Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 08-02-2019

    COĞRAFYA VE BİLİM ADAMI ERATOSTHENES (M.Ö. 276-194) VE DÜNYA ÇEVRESİNİN HESABI
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Eratosthenes zamanında dünyanın en büyük kütüphanesinin yer aldığı Mısır’da İskenderiye (Alexandria) kendinde yaşadı ve bu ünlü kütüphanenin Müdürüydü.
    Eratosthenes bugünkü Libya’da bulunan Kirene kentinde doğdu, küçük yaşta Atina’ya gitti ve orada eğitim aldı. Anadolu toprağı Milet’te doğan ve burada yaşayan Anaximander (M.Ö. 610-546) gibi dünyanın ilk coğrafyacılarındandır. Her ikisi de Grek olup Grekçe konuşan ve yazan kişilerdir. Aynı kültürün adamlarıdır. Yaşadıkları coğrafya farklıdır.
    Eratosthenes coğrafya yanında felsefe tarih ve matematikle ilgilenmiş ve bugün kayıp olan “Coğrafya Anılar” isimli bir kitabı vardır. Bu kitap üç bölümden oluşur.
    1. Yunan Tarihi
    2. Yer Ölçümü
    3. Harita Yapımı
    Matematikte de önemli buluşları vardır. Bunlardan bir örnek vermek istiyorum.
    Eratosthenes Kalburu: Bununla asal sayılar (bölünmez) kolayca bulunur.
    Örnek olarak 1den 100 kadar sayıları tablo olarak yazalım bunlar arasından 10’a kadar asal sayılar olan 2, 3, 5, 7 ile diğerlerini bölüp atalım, bölünmeyen kalanlar asal sayılardır.
    11, 13,17, 19
    23, 29
    31, 37 kolayca bulunur, bunu kolayca sizde deneyebilirsiniz.
    Eratosthenes’in esas önemli buluşları Coğrafya alanındadır. BOYLAM (dünyamızı boyuna kesen-meridiyen) ile ENLEM kavramını bulan kişidir. Ekvatordan geçen enlemlerin başlangıcıdır. Boylamlar 360 olarak belirlenmiş daha sonraları Londra Greenwich’ten geçen boylam 0 kabul edilmiştir. Boylamlar saat farklarını gösterir, Londra’da saat 01.00 iken Türkiye’den geçen saat ölçümüne esas kabul edilen boylama göre saat 04.00 olur. Dünya o kadar küçüldü ki CHINA 24 Televizyonunu izlerim dünyanın her tarafına yayın yapılıyor. Zamanı GMT ile veriyor yani Londra saatini veriyor. GTM (Greenwich Mean Time)

    Eratosthenes dünyanın çapını ölçen ilk insandır. Kısaca bunu açıklamaya çalışacağım.
    İskenderiye’de kütüphane Müdürü iken bir kitapta Siyene (bu gün Assuan) 21 Haziranda Güneş ışıklarının dik geldiğini diğer bir deyişle derin bir kuyunun dibine kadar indiğini okur. Aynı gün güneş ışınları İskenderiye’de farklı derecede yeryüzüne değmektedir. Aşağıda ekli krokiye göre İskenderiye’de 7.12 derecelik bir açı yaptığını ölçer. Bu kroki oğlum Prof. Dr. Öztuğ Bildirici’nin 2018 yılında yayınladığı Kartoğrafya isimli kitabından alınmıştır. Gurur duyduğum bilim adamı oğlumdan bundan böyle de daha yayınlar beklediğimi ifade etmek isterim.
    Eratosthenes Syene ve İskenderiye kentlerinin aynı boylam üzerinde olduğunu görür. Syene-İskenderiye arasındaki yay parçası arasındaki uzaklığın boyuna ölçülen çapın 50 katı olacaktır. Zira 7,12 derece 360 derecenin 1/50’sidir.
    Şimdi iş bu iki nokta arasında ki uzaklığın tespitine gelmektedir. Bu uzaklık yaklaşık 840 km dir. Bu nasıl ölçülecek. Burada çeşitli anlatımlar vardır.
    Bir söylentiye göre bu uzaklığı hızlı giden kervanları inceleyerek hesaplamış, bir diğer söylentiye göre o zamanlar uzaklıklar adımlanarak ölçülürmüş, örnek olarak sel bastı tarla sınırları kayboldu, selden sonra adımlanır eski sınırlar bulunurmuş. Ama 840 km adımlamak için çok çok uzun, hiç sapmadan en az 20-25 gün yürümek….gerekir
    SONUÇ OLARAK:
    Eratosthenes’in yaklaşık 23 yüzyıl önce, bunun fark etmesi, Güneşin yere değen açısını ölçmesi olağan üstü bir başarı olarak görülmelidir. İskenderiye’de büyük bir uygarlığın varlığını ifade etmektedir.
    Bugünün ileri teknolojisi ile hesaplar yapıldığında Eratosthenes tarafından ölçülen 7,12 derecenin 7,30 olduğu İki nokta arasında hesaplanan 840 km’nin ise 808,70 km olduğu görülmektedir.. Buna göre dünyanın çevresi 808,70 x 50 =40.835 km olmaktadır.
    Ancak bu enlem değil bir boylam bir meridyendir.
    Ayrıca Eratosthenes her iki noktayı bir boylam üzerinde kabul etmiş burada da hafif sapmalar vardır.
    Son olarak İskenderiye’deki kitaplık antik dünyada ki en değerli hazinesi olarak kabul edilebilir. Bu kütüphaneye Hıristiyanlığın gelişi önemli saldırılar olmuş, Arapların Mısır’ı alması ile kitaplık yakılmıştır. Eratosthenes’in Coğrafya isimli kitabı bugün kayıptır. Kim bilir yakılan kitaplar arasında olabilirdi !!!!!!!
    (Muğla Devrim 15.01.2019 yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 08-02-2019

    BÜYÜK TÜRK DENİZCİSİ PİRİ REİS’İN (Gelibolu 1465- Kahire 1554) DÜNYA HARİTASI VE KİTAB-I BAHRİYE İSİMLİ KİTABI
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Osmanlı donanmasında hizmeti yanında “Kitab-ı Bahriye” isimli bir kitabın yazarı ve 1513 yılında dünya haritası çizen Piri Reis Osmanlı topraklarından çıkmış dünya ölçüsünde dönemin Harita Uzmanı ve Coğrafyacısıdır. Bu büyük adamı anlayabilmek için yaşam öyküsünün iyi bilinmesi gerekir diye düşünüyorum.
    Muhiddin Piri Reis 1465 yılında Gelibolu’da doğmuştur. Gelen bilgilere göre aile kökeni Karaman’dan göç etmiştir. Amcası Kemal Reis de denizcidir. 1487-1495 yılları arasında kendi adlarına Sicilya, Korsika ve Fransa’da korsanlık yapmışlardır, 1492 yılında Endülüs’te son Müslüman kent Gırnata (Granada) düşerken Osmanlı devletinin İspanya’ya kadar gidecek donanması olmadığından Kemal Reis’ten yardım istenmiştir. Piri Reis İspanya’dan kovulan Müslümanları Afrika’ya taşımışlardır. Daha sonra Osmanlı donanmasına katılmışlardır, Amcası Kemal Reis’in 1511 yılında ölümü üzerine 1513’lü yılında memleketi Gelibolu’ya çekilmiş, dünyaca ünlü haritasını çizmiş ve Kitab-ı Bahriye isimli eserini yazmıştır.
    Burada dikkati çeken bir husus da şudur. Aynı çağda büyük Türk denizcileri Turgut Reis diğer adıyla Dragut (Bodrum 1475- Malta 1565) ile Barbaros Hayrettin diğer ismi ile Hızır Reis (Midilli Adası 1475- İstanbul 1546) tanınmış denizcilerdir. Önceleri kendi hesaplarına çalışmışlar daha sonra Osmanlı donanmasına katılmışlar önemli görevler üstlenmişler, deniz zaferleri kazanmışlardır.
    Ama harita çizen Bahriye kitabı yazan tek Osmanlı Türk denizcisi Piri Reis’tir. Piri Reis kendi kendini yetiştirmiş bir deniz bilimci bir coğrafyacıdır.
    Piri Reis Mısır seferi sırasında haritasını Yavuz Sultan Selim’e sunmuştur. Söylenenler doğru ise haritanın doğu kısmı ile ilgilenmiş, diğer batı yarısını yırtıp atmıştır.
    Kitab-ı Bahriye isimli kitabını da 1526 yılında yeni padişah Kanuni Sultan Süleyman’a sunmuş, pek ilgisini çekmemiştir.
    Daha sonra Hint Denizinde seferlere katılmış, başarısız ve hatalı görülerek 1554 yılında Kahire’de 80 yaşında idam edilmiş, mallarına el konulmuştur.
    Kitab-ı Bahriye isimli kitabını okumuş özellikle Gökova körfezindeki yazdıklarını hayret içinde incelemiştim. Gökova Körfezini çok açık biçimde anlatmaktadır. Bunu Gökova-Akyaka ile ilgili bölümde Web sitemde bulunmaktadır.
    PİRİ REİS’İN 1513 YILINDA ÇİZDİĞİ HARİTA
    Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği haritanın bir bölümü 1929 yılında İstanbul Topkapı Müzesinde ortaya çıkmıştır. Burada nasıl bulunduğu konusunda çeşitli anlatımlar yer almaktadır. İyi bir tesadüf eseri İstanbul’da bulunan Alman ve Türk Denizcilik tarihinde uzman PAUL KAHLE’YE (1875-1964) gösterilmiş ve haritanın Piri Reis haritası olduğunu hemen anlamış ve bunu daha sonra uluslararası toplantılara taşımıştır. Paul Kahle sayesinde harita deşifre edilmiştir. Onun sayesinde Piri Reis haritası dünya ve bilim âlemi ile buluşmuştur. Paul Kahle olmasaydı bunlar hiç yazılmayacaktı.
    Paul Kahle’nin hayatı hakkında şunlar söylenebilir. Paul Kahle Polonya doğumlu Alman bir bilim ve din adamıdır. Kahire’de kalmış, Türk Denizcilik tarihinde uzmandır.
    Harita incelendiğinde Piri Reis’in çok uzman bir haritacı olduğu bunu kendi kendine başardığı görülmektedir. Harita’da yeni keşfedilmiş Amerika kıtası ve henüz keşfedilmemiş Antartika karası görülmektedir. Bunların açıklanmaları çok zor olmakta ve pek Spekülasyonlara sebep olmaktadır.
    Gelin o yıllara bir göz gerdirelim. Amerika kıtasını İtalyan Cenovalı Kristoph Kolomb (1451-1506) tarafından keşfedilmiştir. 1506 yılında Kolomb öldüğünde Avrupalılar Kolomb’un keşfinin yeni bir kıta olduğunu henüz bilmiyorlardı. Piri Reis haritasını Kolomb’un ölümünden sadece 7 yıl sonra Osmanlı başkentinde değil bir sahil kasabası olan Gelibolu’da çizmiştir. Ayrıca çok önceki çağlara dair de bilgiler içermektedir.
    Piri Reis çok iyi bir denizci ve coğrafyacıdır. Bu Kitab-ı Bahriye isimli eserinde görülmektedir. Piri Reis uzun süre Akdeniz’de dolaşmış, bu denizi avucunun içi gibi bildiği düşünülebilir. Burada İspanyol ve Portekizli denizcilerle savaşmıştır. Piri Reis Amerika kıtasına gitmemiştir. Avrupalılar bile bunun yeni bir kıta olduğunu o yıllarda farkına varmaktadırlar.
    Piri Reis bu bilgileri başka haritalardan aldığı kesindir. Bu Kolomb veya yakınlarından birine ait olabilir.
    Ben şahsen iki olasılık görüyorum. Ya diğer haritalardan aldığı bilgileri kendi haritasına taşımış, ya da ele geçirdiği bir haritaya kendi bilgilerini eklemiştir. Bu edindiği haritalarda ilk çağlardan beri toplanan bilgiler olduğu kanısındayım. Antartika örneği başka şekilde açıklanamaz.
    Sonuç olarak Piri Reis ve çalışmalarından çok önemli sonuçlar çıkarılabilir.
    1. Piri Reis dahi bir denizci ve coğrafyacıdır.
    2. Piri Reis kitap yazan, harita çizen tek Osmanlı denizcisidir.
    3. Piri Reis kendi kendini yetiştirmiştir. En azından bunları nereden öğrendiği bilinmemektedir. Dost edindiği bir İspanyol olabilir ???? Belki de Afrika’ya taşıdığı insanlar arasında bulunan Yahudi veya bir Müslüman bilim adamı? Bu benim tahminim.
    4. Piri Reis haritasını ve kitabını sunduğu padişahlar onu asla anlayamamışlar, ona destek olamamışlardır.
    5. Üstüne üstlük 80? yaşında Kahire’de ölüme mahkum edilmiş kafası uçurulmuştur.
    İnternet ve basında çok fazla Spekülatif bilgiler yer almaktadır. Piri Reis’in gerçek fotoğrafı olmadığı için konulmamış, onu yeniden ortaya çıkaran Alman Bilim Adamı Paul Kahle’nin bir resmine yer verilmiştir.
    (Muğla Devrim yayınlandı)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 25-01-2019

    DAKTİLODAN BİLGİSAYARA BÜYÜK ADIM ATAN BİR İŞ KADINI EVELYN BEREZIN (1926-2018)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    2019 yılının ilk yazısı çok etkisi altında kaldığım bir gazete haberi üzerine olacaktır. Haber İstanbul’da haftalık Türkçe ve Judeo İspanyol (Ladino) olarak yayınlanan ŞALOM gazetesinde 19.12.2008 tarihli sayısında görülmektedir..
    İŞ HAYATINA KELİME İŞLEMCİSİNİ KAZANDIRAN BİR KADIN EVELYN BEREZIN 93 YAŞINDA VEFAT ETTİ.
    Önce gazete hakkında bir açıklama yapmak isterim. Şalom Gazetesi iki dile İstanbul’da yayınlanan haftalık siyasi bir gazetedir. Türk Yahudi Cemaatinin sesidir. İki dilden ilki Türkçe, diğeri Ladino diye de adlandırılan Judeo-İspanyol’dur. Türkiye’de çok eskiden beri Bizans ve Osmanlı dönemlerinde Yahudilerin yaşadığı bilinir. Bunlar içinde en büyük çoğunluk 1492 yılında inançları için İspanya’dan kovulan ve Osmanlı topraklarına kabul edilen Sefarat (İspanya anlamında) Yahudileridir. Ana dilleri İBRANİCE (Hebrew) kaybedilmiş, daha doğrusu ibadetlerinde kullanılmasına karşı günlük hayatta İspanyolcanın bir diyaleği olan Ladino dilini yaşatmışlardır. Türkiye’ye göçerken bu dillerini de getirmiş beş yüz yıldan bu yana bugüne taşımışlardır.
    Türkiye’ye pek çok yerden göçler olmuştur. Göçenler göçtükleri ülkenin dilini konuşmuşlar, ama göçtükten yaklaşık iki nesil sonra eski dillerinin kaybetmişlerdir. Belki buna tek istisna Çerkesler verilebilir. İspanya’dan Türkiye’ye göçen Yahudiler orada konuştukları dilleri Ladino’yu 500 yıl korumayı başarmışlardır. Bu dünyada görülen nadir örneklerin başında gelmektedir.
    Şalom gazetesini İstanbul’a taşındığım 1996 yılından bu tarafa ara ara alıp okurum. Tüm dünyadan haber veren kültürel seviyesi yerli gazetelerin üzerinde olan, yazarlarını yarıya yakını kadın olan bir gazete olarak niteleyebilirim.
    Şimdi gelelim esas konumuza. Elli yıl öncesine 1970’li yıllara dönersek, tek yazı aracı DAKTİLO idi.. Bazı yazarların daktiloları da ünlüydü, örneğin aynı zamanda şair ve yazar Bülent Ecevit’in daktilosu ünlü idi. Ben de iki parmakla iyi daktilo yazardım.
    Bugün bütün yazışmaların bilgisayarda olduğunu düşünürsek, daktiloların sekreterler için ne kadar sıkıcı olduğu ve onları adeta bir zincire bağladığı anlaşılacaktır.
    Zira daktilo ile bir yazı yazıldığında bir hata veya ekleme olduğunda yazı yeniden yazılmak zorundaydı. Yeni yazıda bir hata düzeltilirken doğru yazılmış bir kelime hatalı olabiliyordu.
    1926 yılında Rusya’da bir Yahudi ailenin kızı olarak dünyaya gelen ve Amerika’ya göçen iş kadını EVELYN BEREZIN 1970’li yıllarda büyük bir devrimi gerçekleştiriyordu. Berezin’in yazılımda bu günkü bilgisayarda olduğu gibi silme kesme kopyalama gibi işlemlere yer veriyordu. Başlarda makineleri sesli ve yavaş çalıyordu, ama daktiloya göre büyük avantajları olduğu ortadaydı.
    Berezin bu konuda işin ticaretine de el attı ve bu konuda erkekler dünyası içinde bir kadın olarak devamlı yerini korudu…
    2010 yılında İngiltere’de yapılan bir toplantıda “Berezin olmadan ne Bill Gates, ne Steve Jobs, ne İnternet, ne World ne Excel sayfaları mümkün olurdu” denildi.
    Berezin 08.12.2018 tarihinde kan kanserinden 93 yaşında hayatını kaybetti.
    Yazının ekine bir gazete resmi eklenmiştir.

Toplam 333 yorum bulundu. 331-333 arası listeniyor.