Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    SEVGİLİ 1962 İNŞAAT SINIF ARKADAŞLARIM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bizlerin öğrenim gördüğü 1957-1962 yılları arası İTÜ’nün yöneticileri ve bizlerin derslerine gelmiş hocalarımızın bir dökümü aşağıdadır.

    YÖNETİCİLER 1957-1962

    REKTÖRLER
    MUSTAFA İNAN (İNŞAAT FAK)
    1957-1959

    FİKRET NARTER (MAKİNE FAK)
    1959-1962

    HİKMET BİNARK (MAKİNE FAK)
    1962-1963

    İNŞAAT FAKÜLTESİ DEKANLARI
    MUSTAFA İNAN
    1954-1956
    TURGAN SABİS
    1956-1958
    REŞAT NALBANTOĞLU
    1958-1960
    FARUK UMAR
    1960-1962

    İNŞAAT FAKÜLTESİ BÜRO ŞEFİ
    BERAAT AYGEN


    HOCALARIMIZ

    BAHRİ VEDAT ALPMAN (1903-1983) Matematik (Makine Fak)
    MUSTAFA AYTAÇ (1921-2017) Topoğrafya
    RATİP BERKER (1909-1997) Mekanik (Makine Fak)
    ALİ FUAT BERKMAN (1901-1989) Yapı Elemanları
    ENVER BERKMEN (1909- ?) Demiryolu
    MEHMET BİLGE (1924-2016) Betonarme
    HİKMETBİNARK (1918-1996) Rektör 1962-1963
    MEHMET BOZKURT Toprak İşleri
    VURAL CİNEMRE (1933-2000) Tatbiki Mekanik
    ADNAN ÇAKIROĞLU (1920-2001) Yapı Statiği
    OSMAN ÇATAKLI (1925-2018) Akarsu Yapıları
    KAZIM ÇEÇEN (1919-1997) Tarihi Su Yapıları, hocam
    ENVER ÇETMELİ (1932-1995) Yapı Statiği
    ELLIOT İngilizce
    NECMETTİN ERBAKAN (1924-2011) Makine Bilgisi
    KEMAL ERGUVANLI (1920-1989) Jeoloji
    ASAF GÜNHAN (1921- 2012) Tasarı Geometri Asistanı
    ZEYYAT HATİPOĞLU (1925-2018) Ekonomi
    HANS HORNİNGER (?- 2003) Tasarı Geometri
    CEMİL ILGAZ (1920-2002) Hidrolik
    İHSAN İNAN (1897-1981) Betonarme
    MUSTAFA İNAN (1911-1967) Mukavemet
    OKYAY KABAKÇIOĞLU (1910-1971) Matematik
    İLHAN KAYAN (1921-2003) Mekanik, Dekan
    HAYDAR KAZGAN (1921-2009) İdare Hukuku
    HALİT KOŞAR (1924 -?) Makine Bilgisi (Makine Fak)
    VAHİT KUMBASAR (1922-2012) Temel İnşaatı
    NUSRET KÜRKÇÜOĞLU (1910-1989) Fizik Makine Fak
    SAFFET MÜFTÜOĞLU (1921-1968) Aero Dinamik (Öldürüldü) Tat.Mek.
    REŞAT NALBANTOĞLU (1909-2000) Dekan (1958-1960)
    FİKRET NARTER (1911-2000) İTÜ Rektörü (1959-1962)
    YALMAN ODABAŞI (1933-2001) Ahşap Çelik
    KEMAL ÖZDEN (1923-1999) Betonarme
    ÖZGEN GÜNDOĞDU (1924-1995) Topoğrafya
    HAMDİ PEUNİRCİOĞLU (1908-1982) Zemin Mekaniği
    BEKİR POSTACIOĞLU (1919-1987) Yapı Malzemesi
    TURGAN SABİS (1911-1993) Yapı Statiği
    MALİK SAYAR (1892-1965) Jeoloji
    ERNEST SCHLEİMACHER Hidrolik
    NAMİ SERDAROĞLU (1906-1963) Kimya (Makine)
    NÜZHET SERDAROĞLU (1910-1978) Kimya (Makine)
    ALİ SÜMER (1923-2011) Fizik
    SACİT TAMEROĞLU (1925) Mekanik
    MAHMUT TANRIKULU (1917-2001) Matematik (Makine)
    ABDULLAH TÜRKMEN 1907-1966) Ahşap Çelik
    FARUK UMAR (?-1999) Yol
    FATİN URAN (1922- ?) Mimarlık Bilgisi
    NECDET ÜÇOLUK Elektrik Bilgisi
    REMZİ ÜLKER (? -2005) Zemin Mekaniği Asistan
    ORHAN ÜNSAÇ (1917-1995) Mukavemet
    RİFAT YARAR (1913-2004) Betonarme
    SAİD YASAR (1907-1996) Topografya
    BESİM YÜKSEL ( ?-1977) Şantiye Tekniği

    BERAAT AYGEN Öğrenci İşleri
    Saygı ile sunuyorum.
    Mehmet BİLDİRİCİ

    Sevgili Kardeşim Mehmet
    Emeğine, ve gönderdiğin bilgilere teşekkür ederim. Sayende bulanık hafızalarımız netleşiyor. Sağolasın
    METE MUTLUOĞLU –USA

    Sevgili Mehmetçiğim
    Hakkın rahmetine kavuşan değerli hocalarımızı buruk duygularla saygıyla anıyorum. Allah rahmet eylesin….
    İLHAN YÜKSELOĞLU –Edirne

    SEVGİLİ İTÜ 62 SINIF ARKADAŞLARIM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bir Önceki mailimde uzun yıllar boyu yaptığım Hocalarımız hakkında yazı ve listeler için olumlu mesajlar aldım, bunun için bu kayıpları bana haber veren
    HAYATİ ERHAN’A
    Mesaj gönderen
    METE MUTLUOĞLU’NA
    İLHAN YÜKSELOĞLU’NA
    Ve tüm arkadaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunar, bayramlarınızı kutlarım
    GERÇEKTEN SON İKİ HOCAMIZIN KAYBI İLE BİR DÖNEM, BİR PERDE KAPANDI
    (itu62insaat sitesinde Haziran2018 yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    SEVGİLİ 1962 İNŞAAT SINIF ARKADAŞLARIM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Halen Muğla-Ula Akyaka’da yaşamımı sürdürüyorum. Uzun yıllardır okuduğum HÜRRİYET gazetesi satın alındıktan sonra almaz oldum, bazı önemli kayıplarımızı oradan izlerdim. Mayıs ayının sonunda 2 hocamızı kaybettiğimizden biraz geç haberdar oldum
    Mayıs 2018 sonunda bir gün ara ile 2 hocamızı kaybetmiş bulunuyoruz. Prof. Dr. Zeyyat Hatiboğlu ve Prof. Osman Çataklı, onları kısaca hatırlayalım.

    PROF. DR. ZEYYAD HATİBOĞLU (1925-2018)
    SON SINIF İKTİSAT DERSLERİNE GELDİ
    1925 yılında Trabzon’da doğdu, Trabzon Lisesi’nden sonra, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden 1946 yılında mezun oldu. Mesleğe İTÜ de asistan olarak başlayan Hatipoğlu 1952 yılında Doçent ve 1962 yılında Profesörlüğe yükseltildi.
    Bu yıllarda İKTİSAT derslerine geldi.
    Hatiboğlu yılında İTÜ İşletme Mühendisliği Fakültesinin kurulmasına öncülük etti, bu Fakültenin 1983 yılına kadar bu fakültenin dekanlığını sürdürdü.
    Zeyyad Hatipoğlu’nun Türkçe ve İngilizce çeşitli yayınları bulunmaktadır.

    PROF. OSMAN ÇATAKLI (1925)
    AKARSU YAPILARI
    1925 yılında Ünye’de doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’nden 1942 yılında, İTÜ İnşaat Fakültesinden 1948-1949 yılında mezun oldu. 1950 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi Akarsu Yapıları kürsüsüne asistan olarak göreve başladı. 1966 yılında Profesör oldu.
    1974-1978 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü görevinde bulundu. 1983 yılında İTÜ İnşaat Fakültesinden emekli oldu. Bir süre yurt dışında mesleği ile ilgili çalışmalar gerçekleştirdi. “Akarsu Yapıları”, “Sulama Kurutma” ders kitapları ve çeşitli kongrelerde verilmiş tebliğleri vardır.
    Kaynak: İTÜ 1948 Mezunları
    Osman Çataklı eski Başbakan Necmettin Erbakan’ın kız kardeşi ile evliydi. İstanbul’da toprağa verildi.

    BU İKİ HOCAMIZIN KAYBI İLE BİZ İTÜ 1962 MEZUNLARININ YAŞAYAN BİR HOCACI KALMAMIŞTIR. BİR DEVİR KAPANMIŞTIR.


    Aşağıda her ikisinin sıra ile resimleri eklenmiştir..
    (itu62insaat sitesinde Haziran2018 yayınlandı)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    AKYAKA ÇEVRESİNDE HELENİSTİK VE BİZANS DÖNEMİNDE YAŞAN MIŞLIKLAR
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kimi bazı çevreler Karia bölgesinde olmayan Hitit izleri ararken, yeni çıkan harikaları pek göremezler. Devrim Gazetesinin 22.05.2018 günü çıkan bir haber Marmaris’te Boksör Diagoras’a (M.Ö. 3 yüzyıl) ait mezarı bulunduğu ile ilgiliydi. Habere mezarın muhteşem bir resmi de eklenmişti.
    Yörenin Helenistik dönemde büyük bir uygarlığın yaşandığına inanan biri olarak, haber beni hayrete düşürmedi diyemem.
    Üstelik bu yapı yakın zamana kadar TÜRBE olarak saygı gördüğü göz önüne alındığında üzerinde daha bir uzun uzun düşünmeliyiz. Bir boksöre ait olan bu anıt mezarın iyi bir restorasyon ile turizme kazandırılmasını umarak AKYAKA’YA dönelim.
    Helenistik döneme ait Akyaka ve çevresinde sadece muhteşem kaya mezarlar bulunmaktadır. Roma döneminden gelen önemli kalıntılar yoktur. Sadece döşeme yollar ve üzerlerindeki sarnıçların bir kısmı bu dönemden olabilir.
    Bizans döneminden kalma önemli kalıntılar bugüne gelmektedir. Bu yazımda bunları incelemeye çalışacağım.
    Önce şunu vurgulamak isterim, bu yörelerde çok güç şartlarda araştırma yapmış bulunan GEORGE BEAN (1903-1977) (köylülerin takma adıyla BİNBEY) çalışmaları araştırmalarda en ön sıraya konulmalıdır.
    BİNBEY bölgemizde ilk çağ parlaklığının uzun süren bir veba hastalığı, depremler ve Roma yönetiminin bir kaosa sürüklenmesi sebebiyle üçüncü yüzyıl sonunda sona erdiğini ileri sürmektedir..
    Bu konuda üstadın bu görüşüne sonradan ortaya çıkarılanları göz önüne alarak katılmıyor, bu bölgede ilk çağ parlaklığının yedinci yüzyıla kadar devam ettiği görüşündeyim.
    İlk çağda halkın Çukur diye nitelendirdiği ovada (Cova Çukuru) iki antik kent yer almaktadır. Akyaka ve Gökova mahallelerinde İDİMA (IDYMA) ve Elmalı, Sarayyanı, Kızılyaka, Duran Çiftlik mevkilerinde KALLIPOLİS (Güzelşehir- Gelibolu) bulunmaktaydı.
    1930’lı yıllarda Fransız araştırmacı Robert Gelibolu köyünün (Bugün Çamlık) isminden dolayı Kallipolis kentini buraya yerleştirmiş. Anacak bunun yanlış olduğu sonradan anlaşılmıştır. Kallipolis isminin neden Gelibolu (Çamlık) köyüne taşındığı konusunda bir bilgiler gelmemektedir. Acaba bu kentin limanı burası mıydı? Ama Gelibolu ismi bugün ki Tavşan adasında yaşamaktadır.
    Özetle Kallipolis kentine ait sadece Duran Çiftlikte bir Roma dönemine ait yazıt bulunmuş, hiç kilise yerine rastlanılmamış veya mutlaka vardır da, farkına varılmamıştır. Bu konuda daha fazla bilgi sahibi değilim.
    Akyaka mahallesinde erken döneme ait üç kilise yeri bilinmektedir.
    Akyaka'da bulunan Orman kampında gençlerin denize atladığı tramplenin yanında, tepeye çıkan bir merdiven vardır. Buradan çıkışta tepede şahane manzaralı geniş bir düzlük yer almaktadır.
    Bu düzlüğün doğu ucu incelendiğinde, ikisi küçük ortada büyük bir yuvarlağın yer aldığı, üç apsisli bir kilisenin temelleri görülür. Araştırmacı George Bean'ın Carian Coast III adlı yayınında, burada Hagia (Aya-Aziz) Kosma isimli bir aziz adına yapılmış bir kilisenin bulunduğu belirtilir. Kilise için verilen ebatlar ise 18 m x 27 m dir. Oldukça büyük bir yapı olmalıdır.
    Doğuda kilisenin bir küçük ve bir büyük apsisin istinat duvarları aynen durmaktadır. Duvarlar kaba ve harçlı örme olup aralarında tuğla parçaları yer almaktadır. Erken Bizans dönemi yapısı olmalıdır.
    İki apsis arasında tuğla duvarların ilk sıraları halen yerindedir. Tuğlalar ana 26 cm x 26 cm, kuzusu ise 13 cm x 26 cm olup, yükseklikleri 5 cm’dir.
    Erken Bizans döneminde yaşayan ve bir ara Körfeze ismi verilen ve adına kilise yapılan bu azizler kimdir?. Bunlar Aziz Kosma ve Damiyanus.
    Aziz Kosma ve Aziz Damianus hakkında bilinen fazla bir şey yoktur. Üçüncü yüzyıl sonunda Suriye'de Cyr kentinde pagan Roma İmparatoru Diocletian (Roma İmp. 284-305) döneminde Hıristiyan inancı taşıdığı için şehit edildiği bilinmektedir. Geleneksel bilgiler kendilerinin hekimlik yaptıkları ve bu hizmetleri para karşılığı yapmadıklarını belirtmektedir. Bu hekimlik bilgileri daha ziyade inançla tedavidir.
    Kendilerinin şehit edilmesi üzerine kültlerinin (inanç sistemi) doğu ve batıya hızla yayıldığı görülmektedir. İlk kilise İstanbul'da yapılmış ve hacıların barınağı ve tedavilerinin yapıldığı bir merkez olmuştur. Evangelist Luke ile birlikte özellikle kısır kadınların koruyucusu ve doktorların patron azizi olmuşlardır.
    Bununla beraber başka bir geleneğe göre 3. yüzyıl içinde Kilikya'da (Adana ve çevresi) denize atılarak şehit edilmiştir.
    Almanya'da Aziz Kosma ve Aziz Damianus hekimliğin patron azizleri olup, adlarına yapılmış kiliselerin tarihi 7. ve 6. yüzyıla kadar gitmektedir.
    Yazıya sonradan yapılmış Aziz Kosma ve Damianus’un bir ikonası eklenmiştir.

    (BU yazı MUĞLA DEVRİM gazetesinde son yazımdır. 01.06.2018)

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    TÜRKİYE’NİN EN ÖNDE GELEN TIP DOKTORLARINDAN NAMIK ÇEVİK’İ (1934-2018) KAYBETTİK.
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bundan önce ki yazımda Konya Lisesi Kimya öğretmenimiz hakkında bir yazım çıkmıştı. Köy Enstitüsü mezunları ülke kalkınmasında nasıl ki çok yararlı olmuşlarsa, aynı dönemlerde KONYA LİSESİ mezunları da ülkede çok önemli görevler üstlenmişlerdir. Ben de tek başıma bu değerleri hep tanıta geldim, bundan sonrada hep tanıtmaya çalışacağım.
    Ben Konya Lisesi 1957 mezunuyum. Bu yazımı da Konya Lisesi 1953 yılı mezunu bir doktor, bir bilim adamı Prof. Dr. Namık Çevik’e ayıracağım.
    Konya Lisesi ile pek çok toplantılara katıldım, pek çok büyüklerim ve hocalarımla karşılaştım, ülke genelinde başarılı mezunlarımızı hep andık, ama ben maalesef Namık hoca ile hiç karşılaşmadım. Şimdi onun internetten kısa bir biyografisini sunacağım.

    1934 yılında Konya/Beyşehir’de doğdu, 1953’te Konya Lisesi’nden, 1959’da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları eğitimini, Ankara Üniversitesi Hacettepe Çocuk Sağlığı Enstitüsü’nde 1963’te tamamlayarak uzman oldu. 1963-1965 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri Virginia Eyaleti Charlottesville şehrinde bulunan Virginia Üniversitesi’nde, 1965-1966 yıllarında New York Memorial Kanser Hastanesi ve Sloan Kettering Araştırma Enstitüsü’nde “Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Yan Dal Uzmanlık” eğitimini tamamladı.
    1967-1970 yıllarında Ankara Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Dr. Sami Ulus Hastanesi’nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak çalıştı. 1969’da Üniversite Doçenti unvanını aldı. 1970-1971 yıllarında Konya Askeri Hastanesi’nde askerlik hizmetini tamamladıktan sonra 1971’de Ankara Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda Doçentliğe ve kendi kurmuş olduğu Pediatrik Onkoloji Ünitesi Başkanlığı’na atandı. 1972’de Çocuk Hematoloji ve Çocuk Onkolojisi Yan Dal Uzmanlıklarını aldı. 1975 yılında Profesörlüğe yükseltildi.
    1 Ağustos 1987’de Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’ne atandı. 6 Ağustos 1996 tarihine kadar bu görevi iki dönem yürüttü. 1987-1992 yılları arasında Manisa-Demirci, Aydın, Denizli ve Muğla’da yapılan akademik yatırımlarla, adı geçen kentlerde yeni üniversiteler kurulmasına katkıda bulundu. 15 Temmuz 1998 tarihinde kendi isteğiyle emekli oldu.
    1 Mayıs 2000’de Başkent Üniversitesi Rektör Danışmanlığına getirildi. Ocak 2004’den beri Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü görevini yürütmekteydi.
    Prof Dr. Namık Çevik’in, 39’u yabancı dilde olmak üzere 89 yayını, 42’si uluslararası kongrelerde sunulmuş 92 bildirisi ve yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Prof. Dr. Namık Çevik evli olup, iki çocuk, üç torun sahibidir.
    Aramızdan ayrılan Namık Hocaya tanrıdan rahmet kederli ailesine baş sağlığı dilerim. Işıklar içinde uyusun.
    (Muğla Devrim 30.05.2018 yayınlandı)

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    KONYA LİSESİNDEN KİMYA ÖĞRETMENİM SIDIKA AKBABA (1920-1983) HAKKINDA YENİ BİLGİLER EDİNDİM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bugün Konya Lisesi Meram ilçesinde bir semt okuludur. Ama 1940-1950’li yıllarda Türkiye’nin en seçkin liselerinden biri ve pek çok civar illerden gelen öğrencilerin eğitim gördüğü bir yuva idi. Ben öğretmenlerim hakkında bilgiler toplamış, ama Kimya öğretmenimiz Sıdıka AKBABA hakkında yeterli bilgiye ulaşamamıştım.
    Hocamın oğlu, Rauf AKBABA Web sitemde gezinirken annesi ile ilgili sayfaya ulaşmış, orada ölüm tarihinin yanlış olduğunu görmüş ve annesi hakkında ricam üzerine bazı eklemeler yapmıştı. Bu bilgileri de ekleyerek;
    SIDIKA AKBABA (1920-1983)
    Kimya öğretmeni 1947-1952
    Kimya öğretmeni 1953-1957
    Konya ‘da doğdu. Konya Müftüsü Beyşehirli Abdullah Ulubay’ın kızıdır. Konya Lisesi’nin ilk kız öğrencilerindendir. 1947-1952 yılları arasında Kimya öğretmenliği görevini sürdürmüştür. Bir ara ayrılmış 1953 yılında tekrar aynı göreve dönmüştür.
    Bizlerin 1954 de orta son sınıfta ve 1957 yılında lise son sınıfta öğretmenimizdi. Her iki yılda doğum izni aldı ve ikinci sömestre başka öğretmenler geldi. Çok iyi ders anlatırdı. Kimyasal elementleri denkleştiren Redoks denklemleri üzerinde çok dururdu. Dersi derste öğretilirdi. Redoks problemlerini çok iyi öğrenmiştim, iyi not alırdım.
    Oğlundan gelen yeni bilgiler de şöyle;
    Sıdıka Akbaba, Konya, Turhal, Burdur, Ankara Cumhuriyet Lisesinde öğretmenlik yaptı, 1970’lerde emekli oldu. İki kız bir oğlu var. Büyük kızı Eczacı, küçüğü Endüstri Müh. Bu bilgileri sunan Rauf Akbaba İTÜ Uçak Bölümünden mezundur.
    Hocama ait 2 fotoğraf eklenmiştir.

    (Muğla Devrim 26.05.2018 tarihinde yayınlandı.)
    Mehmet Asil YILMAZ
    Sevgili Hocam
    ''Sarı Kız '' olarak adlandırılan kimya öğretmenimiz ile ilgili verdiğiniz bilgiye çok teşekkür ederim. Kimya öğretmenimizi ben çok severdim ve hocanın da iyi bir öğrencisiydim. Allah rahmet eylesin Sizi bir daha takdir ettim
    Hoşça Kalın

    Verdiğiniz Bilgiler için teşekkürler –Melahat-Osman Bıyıkoğlu

    Teşekkürler –Rauf Akbaba

    (İtu62 insaat sitesine 23.05.2018 yayınlandı)

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    KONYA LİSESİNDEN KİMYA ÖĞRETMENİM SIDIKA AKBABA (1920-1983) HAKKINDA YENİ BİLGİLER EDİNDİM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bugün Konya Lisesi Meram ilçesinde bir semt okuludur. Ama 1940-1950’li yıllarda Türkiye’nin en seçkin liselerinden biri ve pek çok civar illerden gelen öğrencilerin eğitim gördüğü bir yuva idi. Ben öğretmenlerim hakkında bilgiler toplamış, ama Kimya öğretmenimiz Sıdıka AKBABA hakkında yeterli bilgiye ulaşamamıştım.
    Hocamın oğlu, Rauf AKBABA Web sitemde gezinirken annesi ile ilgili sayfaya ulaşmış, orada ölüm tarihinin yanlış olduğunu görmüş ve annesi hakkında ricam üzerine bazı eklemeler yapmıştı. Bu bilgileri de ekleyerek;
    SIDIKA AKBABA (1920-1983)
    Kimya öğretmeni 1947-1952
    Kimya öğretmeni 1953-1957
    Konya ‘da doğdu. Konya Müftüsü Beyşehirli Abdullah Ulubay’ın kızıdır. Konya Lisesi’nin ilk kız öğrencilerindendir. 1947-1952 yılları arasında Kimya öğretmenliği görevini sürdürmüştür. Bir ara ayrılmış 1953 yılında tekrar aynı göreve dönmüştür.
    Bizlerin 1954 de orta son sınıfta ve 1957 yılında lise son sınıfta öğretmenimizdi. Her iki yılda doğum izni aldı ve ikinci sömestre başka öğretmenler geldi. Çok iyi ders anlatırdı. Kimyasal elementleri denkleştiren Redoks denklemleri üzerinde çok dururdu. Dersi derste öğretilirdi. Redoks problemlerini çok iyi öğrenmiştim, iyi not alırdım.
    Oğlundan gelen yeni bilgiler de şöyle;
    Sıdıka Akbaba, Konya, Turhal, Burdur, Ankara Cumhuriyet Lisesinde öğretmenlik yaptı, 1970’lerde emekli oldu. İki kız bir oğlu var. Büyük kızı Eczacı, küçüğü Endüstri Müh. Bu bilgileri sunan Rauf Akbaba İTÜ Uçak Bölümünden mezundur.
    Hocama ait 2 fotoğraf eklenmiştir.

    (Muğla Devrim 26.05.2018 tarihinde yayınlandı.)
    Mehmet Asil YILMAZ
    Sevgili Hocam
    ''Sarı Kız '' olarak adlandırılan kimya öğretmenimiz ile ilgili verdiğiniz bilgiye çok teşekkür ederim. Kimya öğretmenimizi ben çok severdim ve hocanın da iyi bir öğrencisiydim. Allah rahmet eylesin Sizi bir daha takdir ettim
    Hoşça Kalın

    Verdiğiniz Bilgiler için teşekkürler –Melahat-Osman Bıyıkoğlu

    Teşekkürler –Rauf Akbaba

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    1970 YILINDA AÇILAN KONYA MÜHENDİSLİK MİMARLIK BÖLÜMÜNÜN 44. YIL BİRLİKTELİĞİNE DAVETLİ İDİM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bugün Konya’da sayısını bilemediğim üniversite var. 1970 yılında açılan Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi o yıllarda Konya’da öncü bir Yükseköğretim kurumudur. Halen Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi bünyesi içindedir. Türkiye’nin çeşitli illerinden öğrenciler burada öğrenim görmüş ve Türkiye’nin Muğla dâhil pek çok ilde hizmet üretmişlerdir.
    Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi’nin İlk dönem Mimarlık sınıfının 44. yıl buluşmasına davet edilmem benim için çok çok gurur vericiydi. Üstelik bu birliktelikte biz hocalara plâket vermek suretiyle de bizleri taçlandırdılar. Toplantıya 90 civarında mimar ki çoğu bayan ve 12 civarında eski Hocaları vardı. Bunların başında İzmir’den gelen Prof. Dr. Necati Şen, İstanbul’dan Ünal Ötkür ve diğer hocalar vardı. Törenler 12 Mayıs Cumartesi günü idi.
    Verilen Plâkette şunlar yazılıydı.
    “Sayın Mehmet Bildirici
    Mimarlık Nosyonunu kazanmamız ve bizlerin bu günlere getirmekteki emek özveri ve çabalarınız için teşekkür eder, saygılarımızı sunarız
    KDMM Mimarlık Bölümü, İlk mezunları
    Plaket verilmesi sonrası eski öğrencilerime bir mesaj yayınladım. Aynen şöyle;
    Konya’da yeni açılan Bayır Diamond otelde düzenlediğiniz etkinlikler çok akıllıca ve güzel planlanmıştı. Unutulacak cinsten değildi. İkramlar ve her şey güzeldi
    Tabii ki tüm bunların ötesinde 44 yıl sonra başta Konya ve Türkiye’nin her tarafında görev yapmış ve yapmaya devam eden Mimar arkadaşlarımla kucaklaşmak harikaydı.
    İlk hocalık deneyimini sizlere ders vererek kazandım. Kendi adıma şunu da itiraf etmeliyim ki çalışkan bir sınıftınız, sizin sınıfı hiç unutmadım.
    Sizden uzakta geçen 44 yıl bende de büyük değişiklikler oluştu. Bu vesile ile kısa kendimden de söz etmek isterim. KDMM Akademisi’nde görev yaptığım 1971-1982 yılları arasında Mimarlık Bölümü’ne Yapı Malzemesi ve Yapı Statiği, İnşaat Bölümüne Yapı Malzemesi derslerine girdim. Bu dönemde yasanın verdiği hakla hem derslere girdim ve hem de serbest olarak proje ve taahhüt işlerine devam ettirdim.
    Bu ağır tempoda çalışma bilimsel ve yayın yapmama engel oldu. Bunun bedeli de bende ağır oldu, kendimi 1983 yılında DSİ IV. Bölge Müdürlüğünde buldum. Buradaki çalışma temposu daha rahat idi. Bir süre burada dinlendim, İngilizceyi kitap okuyacak şekilde geliştirdim.
    1991 yılı benim hayatımda bir dönüm noktası oldu. Talebim üzerine Tarihi Su yapıları konusunda ciddi araştırmalara yöneldim. Bu konuda 27 yıldan bu yana hızı yavaşlasa da çalışmalarım devam etmektedir.
    1994 yılında “Konya Tarihi Su Yapıları” 2004 yılında “Tarihi Sulamalar, Depolama ve Taşkın Koruma Tesisler” kitaplarım DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yayınlandı. Bu konuda yurt içi ve yurt dışında toplantılara katılarak sunumlar yaptım.
    Bu konuda 2009 yılında adıma açılan WEB Sitemde, çeşitli dillerde benim ve diğer bu konuların uzmanların eserlerini kapsayan çok çeşitli yazılar bulunmaktadır.
    Web Sitem www.mehmetbildirici.com girmek yeterlidir. İçeriği 16.000 sayfa, ziyaretçi sayısı 210.000 üzerindedir.
    1996 yılında emekli oldum, İstanbul’a yerleştim. İstanbul Adliyelerinde 1997-2015 yılları arası bilirkişilik yaptım. Işık aldığım Konya Lisesi ve İTÜ İnşaat Fakültesi hocaları ve arkadaşlarım hakkındaki araştırmalarım üzerine 2012 yılında İTÜ den 50 mezuniyet yılında tüm 1962’liler adına konuşma yapmak için Rektörlük tarafından görevlendirildim. Bu ise benim için unutulmazların unutulmazıydı.
    Halen Kışları İstanbul Şişli, yazları Muğla Akyaka’da yaşamımı sürdürmekteyim. Araştırmalarıma devam ediyor. Muğla Devrim gazetesinde tarihi konularda köşe yazılarım yayınlanmaktadır.
    2011 yılında kızım Özlem’in ölüm acısını tattım. 2011 tarihinden itibaren yaşamımı yalnız başına sürdürmekteyim. Geride bir oğlum Selçuk Üniversitesinde Prof Dr. Öztuğ Bildirici ve kızım Eczacı Sibel Bildirici bulunmaktadır. Üç torunum vardır.
    12.Mayıs 2018 Cumartesi günü gerçekleşen Gala yemeğinden 2 fotoğraf eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 24.05.2018 yayınlandı)

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    AKYAKA ve YAKIN ÇEVRESİNDE YAZITLAR VE ONLARDAN GELEN BİLGİLER IV
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bu dördüncü yazımda İDYMA kentinde bulunan farklı iki yazıttan söz edilecektir.
    RODOSLU STRATEGES PRATOPHON için ONURLANDIRMA YAZITI 602 NOLU Çok kısa olan bu yazıtta Almanca aşağıdaki metin olarak ifade edilmiş Türkçesi ise
    (Ehreninschrift für den einen rhodischen Strategen? Pratophon

    "Stratagosluk yapmış Rodoslu Pratophon için tanrılara…."
    Bu yazıt George Bean Carian Coast III sayfa 78 de yer almaktadır. Bir onurlandırma yazıtıdır. Son satırından anlaşılmaktadır.
    Gökova köyünde Mustafa Yasakçı'nın evinde görülmüştür. Gri kalker parçası, 16 cm yüksekliğinde, 16 cm genişliğinde, derinliğinin tespiti mümkün değil. Taşın sol tarafı tamam, diğer tarafları kırılmış,
    M.Ö. 1. yüzyılda Rodos yönetimine ait olduğu sanılmaktadır. Stratagisantos (stragosluk ) bölgede görülen bir görev, belirli yerlerde rastlanıyor.
    Mustafa Yasakçı Gökova mahallesinde evinde eski taşları bilerek veya bilmeyerek korumuştur. Ben kendisini tanıyamadım ve oğlu ile tanışmıştım.
    Yazıtın fotoğrafı ve bir zamanlar Gökova’da yaşamış ve kültüre dönük çeşitli fotoğraflar çeken İngiliz Grant Rowley Mustafa Yasakçı evinin merdiveninin basamaklarının İdima kalıntılarından geldiği kanısındadır. Onun verdiği bir resim de eklenmiştir.

    MUĞLA MÜZESİ GİRİŞİNDEKİ YAZIT
    Muğla Müzesi girişinde Akyaka’dan getirilmiş bir yazıt bulunmaktadır. Yazılı taşta bronz heykel izi görülmektedir. Müzeyi ziyaret eden bir yabancı uzman tarafından okunan kitabenin Grekçe, İngilizce ve Türkçesi şöyledir. Bu bilgiler eski Muğla İl Kültür Müdürü Hikmet Öz tarafından temin edilmiştir. Bu vesile ile kendisine teşekkür ederim.
    The community of the Idyma, honored Aristonidas son of Menippos with praise, a gold crown, a statue, a theatre front row seat, because of his virtue and the favor he continuously shows to the people of the Idyma. Timocharis and Pythokritos of Eleuthernai made (the statue)

    İdimalılar Birliği, Menippos oğlu Aristonidas’ı, İdima halkına gösterdiği iyilik ve çabalarından dolayı, altın taç, heykel ve tiyatroda ön sırada bir yer verilerek şereflendirilmiştir. (Heykel) Pinokaris ve Eleukthernai’li Pitokritos tarafından yapılmıştır.
    Bu taşın bulunuşunun hikâyesi şöyledir. Azmak boyunda Cennet Restoran’ın önünden beldeye gelen suyolunun kazısında ortaya çıkmış, bugün eski Belediye Başkanı olan Ahmet Çalca tarafından sahiplenmiş, daha sonra Muğla Müzesi’ne kaldırılmıştır.
    Bu yazıt Idyma’da bir amfi tiyatronun olduğunu düşündürmektedir. Bunun bir deprem sonrası veya başka sebeple tepenin yuvarlandığı olasıdır. Bu yer bugün İnişdibi’ndeki kalenin doğu taraflarıdır. Arazinin topoğrafyası burada bir amfi tiyatro olabileceğini göstermektedir.
    Bu bölgede Arkeolog Işık Soytürk ile 2005 Ağustos ayında yaptığımız incelemede hiç eski taş kırıklarına rastlanılmamıştır. Ancak arkası dağlıktır. Depremde toprak kayması olma ihtimali göz ardı edilmemelidir.
    Bu dört yazımda bir fikir vermek için 5 yazıt incelenmiştir. Aslında bunların sayısı 25-30 arasıdır. Onlarda da çok değerli bilgiler yer almaktadır.
    (Muğla Devrim 22.05.2018 yayınlandı)

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    AKYAKA ve YAKIN ÇEVRESİNDE YAZITLAR VE ONLARDAN GELEN BİLGİLER III
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bundan önce yayınlanan (Devrim Gazetesi 14 ve 15 Mayıs 2018) iki yazımda Akyaka ve Gökova mahallelerinde bulunmuş yazıtlardan bahsetmiş ve bir yazıtı orijinali ve Türkçe çevirisini vermiştim.
    Burada şunu gene vurgulamak isterim. Akyaka (İdima) bu yönden çok büyük zenginlik sergilemektedir.
    Bu yazımda ise 2 başka yazıt tanıtılacaktır.

    TANRIÇA LETO AFRODİT İSMİ GEÇEN YAZITLAR
    Hristiyanlık öncesinde Akyaka Eski İskele mevkiinde bir Leto ve Afrodit tapınağının olduğu konusunda yazıtlardan bilgiler gelmektedir. Tanrıçalara tapınmaları yöneten rahipleri konusunda bilgiler yer almaktadır. (Yazıt 608)
    Nitekim Akyaka’da bugün eski Akyaka belediyesi önünde toplanmış mimari parçalarda tapınakta kullanılmış olabilecek yivli kolonlar görülmektedir.
    Bir kısmı kırık yazılı taşın üçüncü satırında Afroditis kelimesi okunabilmektedir. Yedinci satırda ise Apollon ismi görülmektedir.
    George Bean Carian Coast III sayfa 78, 10 (608) nolu yazıtla ilgili bulunan bilgiler şöyledir.
    Akyaka köy içinde eski bir evin duvarında bulunmakta idi. (Sarıoğlu'na ait ev halen yeniden yapıldı). 26 cm yüksekliğinde, 41 cm genişliğinde, kalınlığı belirlenemeyen blok. Harf yükseklikleri yukarıda 18 mm, aşağıda 13 mm ye düşüyor. Sonraki yazılan kısmın M.Ö. 2. yüzyıla ait olduğu kanısına varmış bulunuyorum.
    Yazıt bir defada yazılmamıştır. Öyle görünüyor ki isimler yıl yıl eklenmiştir. Ancak ilk yedi satır tek yazıcı tarafından taşa kazınmıştır. Ancak yer isimleri maalesef kayıptır.
    Dördüncü satırda Koteitis bilinmeyen bir yer ismi olduğu güvenle kabul edilebilir. Parea yönetiminin (Rodos) bir parçası ve İdima yakınlarında bir yer olmalıdır. Böyle bilinmeyen pek çok yer isimleri Parea'da görülmektedir. Patereus (Pat..) isminin etnik bir topluluk olduğu sanılmaktadır. (7 satır)
    1998 yılında Sarıoğlu ailesine ait yukarı köy meydanındaki ev yıkılırken son anda bu yazılı taş kurtarılmış. Gökova Akyaka'yı Sevenler Derneğinde korunmuştur.
    2015 yılında bu yazının yazarı MEHMET BİLDİRİCİ tarafından koruma altına alınması için dilekçe verilmiş ve tarihi taş Muğla Müzesine kaldırılmıştır. Değerli taş uzun yıllar Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği tarafından korunmuştur, adı geçen derneğe teşekkürü bir borç bilirim.
    Yazıtın orijinali ve bir fotoğrafı yazıya eklenen 1 ve 2 resimlerdedir.




    İKİNCİ ÖRNEK
    İDİMALILAR BİRLİĞİ " ""
    M.S 1. yüzyılda Roma İmparatoru Vespasianus adına dikilmiş, Akyaka Eski İskele bulunmuş ancak bugün kayıp olan bir yazıtta "İDİMALILAR BİRLİĞİ" “KOINON TO IDIMION” adlı bir birlikten söz edilmektedir. (Yazıt 607)
    Tarihi İDİMA kenti, bölgenin coğrafyasına bağlı olarak, çeşitli mahallelerden oluşmaktadır. Bunlar arasında idari ve ekonomik düzeni sağlayan, ihracat ve ithalat işlerini düzenleyen bir birlik olduğu anlaşılmaktadır.
    Bu birlik yönetim organlarını nasıl seçiyor, atama nasıl oluyor. Şimdilik bir şey söylemek mümkün değildir. Ancak bu birliğin kentin mahallelerini, kalelerini, Eski İskelede bulunan limanını, ticari mallarının giriş çıkışlarını düzenlediği düşünülebilir. Gerçekten M.Ö. 2. yüzyıldan, M.S 1. yüzyıl sonuna kadar bu yörede yoğun bir ticari yaşam olduğu, pek çok yabancının bugün olduğu gibi buraya çalışmak için geldiği anlaşılmaktadır. Bu dönemde yöre, M.Ö. 2. yüzyıldan 1. yüzyıla kadar Rodos tarafından Rodos Karşıyakası (Rhodian Parea) olarak yönetilmiş, daha sonra Roma İmparatorluğu'na katılmıştır.
    Bahsedilen kayıp olan yazıt 1886 yılında Eski İskelede Fransız araştırmacısı Cousin tarafından tespit edilmiştir..
    Yazıtta ekleme görülmüştür. Vespasianus isminin sonradan Domitianus adına değiştirilmiş olduğu sanılmaktadır. Üçe bölünmüş levha halindedir..
    İdimalılar Birliği tarafından onurlandırılmak için dikilen yazıt da ismi geçen (Titius Flavius Vespasianus (69-79) yılları arasında Roma İmparatorudur. Kalipolis kenti Duran çiftlik mevkiinde ayrı bir yazıtı olan ve sonradan ismi bu yazılı taşa ismi kazınan İmparator (Titius Flavius Domitianus (81-95) yılları arasında imparatorluk yapmış olup, Vespasianus'un küçük oğludur.
    Bu yazıt Roma dönemine ait tek yazıt olup İdima'nın tam olarak Roma yönetimine girdiğini de belgelemektedir.
    (Muğla Devrim 18.05.2018 yayınlandı)

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 16-06-2018

    AKYAKA ve YAKIN ÇEVRESİNDE YAZITLAR VE ONLARDAN GELEN BİLGİLER II
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Önceki yazımda Idyma antik kenti ile ilgili yazıtlardan söz etmiştim. Bu ve ileri yazılarımda bunlara örnekler verilecektir.
    İNİŞDİBİ (AKYAKA-GÖKOVA ARASI) ONURLANDIRMA YAZISI
    Akyaka için çok değerli olarak kabul ettiğim İnişdibi'nde bir duvarda bulunan yazıttan çok ilginç bilgiler gelmektedir. Bir kısmı kırık taş Akyaka’lı Sarıoğlu’nun burada bahçe kapısının sol tarafına ters olarak konulmuştur. Taştaki orijinal yazı ve Türkçesi şöyledir



    Orijinali 12 satırlık yazıtın aynı sayıda satırla Türkçesi şöyledir.
    1.Artemon oğlu Zenon
    2.Karpothikeitas'lı Kallinikos, Mindos'lu Nikias
    3.Halikarnassos'lu Ekatais, Mindos'lu Demetrios
    4.Halikarnassos'lu Mionides, Laodikeus'lu Lisimakhos,
    5.Bizantios'lu Papias, Zenas
    6.Aristomakhos, Iason,
    7.Anteros, Zozimos,
    8.İdima'lı grammatikos Demetrios
    9.İdima'lı Antipatros oğlu Apollonios
    10.Mindos'lu Euparos, Hekaton oğlu Dionisos
    11.Halikarnassos'lu Neon, Laodikeus'lu Lisimakhos
    12.Alabanda'lı Niketas yaptığı hayırlar için
    Tanrılara
    Bu bilgiler George Bean’ın Carian Coast III sayfa 79, da 11 nolu yazıttan alınmıştır. Akyaka ile Gökova arasında bir bahçenin giriş kapısındadır. Sarı renkte kalker, ters olarak duvara yerleştirilmiştir. 0,50 m yüksekliğinde, 1,34 m genişliğinde, 0,45 derinliğindedir. 0,17 metrelik sol köşeden kırılmıştır. Helenistik döneme ait harfler, olup M.Ö 2. yüzyıla ait olduğuna kabul edilebilir. Taş George Bean tarafından 1953 yılında fark edilmiştir.
    Yazıt saygı ve onurlandırmak için yazılmıştır. Bu durum sonundaki "theois" kelimesinden anlaşılmaktadır. Ancak onurlandırılan kişinin ismi bulunmamaktadır. Muhtemelen taşın üst kısmında idi. İncelemeden yerel bir toprak sahibi (ağası) için yanında hizmetli olarak çalışan 6 kişi, sekreteri veya kâtibi (grammatikos), diğer bir İdimalı, bir Kallipolis'li, diğer bir yakın bölgeden insan ve 9 yabancıdan oluşmaktadır.
    Yabancılar içinde Mindos (Bodrum Gümüşlük) ve Halikarnassos'lular (Bodrum) başta gelmektedir. Bizantion'lu (İstanbul) Papias en uzaktan gelendir. Kâtip Demetrius görevli İdima’da olup baba ismi belirtilmemiştir. Eggeneis Rodos yazıtlarında sıkça kullanılan bir terimdir.
    Karpotheiketas kelimesini "Granary superintendent), "Ambarlar Genel Sorumlusu" gibi anlaşılabilir.
    İkinci satırdaki Carpothea Dor lehçesi ile yazılmıştır
    Bu değerli taşın korunması gerekirdi. Bunun için 2015 yılında bu yazının yazarı Mehmet Bildirici tarafından Muğla Müzesi’ne bir dilekçe verilmiştir. Muğla Müze yetkilileri yerinde inceleme yapmış benimle de görüşmüş, taşın yerinde koruma altına alınmasına karar vermiştir. Taş yerel yetkililere teslim edilerek koruma altına alınmıştır.
    Sarıoğlu Akyaka’da gelişme döneminde önde gelen bir kişidir. Ormanda yerleri vardır. Yazılı taşları yapılarında kulanmış kişidir. Bilerek veya bilmeyerek onları korumuştur. Diğer yazıtlarda da merhum Sarıoğlu karşımıza çıkacaktır. Nitekim bu taşın yazılı kısmı duvar içine koysaydı tamamen kaybolmuş olacaktı.

    (Muğla Devrim Gazetesi 15.05.2018 tarihinde yayınlandı)

    Devrim Gazetesinde 14 ve 15 Mayıs 2018 günü çıkan “YAZITLAR” yazının tarihi ve belgesel değeri var.
    Şadan Gökovalı
    17.05.2018
    Hayıtlı “Çekek” mevkiinden yukarı çıkarsan Bargasa görüşümüze katılırsın, Atışa devam

Toplam 363 yorum bulundu. 41-50 arası listeniyor.