Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    İZMİT DOĞUMLU ROMALI TARİHÇİ FLAVIUS ARRİANOS (95-160)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İlk çağda Bursa ve İzmit kentlerinin içinde bulunduğu bölge Bithynia (Bitinya olarak bilinir. Bursa ve İzmit’in eski isimleri Bitinya krallarının isimlerinden gelir. Prusia (Bursa) & Nicomedia (İzmit)
    Arrianos 95 tarihinde Nicomedia (İzmit) kentinde doğmuştur. Çocuk denecek yaşta Pamukkale doğumlu filozof Epistetos’un öğrencisi olmuş devamlı ona sadık kalmıştır. Esirlikten kurtulup Filozof olan Epistetos (50-135) hakkında Devrim Gazetesinde 29.07.2020 tarihli bir yazım bulunmaktadır. Hocasının sürgün gittiği Nicopolis (Niğbolu-Bulgaristan) kentinde tanıştıkları sanılmaktadır.
    Arrianos çok eser veren bir yazardır. İlk eseri Epiktetos’un Stoa felsefesine ait “Diatribai Epiktetu” adlı eseridir. Stoa Felsefesi insanlığın mutluluğunu esas olarak ele alır. Bunun için doğaya uygun yaşanmalıdır. Ayrıca Stoa felsefesi ve Epistetos ismi ile yazılmış 3 eseri daha vardır. Bu eseri ile Arrianos Atina’da tanınmıştır. Roma İmparatoru Hadrianus 126 yılında uzun bir geziye çıkmış bir süre Atina’da kalmıştır. Arrianos bilgisi ile Atina’da imparatorun dikkatini çekmiştir.
    Ama bunlar içinde şüphesiz en önemli eseri Büyük İskender’i hayatını ve seferlerini anlatan “İSKENDER’İN ANABASİSİ” (ALEKSANDREU ANABASIS) dir.. Kitap İskender’in ölümünde yaklaşık 400 yıl sonra yazılmıştır. Zamanında yazılmış tüm kaynakları incelemiş, en akılcı olanlara yer vermiştir. Bunlar içinde en çok sonradan Mısır Kralı olan Ptolemaios’un görüşlerine katılmıştır. Ptolemaios (M.Ö. 367-285) tüm hayatı İskender ile geçmiş en yakın arkadaşıdır.
    Arrianos ayrıca Hindistan Coğrafyası, Hintlileri adetlerini anlatan INDIKE, Alanların tarihini anlatan “Alanike Historia” ve Karadeniz de bir geziyi anlatan “Peripulus Pontu Ekseniu” eserleri vardır.
    Bu hayat hikâyesi İskender’in Anabasisi olarak 1945 tarihinde Milli Eğitim bakanlığı tarafından yayınlanmış kitabın ön sözünden alınmıştır. 292 sayfadan oluşan eser Hayrullah Örs tarafından Türkçeye çevrilmiştir.
    Bu kitabın bir diğer özelliği zamanın Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Milli Eğitim bakanı Hasan Ali Yücel’in ön sözlerinin oluşudur.
    Bu değerli yazarın diğer eserlerini de Türkçeye kazandırılması en büyük dileğimdir. Zira kendisinden Anadolu’nun geçmişi hakkında çok şey öğreneceğiz.
    Yazım ekine kitabın kapağı ve İsmet İnönü’nün ön sözü eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 13.01.2021 yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    İZMİT DOĞUMLU ROMALI TARİHÇİ FLAVIUS ARRİANOS (95-160)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İlk çağda Bursa ve İzmit kentlerinin içinde bulunduğu bölge Bithynia (Bitinya olarak bilinir. Bursa ve İzmit’in eski isimleri Bitinya krallarının isimlerinden gelir. Prusia (Bursa) & Nicomedia (İzmit)
    Arrianos 95 tarihinde Nicomedia (İzmit) kentinde doğmuştur. Çocuk denecek yaşta Pamukkale doğumlu filozof Epistetos’un öğrencisi olmuş devamlı ona sadık kalmıştır. Esirlikten kurtulup Filozof olan Epistetos (50-135) hakkında Devrim Gazetesinde 29.07.2020 tarihli bir yazım bulunmaktadır. Hocasının sürgün gittiği Nicopolis (Niğbolu-Bulgaristan) kentinde tanıştıkları sanılmaktadır.
    Arrianos çok eser veren bir yazardır. İlk eseri Epiktetos’un Stoa felsefesine ait “Diatribai Epiktetu” adlı eseridir. Stoa Felsefesi insanlığın mutluluğunu esas olarak ele alır. Bunun için doğaya uygun yaşanmalıdır. Ayrıca Stoa felsefesi ve Epistetos ismi ile yazılmış 3 eseri daha vardır. Bu eseri ile Arrianos Atina’da tanınmıştır. Roma İmparatoru Hadrianus 126 yılında uzun bir geziye çıkmış bir süre Atina’da kalmıştır. Arrianos bilgisi ile Atina’da imparatorun dikkatini çekmiştir.
    Ama bunlar içinde şüphesiz en önemli eseri Büyük İskender’i hayatını ve seferlerini anlatan “İSKENDER’İN ANABASİSİ” (ALEKSANDREU ANABASIS) dir.. Kitap İskender’in ölümünde yaklaşık 400 yıl sonra yazılmıştır. Zamanında yazılmış tüm kaynakları incelemiş, en akılcı olanlara yer vermiştir. Bunlar içinde en çok sonradan Mısır Kralı olan Ptolemaios’un görüşlerine katılmıştır. Ptolemaios (M.Ö. 367-285) tüm hayatı İskender ile geçmiş en yakın arkadaşıdır.
    Arrianos ayrıca Hindistan Coğrafyası, Hintlileri adetlerini anlatan INDIKE, Alanların tarihini anlatan “Alanike Historia” ve Karadeniz de bir geziyi anlatan “Peripulus Pontu Ekseniu” eserleri vardır.
    Bu hayat hikâyesi İskender’in Anabasisi olarak 1945 tarihinde Milli Eğitim bakanlığı tarafından yayınlanmış kitabın ön sözünden alınmıştır. 292 sayfadan oluşan eser Hayrullah Örs tarafından Türkçeye çevrilmiştir.
    Bu kitabın bir diğer özelliği zamanın Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Milli Eğitim bakanı Hasan Ali Yücel’in ön sözlerinin oluşudur.
    Bu değerli yazarın diğer eserlerini de Türkçeye kazandırılması en büyük dileğimdir. Zira kendisinden Anadolu’nun geçmişi hakkında çok şey öğreneceğiz.
    Yazım ekine kitabın kapağı ve İsmet İnönü’nün ön sözü eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 11.01.2021 yayınlandı)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    KONYA MÜHENDİSLİK MİMARLIK AKADEMİSİ VE BAŞKANI
    MUSTAFA ÖZ (1931-2020)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi 1970 yılı sonunda öğrenime kapılarını açtı. İstanbul, Ankara ve İzmir dışında mühendislik ve Mimarlık eğitimi veren önemli bir Yüksek Öğretim kurulu olmuştur. Açılışı alışılmış bir biçimde olmadı.
    1970 yılında Konya’da serbest mühendis olarak çalışıyordum. Bir gün Konya Belediyesinden sözlü bir davet aldım, öğleden sonra Konya Valiliği’nde bir toplantı olduğunu öğrendim. Bürodan yarım saat önce çıksaydım haberim olmayacaktı. O zaman Konya Belediye Başkanı YILMAZ KULLUK idi.
    Tesadüfen katıldığım ve bununla gurur duyduğum toplantıda Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi’nin temeli atıldı. Konya Valiliğinde yapılan toplantı da Milli Eğitim Bakanı Orhan Oğuz Konyalılara bir müjde veriyordu. Elinde bir paket vardı. Bu paketi buraya koyuyorum Yani Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisini. Ama şartlarım var diyordu, yasalar çıkıp her şey normale gelene kadar bina ek ücretle temin edilen hocalar bir dernek tarafından karşılanacaktı. Dernek Başkanlığına da Belediye Başkanı Yılmaz Kulluk seçilmişti.
    Böyle alışılmadık bir yöntemle kapılarını açan Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi 1971-1973 yılları arasında İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Bölümlerinden oluşuyordu. Çok aşırı istek üzerine 1973 yılında Makine ve Harita Bölümleri eklendi.
    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Akademi Başkanlığına Yüksek. Mimar Mühendis Yılmaz Eskil atandı. Tüm diğer öğretim elemanları ve ek ders ücreti ile dernek tarafından karşılanıyordu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Başkan Yılmaz Eskiil’den sonra ilk atanan ben Mehmet Bildirici idim. 1982 yılına kadar devam ettim, ama o günkü anarşi ortamı bana güven veremedi, ayrılmak durumunda kaldım. Bazen keşke kalsaydım diye düşünürüm. !!!!
    Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi başta Konya olmak üzere Muğla’dan Aydın’dan, pek çok genç mühendis, mimar olarak yetişmiş ve illerine hizmet etmişlerdir..
    Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi başkanlığına 1974 yılında MUSTAFA ÖZ (1931-2020) atanmıştır. Türkiye’deki anarşi ortamı okullara da yansıyordu. Dersler kesiliyor, boykotlar oluyordu. Mustafa Öz çok sakin bir kişiydi. Tarafsız davranmasıyla ve kişiliği ile önlemeye çalışmıştır. Onun sayesinde bu dönem daha az sarsıntılı atlatılmıştır.
    Mustafa Öz’ün biyografisi de şöyledir.
    Mustafa Öz 1931 yılında Konya Bozkır Üçpınar Kasabası’nda doğdu. İlkokulu köyünde Lise eğitimini Niğde Lisesi’nde parasız yatılı olarak okumuş, İstanbul Teknik Üniversitesine girmiş 1955 yılında oradan İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun olmuştur. Daha sonra çeşitli inşaat firmalarında çalışmış, 1974 yılında Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi Başkanlığına getirilmiş, bu görevi 1979 yılına kadar 5 yıl sürmüştür.
    1979 yılında Akademinin bağımsız olabilmesi için bir Profesörün başkan olması uygun düşünülmüş. Prof. Dr Pervin Yazgan başkanlığa seçilmiştir.
    Mustafa Öz 1979-1984 yılları arasında Öğretim Görevlisi olarak görevine devam etmiş, İnşaat Bölümünde Su Getirme ve Kanalizasyon dersini yürütmüştür.
    Emekli olduktan sonra telefonla görüşür, Konya’da yapılan Korona Virüs öncesi toplantılarda bir araya gelirdik. Emeklilik günlerini Konya ve Ankara’da geçirirdi. 2020 yıl sonu aramamda kendisine ulaşamadım.. Daha sonra arkadaşlardan aramızdan ayrıldığını öğrendim. Kendisine Tanrı’dan rahmet, ailesine ve Türkiye’nin her yerindeki öğrencilerine baş sağlığı dilerim.
    Buraya iki resim eklenmiştir. İlki birlikte resmimiz, solda ben Mehmet Bildirici, sağda Mustafa öz görünmektedir.
    İkici resim 1970 yılında Akademinin açılma kararının alındığı an. Önde solda Milli Eğitim Bakanı Orhan Oğuz (1923) ve yanında Konya Valisi görülmekte. Arka sırada ayakta Mehmet Bildirici onun yanında Konya Belediye Başkanı Yılmaz Kulluk
    (Muğla Devrim 07.01.2021 yayınlandı)

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 24-01-2021

    YENİ YIL 2021 DE İLKYAZIM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bu benim 2021 yılı girişi ile ilkyazım oluyor.
    2020 yılı Türkiye ve dünyada Korona Virüs yılı oldu. Hayatımızı allak bullak etti, bizleri özellikle 65 yaş üstünü evlere kapadı. 2020 yılında çok sevdiğim Akyaka’da hiç olamadım. Ama çok şükür bunu da atlattım. Bol bol okuyarak, bilgisayar başında araştırmalar yaparak bu karanlık yılın da atlattım
    2021 yılının başta Korana virüs belasının tarihe gömülmesi hepimizin en büyük dileğidir. 2021 yılında demokrasi, insan ve kadın haklarına önem verilmesini diliyorum. Biz 65 yaş üstü ihtiyarlara da sağlıklı günler dilerim.
    2021 yılı benim için özel bir yıl olmaktadır. Konya’da1971yılında bir gazete çıkan yazımdan bu yana 50 yıl geçmiş olacak.
    1985 yılında bugün ki evimi satın alıp Akyakalı oldum 35 yıl geçmiş
    Konya DSİ IV. Bölge Müdürlüğünde çalışırken benim isteğim üzerine 1991 yılında Tarihi Su Yapıları konusunda görevlendirildim, bu güne kadar gelen azalarak devam eden araştırma ve yayınlara başladım. Üzerinden 30 yıl geçmiş
    Muğla Devrim gazetesinde ilkyazım 1996 yılında çıktı. Akyaka tarihine sevdalanmam beni gazetenin sahibi ve yazar ve Muğla kentinin hafızası Ünal Türkeş (1942-2017) ile tanışmama sebep oldu. Kendisi de Konya’nın geçmişine büyük ilgi duyuyordu. Zira ailesinin bazı ataları zamanında Konya’dan Yerkesik ve Muğla’ya gelip yerleşmişlerdi.
    Değerli insan yazar Ünal Türkeş’in en verimli çağında aramızdan ayrılışı Muğla ve Devrim gazetesi için çok büyük eksiklik ve kayıptı.
    Onun ayrılışı ile acaba DEVRİM Gazetesi kan kaybeder mi diye de endişelendim. Gazetenin yeni sahibi ve Ünal Türkeş’in damadı MAHİR ATEŞ zaten gazete de çalışıyordu, bu işi çok iyi götürdüğü izlenimi edindim. Kendisini saygı ile kutluyorum
    Yazı işlerinden Sorumlu Müdürü Nazife Ersöz Şahin ve Güliz Karaoğlanı ve tüm personeli kutluyorum.
    2018 yılından itibaren köşe yazıları Gazetenin Web sitesinde yayınlanıyor. Bu ise Muğla kültürü ve Muğla Hafızası için çok yararlı olduğunu ve çok önemli bir arşiv olduğunu belirtmeliyim.
    Akyaka’da iken ilk işim aşağı marketten bir Devrim Gazetesi almaktı. İstanbul’da ise sabah ilk işim internetten Devrim Gazetesine ulaşıp okumak
    Devrim Gazetesi Muğla’da en önde gelen siyasi gazete ve Muğla ve Muğla dışından pek pek çok değerli kişilerin köşe yazıları çıkmaktadır.
    Bunlar arasında olmaktan büyük gurur ve mutluluk duymaktayım. İncelediğimde en çok yazısı çıkan ilk 3 köşe yazısı arasında olduğumu görüyorum.
    2021 yılında DEVRİM Gazetesinin bu başarılı yayın çizgisinde görevini sürdürmesini ve benim de köşe yazılarıma bu 25. yılımda devam etmek en büyük dileğim.
    (Muğla Devrim 05.01.2021 yayınlandı) 

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 25-12-2020

    ULA BELEDİYE BAŞKANI İSMAİL AKKAYA’NIN (1958-17 Aralık 2020) ARDINDAN
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İsmail Akkaya, Akyaka Belediyesi’nin kuruluşu ile Haziran 1992- Mart 2004 tarihleri arası kurucu ilk Belediye Başkanı ve 31. Mart 2019-17.Aralık 2020 arası Ula Belediye Başkanıydı.
    17 Aralık 2020 günü Gölcük mahallesine inceleme yaparken aniden rahatsızlanmış, kaldırıldığı hastanene de maalesef kurtarılamamış ve hayatını kaybetmiştir. Çok ilginç bu gün Büyük Düşünür Mevlana Celalettin Rumi’nin (1207-17 Aralık 1273) bu dünyadan ebediyete yürüdüğü gündür.
    Görevi başında kaybettiğimiz ve görev şehidi olan Akkaya’nın cenazesi takip eden Cuma günü Akyaka’da evi önünde yapılan törenin ardından Ula Belediye Binası önünde tören yapılmış, ardında Akyaka’da aile mezarlığında babasının yanında toprağa verilmiştir. Corona virüs kısıtlamasına karşı geniş bir katılım olmuş, İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu, Muğla Valisi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Muğla milletvekilleri ve daha pek çok seveni törene katılmıştır.
    Aşağıya kısa bir öz geçmişi eklenmiştir.
    İsmail Akkaya 1958 yılında Akyaka’da (Gökova) doğmuş, ilkokulu burada, orta öğrenimini Salihli, Marmaris ve Dalaman Tarım Meslek Lisesi’nde tamamlamıştır.
    Meslek hayatına 1976 yılında Antalya Tarım İl Müdürlüğünde başlamış son olarak Ula’da 15 yıl Ziraat Teknisyeni olarak görev yapmış 1991 yılında görevden ayrılmıştır.
    Bu arada Eskişehir Üniversitesi Tarım Ön Lisans Bölümünü bitirmiştir.
    1992 yılında kurucu Akyaka Belediye Başkanlığına seçilmiştir. Görev yaptığı yıllar 1992-2004 yılları arasıdır.
    İsmail Akkaya 31.Mart 2019 seçimlerinde Ak Partiden Ula Belediye Başkanı seçilmiş olup bu görevi 17.12.2020 tarihine kadar sürdürmüştür.
    Ara yıllarda 2014 yılından itibaren Muğla Büyük Şehir Meclisinde görev almış, 2015-2018 yılları arası AKP İlçe Başkanı olarak görev yapmış, yaklaşık 10 yıl Marmaris Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulunda görev almıştır.
    İsmail Sağlık teknisyeni Sultangül Akkaya ile evli olup, Hakan ve Kağan isimli iki oğlu vardır.
    İsmail benim baba dostumdu. Tanışıklığımız 50 yılın ötesinde çok üzgünüm ve Corona virüs den dolayı Akyaka’da olamam acımı daha da artırıyor.
    Yakınlarını tek anıyor hepsine baş sağlığı diliyorum.
    Merhum Mustafa Akkaya ile Durdu Akkaya’nın (85 yaşında) oğlu
    Yeniceli merhum Adil Yılmaz Zeliha Yılmaz’ın (83 yaşında) damadı
    Sutangül Akkaya’nın sevgili eşi, Hakan ve Kağan Akkaya’nın babası
    Mehmet Akkaya, merhum Mestan (Hacı) Akkaya’nın kardeşleri
    Ayşe Karadağ, Raziye Kamit’in kardeşleri
    Yengeleri Feriştah Akkaya, Nilüfer Akkaya
    Enişteleri merhum Mehmet Karadağ, Fikret Kamit
    Kader Çimentepe, Kıymet Akkaya, Mustafa Akkaya’nın amcaları
    Murat Karadağ eşi Remziye, Gül Kamal Duygu Akşin, Figen Tekneci, Şükrü Kamit’in dayıları
    Hepsine sabır ve baş sağlığı diler sevgili İsmail’e Tanrıdan rahmet dilerim
    Sonuç olarak İsmail Akkaya’nın beklenmedik ölümü Akyakalıları, Ulalıları, Muğlalıları ve diğer sevenlerini derin bir yasa boğmuştur.
    İsmail Akkaya özellikle Akyaka’ya çok hizmet etmiştir. Hizmet yapanlar unutul-mamalıdır. Yaptırdığı Eski Akyaka Belediye Binası önüne büstü dikilmeli ve sahilde bir meydan veya caddeye ismi verilmelidir.


    (Muğla Devrim 22.12.2020 tarihinde yayınlandı)

    BU 2020 YILI DEVRİM GAZETESİ SON YAZIDIR

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 25-12-2020

    SEVGİLİ KONYA LİSELİ ARKADAŞLARIM 17.12.2020
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Size son mektubumu 27.07.2020 tarihinde bayram dolayısıyla yazmıştım. Bunu da yaklaşan yılbaşı itibariyle yazıyorum.
    2021 YILININ SAĞLIK MUTLULUK İÇİNDE SEVDİKLERİNİZLE VE İNŞAALLAH CORONA VİRÜS’TEN uzakta geçirmemizi dilerim.
    Öncelikle kendimden başlamak isterim. Çok sevdiğim Gökova Akyaka’ya gidemedim. Hep İstanbul’da oldum. İstanbul’da olan kızım Eczacı Sibel Bildirici benim sağlığım ilaçlarım ile benimle ilgileniyor. Bu arada kendi başıma yaşamamın güçlüğüne karar vererek 26. Ağustos 2020 tarihinde Türkmenistan uyruklu AYNA isimli bana yardımcı buldular. O tarihten beri birlikte kalıyoruz. Çok rahatladım, kendimi güvende hissediyorum. Kendisinden çok memnunum benim ikinci bir kızım oldu. Oğlumda Konya’da beni arıyor, ihtiyaçlarım olduğunda internetten takip ediyor. Benimle ilgileniyorlar. Ben çok fazla dışarı çıkamıyorum. Ama bilgi sayar başındayım, okuyorum, yazıyorum, kitap okuyorum Muğla Devrim gazetesinde yazılarım çıkıyor…..
    BİR ÖĞRETMENİMİZ İZMİRDE YAŞIYOR MATEMATİK ÖĞRETMENİ ŞÜKRAN GÖZEN
    Son zamanda telefonları cevap vermiyor, kendisine ulaşamıyordum. İzmir’de yaşayan sevgili arkadaşım Sadrettin Gülsaçan’a rica ettim, adresini verdim bir yoklamasını rica ettim. Kasım ayında bir Pazar günü kızı ile gittiler, kapısını çaldılar açan yok, ama sonra kızı tekrar gitti ve hocamın bakıcısına ulaştı. Sonra ben de telefon ettim, bir Gürcü bakıcı 3 yıldır, kendisine bakıyor, ben telefon ettiğimde uyuyormuş, hocanız, kulağı duymuyor, yürüyemiyor, ama cin gibi dedi, bir hanımda aradı dedi, o benim arkadaşımın kızı dedim. Hocam hiç evlenmemiş, hiç yakını yok, 1927 doğumlu tam 93 yaşında ve yaşayan tek hocamız. Paylaşmak istedim. 2014 ziyaret ettiğinde bana verdiği bir gençlik fotoğrafını ekliyorum.
    TELEFONLA ARKADAŞ ZİYARETLERİ
    Bu defa tüm arkadaşlarımı arayamadım. Hasta olduklarını bildiğim arkadaşlara öncelikle ulaşmaya çalıştım.
    ASLAN ARI: Ev telefonumdan aradım, Aslan evde yokmuş, eşi Suzan Hanım ile konuştum, Aslan evde diyaliz alıyormuş, şimdi kontrol için hastane de imiş, eskiye göre daha iyi dedi. Bakıcı bir kadınları da var. Kendisi döndükten sonra beni aradı konuştuk, aradığıma çok sevindi. En son İTÜ Evinde açtığım sergide görüşmüştük, sıhhatli günler dilerim.
    OSMAN BIYIKOĞLU: Osman maalesef 6-7 yıldan bu yana Alzaimer hastası, Ziraat Mühendisi olan eşi Melahat Hanım her şeyi ile ilgili, şimdi bir bakıcı yardımcıları var. İki oğlu Amerika’da bir kızı da annesine yardımcı oluyor. Melahat Hanıma kolaylıklar ve sevgili Osman’a şifalar diliyorum.
    CİHAN CETER: Arkadaşımız Cihan’da Alzaimer, eşi Yıldız Hanımla konuştum, Cihan uyuyordu. Cihan Ceter Sarayönü Başhöyüklü, dünürüm Sedat Alakay’ın akrabası, Cihan Hukukçu uzun zaman Hâkim ve Avukatlık yaptı, yazları Alanya’da kışları Eskişehir’de kalıyorlar, Yıldız Hanım 2007 Konya’da çektiğim resimlerden istedi, yazıya ekleyeceğim, Arkadaşım hakkında öğrendiğim bilgilerden mutlu oldum. Yıldız Hanıma kolaylık ve arkadaşımın sağlığına kavuşması dileğiyle…
    GÜRSEL KARACA: Gürsel Karaca’da 6-7 yıldır rahatsız ama altı ay önce aradığımda kendisi ile konuşmuştum. Bu defa evde yoktu, Eşi Sema Hanımla konuştum. Yazlıkta şeker komasına girmiş çok rahatsız hale gelmiş, evde bakılamaz duruma geldiğinden önemli kişilerin kaldığı bir sağlık yurduna kaldırılmış, Sema Hanım çok üzgündü, Gürsel sizi çok severdi dedi. Ben de kendisinin arkeoloji eğitimi gördüğünden bu konuda sonradan ben de merak sardım çalışmanız var mı diye sordum. Okul bitince Gürsel ile karşılaştık ve evlendik dedi. Eski Ankaralı bir aileden geldiğini, Vehbi Koç ile aynı mahalleden olduklarını söyledi, Arkadaşım için üzüldüm, inşallah eski günlerine döner diyorum
    CEVDET ÖNAL: Sağlık sebeplerinden İzmir’de yaşıyor, Cevdet Cihanbeyli ilçesinden ve Karaman’a yerleşmiş. Durumu oldukça iyi, eşiyle yaşıyor. Karaman ve Cihanbeyli’de iki yeğenini koronadan kaybetmiş, baş sağlığı diliyorum.
    DİĞER TELEFON GÖRÜŞMELERİ
    BİRSEN ACARER: Uzun yıllar İstanbul’da avukatlık yapıyor. Halen emekli, Esas evi Kadıköy Kızıltoprak’ta kendisini bu evde ziyaret etmiştik. Evi apartman olarak yeniden yapılıyormuş, şimdi Kozyatağı’nda. Epeydir görüşemiyorduk, uzun uzun lafladık. Diğer Kız arkadaşlarımızdan da söz ettik. Günseli Aysun’un hasta olduğunu duyduğunu, Fransızca Öğretmeni sınıf arkadaşımız Havva Ersoy’un eşi Selçuk Ersoy’un Parkinson ile boğuştuğunu bu aralar sadece telefonlaşabildiğini söyledi. Yardımcısı olmadığını, kendi işlerini kendi yaptığını, bol kitap okuduğunu bunlardan bazılarını bana da önerdi. Ben de bu durumundan mutlu olduğumu ifade ettim. Birsen ile bir fotoğrafımızı ekliyorum.
    ÖMER ALPTEKİN: Sık telefonla görüşürüz, Ömer Türk Müziğine meraklı onları takip ediyor, ayrıca boş zamanlarında ney de üflüyor. Ömer İlkokuldan beri arkadaşım
    FEHMİ ERSOY: 2020 yılında yüz yüze görüştüğüm tek sınıf arkadaşım, Gözünden rahatsız bir iğne yapıldı, İstanbul’daydı. Halen Bozyazı’da iyi havalarda denize bile giriyor. Fehmi babasının memuriyeti dolayısıyla pek çok yer gezmiş, Beybazarı Konya, Yozgat doğum yeri de çok tarihi bir yer Birecik. Fehmi gençlik yıllarının geçtiği bu yerlerde başından geçenleri hikâye tarzında kaleme alıyor. İnşallah bunları kitap haline getirecek.
    İSMAİL UĞURLU: Uzaktan olsa da büro işlerini yürütüyor. Bu arada ağabeyi Rauf Uğurlu’nun eşi vefat etti. Onu Konya’ya götürüp toprağa verdiler, baş sağlığı dilerim.
    SADRETTİN GÜLSAÇAN: Sağ olsun bir gününü bana ayırdı, Şükran Gözen hocamın izini sürdü, kendine ve kızına teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca her gün Facebook ta iletilerini izliyorum.
    AYHAN TAN: Telefonla görüştük, haftada bir Atılım Üniversitesine gittiğini, Hanım ile evde oturduklarını söyledi, Hilmi Özküçük’te torunları ile vakit geçiriyor dedi.
    ATALAY TARHAN: Telefonla görüştük, iyi haberlerini aldım, sohbet ettik.

    CENGİZ ÖZKARA: Konya’da çok az arkadaşımız kaldı, Cengiz ile görüştük, iyi haberlerini aldım, mutlu oldum.
    FAHRİ DİNEKLİ: Ben DSİ de çalışırken Müdür Yardımcısıydı. Halen çocukları Ankara’da olduğu için Ankara’da, son aylarda eşini kaybetmiş, kendisine baş sağlığı diliyorum, Fahri Abi Konya Lisesi 1950 mezunu bildiğim kadarı ile en eski Konya Lisesi mezunu, bunu konuştuk, Abi senden eski var mı sınıf arkadaşlarından kimler var diye sordum. Birkaç isim verdi. Kendisine sıhhatli günler dilerim.
    ORHAN ARDA: Benim eski ortağım, yıllar sonra hayat bizi bir ressam bir tarihçi haline getirdi. Genel konularda çok iyi anlaştığım bir arkadaş 1956 mezunu, halen Datça’da yaz tatilini uzatıyor. Eşi Şen Hanım ile birlikte iyi tatiller.
    ALTAN YENİAYDOĞMUŞ: Silifke Taşucu’nda corona durumu iyileşince Konya’ya döneceğini söyledi.
    Yazım bayağı uzadı, burada keseceğim. Son olarak Konya Lisesi 1956 mezunu TANER BAYKARA’nın aramızdan ayrıldığını üzülerek yazacağım. Kendisi Antalya’ya yerleşmişti. Yaşat Manav’ın toplantılarında pek çok defa bir arada olmuştuk. Taner Baykara ve Yaşat Manav’a da tanrıdan rahmetini esirgemesin diyorum.
    Ayrıca geçen yazımdan sonra Konya Lisesi 1955 mezunu Maden Y.Müh Nijat Gürsoy’u kaybetmişiz. Ona da Tanrıdan rahmet diliyorum.
    Hepinizin yeni yılını kutluyorum.
    Yazıma 4 resim ekliyorum. Öğretmenimiz Şükran Gözen—Yıldız ve Cihan Ceter ile birlikte—Birsen Acarer ile birlikte—Fehmi Ersoy ile 2009 Dünya Su Forumu toplantısında

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 25-12-2020

    NE YAPARSAK YAPALIM AKYAKAYI BU PLANDAN KURTARALIM III
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Devrim Gazetesinde 26.11.2020 tarihinde Akyaka’ya zorlanan imar planı konusunda bende yazmıştım. Korona yüzünden tam bir yıl boyu Akyaka’dan uzağım, geçen yıl Kasım 2019 da İstanbul’a gelirken bu kadar uzun süre ayrı kalacağımı hiç düşünmemiştim, düşünemezdim de. Onun için Akyaka yaklaşık 50 yılda nasıl yaşanır bir yer haline geldiği konusunda bilgi sunmak istedim.
    Yazımda 1997-2014 yılları arasında İstanbul’un tüm adliyelerinde imar, inşaat, kamulaştırma, El Koyma konularında bilirkişilik yaptığımı, bir yıldan bu yana Akyaka’dan ayrı kaldığım için 14.10.2020 tarihinde askıya çıkan planı ve ondan önceki plan elimde olmadığını belirtmiştim.
    Bu konuda hızlı bir araştırmaya girdim, arkadaşım komşun AHMET METİN mevcut planı bana gönderdi. Tüm plan ile yazışmaları tekrar gözden geçirdim.
    Bu arada 07.12.2020 tarihinde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Osman Gürün’ün Tele 1 Kanalında konuk olduğu programı izledim. Bu konuda en yetkili olan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün her şeyi gayet güzel açıkladı. Planı defalarca gösterdi ve OAI ve OA2 olarak açıklanan “ÖZEL PROJE ALANI” olarak açıklanan bölgenin çok üstü kapalı olduğu ve yoruma tabi olduğunu Azmak çıkışına 4.000 mi desem 40.000 mi kapasiteli desem MARİNA yapılabileceğini ve bu plan uygulanırsa Akyaka’nın katledileceği mesajını aldım.
    Buradan Osman Gürün’ün verdiği mesajlar şahsen benim yüreğime su serpti. Hukuki yollardan her türlü mücadelenin yapılacağı mesajını aldım. Zaten konu adliyede
    Bir Akyakalı olarak Sayın Gürün’e iyi ki Büyükşehir Belediyesinin başındasınız, kolay gelsin diyorum.
    İkinci olarak Akyaka Ula Belediyesi’nin bir mahallesidir. Akyaka Belediye Başkanı Sayın İsmail Akyaka’ya seslenmek istiyorum.
    Kendisi daha önce Akyaka Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş, Akyaka’da gerçekleşmiş hemen hemen tüm eserlerde imzası vardır. 2019 yılında Ula Belediye Başkanı seçilmiş ve Pandemi’ye kadar büyük hizmetler yaptığını biliyor ve bu konuda Devrim gazetesinde birkaç yazım çıkmıştı.
    Burada şunu belirtmek istiyorum. 1977 yılından bu yana Akyaka’da bulunuyorum. 1996 yılından bu yana Akyaka’yı, antik kent İDİMA’nın tarihini araştırmaktayım. Son 50 yılda buraya yerleşen Türkiye ve Avrupa çapında o kadar çok yazar, ressam, profesör, bilim adamı var ki bir sayı vermekten acizim. Ama bunlar arasında benim kadar İdima ve Akyaka’yı araştıran olduğunu sanmıyorum.
    İsmail Akkaya’da ataları Akyaka’ya ilk yerleşen ailedir diyebilirim. Benim bildiğim ilk Akyakalı onun dedesi Mestan Akkaya olup Mezarı İnişdibi mezarlığındadır. Babası Mustafa Akkaya görmemesine karşı köye büyük hizmetleri olan bir kişidir. Akyaka’ya mahalle olmadan önce ilk bakkal dükkânını ilk fırını açan kişidir. İyi düşünülürse bu o zaman bir fabrika açmak kadar önemlidir. Dostum Mustafa Akkaya benim köyde ilk arsa alımımda yardımcı olan kişidir. Mustafa Akkaya’nın üç oğlu ve iki kızı vardır. Bütün çocukları (İsmail Akkaya dâhil) onun verdiği arsalara ev yaptırmışlardır. Bütün çocukları ile uzun yıllara dayanan çok iyi ilişkilerim vardır. Özellikle torunu MURAT KARADAĞ Akyaka’da benim en yakınım ve eski kiracımdır. Eski Mevsim Market’in sahibidir.
    Beni en iyi anlayan yönetici de İsmail Akkaya olduğunu belirtmeliyim. Ben de buradan bir mühendis, bir bilirkişi, bir ağabey olarak fikrimi açıklamak istedim. Kökü Akyaka’nın derinlerinden gelen bir kişi olan İsmail Akkaya’dan Akyaka’ya hizmet gelmiştir. AMA BU PLAN TARTIŞMALI VE UZUN VADELİDİR. İLERDE BİZLER OLMAYACAĞIZ. ONLARA GÜZEL BİR PLAN VE GÜZEL BİR AKYAKA BIRAKALIM
    Ben Ümitliyim, olay mahkeme önündedir. Yanlış hesabın Bağdat’tan döneceğine inanıyorum.
    Bu arada Akyaka’da İNİŞDİBİ Kalesinde temizlik kazı ve restorasyon çalışmalarının yapıldığını öğrendim, ne kadar isterdim ki ben de görüyüm ve elimdeki yabancı dokümanları belki lazım olur diye onlara veriyim, ama tüm yabancı yayınları ve fotoğrafları arkadaşım dostum Murat Karadağ’a göndermiş bulunuyorum.
    Sevgi ve saygılarımla
    (Muğla Devrim 09.12.2020 tarihinde yayınlandı)

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 25-12-2020

    KONYA EFLATUN İLE İLGİLİ EFSANELER
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Konya’da Selçuklu döneminde Eflatun ile ilgili çeşitli efsanelere inanılır. Eflatun-u İlahi yer altı kanallarını yapan, sular ve gölleri düzenleyen kişidir. Bir Mühendis olarak benim yorumum bu bir Romalı mühendistir. Türkler Anadolu’ya geldiklerinde her ne kadar son zamanlarda sönmüş olsa da kendilerinin önce tam anlamadıkları Roma ve Bizans’tan gelen bir su uygarlığının izleri ile karşılaşmışlar ve bunları yapanlara Eflatun-u İlahi demişlerdir. Bunun Büyük Filozof Eflatun (M.Ö 428-348) (PLATO) ile hiç ilgisi yoktur.
    Konya Ovası önceleri denizmiş, Eflatun-u İlahi kurutmuş ova meydana gelmiş. Beyşehir gölü bir akarsu imiş, Eflatun-u İlahi suyun ağzına bir bent yapmış, Beyşehir Gölü oluşmuş. Bu efsaneler Helenizm ve Roma dönemlerinde değil Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ortaya çıkmış.
    Konya’da Eflatun ile ilgili çeşitli yerler vardır. Bunların başında merkezde yer alan Alaaddin Tepesi üzerinde Eflatun Mescidi gelmektedir. Burada 4 yüzyılda yaptırıldığı sanılan bir Kilise bulunmaktaydı.
    Buradan ilk bahseden Arap Gezgini Herevi’dir (Ölümü 1214). Gezdiği kentlerdeki kutsal yerleri anlatan “Kitab-üs Ziyaret” adlı eseri vardır. Alaaddin Tepesi üzerinde Eflatun Makamı yer almaktadır diye yazmaktadır.
    1465 yıllarında Konya’yı ziyaret eden Rus Gezgin Vasilij Alaaddin tepesi üzerinde bir kilise olduğu Müslümanların Eflatun mezarı, Hıristiyanların ise AMPHILIOCHIUS (339-394) Mezarı olduğuna inandıkları ve ziyaret yaptıklarını ifade eder.
    Osmanlı bilgin ve Coğrafyacı Hacı Kalfa olarak bilinen KÂTİP ÇELEBİ (1609-1657) eserinde bu doğrultuda görüş bildirmektedir.
    Bizans dönemi en önemli din adamı Amphılıochıus Konya’da çok hizmetleri olan bir kişidir. Onun ismi Eflatun ile karıştırılmıştır. Onun hakkında 22.05.2020 tarihine yayınlanmış yazım bulunmaktadır.
    Muhtemelen 4 yüzyıldan kaldığı sanılan bu tarihi kilise 1872 yılında Saat Kulesi’ne çevrilmiş, 1921 yılında Konya Belediyesi tarafından yıktırılmıştır. Bu gün sadece resimleri elimizdedir. Bu konuda Semavi Eyice’nin incelemeleri olup çok kapsamlıdır
    Bundan başka Konya Sille arasında bugün askeri bölge içinde kalan Eflatun Manastırı yer almaktadır.
    Bu manastırın Konya doğumlu ve Filistin’e yerleşen Aya Khariton adına 4 yüzyılda kayalara oyularak yaptırıldığı sanılmaktadır. Manastır kayalara oyma şeklindedir. Manastır Selçuklu döneminde faaliyettedir. Mevlana Celalettin Rumi (1207-1273) bu manastırda misafir edildiği ve keşişlerle sohbet edildiği bilinir. Bu konuda Mevlana’nın hayatı için çok önemli bir kaynak olan AHMET EFLAKİ (ölümü 1360) MENAKİBÜL ARİFİN (Ariflerin Menkibeleri) eserinde bilgiler vardır.
    1766 yılında Konya’yı ziyaret eden Danimarkalı CARSTEN NIEBUHR (1733-1815) bu manastırı da ziyaret etmiş ibadete açık ve içinde pek çok yazıt (kitabe) olduğundan söz etmiştir.
    Üçüncüsü M.Ö 13 yüzyılda yapılan bir su havuzu ve üzerindeki Hitit kabartmaları yer alır Beyşehir Sadıklar köyündedir. Eflatun Pınarı olarak bilinir. Bu çok değerli anıt ayrı bir yazı konusu olabileceğinden burada bu kadar yer verilmiştir. Eflatun ismi ile bağlantılı bazı önemli olmayan yerler de bulunmaktadır.
    Yazım ekinde Konya Alaaddin tepesinde bugün yer almayan Bizans kilisesi resmi ile Konya Sille arasında internetten alınma (A. Soysal 2013) Eflatun manastırının resmi eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 24.12.2020 yayınlandı)

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 25-12-2020

    PLATON’UN AKADEMİSİ DÜNYADA İLK OLARAK AÇILAN OKUL
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Platon derslerini ve tartışmalarını önceleri bir parkta sürdürmüştür. Varlıklı bir aileden geldiği için kendi mülkleri üzerinde bir bina yaptırarak derslere açmış ve öğrenciler kabul edilmiştir. Kendisi ölene kadar Akademi’yi buradan yönetmiştir.
    M.Ö 380 yılından itibaren Cnidos’lu (Muğla) Matematikçi EUDOKUS burada görev yapmıştır. Bu Muğla tarihi yönünden çok önemlidir. Platon’un en iyi öğrencisi ARİSTOTELES 17 yaşında okula katılmış orada öğrenci ve yardımcı olarak görev yapmış M.Ö 367-348 yılları arasında görev yapmıştır. Eflatun’un ölümü üzerine Akademi’den ayrılmıştır.
    Ölümü üzerine kız kardeşi Potone’nin oğlu yeğeni SPEUSIPPOS ( M.Ö 408-339) M.Ö 348-339 yılları arası yönetmiştir.
    Okul yaklaşık 200 yıl kesintisiz devam etmiş. M.Ö 83 yılında Akademinin başında Philo görülmektedir. M.Ö 86 yılında Romalı SULLA tarafından Akademi temeline kadar yıktırılmıştır.
    MS 410 yılında yeni bir anlayışla Neoplatonizm Okulu olarak yeniden faaliyete geçmiştir. Okulun Hıristiyanlık ve Müslümanlık üzerinde çok etkileri olmuştur.
    700 yıl öncesinde duvarında “GEOMETRİ BİLMEYEN BU AKADEMİYE GELMESİN” ibaresi bulunmuştur. Eflatun’un diyaloglarında bazı konuları anlatırken geometriden de yararlanmıştır. Şekillerle açıklamıştır.
    Maalesef büyük imar faaliyetleri bulunan İmparator JUSTİANUS (İmp 527-565) tarafından 529 yılında kapatılmıştır. Bu olay bazı yazarlarca antik çağın sonu kabul edilmiştir.
    Yaklaşık 25 yüzyıl sonra bilim ve felsefe görüşleri bugünde etkili olmaktadır.
    Eflatun Akademisi Panayotis Aristophaon tarafından Atina’da yeri belirlenmiş ve bugün yerinde bir müze bulunmaktadır.
    İlk çağda kurulmuş olan diğer okullar da kısaca şöyledir.
    İlk kurulan okul M.Ö 600 yıllarında Milet’te Thales tarafından kurulan Milet Okuludur. Üç filozofu vardır Thales, Anaksimander, Aneximenes. Ancak bu okul sadece bu üç filozof ile varlığını sürdürmüştür.
    İkinci olarak Anadolu Efes’te kurulan Efes okuludur. (M.Ö 500) Bunun tek filozofu vardır. Heracleitos (Heraklit) olup onun yaşam süresinde etkili olmuştur.
    Bir diğeri M.Ö 6 yüzyılın ikinci yarısında Pythagors (M.Ö 570-495) (Pisagor) tarafından Güney İtalya Kroton kentinde açılan okuldur. Özellikle bu tarihte açılmış özellikle matematiğe önem veren bir okul olup bu açıdan tarihte bir ilktir.
    Önemli bir diğer okul M.Ö 307 kurulan Epicür (Samos M.Ö 341-270) okuludur. Epicür felsefesini anlatan okul modern Avrupa’da John Locke, John Stuart Mill, Nietzsche gibi yazar ve düşünürleri etkilemiştir.
    Çok ilginç Muğla- Antalya arasında İNCEALİLER (OIONANDA) antik kentinde M.S. II yüzyılda bir Epicür okulunun bulunduğu arkeolojik alan ortaya çıkmıştır.
    Bir sonraki yazımda Aristo ve Atina’da kurduğu Lise incelenecektir.
    Yazıma Eflatun Akademisi ile iki resim eklenecektir. İlki Atina’da Akademinin yerine sonradan yapılmış bir yapı ve Akademiye giden antik yol eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 10.12.2020 yayınlandı)

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 25-12-2020

    AKYAKA İMAR PLANI ÜZERİNE II
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Devrim Gazetesinde 26.11.2020 tarihinde yayınlanan aynı konuda yazdığım yazı umduğumun üstünde ses getirdi. İlgilenen herkese teşekkürü bir borç bilirim.
    Akyaka’yı tartışıyoruz. Ben bildiğim konudan yani tarihinden konuya girmek istedim.
    İlk olarak Prof. Dr. Şadan Gökovalı’dan başlamak istiyorum.
    Akyaka ile ilgili yazın bilgi ve bilinç dolu demiştir. Teşekkürlerimi sunuyorum. Arkasından tarihi ile şunları da eklemiştir..
    “Şimdiki rıhtımın ilerisinde, Güveyi’nin Salih’in (Ünsal) tahta köprüyle gidilen ahşap lokantası vardı. Bugün bunu hatırlayan Mehmet Datça ile Kemal Kaya; Gökova’da Durdu ablam ve eski muhtar Mustafa Yasakçı olabilir. Ben çok iyi hatırlıyorum. Sarhoşlar dönerken, uyduruk köprüden düşerdi. Çok teşekkürler
    İkinci olarak 1960’lı yıllardan bu yana bu bölgede yaşayan büyüğüm Aydın Turunç şunları yazmıştır.
    Akyaka ile ilgili yazınızı okudum. Yazınızda adı geçen MADANOĞLU, Milli Birlikçi CEMAL MADANOĞLU değildir. Şevket Akıncı gibi eşraftan arazi sahibidir.
    Okulun arazisini Şevket Bey bağışlamıştır. Ben de, Nail Çakırhan da, Şevket Beyin parsellediği arsalardan almıştık.
    Madanoğlunun parsellediği arazi ise, bizim arsaların batısındaki arazideydi. (Benim Nergiz Sokaktaki ev bunlardandır)
    Sağlıklı günlerde görüşmek üzere saygılarımla

    Benim daha aydınlatıcı bilgi sormam üzere de şunları yazdı
    “Benim bildiğim, Milli Birlikçi Cemal Madanoğlu'nun Akyaka'da evi yoktur. Akyaka'da arsa sahibi olmak istedi ise de, ismi gereksiz bir kişi yüzünden, gerçekleşmemiştir.
    Akyaka'ya geldikçe, pansiyoner olarak: Osman Hocada, Şahide Hanımda kalmıştır. Daha sonraları, Aktur'un Datça sitesindeki dairesinde kalmaya başlamıştır. Gelip-geçerken de bize uğramıştır. Muğla'da da evi yoktur.
    Şevket Akıncı'nın oğlu Halil Akıncı, emekli Büyükelçidir. Derneğimizin üyesi kızı Sumru Hanım da emekli Büyükelçidir. Aydın Turunç’a teşekkürlerimi sunuyorum.

    Ayrıca Konya Lisesinden arkadaşım Prof. Dr. Mehmet Asil Yılmaz yazımı çok beğendiğini bunu çeşitli yerlerde yayınlamamı önermiştir..
    Akyaka’da komşum Ahmet METİN yazımı beğenmiş Devrim Gazetesinden 2 adet almış, Akyaka İmar Planını whatsapp ile göndermiş. Bundan çok yararlandım.
    Kermetur Karya Grubundan ise Özden Menemencioğlu, Kurtay Bey ve aynı zamanda komşum Alişan Sağlam güzel yorumlarda bulunmuştur. Hepsine teşekkürler
    Alişan Sağlam
    Mehmet Bildirici’nin açıklamaları ileride savunma yani yargı aşamalarında da dikkate alınabilecek bir metin olarak göz önünde tutulmalıdır diye yazmıştır herkese selam
    Yaşasın GÖKOVA AKYAKA
    (Muğla Devrim 03.12.2020 yayınlandı)

Toplam 279 yorum bulundu. 31-40 arası listeniyor.