Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    BUGÜNKİ TÜRKLERİN YURDUNDA BÜYÜK İSKENDER’İN KURDUĞU KENTLER
    MEHMET BİLDİRİCİ -IV
    Önceki yazımda Türk Yurdunda kurulan Greko-Baktria Krallığı ve onun en kuzeydeki kenti Uzaktaki İSKENDERİYE kentini, Bactria (Belh) ve toprak altından çıkarılmış Ay Hanım kentlerini incelemiştik. Bu defa diğerlerini gözden geçireceğiz. Bu dört yazı içinde sadece Türklerin yaşadığı bölgelerdeki Helen kentleri incelenmiş oluyor. Tümü genel olarak daha önceki yazılarımdadır.

    ALEXANDRIA MARGIANA (MERV YA DA MARİ-TÜRKMENİSTAN)
    Büyük İskender tarafından kurulan kent Karakurum Çölü yakınında Merv ya da MARI olarak bilinir. Kuruluş sırasından kalan duvar kale kalıntıları bulunmaktadır. İnanılmaz tesadüfler Sovyetler Birliği 1991 dağılacak Türkmenistan bağımsız bir Cumhuriyet olacak oradan insanlar çalışmak için İstanbul’a gelecek. Nitekim benim son bir yıldır yardımcım Ayna Gumanova Mari’ye yaklaşık 150 km uzaklıkta Bayram Ali’den onun dediğine göre çok eski Bayram Ali’de de antik duvarlar varmış. Bugün İstanbul’da pek çok kişi bu arada evli kadınlar çocuklarını Türkmenistan’da bırakıp aileye katkı için İstanbul’da çalışmaktadır.

    SEMERKANT ÖZBEKİSTAN
    M.Ö 329 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirildi. Maracanda olarak bilinir, İskender tarafından Orepius yönetici olarak atandı, Ele geçirilme sırasında kent büyük zarar gördü ama yeni gelen Helenlerin geliştirdiği yapı teknikleri sayesinde çok kısa sürede gelişti. Semerkant çok sonraları İslam Uygarlığının çok geliştiği bir kent oldu. O günden kalma kale kalıntıları bulunmaktadır.

    TERMEZ ÖZBEKİSTAN
    Amu Derya nehri kıyısındadır. Özbekistan’ın en eski kentlerindedir. Persler tarafından kurulmuş M.Ö 329 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirilmiştir. O dönemlerden kale duvarları görülmektedir.
    Bu yazımızda Türk Yurdunda Büyük İskender’in kurduğu kentler ve daha sonraki kurulan devletler incelenmiştir.
    Helen uygarlığı bu bölgelerde devlet yönetimi şeklinde M.S 10 yılına kadar devam etmiş, etkileri ise 5. yüzyıla kadar devam ettiği kabul edilmektedir. Bölge kültür ve sanatına etkili olmuştur. Ancak Helenlerin Anadolu’da olduğu gibi büyük şair filozofları ortaya çıkamamıştır.
    Bu uygarlığın yeni gelişmekte olan Türk uygarlığında bir etkileşim kurulamadığı kanısına varmış bulunuyorum. Bugün bu bölgelerde Helenlerin bir topluluk olarak yaşamadığı görülmektedir.
    Bunun tek örneği Pakistan’da Kalaş vadisinde Büyük İskender gününden kalanların yaşadığı sayların bugün 4.000 civarında olduğu, kendi dillerini korudukları, bir kısmının eski dinlerini de koruduğu, çoğunun İslam dinini kabul ettiğini öğrenmiş bulunuyorum.
    Dört bölümden olan yazı dizim son bulmaktadır.
    Yazım ekine Türkmenistan’dan Mari ve Özbekistan’dan Semerkent ve Termez kentlerinden o dönemden kalma kalıntılara yer verilmiştir.
    (Muğla Devrim 02.06.2021)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    BUGÜNKİ TÜRKLERİN YURDUNDA BÜYÜK İSKENDER’İN KURDUĞU KENTLER
    MEHMET BİLDİRİCİ -III
    Önceki yazımda Türk Yurdunda kurulan Greko-Baktria Krallığı ve onun en kuzeydeki kenti Uzaktaki İSKENDERİYE kentini incelemiştik. Bu defa krallığın başkenti bugün Belh ya da Balkh antik Bactria kentinden söz edeceğiz.
    Bactria bugün Afganistan’da Belh olarak bilinen nüfusu 136.000 kişi olan kenttir. Bugün kentte Afgan dili konuşan Müslüman halk yaşamaktadır.
    Bölge M.Ö 330 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirilmiş Bactria kenti kurulmuştur. Büyük İskender yaklaşık 2,5 yıl burada kalmış bölgenin en önemli kişilerinden OXYARTES’in kızı ROXANA eşi olmuştur. Yerel dilde ROXANA küçük yıldız anlamına geliyor. Onu yanında Babil’e götürmüş Büyük İskender M.Ö 323 yılında öldüğünde ona ALEXANDER adında bir Veliaht bile doğurmuştu. Kurduğu o güne kadar dünyanın en büyük imparatorluğu generalleri arasında paylaşılmış çok küçük yaştaki oğlu Alexander’ de ortadan kaldırılmıştır. Tarihte Bactria ya da Belh bu kadar önemlidir.
    Yedinci yüzyılda Arap istilasına kadar çeşitli inançlar hüküm sürmüştür. Bactria ZERDÜŞLÜK (Zaraostria) inancını en önemli kentidir. Daha sonra Budizm çok yayılmıştır. Bu bölgeye Babil’den sürülmüş Yahudi Cemaati de görülmektedir.
    Araplar tarafından İslamla tanıştırılmış ve İslam bilginlerinin yetiştiği bir kent olmuştur. Belh kenti Horasan bölgesinin başkentidir. Konya tarihi için çok önemlidir.
    Konya’da Yetişmiş şair, Mevlevi Tarikatının kurucusu MEVLANA CELALEDDİNİ RUMİ (1207-1273) Belh kentinde doğmuş ve Konya’ya yerleşmiş türbesi Konya’dadır.
    Ben Mehmet Bildirici, Konyalı olarak büyük büyük atam Yatağan Mürsel’in HORASAN ülkesinden 15. Yüzyılın başında oradan geldiği ve Konya Beyşehir arasında bir köye yerleşmiştir.. Benim için Horasan ülkesi çok çok önemlidir. Ama atalarımın Horasan’ın hangi kentinden olduğu konusunda belge ve bilgi bulunmamaktadır. Be geliş Mevlana’nın gelişinden yaklaşık 200 yıl sonradır.
    Selçuklu döneminde pek çok Konya büyüklerinin de Horasan’dan göçtüklerine inanılır öyle kabul edilir.

    Şimdi de Afganistan’ın kuzeyinde Tacikistan sınırına çok yakın tarihte Alaexsandria on The Oxus (Siri Derya üzerinde İskenderiye) olarak bilinen bugün Türkçe isimli Ai Khanum (Ay Hanım) kentinden söz edeceğim.
    M.Ö 280 civarında kurulmuştur. Greko Bactria Krallığı zamanda çok önemli ve yüksek Helen Kültürünün bulunduğu bir kenttir. Kentte Amu Derya ırmağından sulama yapılmış ve bu konuda önemli gelişmeler olmuştur. Kent M.Ö 145 yılında kral Eucrates (M.Ö 171-145) zamanda saldırıya uğramış ve bunun ardından karanlığa bürünmüştür.
    Kent 1960’lı yıllarda ortaya çıkarılmıştır. Afgan Kralı Gulam Han tarafından keşfedilmiş, 1964-1978 yılları arası Fransızlar tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır.
    Ortaya çıkan kent planı hayret vericidir. Sanki Ege’de bir antik kentte bulanan plan gibi Helen öğelerini taşımaktadır. Geçen yüzyıllar toprak altında kalmış Büyük İskender’in kurdurduğu Helen kenti ortaya çıkmıştır. Bu yönden en çok eser buradan ortaya çıkmıştır. Diğer kentlerde sadece kale kalıntıları altın ve diğer madeni paralar sonradan bulunmuş diğerleri zamana karşı koyamamışlardır.
    İpek üzerine yapılmış resimde Solda Mevlana Müzesi ve Dergâhı, yanındaki büyük Camii Osmanlı Sultanı II. Selim tarafından yaptırılan Selimiye camiidir. Diğer resim Ay Hanım (Ai Khanoum) kentinin planıdır. Kent Amu Derya ve Kocka nehirlerinin birleşme noktasındadır.
    (Muğla Devrim 01.06.2021 yayınlandı

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    ORTA ASYADA BÜYÜK İSKENDER’DEN SONRA KURULAN GREK-BAKTRİA KRALLAĞI (M.Ö 256-125) -II
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bir önceki yazımda Türklerin yaşadığı Orta Asya topraklarında Büyük İskender’in seferi açıklanmıştı. Bu yazımda daha sonra burada kurulan Greko-Baktria Krallığından söz edilecektir.
    Greko-Baktria Krallığının ne kadar önemli olduğunu anlamak için haritasına bir göz atalım, bu devlet M.Ö 250-130 arasında hüküm sürmüştür.
    Bu Krallığın kuzeydeki toprakları bugün Türk Cumhuriyetlerin olduğu Türkmenistan, Kırgızistan Özbekistan İran dili Farsça konuşan Tacikistan ve Türklerin de yaşadığı Afganistan’dır. Krallığın Başkenti Bactria (Belh, Balkh-Afganistan) veya Ai Khanum (Ay Hanım-Afganistan) dır.
    Krallığın kurucusu DIODOTOS Sotir (Kurtarıcı) (Krallığı M.Ö 285-235) önceleri Seleufkos İmparatorluğu Satrabı iken M.Ö 255 (Bazı kaynaklarda M.Ö 245) bağımsız Greko-Baktria krallığını kurmuştur. Diototos kendi adına pek çok altın para bastırmıştır. Kurduğu krallığın dili Grekçe’dir.
    Bu bölgelerde Büyük İskender’den sonra kurulan Grek Baktria krallığı ile Avrupa ve Anadolu’dan çok uzaklarda Helen Kültürü burada etkisini sürdürmüştür.
    Bu krallığın sınırı kuzeyde Aral gölü Siri Derya Irmağına kadardır. Bu krallığın kuzeyinde İSKİTLER ülkesi, batısında Part Krallığı (İran kökenli), Selefkos İmparatorluğu, orta kısımlarında Hindukuş dağları ve bunun eteklerinde Bacrtia (Belh) kenti bulunmaktadır. Doğu tarafı Uygur ve Çin ülkesidir. Bu yazımızda Hindukuş dağlarının kuzeyi incelenecektir. Burada kurulmuş en önemli ve kuzeydeki kent ALEXANDRIA ESCHATA olarak bilinen bugün ki Türk Cumhuriyetlerinin ortasındaki bir kenttir.
    Greko-Baktria Krallığı hanedandan bazı kişiler İndo-Grek devletini kurmuşlar M.Ö 180 yılından M.S 10 yılına kadar yönetimi devam ettirmişlerdir. Bu devletin dili Hint ve Grekçedir.
    Helen uygarlığı bir süre daha bu topraklara yerleşen Helenler tarafından yaşatıldı, çevre kültürüne ışık verdiler. Bu ışık birinci yüzyıla kadar tesiri devam etti.

    Şimdide bu krallık sınırları içinde en önemli kent ALAXANDRİA ESCHATA incelenecektir. İsim Grekçedir. Uzakta ki İskenderiye anlamınadır. (Ben Türkistan’daki İskenderiye olarak adlandırıyorum MB) Kent Fergana Vadisinde bugün ki Tacikistan Khujand ya da Hucend yakınındadır. Hucend nüfusu 180.000 olan Tacikistan’ın ikinci kentidir. Kent önceleri Persler zamanında Kral Cyrus tarafından kurulmuştur.
    Bu kente Persler zamanında Anadolu’dan Akdeniz kıyısındaki kentlerden sürgünler gönderilmiş, İskender orayı ele geçirince onlarla karşılaşıyor. Anadolu halkından buraya sürgün edilmiş, Anadolu insanlarına bu Türk ülkelerinde rastlanıyor. Çok ilgi çekici ve insanı hayrete düşüren bir durum
    M.Ö 200’lerde Çin ile savaş olmuş ilk defa batı (eski Yunan) ile Çin karşı karşıya geliyor. Tabii ki koskoca Çin’in küçük bir kısmı, Çinliler bunlara DAYUAN diyor. Bunun anlamı Büyük Iyonlılar demekmiş, çok anlamlı Büyük Iyonyalılar, yani büyük Egeliler… Anadolular.
    Bu güne gelen kale yapı yoktur. Ancak o dönemde kullanılmış ev eşyaları, bulunmuş bolca madeni para Tacikistan’da Hucend Müzesinde sergilenmektedir.
    Yazıya Greko Bactrian Haritası ile Tanrıça Kibele kabartması eklenmiştir..
    (Muğla Devrim 31.05.2021 yayınlandı)

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    İDYMA-GÖKOVA-AKYAKA
    Idyma (Ancient Greek: Ἴδυμα), or Idymus or Idymos (Ἴδυμος), was a coastal town of ancient Caria, strategically placed at the head of a gulf,[1] near the Idymos (Ἴδυμος) river.[2] It is located in the modern town of Gökova.
    In 546 BCE, the Persian armies under the command of Harpagos conquered the area, but the Carian customs and the religion remained unchanged. The Delian League took over between 484 and 405 BCE and Idyma is mentioned in the tax lists for 453/2 BCE, the earliest written documentation of the city. The same reports mention a local sovereign by the name of Paktyes, whose descendants may have founded a dynasty which governed Idyma and to whose members the rock tombs could be attributable. The phoros (tribute) imposed by Athens on Idyma was 114 drachmae, 5 obol.[3] Idyma produced its own coins, one side of which was marked with the name Idimion (ΙΔΥΜΙΟΝ), and the other side with the head of Pan, hinting at a shepherd's cult.[4]
    From 167 BCE to at least the 2nd century CE, Idyma, together with the entire region south of modern Muğla was part of the Rhodes's mainland possessions (Peræa Rhodiorum).
    Its site is located near Kozlukuyu, Asiatic Turkey.[1][5] It remains an archaeological site today. The city walls 200 metres (660 ft) in length and around fifty rock tombs are located along the steep climb (sea level to 400 metres (1,300 ft)) of Küçük Sakar. The acropolis was explored by the French archaeologist Louis Robert in 1937.[6]
    References[edit]
    1. ^ Jump up to:a b Richard Talbert, ed. (2000). Barrington Atlas of the Greek and Roman World. Princeton University Press. p. 61, and directory notes accompanying.
    2. ^ Stephanus of Byzantium, Ethnica, I326.21
    3. ^ Thompson, Wesley E. (1981). "The Carian Tribute". Anatolian Studies. British Institute at Ankara: 95.
    4. ^ Wayne G. Sales (2007). Ancient Coin Collecting II. Krause Publications. p. 91. ISBN 978-0-89689-516-4.
    5. ^ Lund University. Digital Atlas of the Roman Empire.
    6. ^ Alain Bresson (1991). Recueil des inscriptions de la Pérée Rhodienne (in French). University of Franche-Comté. pp. 181–182. ISBN 978-2-251-60445-9.
    Coordinates: 37°03′34″N 28°22′02″E

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    STEPHANUS BYZANTIUM (6 YÜZYIL) & IDYMA ve ULA
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Uzun yıllar İdyma ve tarihini inceledim. Bu konuda sergiler açtım, derlemelerimi Web sitemde yayınladım.
    Bilindiği gibi antik Idyma bir nehir üzerindedir. Tarihte ilk defa Stephanus Byzantium bunu ETHICA adlı eserinde Idimos nehri üzerinde Karia kenti olarak yazmıştır. Bu Idymos nehri bugün KADIN AZMAĞI’DIR. Bu Grekçe metin aynen aşağıdadır.
    Grammer kurallına göre şöyle de belirtilir.
    
    (Robert L. Etudes Anatoliennes s.472-1
    Ancak önceki araştırmalarda kim olduğu konusunda bilgilere ulaşamamıştım. Stephanus Konstantinopolis’te (İstanbul) 6 yüzyılda yaşamıştır. Grammatikos’tur, bu bir çeşit kâtipliktir. İmparator Jüstünien (527-565) döneminde yaşadığı kabul edilmektedir.
    Tek eseri Ethica’dır, Bu eserinde antik çağa ait Mitolojik, Coğrafi ve Dini bilgiler yer alır. Kitabın bazı bölümleri bu güne gelebilmiştir. Ethica bir çeşit Coğrafya Sözlüğüdür.
    Stephanos antik yazarların kitaplarını okumuş onlardan alıntılar yapmıştır. Kitabın modern zamanlarda 1502 yılında Venedik’te yayını yapılmıştır.
    IDYMA M.Ö 452-440 yılları arası Atina öncülüğü kurulan DELOS DENİZ BİRLİĞİNE (Delian League) katılmıştır.. Katılım payı 114 Drahmi
    Bugün İdyma Akyaka ve Gökova olarak Muğla Ula ilçesinin mahalleleridir.
    OULA (ULA) da bir Karia yerleşimi olarak Delos Birliği’ne katılmış 17 Drahme katılım payı ödemiştir. Hiçbir antik yazarın eserinde söz edilmez.
    Yeri bugünkü Ula olabileceği gibi Muğla Marmaris modern yolunun batısında bir yerde bugün sözde Thera antik kenti kabul edilen yerleşim olabilir. Benim görüşüm, bunu ileri araştırmalar ortaya çıkaracaktır.
    Ula merkez ilçede eski kalıntılar bulunmaktadır. Ula hakkında bu değerli bilgi aynen alınmıştır.
    Ula or Oula was a town of ancient Caria. Its name does not appear in ancient writers, but is inferred from ancient inscriptions.[1] Oula appears in the Athenian tribute lists and paid an annual tribute of 17 drachmae, 1 obol.[2]
    Its site is tentatively identified with Ula ilçe (district) of Muğla Province in Asiatic Turkey.[1][3]
    Gökova (Kozlukuyu) tekrar yerleşimi ile Mehmet Bildirici’in Devrim yazıları
    22.11.2019-- 09.12.2019-- 20.12.2019
    15.09.2020-- 18.09.2020 vardır
    Ula konusunda Delos Deniz Birliğine girdiğini fark eden Muğla Tarihi yazarı Zekai Eroğlu olup daha sonra benim saygılarımla
    (Muğla Devrim Gazetesi 25.05.2021 yayınlandı)

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 04-06-2021

    Sizlere mutlu bir haber sınacağım. 2012 yılından 2019 yılında kadar üzerinde çalıştığım iki yıldır bürokratik işlemleri süren kitabım nihayet DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yayınlandı
    “TARİHİ KÜLTÜREL VE ÇEVRE DEĞERLERİ İLE KONYA KAPALI HAVZASINA SU AKTARAN KONYA-ÇUMRA 2. MERHALE (ADIM) VE 3. MERHALE SULAMA PROJESİ”
    Kitap 207 sayfa.
    BU BENİM DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN YAYINLANAN ÜÇÜNCÜ KİTABIM
    İLKİ 1994 YILINDA DSİ’NİN 40 KURULUŞ YILINDA
    İKİNCİSİ 2004 YILINDA DSİ’NİN 50 KURULUŞ YILINDA
    HER İKİSİNİN GÜNCELLENMİŞ CD OLARAK İKİNCİ YAYINI 2009 YILINDA
    ÜÇÜNCÜSÜ BU KİTABIM 2021 YILINDA ANKARA’DA YAYINLANDI
    Kitabın kısa bir özeti şöyledir
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Bu Projede MAVİ REGÜLATÖR Konya Ovası Projesinin kalbi ve su dağıtım merkezidir. Bu çalışmamda ana röper noktası olacaktır. Mavi Regülatör membaı Seydişehir Beyşehir ve Derebucak’a kadar kısım bu bölüm kapsamındadır.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Göksu nehri üzerine kurulacak Bağbaşı ve ona su aktaracak Bozkır ve Avşar barajları incelenecektir. Göksu havzasından su Mavi Tünel ile Mavi Regülatöre aktarılacaktır.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Mavi Regülatör sonrası, Konya Ovası Sulaması, AHİ (Apa Hotamış İletim) kanalı ile suların HOTAMIŞ Depolamasına aktarılması, Konya kentine İçme suyu sağlanması incelenecektir.
    Kitabım DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 250 adet basılmış 50 adedi bana, 100 adedi DSİ 4. Bölge Müdürlüğüne, 100 adedi de diğer bölgelere vs olmak üzere dağıtılacağı öğrenilmiştir.
    Ben arzu ederdim ki tüm arkadaşlarımın tümüne bir kitap gönderiyim. Bunun mümkün olmadığı ise açıktır.
    Konu ile ilgilenen siz arkadaşlarıma, tanıyım tanımayım tüm herkese dijital yolla internet ile PDF yayını ulaştırmağa hazırım. Kitabımın kapağı eklidir.
    Her üç kitap DSİ Genel Müdürlüğü Kitaplığında ve İnternet Sitesinde de mevcuttur.
    (Muğla Devrim Gazetesinde 01.06.2021 yayınlandı)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 01-06-2021

    BÜYÜK İSKENDER ORTA ASYA TÜRK YURDUNDA M.Ö 329-327-I
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Büyük İskender’i ilk tanımam 1960’lı yıllarda oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi olarak İstanbul Aksaray’da Konya Talebe Yurdunda kalırken oldu. Alman Tarihçi Droysen’in 4 ciltlik onun hayatı ve seferlerinin anlatan eserini okumuştum. O yıllardan beri devamlı takip eder, özellikle son üç yıldır geçtiği yerler kurdurduğu kentler hakkında Muğla Devrim gazetesinde hep yazılar yazdım. Bunlar özetle
    Büyük İskender Asya Seferi ve kurduğu kentler;
    20.03.2018--- 22.03.2018---27.03.2018---28.03.2018 tarihlerindedir.
    Gene ailesi ve araştırmacı kişiliği ile ilgili Devrim Gazetesinde
    07.10.2020—15.10.2020 tarihli yazılarım vardır Bunlara ek olarak şunlarda eklenebilir.
    Yazılı kaynaklara göre Bulgaristan-Türkiye-Mısır- Lübnan- Afganistan- Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan-Kırgızistan-Pakistan- Hindistan-Iran- Irak-Suriye olmak üzere 14 ülkede 24 yeni kent kurmuştur. Bunların bazıları sıfırdan bazıları eski temeller üzerinedir. Kaynaklarda 70 yerleşim yerinden söz edilmektedir. Ancak diğerleri askeri ve sivil kaleler küçük yerleşim yerleridir. Tarihte bu kadar kent kuran başka bir asker görülmemiştir.
    Bir diğer dikkat çeken konu Büyük İskender’in Yunanistan’da kurduğu hiç kent yoktur. Gene liste dikkatle incelenirse bunların bir kısmı o zaman Sogdiana ve Baktriyana olarak bilinen bugün Türklerin yurdu olan ülkelerdir. Bunlar Afganistan- Özbekistan- Türkmenistan ve Kırgızistan’dır. O tarihlerde bu bölgelerde bir çeşit İran dili konuşan kavimler yaşıyordu. Türkler ise o tarihlerde bu ülkelerde henüz görülmemektedir. Daha sonraki yüzyıllarda Türkleşme başlamıştır.
    Büyük İskender M.Ö 329-327 yılları arasında 2,5 yıl bu bugün ki Türk yurtlarında kalmış, hatta yerli olan eşini bu bölgeden seçmiştir. Türkler bu tarihlerde elbette vardır, ama henüz etkinlikleri tarih ekranına yansımamıştır.
    KAFAMI UZUN ZAMANDAN BERİ KURCALAYAN ŞU SORU İLE KARŞI KARŞIYA KALMIŞ BULUNUYORUM.
    Türklerin yaşadığı bu bölgelerde Helen kültürü ile donanımlı Makedonyalıların büyük uygarlıklar ve kentler kurduğu bilinmektedir. Biz Türkler bundan yaralandık mı? Türk Kültürü bundan esinlendi mi? Daha sonra bu topraklarda Helenizm etkileri ne kadar sürdü? Bu kültürle temasa geçen Türk yazarı var mıdır?
    Örneğin Afganistan’da bugün bilimin dışında geleneksel İslam ile yaşayan kadınların en az veya hiç haklarının olmadığı bu coğrafyada 11 ve 12 yüzyıllarda bu topraklardan İbni Sina, El Bruni gibi dünya çapında zamanın bilim adamları çıkarken bu ortam neden kayboldu, burada Helenizm’in etkisi nedir incelemeye çalışacağım.
    Tarih öğrenmek ileriyi yani önümüzü bize göstermeye yarar, bunu doğru yapabilirsek önümüzü doğru görürüz. Aksi halde kendi kendimizi kandırırız. Örnek olarak zehir acıdır ama insanı tedavi eder, gülsuyu geçici bir süre hoş koku verir tedavisi yoktur. İkincisi gül suyudur.
    Bunun için önce bu bölgeye Büyük İskender’in seferini ve ardından bölgede kurulan
    Greko-Baktria ve İndo-Grek devletlerinden söz edeceğim. İnanın dostlarım uzun yıllardan beri tarih okurum, önce Lisede Osmanlı ve Selçuklu tarihi, daha sonra üniversitede Cumhuriyet tarihini derinden daha sonrada İlk Çağ tarihine derin merak sardım. Burada bahsedeceğim Greko-Bactria devletinin ben ilk defa farkına vardım. Büyük Filozof Sokrates’in “Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğim” sözüne hak vermemek mümkün değil..
    Yazıya Türk Yurdunda Kurulmuş Grek Baktria Krallığı kurucusu Diodotos’un altın parası ve Ai Hanım’da (antik kent) bulunmuş bir heykel konulmuştur
    (Devamı var)
    (Muğla Devrim 31.05.2021)

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 01-06-2021

    BÜYÜK İSKENDER ORTA ASYA TÜRK YURDUNDA M.Ö 329-327-I
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Büyük İskender’i ilk tanımam 1960’lı yıllarda oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi olarak İstanbul Aksaray’da Konya Talebe Yurdunda kalırken oldu. Alman Tarihçi Droysen’in 4 ciltlik onun hayatı ve seferlerinin anlatan eserini okumuştum. O yıllardan beri devamlı takip eder, özellikle son üç yıldır geçtiği yerler kurdurduğu kentler hakkında Muğla Devrim gazetesinde hep yazılar yazdım. Bunlar özetle
    Büyük İskender Asya Seferi ve kurduğu kentler;
    20.03.2018--- 22.03.2018---27.03.2018---28.03.2018 tarihlerindedir.
    Gene ailesi ve araştırmacı kişiliği ile ilgili Devrim Gazetesinde
    07.10.2020—15.10.2020 tarihli yazılarım vardır Bunlara ek olarak şunlarda eklenebilir.
    Yazılı kaynaklara göre Bulgaristan-Türkiye-Mısır- Lübnan- Afganistan- Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan-Kırgızistan-Pakistan- Hindistan-Iran- Irak-Suriye olmak üzere 14 ülkede 24 yeni kent kurmuştur. Bunların bazıları sıfırdan bazıları eski temeller üzerinedir. Kaynaklarda 70 yerleşim yerinden söz edilmektedir. Ancak diğerleri askeri ve sivil kaleler küçük yerleşim yerleridir. Tarihte bu kadar kent kuran başka bir asker görülmemiştir.
    Bir diğer dikkat çeken konu Büyük İskender’in Yunanistan’da kurduğu hiç kent yoktur. Gene liste dikkatle incelenirse bunların bir kısmı o zaman Sogdiana ve Baktriyana olarak bilinen bugün Türklerin yurdu olan ülkelerdir. Bunlar Afganistan- Özbekistan- Türkmenistan ve Kırgızistan’dır. O tarihlerde bu bölgelerde bir çeşit İran dili konuşan kavimler yaşıyordu. Türkler ise o tarihlerde bu ülkelerde henüz görülmemektedir. Daha sonraki yüzyıllarda Türkleşme başlamıştır.
    Büyük İskender M.Ö 329-327 yılları arasında 2,5 yıl bu bugün ki Türk yurtlarında kalmış, hatta yerli olan eşini bu bölgeden seçmiştir. Türkler bu tarihlerde elbette vardır, ama henüz etkinlikleri tarih ekranına yansımamıştır.
    KAFAMI UZUN ZAMANDAN BERİ KURCALAYAN ŞU SORU İLE KARŞI KARŞIYA KALMIŞ BULUNUYORUM.
    Türklerin yaşadığı bu bölgelerde Helen kültürü ile donanımlı Makedonyalıların büyük uygarlıklar ve kentler kurduğu bilinmektedir. Biz Türkler bundan yaralandık mı? Türk Kültürü bundan esinlendi mi? Daha sonra bu topraklarda Helenizm etkileri ne kadar sürdü? Bu kültürle temasa geçen Türk yazarı var mıdır?
    Örneğin Afganistan’da bugün bilimin dışında geleneksel İslam ile yaşayan kadınların en az veya hiç haklarının olmadığı bu coğrafyada 11 ve 12 yüzyıllarda bu topraklardan İbni Sina, El Bruni gibi dünya çapında zamanın bilim adamları çıkarken bu ortam neden kayboldu, burada Helenizm’in etkisi nedir incelemeye çalışacağım.
    Tarih öğrenmek ileriyi yani önümüzü bize göstermeye yarar, bunu doğru yapabilirsek önümüzü doğru görürüz. Aksi halde kendi kendimizi kandırırız. Örnek olarak zehir acıdır ama insanı tedavi eder, gülsuyu geçici bir süre hoş koku verir tedavisi yoktur. İkincisi gül suyudur.
    Bunun için önce bu bölgeye Büyük İskender’in seferini ve ardından bölgede kurulan
    Greko-Baktria ve İndo-Grek devletlerinden söz edeceğim. İnanın dostlarım uzun yıllardan beri tarih okurum, önce Lisede Osmanlı ve Selçuklu tarihi, daha sonra üniversitede Cumhuriyet tarihini derinden daha sonrada İlk Çağ tarihine derin merak sardım. Burada bahsedeceğim Greko-Bactria devletinin ben ilk defa farkına vardım. Büyük Filozof Sokrates’in “Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğim” sözüne hak vermemek mümkün değil..
    Yazıya Türk Yurdunda Kurulmuş Grek Baktria Krallığı kurucusu Diodotos’un altın parası ve Ai Hanım’da (antik kent) bulunmuş bir heykel konulmuştur
    (Devamı var)
    (Muğla Devrim 26.05.2021 yayınlandı)

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 01-06-2021

    BARGASA ANTİK KENTİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bargasa Karia Bölgesinde Kerme (Djova-Gökova) körfezinde bulunan bir antik kent. Eski haritalarda yeri bugünkü Gökova-Akyaka’da gösterilmiştir.
    Ancak 1885 yıllarında yapılan epigrafik (yazıt okuma) çalışmalar sonucu buradaki kalıntıların İDYMA kentine ait olduğu anlaşılmıştır. Bu Konuda İdyma tarihi konusunda Web sitemde doyurucu bilgiler yer almaktadır.
    O zaman Bargasa neresi bu konuda uzun araştırmalar yaptım, bir bilgiye ulaşamadım. Bu konuyu Şadan Gökovalı ile de konuştuk tartıştık, ama sonuç çıkmadı..
    Bu konuda İşveçli Arkeolog Paavo Roos’un (1937) da görüşünü almıştım, kendisi Keramos’un batısında olabileceğini yazmıştı.
    Sonuçta buraya ekleyeceğim bir haritada yerini gördüm. Pargasa ya da Bargasa olarak görülüyordu. İşte araştırmalarım sonucu;
    Bargasa’nın Gökova Körfezi’nde Gökbel civarında bir tepede kalıntıları bulunmaktadır. Gökbel Milas ilçesine bağlı, 3 km batısında Mazıköy, 2 km güney doğusunda Çökertme köyü vardır.
    Bargasa bir kent devleti olduğu ve Delos Deniz (Delian League) Birliğine katıldığı ve 500 drahmi katılım payı ödediği bilinmektedir. Bu büyük bir bedeldir.
    Coğrafyacı Strabon Keramos ve Bargasa deniz kıyısında küçük yerleşim yerleridir diye yazmıştır. Keramos (Ören) 18 km uzaklıktadır.
    Bargasa’da Bargasinon ismi ile para bastırılmıştır.
    Bir tepe üzerinde bir kalenin yıkık duvarları ve sarnıç kalıntıları bulunmaktadır. Bir Karia ve Helenistik kentidir. İsminin Mitolojik kahraman Heracles oğullarından Bargasos isminden gelmektedir.
    Bargasa isimli diğer bir antik yerleşim yeri de Aydın Bozdoğan ilçesinde yer almaktadır.
    Yazıma Bargasa’nın yerini gösteren antik bir harita eklenmiştir.

    Devrim 09.05.2021 tarihinde yayınlandı
    Ula Tarihi ile ilgili Haber Pano 2513 bakılmalıdır.
    Bargasa
    For the town in northern Caria, see Bargasa (northern Caria).
    Bargasa (Ancient Greek: Βάργασα) or Pargasa (Πάργασα) was a city of ancient Caria.
    It was a polis (city-state) and a member of the Delian League.
    There are also coins of Bargasa with the epigraph Βαργασηνῶν.
    It is mentioned by Strabo, who, after speaking of Cnidus, says, "then Ceramus and Bargasa, small places above the sea."
    Its site is located near Gökbel, in Milas district, Asiatic Turkey.

    Bargasa is the City in Caria, almost certainly at Gokbel near the coast, 29 km E of Bodrum. The city figures (as Pargasa) in the Delian Confederacy, usually paying 500 dr., and can have been only very small. From Strabo (656) it appears that it should be W of Keramos and close to the sea; at Gokbel, which is 18 km W of Keramos, there is a small citadel on a rocky hilltop, with a wall of rough masonry and sherds of archaic and Hellenistic date. A fragmentary Hellenistic city-decree was found here, proving the existence of a polis, and on the shore nearby another fragment referring to sacred harbors.

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 01-06-2021

    TÜRKİYENİN ÖNCÜ KADINLARI
    FAZILA ŞEVKET GİZ (1903-1981) & MUALLA EYÜPOĞLU ANHEGGER (1919-2009)
    İstanbul’da doğdu, Valisi Bağdat Mahmut Şevket Paşa’nın kızıdır. Mahmut Şevket Paşa Bağdat doğumlu 1909 yılında Abdülhamit’i deviren kişidir. Kısa süre Sadrazam, Avrupa’yı tanıyan bir asker. 1856 doğumlu 1913 yılında Sadrazam olarak öldürüldü.
    Babasının ölümünden sonra 1922 yılında Amerikan Kız Koleji’nden mezun olduktan sonra Türkiye’de kızlar için okumak mümkün olmadığından Amerika’ya gönderildi ve 1927 yılında Mount Holyobe Üniversitesin de öğrenim gördü. Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra 1933 Üniversite Reformunun ardından İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Bölümünde göreve başladı. 1944 yılında Türkiye’de ilk kadın Profesör oldu. 1955 yılında Curt Coswig’in görevden ayrılması üzerine onun yerine geçti.
    1981 yılında öldü, Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi.



    MUALLA ANHEGGER EYÜPOĞLU (1919-2009)
    TÜRKİYE’NİN İLK KADIN MİMARLARINDAN
    Erzurum’da doğdu, Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümünden 1942 yılında mezun oldu.
    Türk kültürünün önde gelen isimlerinden Trabzonlu Sabahattin Eyüpoğlu ve Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun kardeşleridir. Alman Türkiyatçı Robert Anhegger (ölümü 2001) ile evlenmiştir.
    Ağabeyi ile Köy Enstitüleri okullarında çalışmıştır. Arkeoloji ve mimari çalışmış 2009 yılında 90 yaşında ölmüştür.

Toplam 333 yorum bulundu. 41-50 arası listeniyor.