarak bilinir
    2.İmparator Jüstinien (527-565) Galata’ya çok önem vermiş, sur içine almış 13 bölge olarak İstanbul (Konstantinopolis) kentine dâhil etmiştir. Arap Camiinin bulunduğu yere Saint Irene isimli Rum Ortodoks kilisesini yaptırmıştır. Kilisenin bir duvarı Arap Camii girişinde görülebilir. Daha sonra bu yapının sonu bilinmemektedir.
    3. İstanbul ve Galata Arap orduları tarafından (672-679) yılları arasında kuşatılmış ve alınamamıştır. Araplar Bandırma civarında Cyzikos kentini 7 yıl ellerinde tutmuşlardır. Eğer Araplar Cami yapmışlarsa burada olmalıdır.
    4.İstanbul ikinci defa 715-716 yılları arasında ikinci defa kuşatılmış, ordular Kadıköy sahillerine çıkmıştır. Komutan Besleme bin Abdül Melek’tir.
    5.Arap Orduları kesinlikle İstanbul ve Galata’yı ellerine geçirememiştir. Yedi yıl Galata’da değil Cyzikos’ta yaşamışlardır.
    6.Galata 1303-1453 yılları arası İtalya Cenova’dan Cenevizliler tarafından bağımsız olarak yönetilmiştir. Galata altın dönemini Ceneviz idaresi altında yaşamıştır.
    Arap Camiinin bu dönemde yapılmış olması Dominikenler tarafından yaptırıldığı doğruya en yakın görünmektedir.
    7.İstanbul Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmet tarafından 29 Mayıs 1453 tarihinde fethedilmiş, Galata’daki Cenevizliler teslim olmuş Galata’nın kapılarını Fatih’e açmıştır.
    8.Cenevizliler’in 1453 yılında hâkimiyetleri sona ermiş ama Fatih tarafından Galata’da yaşamalarına ve ticari hayatlarına devamı sağlanmıştır.
    9. Galata Saint Paul Kilisesi Camii Kebir olarak Camiye çevrilmiş, fetihten sonra Galata’ya yerleşen Türkler için ibadete açılmıştır. Bu arada Osmanlı toleransıyla Dominikenler Saint Paul Kilisesini boşaltmış ama İstanbul’da dini inançlarını ve ibadetlerini başka mekânlarda sürdürmüştür.
    10.Daha sonra yangın ve onarımlar geçiren 21 x 49 m ebatlı dikdörtgen planlı Arap Camii bugün ibadete ve ziyarete açıktır.
    Sonuç olarak yazımı şöyle noktalamak istiyorum.
    Önceki yüzyıllarda kültürler arası bağ çok zayıftır. Olaylar kendi inanışları eksik bilgiler üzerine kurulmuştur. Bunları anlıyor üzülerek kabul ediyorum. Ancak bu çağda kültürler arası iletişim, tarih, arkeoloji konusunda büyük gelişmeler olduğu bir gerçektir. İslami yazarların Hıristiyanlık ve tarih konusunda az bilgiler olduğu kesindir. Arkeoloji diye bir bilimden haberleri dahi yoktu, daha doğrusu arkeoloji yoktu
    Ama görüyorum ki eski kaynaklarda bunlar yazılmış diye ille de dediğim dedik çaldığım düdük kabilinden bu çürümüş bilgileri savunmak inan beni kahrediyor.
    Yazım ekine yanlış bilgilerin yer aldığı Hacı Emin Efendinin Arap Cami duvarına asılmış şiirinde bir yaprak konacaktır. (Tümü kitap içindedir.)
    (Muğla Devrim 18.12.2018 yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 15-12-2018

    İSTANBUL KARAKÖY ARAP CAMİİ –I
    CAMİDEN KİLİSEYE? KİLİSEDEN CAMİYE Mİ ÇEVRİLDİ?
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İstanbul’a gelenlerin ilk uğrak yerleri EMİNÖNÜ ve KARAKÖY olur. Eminönü yakın zamanlara kadar öncelikle gıda yönünden merkezdi. Karaköy ise İstanbul ve hatta Türkiye’nin makine, hırdavat, elektrik malzemeleri satılan bir merkeziydi. Bugün ise tarihi değeri devam etmekle beraber ekonomide etkinliği azalmaktadır. Karaköy ve Galata semti Türkiye’nin batıya açılan ilk penceresidir.
    Arap Camii Karaköy’de en büyük Kiliseden çevrilmiş camidir. Camii Kebirdir. Kültürler arasında paylaşılamayan eşsiz bir eserdir. Karaköy’de ziyaret edilmesi önceliklidir.
    Arap Camii hakkında Müslüman Arap-Türk, Bizans ve Batı kaynaklarında çok farklı bilgiler ortaya çıkmaktadır. Önce Araplar tarafından Cami olarak mı inşa edilmiştir?
    Beyoğlu’nda Gezegen sahaftan çok ucuza satın aldığım bir kitap elimde bulunmaktadır.
    Benedetto Palazzo tarafından yazılmış “Arap Camii veya Galata Saint Paul Kilisesi” 2014 yılı basımı, 144 sayfa, Galatasaray Lisesi Öğretmeni Ernest Mamboury’nin önsözü ile.
    Önce önsözü yazan İsviçreli Ernest Mamboury (1878-1953) İstanbul için ilk başvurulacak kaynak diyebilirim. İstanbul’u çok yakından tanıyan bir kişi olarak görürüm. İstanbul hakkında yazdığı kitabı benim el kitabım İstanbul’da her noktasına gitmeden önce mutlaka okurum.
    Kitabın yazarı ise Hıristiyan Dominiken tarikatına mensup rahip din adamıdır. İstanbul’da 1925-1945 yılları arasında görev yapmış, kitabı 1946 yıllarında yazmıştır. Osmanlı döneminde her çeşit Hıristiyan tarikatlarının temsilcileri bulunmuştur. Dominiken tarikatı da bunlardan biridir
    Kitapta Arap Camii için Müslüman Arap- Türk, Bizans ve Batılı kaynaklar ne zaman kimler tarafından yapıldığı camii ve kilise olduğu dönemlere ait farklı bilgileri önümüze dökmektedir..
    Önce Arapların İstanbul’u kuşatma tarihleri ve kenti ele geçirip geçirmediği konusuna ortaya koymak gerekir. Bu Türkiye’de çok önemli ve az bilinen konulardan biridir.
    Dört Halife döneminden sonra kurulan ilk İslam devleti 661-750 yılları hüküm süren EMEVİ devletidir. Başkenti Şam olan devletin kurucusu ve aynı zamanda HALİFE olan MUAVİYE’DİR, 661-679 yılları arası görev yapmıştır.
    Muaviye zamanında Müslüman Arapların ilk İstanbul kuşatması 672-679 tarihleri arasında olmuştur. Arap donanması Ege adaları önlerinden geçerek Çanakkale Boğazı’ndan Marmara denizine girmiş, Bandırma ve Erdek arasında yer alan çok önemli bir antik kent olan Cyzikos limanı Arapların eline geçmiş, burada yedi yıl kalmışlar, İstanbul’u (Konstantinopolis) her ilkbahar kenti ele geçirmek saldırılar düzenlemişlerdir. Ama kenti ele geçirememişler Suriye’ye başkentleri Şam’a geri dönmüşlerdir.
    Bizans Rum Ateşi adı verilen yanıcı bir alev sayesinde Arapların surları yararak kente girişi önlemişlerdir. Surlara saldırılarda bu yanıcı ateş üzerlerine püskürtülmüştür. Bu ateş Suriye’den göçen Rum Mimar Callinik tarafından keşfedilmiştir. Bu kuşatma sırasında Hz Muhammet’in arkadaşı Hazreti Eyüp’ün surlar dışında öldüğü, İstanbul’un alınışından yaklaşık 800 yıl sonra kemiklerinin bulunduğuna inanılan noktada Eyüp Cami ve Türbesi yapılmıştır.
    İkinci Arap Saldırısı 717-718 yılları arası 10 ay süreyle gerçekleşti, Bu seferde deniz yoluyla Çanakkale Boğazını geçerek İstanbul önüne gelindi, Sefer’in başında Emevi hanedanından Abdülmelek oğlu BESLEME bulunuyorlardı.
    Şimdi Türk Müslüman kaynaklarına dönersek ilk kaynak 1864 yılında yayınlanan “Hadükatül Cevâmi (Camilerin Bahçesi) dir. Bu eserde Arap Camii ile ilgili şu bilgiler yer alır.
    “Banisi (kurucusu) Emevi hanedanından Besleme bin Abdülmelek’tir. Hicretin 97 yılında Selanik ve Edirne civarını yakıp yıktıktan sonra !!!!!! Çanakkale Boğazından geçerek İstanbul’u kuşatmış ve ne mutludur ki Galata’nın fethi tamamlanmış, bu kutsal camii inşa ettirmiştir. Adı geçen Besleme hicretin 131 yılında Bağdat’ta vefat etmiş,
    Aynı zamanda Divanı Humayun Kâtibi Hacı Emin Efendi’nin Hicri 1222 Miladi1807 yılında 36 satırlık bit kitabe mermere yazılarak Cami duvarına konulmuştur. Şair Emin Efendi’nin şiirinin tamamı kitapta yer almaktadır.
    (devam edecek)

    (Muğla Devrim 17.12.2018 günü yayınlandı)

  3. ÂDEM ACAR 14-12-2018

    Hocam Merhaba, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji bölümünde yüksek lisans yapmaktayım. Tez konumu oluşturan Mimari dekorasyonun Idyma da bulunan bazı mimari bloklar üzerinde de olduğunu tespit ettim. Web sayfanız ve yayınladığınız kaynaklarında büyük katkısı oldu. Siteniz de bulunan yayınınızdan aldığım örneğe dair elinizde kullanabileceğim fotoğraflar var ise dip not belirterek kullanmak ve eğer var ise bu blokları stilistik açıdan değerlendirmek istemekteyim. İyi çalışmalar.
    Adem Acar-Ankara

    Sayın Âdem Acar
    Mailinizi aldım. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Bu konuda en doğru adrese gelmişiniz. Web siteme girerseniz www.mehmetbildirici.com ikici bölümde her şeyi bulacaksanız, kaynak göstererek resimlerden ve bilgilerden yararlanabilirsiniz. O bilgiler 1990’lı yıllara aittir. İleri yazılarım da güncellemeler de vardır.
    Başarı dileklerimle Mehmet Bildirici 14.12.2018

  4. GÖKHAN KAYNAKÇI 14-12-2018

    Gohhan.kaynakci@gmail.com


    Mehmet Bey merhabalar,
    Yazışmayalı uzun zaman oldu. Nasılsınız, iyi misiniz? Daha önce de bahsetmiş olduğum üzere 18. yüzyılın ilk yarısında Konya konulu doktora tez çalışması gerçekleştirmekteyim. Konya'da yaşayan gayr-ı müslimler de tezimin konuları arasındadır. Sizin Patrik Kyrillos adlı makalenizi görme fırsatım oldu. Bu Patrik Kyrillos'un eserinin bir kopyası sizde var mıdır? Var ise inceleme yapmak ve yararlanmak üzere bana göndermeniz mümkün müdür?
    Teşekkürler, iyi çalışmalar...
    Ahmet Gökhan KAYNAKCI - Expert
    Republic of Turkey
    Ministry of Culture and Tourism

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 3216 13-12-2018

    SEVGİLİ KIZIM SİBEL
    08.12.2018
    İstanbul Üniversitesi Açık Öğretim SOSYOLOJİ Bölümüne kaydolmuş bulunduğunu öğrendim. Bu konuda uzun mesleki yaşamımın ardından ben de Araştırmacı olmayı 1991 yılında 52 yaşnda seçtim. Sende aynı yaştasın. Aradan geçen 27 yılda epey yol aldığımı sanıyorum.
    Bir anımı aktarmak istiyorum. 1991 yılında DSİ de 4 Bölge Müdürlüğünde Reha isminde banden yaşlı bir abinin odasında arkadaşlar çay içiyoruz. Ben de Konya Tarihi su yapıları çalışmamın Ankara’ya gönderildiğini söyledim. Yani laflıyoruz Bir bravo bekliyorum. Lafını esirgemeyen Reha Bey “Yavu bu işler 3 ayda olur mu dedi”. Dondum kaldım gece uzun uzun düşündüm adam doğru söylüyordu.
    Yıl 2018 yirmiyedi yıl geçmiş biraz tempoyu düşürerek hala çalışıyorum.
    Güzel bir uğraş seçmişin, benim gibi uzun çalışmalısın. Bol Bol kitap okumalısın.
    Gurur duydum, başarı diliyor, gözlerinden öpüyorum.
    Baban Mehmet Bildirici



    Cok tesekkurler bu bolümü hep okumak istemiştim..Umarim bitiririm,.çok ara verdigimden zorlanicam gibi
    SİBEL BİLDİRİCİ 10.12.2018

  6. İSMAİL UĞURLU 13-12-2018

    26 Kasım 2018
    Sevgili Arkadaşlarım, Muhterem Efendim,
    Lise mezuniyetimizin altmışıncı yılını gerilerde bıraktık. 64 sınıf mevcudundan tespit edebildiğimiz 28 arkadaşımız rahmetli oldu. İki arkadaşımız maalesef ağır sağlık problemleri ile mücadelede. Sevgili Habip Sandıkçı ve Sevgili Burhan Semen. Yaprak dökümü bu yaşlardan sonra ne yazık ki hızlanarak devam ediyor.
    Küçük gruplar halinde zaman zaman bir araya gelebiliyoruz. Son geniş birlikteliğimizden (Haziran 2009) bu güne dokuz yıl geçti.
    Uzun zamandır tekrar topluca buluşmak ve kucaklaşmak hepimizin arzusu olmasına rağmen, son yıllarda maalesef gerçekleştiremedik.
    Sevgili Mehmet Bildirici, içimizde galiba en vefalımız, onun teşviki ile uzun bir aradan sonra, bu kış gününde tekrar topluca bir araya gelmeyi planladık.
    Bu konuda telefonla fikirlerini sorduğumuz arkadaşlarımızın olumlu görüşlerinden cesaret alarak Eşimin de desteği ile sizleri evimizde ağırlamayı arzu ettik. Mevsim şartları ve konuya müsbet yaklaşan arkadaşlarımızın çokluğu dolayısı ile sizleri “İstanbul-Kadıköy Cemil Topuzlu Caddesi, No:42’deki, BÜYÜK KULÜPTE” ağırlamanın uygun olacağını kanaatine vardık.
    Sizi ve eşinizi, 8 ARALIK 2018 Cumartesi günü, saat 12:30’dan itibaren BÜYÜK KULÜPTE bekliyoruz.
    Sizleri Büyük Kulübün kapısında bir arkadaşımız karşılayacak. Öğlen yemeği için giriş katındaki Baron Restauranda olacağız; daha sonrada, hatıralara yolculuğa uzanan sohbetlerimize üst kattaki White-Black Salonunda devam edeceğiz.
    Nasip olursa, gelecek yıl Haziran-Temmuz aylarında, sizleri Emirgan’da evimizde ağırlamak arzusundayız.
    Görüşmek ümidiyle, selam ve sevgilerimizi sunarız.
    Süheyla-İsmail H.Uğurlu
    Organizasyon konusunda Elif yardımcı olacaktır. Telefon: 0212 292 76 27 - 0532 507 29 50

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 3209 13-12-2018

    MUĞLA DEVRİM GAZETESİ SİTESİNDE GEZİNTİ
    Ara ara kendimi kontrol için Google motoru ile geziye çıkarım. Bu defa Devrim Gazetesinde Mehmet Bildirici olarak gezi yaptım. Öncelikle gazeye yazdığım tüm yazılar Gazete web sitesinde ilave olarak
    Mehmet Bildirici ile ilgili görseller maddesine girdim. O kadar sayılamayacak kadar madde var. İşte bunlardan bazıları
    İlk sırada sakallı fotoğrafım
    Basında Bildirici 2016 Muğla Müzesi yazısı
    “ “ “ “ İstanbul Beyoğlu Öğretmenevi Konya Lisesi toplantısı
    Özlem Bildirici 20.06 Bu konuda o kadar çok madde var
    Mehmet Bildirici Konya Mühendislik Akademi (Pek çok)
    Ula İlçesi Haşimbahçe İşlemeli taş fotoğrafı
    Mehmet Bildirici 2651 Mari Curie fotoğrafı
    Mehmet Bildirici 2721 Öztuğ Demir
    Mehmet Bildirici 2721 İmparator Hadrianus
    Mehmet Bildirici 2721 Büyük İskender
    Mehmet Bildirici 2721 Antalya Kurucu Kral Attalos
    Mehmet Bildirici 2721 Antalya Hadrianus Kapısı
    Daha o kadar çok madde benden alınmış ki sayılması çok zor ayrıca
    Mehmet Bildirici ile ilgili görseller gün gün yenileniyor, değişiyor
    Duygulandım paylaşmak istedim.

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 3208 13-12-2018

    ŞALOM GAZETESİ SİTESİNDE GEZİNTİ
    Ara ara kendimi kontrol için Google motoru ile geziye çıkarım. Bu defa Şalom Gazetesinde Mehmet Bildirici olarak gezi yaptım. Benim ile ilgili pekçok maddeye rastladım. İşte bazıları
    Deniz Bildirici 2751-3000 fotoğrafı
    Demir Bildirici Gazete yazılar, fotoğrafı
    Çolakyan Toprağa veriliyor Haber
    Galata’da Etkinlikler
    Karia Bölgesi su Yapıları
    ……. Ve daha başkaları paylaşmak istedim.

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 3206 13-12-2018

    Google Motoru ile gezinirken ŞALOM Gazetesi Web Sitesinde çıkmış bir yazıma rastladım. Gurur duydum, paylaşmak istedim.
    • ŞALOM GAZETESİ KALİTESİ BİZİM TÜRKÇE GAZETELERİNİN PEK ÇOĞUNUN ÜSTÜNDEDİR. YAZARLARININ YARIYA YAKINI KADINDIR. DEĞERLİ KÖŞE YAZARLARINA SAHİPTİR.
    Ben şahsen hiçbir yabancı ve azınlık cemiyetlerine üye olmuş değilim. Yabancı ve azınlıklıklardan arkadaş edindiklerimde politik konulara hiç girmiş değilim. Tüm merakım onlarla tarihi, kültürel ve hatta dini konularda bilgi alış verişimin de bulunmaktır.
    1996 yılında Konya’dan İstanbul’a yerleşince değişik kültürleri tanımak istedim. Bunlardan biri de Yahudilerdi, ama güvenlik sebepleri görmek için bile olsa sinagoglarına (camileri) girmek mümkün değildi. Önce Şalom isimli haftalık bir gazeteleri olduğunu öğrendim, bunun nerede satıldığını öğrenmem altı ayımı aldı.
    Nihayet haftalık çıkan ŞALOM gazetesini alıp okumaya başladım. Hala da ara ara alırım. Türkçe ve Ladino dillerinde çıkar. Ladino dili ortaçağ İspanyolcası. Yahudiler İbranice bilmezler. Ama ibadetleri ve Sinagogdaki dil İbranice (Hebrew) dilidir, bizde de camide ibadet dilinin Arapça olduğu gibi, Arapça bilmeden Arapça ibadet edildiği gibi.
    Şalom gazetesi kalitesi bizim Türkçe gazetelerinin pek çoğunun üstündedir. Yazarlarının yarıya yakını kadındır. Değerli köşe yazarlarına sahiptir.
    Olayları onların penceresinden bakmak şahsen benim çok hoşuma gidiyor. Bizim haber ve yorumlarımızla bazen üst üste geliyor, bazen ise farklı görüşler ortaya çıkıyor. Kıyaslama imkânı önünüze geliyor.
    Galata semti onların eskiden yoğun yaşadıkları bir yer, bu semtte pek çok ibadet yerleri var. Bazen Yahudi günleri yapılıyor. Yemekleri, müzikleri tanıtılıyor.
    Ben bunlardan bazılarına katıldım, ilgiyle izledim…
    Bu konuda daha söylenecek pek çok şey var ama bu yazı için bu kadarı yeterlidir diyorum.
    Mehmet Bildirici
    http://www.mugladevrim.com.tr/index.php/52-mehmet-bildirici/8844-yahudi-kulturu-ve-tarihini-istanbul-da-tanidim

  10. ARİF DUTAĞAÇ 12-12-2018

    Merhaba. Sizinle daha önce elektronik posta yoluyla görüşmüştük. Bana makale göndermiştiniz. Cinci Arif'in oğluyum ben. Görüşelim inşaallah.
    Ben Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi’ndeyim.

    Görüşelim, Çok memnun oldum. Baban sağ mı?
    Daha önce babası ile görüşmüştük. Annem tarafından Cinci Mehmet dede tarafından akrabadır

Toplam 440 yorum bulundu. 21-30 arası listeniyor.