Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    AKTRİS ZSA ZSA GABOR (1917-2016) BİR TÜRK GELİNİ, YENGEMİZDİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Geçen Aralık ayında 99 yaşında ölen Macar asıllı tanınmış Amerikalı Aktris aynı zamanda bir Türk geliniydi. 20 yaşında genç bir kız iken tanımış Türk Politikacısı Burhan Asaf Belge (1887-1967) ile evlenmişti.
    Şam doğumlu Burhan Belge 1957-1960 yılları arası Demokrat Parti MUĞLA milletvekili idi. 1937-1941 yılları arası Türkiye’de bir Türk gelini olan Gabor Atatürk’ü yakından görmüş, Ona âşık olmuş ve duygularını 1993 yılında yayınladığı anılarında dile geçirmiştir. Burhan Belge’den boşandıktan sonra Amerika’ya gitmiş, Hilton Oteller zincirinin sahibi Conrad Hilton (1887-1979) ile evlenmiş, onunla 1942-1946) yılları arası evli kalmıştır.
    Burhan Belge’ye dönersek Muğla Milletvekili iken 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından tutuklanmış, Yassıada’da yargılanmıştır. Solcu, fikir adamı ve yazar Murat Belge, Burhan Belge’nin daha sonraki evliliğinden olan oğludur.
    Tekrar Gabor’a dönersek Amerika’da en tanınmış aktrisler arasına girmiş, 9 evlilik yapmıştır.
    Söylenen o ki, Türkiye’yi sevmiş ve Atatürk’e âşık olmuş, olan Gabor ikinci eşi Conrad Hilton’dan Türkiye’de bir Otel yaptırmasını istemiş ve İstanbul Hilton Oteli uzun proje çalışmalarının ardından 1955 yılında Boğazı gören bir yerde Harbiye semtinde faaliyete geçmiştir.
    İstanbul’da Avrupai otellerin ilki PERAPALAS Oteli olup halen faaliyettedir. Hilton Oteli ise Türkiye’de 5 yıldızlı yapılan ilk oteldir. İlk 5 yıldızlı otel oluşunu uzun yıllar devam etmiştir.
    Geçenlerde otelcilik sektöründe uzun yıllar bir arkadaşım. Hilton Oteli uzun yıllar Türkiye’de bir otelcilik okulu gibi faaliyette bulunmuştur.
    Huzur içinde uyu ZSA ZSA GABOR YENGE
    (Burhan Belge ile bir resmi eklenmiştir)
    (27.01.2017 yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    MEHMET BİLDİRİCİ
    BU BİR VEDA MAİLİDİR.
    1957 YILINDA KONYA LİSESİNDEN SONRA KISMET OLDU İTÜ’YE GİRDİM.
    HAYATIMIN EN GÜZEL YILLARI 1957-1962 ARASINDA GEÇTİ
    İSTANBUL’U TANIDIM. İSTANBUL’UN EN SEÇKİN SEMTİNDEKİ TAŞKIŞLAYI SEVDİM. HOCALARIMI ARKADAŞLARIMI SEVDİM.
    HOCALARIMIZIN BİZE ÇOK ŞEY ÖĞRETTİKLERİNE İNANIYOR. HEPSİNİN MANEVİ HUZURUNDA SAYGI İLE EĞİLİYORUM. IŞIK İÇİNDE UYUSUNLAR
    1962’LİLER İNŞAAT SİTESİNDE SON AYRILAN HOCAMIZA BEN BAZI ARKADAŞLARDAN RAHMET DİLEYEN YAZILARI KARŞI BİR ARKADAŞIMIZDAN HOCALARA HAKARET YAĞDIRAN BİR YAZI GELDİ. BU YAZI BENİM KEMİKLERİMİ DONDURDU.
    HER GÖRÜŞE TOLERANSLA YAKLAŞAN BİRİYİM. BU BİR GÖRÜŞ DEĞİLDİ. BU BİR SUÇTU. BU ARKADAŞIMIZIN YAZISI ADALETE İNTİKAL ETSE HÜKÜM GİYERDİ. HADDİNİ KAT KAT AŞAN BİR YAZIYDI.
    YAKIN BİLDİĞİM BAŞKA ARKADAŞLARA DERT YANDIN, ÇOK AYIPLADILAR VE BANA BOŞ VER DEDİLER. AMA BEN BOŞ VEREMEDİM….. VEREMEZDİM…
    AMA ONLARDAN DA BİR UYARI BEKLEDİM… BEKLEDİM

    BU TOPLUMDAN AYRILMAYA KARAR VERDİM. SİZLERE VEDA EDİYORUM.
    SEVGİLİ ÖZMEN BENİ LÜTFEN LİSTENDEN SİL… ÖLÜMÜM HALİNDE 62 LİLER ÖLÜM İLANI İSTEMİYORUM….
    SEVGİLİ MUSTAFA GÜR
    SEYAHAT ETMEM ZORLANDIĞINDAN GEZİLERİNE KATILAMADIM, BUNDAN SONRADA KATILMAM MÜMKÜN DEĞİL. ÇOK YARARLI OLDUĞUNA İNANDIĞIM ÇALIŞMALARINDA BAŞARILAR DİLERİM.
    HEPİNİZE VEDA EDİYORUM.

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    22.01.2017
    HOCALARIMIZ
    Sevgili Sınıf Arkadaşım
    Biz Türkiye’nin seçme liselerinden öğrenciler çetin bir sınavdan geçerek 1957 yılında İTÜ’ye girdik ve burada 5 yıl öğrenim gördük. O günkü seçkin hocalarından ders gördük. Ben şahsen ulaşabildiğim kadarı onları inceledim. Büyük çoğunluğu Avrupa’da inceleme doktora yapmış insanlar. Bizleri onlar mühendis yaptılar, BİZ DURUP DURURKEN MÜHENDİS OLMADIK. Ben kendilerine minnettarım. Elbette onlar da insan onlarında bazı sıkıntıları vardı. Sadece kötü yönleri ortaya koymak bize düşmez. Hayatta olmayan tüm hocalarıma tanrıdan rahmet, yaşayan son 4-5 hocama da sağlıklı günler dilerim.
    Ben birkaç hocamın Taşkışla’da yapılan törenlerine katıldım. Son aramızdan ayrılan Mustafa Aytaç’ı geç duydum, katılamadım. Son günlerinde sevgili Matematik hocamız Selma Soysal ile tanıştım, onunla yaptığım konuşmaları asla unutamam. Selma Soysal, Cahit Arf’ın en sevdiği öğrencisi, Cahit Arf ise kullandığımız paralarımız da resmi olan bir bilim adamıdır.
    İTÜ’yü İTÜ yapan eğitim kadrosudur.

    Bunları niye yazıyorum. Sayın Başkanımız Başkanımız Necdet Ersoy’un hocalarımız konusunda yazdığı son yazı kemiklerimi dondurdu.
    Kendisinin 1962’lileri bir arada tutmakta gösterdiği çaba ve çalışmalar unutulacak cinsten değildir. Her yerde ve burada da kendisine saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.
    Ancak yazdığı kitapta ve son mailinde yazdıkları ASLA KABUL EDİLİR bir davranış değildir.
    Bu konuda bir polemik olmamasını ve ben buna asla girmeyeceğimi belirtiyorum.

    (Bu itu62insaat@yahoogrops sitesinde yayınlanmış son yazımdır)

    Necdet Ersoy'un hocalara hakaret ,çeren yazısı buraya alınmamış dosyada bırakılmıştır

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    PROF MUSTAFA AYTAÇ’I (1921-2017) KAYBETMİŞİZ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Sevgili Sınıf Arkadaşlarım
    20.01.2017
    Yaprak dökümü devam ediyor, Aynı gün bir hocamız ve bir arkadaşımızı kaybettik.
    Prof. Mustafa Aytaç 1958 yılında okuduğumuz TOPOĞRAFYA dersine Prof Said Yasar’ın yardımcısı olarak gelmişti. Ders yılı içinde ve yılsonu Akçakoca kampında bizi oldukça terletmişti…
    Sevgili hocamızı bugün kaybetmişiz. Geç duyduğum için Taşkışla’daki törene katılamadım. Hem de Taşkışla’yı gezer, bir nostalji olurdu.
    Arşivimde hocam ile ilgi bilgiler kısa olup aşağıdadır

    Prof. MUSTAFA AYTAÇ (1921)
    TOPOĞRAFYA
    1921 yılında Kütahya’da doğdu. Balıkesir Lisesi’nden 1939 yılında, İTÜ İnşaat Fakültesi’nden 1945 yılında mezun oldu. Topoğrafya Kürsüsü’nde asistan olarak göreve başladı. 1962 yılında Profesör 1969 yılında kürsü başkanı oldu. Bir süre Avrupa’da araştırmada bulundu. Bu arada başka okullarda dersler verdi. 1988 yılında emekli oldu. Konusunda çeşitli kitap, araştırma ve tezleri bulunmaktadır.
    Halen İstanbul Ataköy’de emeklilik yaşamını sürdürmektedir.
    Kaynak: İTÜ 2000 yılığı İTÜ de yarım asır
    Kaynak: www.mehmetbildirici.com Türkçe 13.4 İTÜ de hocalarım
    Bir Anı: Oğlum Prof Dr. Öztuğ Bildirici, yüksek lisans ve doktorasını İTÜ İnşaat Fakültesinde 1993’lü yıllarda yaptı. Aytaç’a hocam babamda sizin öğrenciniz, 1962 mezunu diyor.
    Cevabı çok ilginç, nerede çalıyor diye sormuyor!!!!. Görsem mutlaka tanırım diyordu !!!!
    96 yaşındaki hocama tanrıdan rahmet ailesine baş sağlı dilerim.

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    ULA KARABÖRTLEN VE GEYİK KANYONU GEZİSİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    2016 yılı Kasım ayının sonunda üç günlüğüne oğlum ve torunum Demir Akyaka’da beni ziyarete geldiler. Demir Akyaka’yı çok seviyor. Deniş kuşu, denizden çıkmıyor. Kasım ayı sonu bahçedeki portakal, mandalina ve limonlar olmuştu ama havalar denize girmeye müsait değildi. İlk gün dinlendiler ve oğlum bahçemdeki asmaları budadı.
    İkinci gün 27 Kasım 2016 onlara Ula ve ormanlarını gezdirmek için bir araba kiraladım. Direksiyonda Avakado bahçesi işletmecisi Süleyman Metin vardı, oğlum Prof Dr. Öztuğ Bildirici, Dede torun Mehmet Bildirici’ler düştük yola, Çevrenin çocuğu Süleyman gideceğimiz yerleri çok iyi tanıyor. Çocukluğu buralarda geçmiş, bu durum da bizim için büyük bir şanstı.
    Başta Akyaka içinde daha önce fırsat olup görmediğimiz Azmak’ın çıktığı yere uğradık. Gazinoların biraz ilerisinde enteresan bir piknik yeriydi. Buradan kestirmeden Gökova, Yeşilova, Portakallık üzerinden Karabörtlen’e vardık. Yol üzeri geçtiğimiz köyler dağınık bir alanda kurulu antik KALLIPOLIS (Türkçede Gelibolu) kentinin yaşanmış alanları. tarihi köyler. Bu köylerde (şimdi mahalle) yaşayanlar tarafından tarihi değerler bilinmeli ve korunmalıdır. Bu yörenin geleceğinde önemli bir yer tutacağına inanıyorum.
    Ben daha önce Karabörtlen’i görmemiştim. Şirin bir sakin bir yer, Çok hoşuma gitti.
    Süleyman bizi Karabörtlen dışında bir arkadaşının tavuk çiftliğine götürdü. İki ayaklı her çeşit hayvan var, adeta bir açıkhava Müzesi, Demir bu iki ayaklı hayvanlara bayıldı, bol bol fotoğraf çekti. Karabörtlen tarihi konusunda karşıma hiç bilgi gelmedi.
    Karabörtlen’de Madenci, Muğla Üniversitesi’nin kurucusu Sıtkı Koçman’ın çok önemli
    bir yeri var. Maden Şantiyesi 1957 yılında burada kurulmuş, şantiyeleri duruyor. AKS Derneği Başkanı Aydın Turunç, yakın arkadaşım 1960 yılında İTÜ Maden Fakültesi’nden mezun olunca 1960’lı yıllardan emekli olana kadar Sıtkı Koçman yanında çalışmış, sonra kendisi ile telefonla da konuştum, kaldığım lojman bile duruyor dedi. Sıtkı Koçmanla Karabörtlen çok değişti dedi. Adeta Karabörtlen ortaya çıktı.
    Ayrıca emekli Kayseri Valisi Yüksel Çavuşoğlu’nun buralı olduğunu ve halen burada evi olduğunu, Akyaka’da resim sergisine katılan bir İngiliz hanımın burada oturduğunu öğrendim. Süleyman’ın babası Mustafa Metin de burada oturuyor.
    Karabörtlen’den sonra tamamen ormanlık dağ köyleri vardı. Oyru köyü veya mevkiinde eski Manisa Müftüsü İlhan Armutçu’nun buralı olduğu, emeklilikten sonra köyüne yerleştiğini, bir yurt yaptırdığı yakın ve uzaktan ziyaret edildiğini öğrendim.
    Geyik Kanyonundan önce son köy ARICILAR, tamamen orman içinde bir köy, biraz çukurda idi, seyrederek Geyik Kanyonu’na ulaştık.
    Kanyon tek kelime ile DOĞA HARİKASI, birkaç saat burada kaldık.
    Geyik Kanyonu Ula Kaymakamlığı ve GEKA “Güney Ege Kalkınma Ajansı” tarafından kurulmuş, Yani Kurucusu devlet. Bir işletmecisi var.
    Kanyonu bol bol gezdik. Ancak mevsim dolayısıyla büfe ve tesisler kapalı idi, bir yemek ve çay için Karabörtlen’e geri döndük.
    Gezinin devamı Kızılyaka ve Çörüş Köyüne olacaktır.

    Devrim 21.01.2017 yayınlamdı

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    Sayın Sibel Güven
    İTÜ Mezunlar Derneği
    İTÜ ile ilgili çalışmalarımı döküyorum.

    MEHMET BİLDİRİCİ
    Doğum yeri ve yılı Konya 01.03.1939
    Lise Konya Lisesi 1957
    İTÜ Girişi 1957 Makine Fakültesi
    “ “ 1958 İnşaat Fakültesi
    Mezuniyet 1962 İnşaat Fakültesi Tatbiki Mekanik Kolu
    Diploma Travayı Dairesel Çubukları Burkulması Prof. Dr. Mustafa İnan

    2002 YILI
    40 Yıl Plaketi Prof. Dr. Gülsün Sağlamer plaket
    İTÜ 229 Yıl İçinde biyografim
    “Mühendislikte 40 Yıl” İTÜ Vakıf Dergisi Kasım 2002 s. 61-63 (Rektörün onayı)
    İTÜ Kırk yılın Ardından Anılar (İlk derleme denemem, 50 adet fotokopi dağıtıldı

    2004 İTÜ Mezunlar Derneğine üye

    2006 Sayın Rektör Faruk Karadoğan 27.04.2006 da
    İTÜ’ler yemeğinde ziyaretçi (ben aracı idim.)
    2008
    62 İnşaat Mustafa İnan Kütüphanesi (2008) sayfa 163

    2009 Web sitem kuruldu www.mehmetbildirici.com

    WEB SİTEMDE İTÜ İLE İLGİLİ DOSYALAR
    13.2 İTÜ Öğrencisi Anılarım
    13.1 Sınıf Arkadaşlarım (Soyadı sırasına göre resmi olmayan)
    13.3 İTÜ 1957 Girişi Sınav Soruları
    5.4 Diploma Travayım
    13.4 İTÜ de Hocalarım
    13.5 1962-2002 İTÜ Anılarım
    13.6 2002-2012 İTÜ Anılarım
    13.7 – 13.8 Fırat’ın Tapusu (50 için arkadaşlarımdan yazılar)

    2012 yılı
    2012 -50 yıl Mezuniyet Plaket Prof. Dr. Muhammed Şahin
    BU TOPLANTIDA 1962’LİLER ADINA KONUŞMA
    Sayın Rektörün daveti üzerine, pek çok haber yapıldı
    İTÜ 239 Yıl İçinde biyografim var

    ÇALŞMALARIM DEVAM EDİYOR
    2012 den beri anılarımı toplamaya devam, 2022 de kapatmak, Yaşayabilirsem 60 Yıl Törenlerine katılmak orada da tekrar konuşma yapabilmek

    1888-1962 Arası İnşaat Fakültesi Mezunlarının listesini çıkarmak, öne çıkmış ağabeylerimi, ablalarımı bir araya getirmek (Halen listeleri çıkarmış, biyografileri toplamaya devam ediyorum)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    Sayın Hocam Ünal Öziç
    Bütün Türkiye genelinde araştırma yapan sadece siz varsınız sizden sonraya da ben kendimi koyuyorum.
    Tarihi su yapıları konusundaki çalışmalarımı size döküyorum.
    www.mehmet bildirici.com Türkçe
    1.1) TARİHİ SU YAPILARI; KONYA-KARAMAN-NİĞDE- AKSARAY, Yalvaç, Side, Mut, Silifke
    DSİ Genel Müdürlüğü 1994 Ankara, 510 sayfa
    Açıklama
    Mehmet Bildirici’nin sa tarihi konusunda basılmış ilk kitabı, DSİ Genel Müdürlüğü’nün 40. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri kapsamında yayınlanan birkaç yayından biri. Bir yıl DSİ Genel Müdürlüğü vitrinine konuldu.1000 adet olarak basılan kitap tüm üniversite ve resmi kurumlara gönderildi.
    Internet incelemelerinden kitabın, pek çok kütüphane yanında, TBMM Kütüphanesi, DSİ Genel Müdürlüğü Kütüphanesi’nde okuyucu hizmetinde olduğu görülecektir.
    Mehmet Bildirici kitabın basımından sonra uzun yıllar konuyu tekrar incelemiş ve bilgisayar ortamına taşımış ve yeniden yayını için DSİ Genel Müdürlüğü’ne başvurmuş, gerekli kontrollardan geçmiş, 500 adet CD sinin yayını 2009 yılında gerçekleştirilmiş, DSİ Genel Müdürlüğü dahilinde değıtılmıştır. 25 adet bana verilen CD ler kitaplıklara ve konuya gönül vermiş dostlara dağıtılmıştır.
    DSİ Genel Müdürlüğü yayınına girmek için aşağıdaki linke giriniz
    Link: www.dsi.gov.tr girilecek yayinlarimiz-kutuphane-yeni yayinlanan kitaplar-tarihi suyapilari

    1.2) TEKNİK VE KÜLTÜREL DEĞERLERİYLE, TARİHİ SULAMALAR, DEPOLAMA VE TAŞKIN KORUMA TESİSLERİ
    Mehmet Bildirici 186 sayfa
    DSİ Genel Müdürlüğü 2004 Ankara,
    DSİ Genel Müdürlüğü’nün 50 Kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında yayınlanmıştır. Konular renkli fotoğraflarla bilgisayar ortamında yeniden düzenlenmiş ve tekrar yayını için DSİ Genel Müdürlüğü’ne başvurulmuş, gerekli kontrollardan geçmiş ve 500 adet CD yayını için karar verilmiştir. Kitabın ilk basımı 275 adet olup DSİ Genel Müdürlüğü teşkilatı içinde dağıtılmıştır.
    Kitapta ekonominin can damarı olan, genelde anıtsal yapıların ve yazıtların çok az bulunduğu sulamalar, başlangıçtan bugüne barajlar ve taşkın koruma tesisleri incelenmiştir. Teknik ve kültürel konulara birlikte yer verilmiştir.
    Yazar kitabın basımından sonra uzun yıllar konuyu tekrar incelemiş ve bilgisayar ortamına taşımış ve yeniden yayını için DSİ Genel Müdürlüğü’ne başvurmuş, gerekli kontrollardan geçmiş, 500 adet CD sinin yayını 2009 yılında gerçekleştirilmiş, DSİ Genel Müdürlüğü dahilinde değıtılmıştır. 25 adet bana verilen CD ler kitaplıklara ve duyarlı dostlara armağan edilmiştir.. 186 sayfa

    DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 2004 yıylynda yayınlanan kitabın yazarının isminin sehven konulmaması kaynak olarak kullanılamamıştır. 2009 yılında CD basımı bunu düzeltmiştir.

    DSİ Genel Müdürlüğü kayıtlarına girmek için
    Link: www.dsi.gov.tr
    yayinlarimiz-kutuphane-yeni yayinlanan kitaplar-tarihi sulama, su depolama, taşkın koruma tesisler

    1.3) TARİHİ SU YAPILARI KONUSUNDA BİLDİRİLER
    Mehmet Bildirici
    Buradaki su kültürü ve tarihi su yapıları ile ilgili Türkçe ve İngilizce bildiriler, teknik dergi ve kitaplarda yayınlanmıştır. Bildirici ailesi içinde 1961 yılında diploma çalışması olarak bu konuyu seçen ilk kişi, eşim Düzay (Özdemir) Bildirici’dir
    Aşağıda bu bölümdeki 1961-2007 yıllarını kapsayan bildiriler bulunmaktadır.
    410 sayfa.

    Bunların dökümü şöyledir
    -Konya’nın Su Durumu 1961
    Düzay Özdemir
    Coğrafya Haberleri sayı 4, Aralık 1961, 6 sayfa

    -Konya İçme Suyu Tarihçesi İstanbul 1993
    11-15 Ekim 1993 Tarihleri arası İstanbul Çamlıca’da yapılan İçme Suyu Semineri
    Bildiriler kitabı, 6 sayfa

    -Selçuklu Dönemi Konya Sulaması Ankara1994
    DSİ Genel Müdürlüğü (Kırkıncı Yıl) Su ve Toprak Kaynakları Geliştirme Konferansı
    Bildiriler Kitabı (37-46 sayfalar) Ankara

    -Historical Irrigation in the Plain of Konya Cairo-Egpyt 1996 ENGLISH
    ICID (International Irrigation and Drenaige) 16th conference Cairo EGYPT
    (Prof Dr. H. Fahlbusch isteği üzerine hazırlandı. Ben konferansa katılmadım. Makalem bildirileri kitabında yayınlandı. Bu M.Bildirici’nin ilk yurt dışı yayını)

    -Konya ve Çevresinde Çağlar Boyu Tarihi Su Yapıları İzmir 1997
    Öztuğ Bildirici ile
    İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Kongresi
    Bildiriler kitabı 1115-1128
    (Prof Dr. Ünal Öziş’in isteği ve yardımlarıyla)

    -Tarihi Su Yapılarında Suyun Basınçla iletimi, Ölçülmesi ve Fethiye-Muğla 1997
    Yükseltilmesi Fethiye 1997
    DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan “Su Mühendisliği Semineri”
    Bildirileri Kitabı Bölüm 6 1-15

    -Historical Irrigation in the Plain of Bayburt Grenada Spain 1999
    Öztuğ Bildirici ile
    ICID (International Irrigation and Drenaige) 17th conference Grenada-Spain
    (Prof Dr. H. Fahlbusch isteği üzerine hazırlandı. Ben konferansa katılmadım.
    Bildiriler kitabı 71-86 71-86 da yayınlandı

    -Historical Irrigation in the Region of Konya through Ages Grenada Spain 1999
    Öztuğ Bildirici ile
    ICID (International Irrigation and Drenaige) 17th conference Grenada-Spain
    (Prof Dr. H. Fahlbusch isteği üzerine hazırlandı. Ben konferansa katılmadım.
    Bildiriler kitabı 71-86 71-86 da yayınlandı


    -İstanbul Beyoğlu Yakası Çeşmeleri ve Su Kaynakları Feshane İstanbul 2000
    Halil Ürün ile
    Uluslararası Osmanlı Su Medeniyeti (İSKİ) Bildiriler kitabı (255-266)

    -Modern Irrıgation System in the Plain of Konya ENGLISH-TURKISH
    Konya Ovası Sulaması Çumra-Konya 2000
    Uluslararası Çatalhöyük’ten Çumra, Bildiriler Kitabı 161-167

    -Historical Dams of Anatolia ENGLISH Israel 2001
    2001 yılında Israel de yapılan Cura Aquarum sunulan bildiri
    2002 yılında Almanya Siegburg da yayınlanan Bildiri kitabı
    Sayfa 137-143 de yayınlandı
    (Metin Yehuda Peleg tatafından düzeltildi. Katıldığım ve
    Yurt dışında sunduğum ilk bildiri

    -Galata eski Suyolu İstanbul 2002
    İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) 2002 yılı bülteni (155-16)
    Nadire Mater Web Sitesine konuldu

    -Klasik Çağda Su İletiminde Basınçlı ve Basınçsız Borular Ankara 2002
    İMO Mühendislik Haberleri sayı 422 105-109 sayfa

    -Water Supply Syystem of Ancient Galata ENGLISH
    ICID History Seminer Vol 1D R 13

    -The Cistern and Aquaduct of Ceramos in Ancient Caria Ephesus 2004
    Cura Aquarum in Ephesus poster ENGLISH
    Cura Aquarum in Ephesus Volume 1 147-151

    -Kilyos Water Supply System with Sutrazis Petra –Jordan 2007

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    KONYA LİSESİ 1957 MEZUNLARI TOPLANDI
    İstanbul’da yaşayan 1957 Mezunu Konya Lisesi arkadaşlarım benim davetim üzerine 14 Ocak 2017 Cumartesi tarihinde Beyoğlu Öğretmen Evinde toplandı. Katlımcılar
    Şadi Onur
    Tuna Ertunç (İngilizce öğretmenimiz Mukbil Ertunç’un yeğeni Emniyet Amiri
    Tuncay Orhan
    Ömer Alptekin
    Hakkı Kafalı
    Mehmet Bildirici
    Uzun uzun sohbet ettik…. Tuna Ertunç yengesi Semahat Ertunç’un hastanede olduğu hiç kimseyi tanıyamadan adeta bitkisel hayatta olduğunu belirtti
    Bu toplantı benim Beyoğlu Öğretmen Evindeki son toplantı olacak

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    TOPAÇ ÇEVİRMEK, TOPAÇ’IN TARİHİ DE OLUR MU?
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Ben çocukken çelik çomak oynar, topaç çevirirdik. Babam, dedem çocukken topaç çevirmiş olmalılar ki onlardan öğrenip biz de topaç çevirdik.
    Peki benim torunum Mehmet Demir de topaç çevirdiler mi? Hayır onlar televizyon çocuğu kaliteli çocuk programları ile büyüdüler, şimdi bilgisayar tabletleri var, ellerinde devamlı elektronik oyuncakları var, ne yapsınlar topacı.
    Akyaka’da misafirim olan ayaklı kütüphane Martin isminde bir yakın arkadaşım var. Bir gün bir topaç resmi gönderdi, Roma kalıntıları arasında bulunmuş, meğer Romalı çocuklarda da topaç çevirirmiş….
    Sefarat Yahudileri 1492 tarihinde Hristiyan olmaları aksi takdirde İspanya’yı terk etmeleri isteniyor. Osmanlı Padişahı II. Beyazıt onları kabul ediyor. İspanya’dan gelen bu insanların bu padişaha büyük saygısı var sinagoglarında ona dua ederler. Bunlar 1992 yılında Türkiye’ye gelmelerinin 500 Yılında “500. Yüzyıl Vakfı ve Yahudi Müzesini kurdular. Karaköy’de bir Sinagog bunun için tahsis edildi. Çok boyutlu kültürel ve Musiki etkinlikleri olan kuruma ben de üyeyim.
    Bu bağlamda 2016 Hanuka Bayramına davet edildim. Davetiyede Barış için Mum yakalım deniyordu. Karaköy Neve Şalom Sinagoguna gittim.
    Verilen kısa açıklama da şöyle deniyordu.
    M.Ö 169-166 yılları arasında Museviler Makabiler önderliğinde ROMA İMPARATORLUĞU UZANTISI SELEFKİLERE karşı savaşmışlar kutsal mabetlerini ele geçirdiklerinde şamdanı yakmak için sadece bir günlük yağ bulurlar ama bu yağ mucizevi şekilde 8 gün boyu yanar. Bu yüzden buna HANUKA- IŞIKLAR BAYRAMI deniyor.
    Çok kısa olan bu açıklamada Selefkiler, büyük İskender’in uzantısı Romalılar daha sonradır. Bunu okur okumaz bu hatayı yetkililere bildirdim.
    BU HATAYI DERHAL GÖRMEMDEN DE ÇOK MUTLU OLDUM. Demek ki böyle tarihi hataları sadece biz yapmıyor muşuz?
    Törende asıl geleceğim nokta toplantıda bizlere bir de topaç verdiler. Buradaki açıklama şöyle;
    “Romalılar İsrail topraklarında iken Yahudilere Tevrat öğrenmeyi yasaklamıştı. Ama Tevrat’ı öğrenmek gerekiyordu. Çocuklar büyüklerle oturup Tevrat öğrenmeye devam ediyorlardı. Romalı askerler geldiklerinde büyük küçük hepsi ceplerindeki topaçları çevirmeye başlıyordu, böylece askerler onların topaç çevirdiklerini sanıyordu…
    Meğer bu basit oyun da Kültürün geliştiği bu topraklardan gelmiş, kıssadan hisse
    Yazıya bu tarihi topacın bir resmi eklenmiştir.

    (Muğla Devrim 18.01.2017 tarihinde yayınlandı)

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    TOPAÇ ÇEVİRMEK, TOPAÇ’IN TARİHİ DE OLUR MU?
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Ben çocukken çelik çomak oynar, topaç çevirirdik. Babam, dedem çocukken topaç çevirmiş olmalılar ki onlardan öğrenip biz de topaç çevirdik.
    Peki benim torunum Mehmet Demir de topaç çevirdiler mi? Hayır onlar televizyon çocuğu kaliteli çocuk programları ile büyüdüler, şimdi bilgisayar tabletleri var, ellerinde devamlı elektronik oyuncakları var, ne yapsınlar topacı.
    Akyaka’da misafirim olan ayaklı kütüphane Martin isminde bir yakın arkadaşım var. Bir gün bir topaç resmi gönderdi, Roma kalıntıları arasında bulunmuş, meğer Romalı çocuklarda da topaç çevirirmiş….
    Sefarat Yahudileri 1492 tarihinde Hristiyan olmaları aksi takdirde İspanya’yı terk etmeleri isteniyor. Osmanlı Padişahı II. Beyazıt onları kabul ediyor. İspanya’dan gelen bu insanların bu padişaha büyük saygısı var sinagoglarında ona dua ederler. Bunlar 1992 yılında Türkiye’ye gelmelerinin 500 Yılında “500. Yüzyıl Vakfı ve Yahudi Müzesini kurdular. Karaköy’de bir Sinagog bunun için tahsis edildi. Çok boyutlu kültürel ve Musiki etkinlikleri olan kuruma ben de üyeyim.
    Bu bağlamda 2016 Hanuka Bayramına davet edildim. Davetiyede Barış için Mum yakalım deniyordu. Karaköy Neve Şalom Sinagoguna gittim.
    Verilen kısa açıklama da şöyle deniyordu.
    M.Ö 169-166 yılları arasında Museviler Makabiler önderliğinde ROMA İMPARATORLUĞU UZANTISI SELEFKİLERE karşı savaşmışlar kutsal mabetlerini ele geçirdiklerinde şamdanı yakmak için sadece bir günlük yağ bulurlar ama bu yağ mucizevi şekilde 8 gün boyu yanar. Bu yüzden buna HANUKA- IŞIKLAR BAYRAMI deniyor.
    Çok kısa olan bu açıklamada Selefkiler, büyük İskender’in uzantısı Romalılar daha sonradır. Bunu okur okumaz bu hatayı yetkililere bildirdim.
    BU HATAYI DERHAL GÖRMEMDEN DE ÇOK MUTLU OLDUM. Demek ki böyle tarihi hataları sadece biz yapmıyor muşuz?
    Törende asıl geleceğim nokta toplantıda bizlere bir de topaç verdiler. Buradaki açıklama şöyle;
    “Romalılar İsrail topraklarında iken Yahudilere Tevrat öğrenmeyi yasaklamıştı. Ama Tevrat’ı öğrenmek gerekiyordu. Çocuklar büyüklerle oturup Tevrat öğrenmeye devam ediyorlardı. Romalı askerler geldiklerinde büyük küçük hepsi ceplerindeki topaçları çevirmeye başlıyordu, böylece askerler onların topaç çevirdiklerini sanıyordu…
    Meğer bu basit oyun da Kültürün geliştiği bu topraklardan gelmiş, kıssadan hisse
    Yazıya bu tarihi topacın bir resmi eklenmiştir.

    (Muğla Devrim 18.01.2017 tarihinde yayınlandı)

Toplam 270 yorum bulundu. 201-210 arası listeniyor.