Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    ULA KARABÖRTLEN VE GEYİK KANYONU GEZİSİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    2016 yılı Kasım ayının sonunda üç günlüğüne oğlum ve torunum Demir Akyaka’da beni ziyarete geldiler. Demir Akyaka’yı çok seviyor. Deniş kuşu, denizden çıkmıyor. Kasım ayı sonu bahçedeki portakal, mandalina ve limonlar olmuştu ama havalar denize girmeye müsait değildi. İlk gün dinlendiler ve oğlum bahçemdeki asmaları budadı.
    İkinci gün 27 Kasım 2016 onlara Ula ve ormanlarını gezdirmek için bir araba kiraladım. Direksiyonda Avakado bahçesi işletmecisi Süleyman Metin vardı, oğlum Prof Dr. Öztuğ Bildirici, Dede torun Mehmet Bildirici’ler düştük yola, Çevrenin çocuğu Süleyman gideceğimiz yerleri çok iyi tanıyor. Çocukluğu buralarda geçmiş, bu durum da bizim için büyük bir şanstı.
    Başta Akyaka içinde daha önce fırsat olup görmediğimiz Azmak’ın çıktığı yere uğradık. Gazinoların biraz ilerisinde enteresan bir piknik yeriydi. Buradan kestirmeden Gökova, Yeşilova, Portakallık üzerinden Karabörtlen’e vardık. Yol üzeri geçtiğimiz köyler dağınık bir alanda kurulu antik KALLIPOLIS (Türkçede Gelibolu) kentinin yaşanmış alanları. tarihi köyler. Bu köylerde (şimdi mahalle) yaşayanlar tarafından tarihi değerler bilinmeli ve korunmalıdır. Bu yörenin geleceğinde önemli bir yer tutacağına inanıyorum.
    Ben daha önce Karabörtlen’i görmemiştim. Şirin bir sakin bir yer, Çok hoşuma gitti.
    Süleyman bizi Karabörtlen dışında bir arkadaşının tavuk çiftliğine götürdü. İki ayaklı her çeşit hayvan var, adeta bir açıkhava Müzesi, Demir bu iki ayaklı hayvanlara bayıldı, bol bol fotoğraf çekti. Karabörtlen tarihi konusunda karşıma hiç bilgi gelmedi.
    Karabörtlen’de Madenci, Muğla Üniversitesi’nin kurucusu Sıtkı Koçman’ın çok önemli
    bir yeri var. Maden Şantiyesi 1957 yılında burada kurulmuş, şantiyeleri duruyor. AKS Derneği Başkanı Aydın Turunç, yakın arkadaşım 1960 yılında İTÜ Maden Fakültesi’nden mezun olunca 1960’lı yıllardan emekli olana kadar Sıtkı Koçman yanında çalışmış, sonra kendisi ile telefonla da konuştum, kaldığım lojman bile duruyor dedi. Sıtkı Koçmanla Karabörtlen çok değişti dedi. Adeta Karabörtlen ortaya çıktı.
    Ayrıca emekli Kayseri Valisi Yüksel Çavuşoğlu’nun buralı olduğunu ve halen burada evi olduğunu, Akyaka’da resim sergisine katılan bir İngiliz hanımın burada oturduğunu öğrendim. Süleyman’ın babası Mustafa Metin de burada oturuyor.
    Karabörtlen’den sonra tamamen ormanlık dağ köyleri vardı. Oyru köyü veya mevkiinde eski Manisa Müftüsü İlhan Armutçu’nun buralı olduğu, emeklilikten sonra köyüne yerleştiğini, bir yurt yaptırdığı yakın ve uzaktan ziyaret edildiğini öğrendim.
    Geyik Kanyonundan önce son köy ARICILAR, tamamen orman içinde bir köy, biraz çukurda idi, seyrederek Geyik Kanyonu’na ulaştık.
    Kanyon tek kelime ile DOĞA HARİKASI, birkaç saat burada kaldık.
    Geyik Kanyonu Ula Kaymakamlığı ve GEKA “Güney Ege Kalkınma Ajansı” tarafından kurulmuş, Yani Kurucusu devlet. Bir işletmecisi var.
    Kanyonu bol bol gezdik. Ancak mevsim dolayısıyla büfe ve tesisler kapalı idi, bir yemek ve çay için Karabörtlen’e geri döndük.
    Gezinin devamı Kızılyaka ve Çörüş Köyüne olacaktır.

    Devrim 21.01.2017 yayınlamdı

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    Sayın Sibel Güven
    İTÜ Mezunlar Derneği
    İTÜ ile ilgili çalışmalarımı döküyorum.

    MEHMET BİLDİRİCİ
    Doğum yeri ve yılı Konya 01.03.1939
    Lise Konya Lisesi 1957
    İTÜ Girişi 1957 Makine Fakültesi
    “ “ 1958 İnşaat Fakültesi
    Mezuniyet 1962 İnşaat Fakültesi Tatbiki Mekanik Kolu
    Diploma Travayı Dairesel Çubukları Burkulması Prof. Dr. Mustafa İnan

    2002 YILI
    40 Yıl Plaketi Prof. Dr. Gülsün Sağlamer plaket
    İTÜ 229 Yıl İçinde biyografim
    “Mühendislikte 40 Yıl” İTÜ Vakıf Dergisi Kasım 2002 s. 61-63 (Rektörün onayı)
    İTÜ Kırk yılın Ardından Anılar (İlk derleme denemem, 50 adet fotokopi dağıtıldı

    2004 İTÜ Mezunlar Derneğine üye

    2006 Sayın Rektör Faruk Karadoğan 27.04.2006 da
    İTÜ’ler yemeğinde ziyaretçi (ben aracı idim.)
    2008
    62 İnşaat Mustafa İnan Kütüphanesi (2008) sayfa 163

    2009 Web sitem kuruldu www.mehmetbildirici.com

    WEB SİTEMDE İTÜ İLE İLGİLİ DOSYALAR
    13.2 İTÜ Öğrencisi Anılarım
    13.1 Sınıf Arkadaşlarım (Soyadı sırasına göre resmi olmayan)
    13.3 İTÜ 1957 Girişi Sınav Soruları
    5.4 Diploma Travayım
    13.4 İTÜ de Hocalarım
    13.5 1962-2002 İTÜ Anılarım
    13.6 2002-2012 İTÜ Anılarım
    13.7 – 13.8 Fırat’ın Tapusu (50 için arkadaşlarımdan yazılar)

    2012 yılı
    2012 -50 yıl Mezuniyet Plaket Prof. Dr. Muhammed Şahin
    BU TOPLANTIDA 1962’LİLER ADINA KONUŞMA
    Sayın Rektörün daveti üzerine, pek çok haber yapıldı
    İTÜ 239 Yıl İçinde biyografim var

    ÇALŞMALARIM DEVAM EDİYOR
    2012 den beri anılarımı toplamaya devam, 2022 de kapatmak, Yaşayabilirsem 60 Yıl Törenlerine katılmak orada da tekrar konuşma yapabilmek

    1888-1962 Arası İnşaat Fakültesi Mezunlarının listesini çıkarmak, öne çıkmış ağabeylerimi, ablalarımı bir araya getirmek (Halen listeleri çıkarmış, biyografileri toplamaya devam ediyorum)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    Sayın Hocam Ünal Öziç
    Bütün Türkiye genelinde araştırma yapan sadece siz varsınız sizden sonraya da ben kendimi koyuyorum.
    Tarihi su yapıları konusundaki çalışmalarımı size döküyorum.
    www.mehmet bildirici.com Türkçe
    1.1) TARİHİ SU YAPILARI; KONYA-KARAMAN-NİĞDE- AKSARAY, Yalvaç, Side, Mut, Silifke
    DSİ Genel Müdürlüğü 1994 Ankara, 510 sayfa
    Açıklama
    Mehmet Bildirici’nin sa tarihi konusunda basılmış ilk kitabı, DSİ Genel Müdürlüğü’nün 40. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri kapsamında yayınlanan birkaç yayından biri. Bir yıl DSİ Genel Müdürlüğü vitrinine konuldu.1000 adet olarak basılan kitap tüm üniversite ve resmi kurumlara gönderildi.
    Internet incelemelerinden kitabın, pek çok kütüphane yanında, TBMM Kütüphanesi, DSİ Genel Müdürlüğü Kütüphanesi’nde okuyucu hizmetinde olduğu görülecektir.
    Mehmet Bildirici kitabın basımından sonra uzun yıllar konuyu tekrar incelemiş ve bilgisayar ortamına taşımış ve yeniden yayını için DSİ Genel Müdürlüğü’ne başvurmuş, gerekli kontrollardan geçmiş, 500 adet CD sinin yayını 2009 yılında gerçekleştirilmiş, DSİ Genel Müdürlüğü dahilinde değıtılmıştır. 25 adet bana verilen CD ler kitaplıklara ve konuya gönül vermiş dostlara dağıtılmıştır.
    DSİ Genel Müdürlüğü yayınına girmek için aşağıdaki linke giriniz
    Link: www.dsi.gov.tr girilecek yayinlarimiz-kutuphane-yeni yayinlanan kitaplar-tarihi suyapilari

    1.2) TEKNİK VE KÜLTÜREL DEĞERLERİYLE, TARİHİ SULAMALAR, DEPOLAMA VE TAŞKIN KORUMA TESİSLERİ
    Mehmet Bildirici 186 sayfa
    DSİ Genel Müdürlüğü 2004 Ankara,
    DSİ Genel Müdürlüğü’nün 50 Kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında yayınlanmıştır. Konular renkli fotoğraflarla bilgisayar ortamında yeniden düzenlenmiş ve tekrar yayını için DSİ Genel Müdürlüğü’ne başvurulmuş, gerekli kontrollardan geçmiş ve 500 adet CD yayını için karar verilmiştir. Kitabın ilk basımı 275 adet olup DSİ Genel Müdürlüğü teşkilatı içinde dağıtılmıştır.
    Kitapta ekonominin can damarı olan, genelde anıtsal yapıların ve yazıtların çok az bulunduğu sulamalar, başlangıçtan bugüne barajlar ve taşkın koruma tesisleri incelenmiştir. Teknik ve kültürel konulara birlikte yer verilmiştir.
    Yazar kitabın basımından sonra uzun yıllar konuyu tekrar incelemiş ve bilgisayar ortamına taşımış ve yeniden yayını için DSİ Genel Müdürlüğü’ne başvurmuş, gerekli kontrollardan geçmiş, 500 adet CD sinin yayını 2009 yılında gerçekleştirilmiş, DSİ Genel Müdürlüğü dahilinde değıtılmıştır. 25 adet bana verilen CD ler kitaplıklara ve duyarlı dostlara armağan edilmiştir.. 186 sayfa

    DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 2004 yıylynda yayınlanan kitabın yazarının isminin sehven konulmaması kaynak olarak kullanılamamıştır. 2009 yılında CD basımı bunu düzeltmiştir.

    DSİ Genel Müdürlüğü kayıtlarına girmek için
    Link: www.dsi.gov.tr
    yayinlarimiz-kutuphane-yeni yayinlanan kitaplar-tarihi sulama, su depolama, taşkın koruma tesisler

    1.3) TARİHİ SU YAPILARI KONUSUNDA BİLDİRİLER
    Mehmet Bildirici
    Buradaki su kültürü ve tarihi su yapıları ile ilgili Türkçe ve İngilizce bildiriler, teknik dergi ve kitaplarda yayınlanmıştır. Bildirici ailesi içinde 1961 yılında diploma çalışması olarak bu konuyu seçen ilk kişi, eşim Düzay (Özdemir) Bildirici’dir
    Aşağıda bu bölümdeki 1961-2007 yıllarını kapsayan bildiriler bulunmaktadır.
    410 sayfa.

    Bunların dökümü şöyledir
    -Konya’nın Su Durumu 1961
    Düzay Özdemir
    Coğrafya Haberleri sayı 4, Aralık 1961, 6 sayfa

    -Konya İçme Suyu Tarihçesi İstanbul 1993
    11-15 Ekim 1993 Tarihleri arası İstanbul Çamlıca’da yapılan İçme Suyu Semineri
    Bildiriler kitabı, 6 sayfa

    -Selçuklu Dönemi Konya Sulaması Ankara1994
    DSİ Genel Müdürlüğü (Kırkıncı Yıl) Su ve Toprak Kaynakları Geliştirme Konferansı
    Bildiriler Kitabı (37-46 sayfalar) Ankara

    -Historical Irrigation in the Plain of Konya Cairo-Egpyt 1996 ENGLISH
    ICID (International Irrigation and Drenaige) 16th conference Cairo EGYPT
    (Prof Dr. H. Fahlbusch isteği üzerine hazırlandı. Ben konferansa katılmadım. Makalem bildirileri kitabında yayınlandı. Bu M.Bildirici’nin ilk yurt dışı yayını)

    -Konya ve Çevresinde Çağlar Boyu Tarihi Su Yapıları İzmir 1997
    Öztuğ Bildirici ile
    İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Kongresi
    Bildiriler kitabı 1115-1128
    (Prof Dr. Ünal Öziş’in isteği ve yardımlarıyla)

    -Tarihi Su Yapılarında Suyun Basınçla iletimi, Ölçülmesi ve Fethiye-Muğla 1997
    Yükseltilmesi Fethiye 1997
    DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan “Su Mühendisliği Semineri”
    Bildirileri Kitabı Bölüm 6 1-15

    -Historical Irrigation in the Plain of Bayburt Grenada Spain 1999
    Öztuğ Bildirici ile
    ICID (International Irrigation and Drenaige) 17th conference Grenada-Spain
    (Prof Dr. H. Fahlbusch isteği üzerine hazırlandı. Ben konferansa katılmadım.
    Bildiriler kitabı 71-86 71-86 da yayınlandı

    -Historical Irrigation in the Region of Konya through Ages Grenada Spain 1999
    Öztuğ Bildirici ile
    ICID (International Irrigation and Drenaige) 17th conference Grenada-Spain
    (Prof Dr. H. Fahlbusch isteği üzerine hazırlandı. Ben konferansa katılmadım.
    Bildiriler kitabı 71-86 71-86 da yayınlandı


    -İstanbul Beyoğlu Yakası Çeşmeleri ve Su Kaynakları Feshane İstanbul 2000
    Halil Ürün ile
    Uluslararası Osmanlı Su Medeniyeti (İSKİ) Bildiriler kitabı (255-266)

    -Modern Irrıgation System in the Plain of Konya ENGLISH-TURKISH
    Konya Ovası Sulaması Çumra-Konya 2000
    Uluslararası Çatalhöyük’ten Çumra, Bildiriler Kitabı 161-167

    -Historical Dams of Anatolia ENGLISH Israel 2001
    2001 yılında Israel de yapılan Cura Aquarum sunulan bildiri
    2002 yılında Almanya Siegburg da yayınlanan Bildiri kitabı
    Sayfa 137-143 de yayınlandı
    (Metin Yehuda Peleg tatafından düzeltildi. Katıldığım ve
    Yurt dışında sunduğum ilk bildiri

    -Galata eski Suyolu İstanbul 2002
    İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) 2002 yılı bülteni (155-16)
    Nadire Mater Web Sitesine konuldu

    -Klasik Çağda Su İletiminde Basınçlı ve Basınçsız Borular Ankara 2002
    İMO Mühendislik Haberleri sayı 422 105-109 sayfa

    -Water Supply Syystem of Ancient Galata ENGLISH
    ICID History Seminer Vol 1D R 13

    -The Cistern and Aquaduct of Ceramos in Ancient Caria Ephesus 2004
    Cura Aquarum in Ephesus poster ENGLISH
    Cura Aquarum in Ephesus Volume 1 147-151

    -Kilyos Water Supply System with Sutrazis Petra –Jordan 2007

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    KONYA LİSESİ 1957 MEZUNLARI TOPLANDI
    İstanbul’da yaşayan 1957 Mezunu Konya Lisesi arkadaşlarım benim davetim üzerine 14 Ocak 2017 Cumartesi tarihinde Beyoğlu Öğretmen Evinde toplandı. Katlımcılar
    Şadi Onur
    Tuna Ertunç (İngilizce öğretmenimiz Mukbil Ertunç’un yeğeni Emniyet Amiri
    Tuncay Orhan
    Ömer Alptekin
    Hakkı Kafalı
    Mehmet Bildirici
    Uzun uzun sohbet ettik…. Tuna Ertunç yengesi Semahat Ertunç’un hastanede olduğu hiç kimseyi tanıyamadan adeta bitkisel hayatta olduğunu belirtti
    Bu toplantı benim Beyoğlu Öğretmen Evindeki son toplantı olacak

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    TOPAÇ ÇEVİRMEK, TOPAÇ’IN TARİHİ DE OLUR MU?
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Ben çocukken çelik çomak oynar, topaç çevirirdik. Babam, dedem çocukken topaç çevirmiş olmalılar ki onlardan öğrenip biz de topaç çevirdik.
    Peki benim torunum Mehmet Demir de topaç çevirdiler mi? Hayır onlar televizyon çocuğu kaliteli çocuk programları ile büyüdüler, şimdi bilgisayar tabletleri var, ellerinde devamlı elektronik oyuncakları var, ne yapsınlar topacı.
    Akyaka’da misafirim olan ayaklı kütüphane Martin isminde bir yakın arkadaşım var. Bir gün bir topaç resmi gönderdi, Roma kalıntıları arasında bulunmuş, meğer Romalı çocuklarda da topaç çevirirmiş….
    Sefarat Yahudileri 1492 tarihinde Hristiyan olmaları aksi takdirde İspanya’yı terk etmeleri isteniyor. Osmanlı Padişahı II. Beyazıt onları kabul ediyor. İspanya’dan gelen bu insanların bu padişaha büyük saygısı var sinagoglarında ona dua ederler. Bunlar 1992 yılında Türkiye’ye gelmelerinin 500 Yılında “500. Yüzyıl Vakfı ve Yahudi Müzesini kurdular. Karaköy’de bir Sinagog bunun için tahsis edildi. Çok boyutlu kültürel ve Musiki etkinlikleri olan kuruma ben de üyeyim.
    Bu bağlamda 2016 Hanuka Bayramına davet edildim. Davetiyede Barış için Mum yakalım deniyordu. Karaköy Neve Şalom Sinagoguna gittim.
    Verilen kısa açıklama da şöyle deniyordu.
    M.Ö 169-166 yılları arasında Museviler Makabiler önderliğinde ROMA İMPARATORLUĞU UZANTISI SELEFKİLERE karşı savaşmışlar kutsal mabetlerini ele geçirdiklerinde şamdanı yakmak için sadece bir günlük yağ bulurlar ama bu yağ mucizevi şekilde 8 gün boyu yanar. Bu yüzden buna HANUKA- IŞIKLAR BAYRAMI deniyor.
    Çok kısa olan bu açıklamada Selefkiler, büyük İskender’in uzantısı Romalılar daha sonradır. Bunu okur okumaz bu hatayı yetkililere bildirdim.
    BU HATAYI DERHAL GÖRMEMDEN DE ÇOK MUTLU OLDUM. Demek ki böyle tarihi hataları sadece biz yapmıyor muşuz?
    Törende asıl geleceğim nokta toplantıda bizlere bir de topaç verdiler. Buradaki açıklama şöyle;
    “Romalılar İsrail topraklarında iken Yahudilere Tevrat öğrenmeyi yasaklamıştı. Ama Tevrat’ı öğrenmek gerekiyordu. Çocuklar büyüklerle oturup Tevrat öğrenmeye devam ediyorlardı. Romalı askerler geldiklerinde büyük küçük hepsi ceplerindeki topaçları çevirmeye başlıyordu, böylece askerler onların topaç çevirdiklerini sanıyordu…
    Meğer bu basit oyun da Kültürün geliştiği bu topraklardan gelmiş, kıssadan hisse
    Yazıya bu tarihi topacın bir resmi eklenmiştir.

    (Muğla Devrim 18.01.2017 tarihinde yayınlandı)

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    TOPAÇ ÇEVİRMEK, TOPAÇ’IN TARİHİ DE OLUR MU?
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Ben çocukken çelik çomak oynar, topaç çevirirdik. Babam, dedem çocukken topaç çevirmiş olmalılar ki onlardan öğrenip biz de topaç çevirdik.
    Peki benim torunum Mehmet Demir de topaç çevirdiler mi? Hayır onlar televizyon çocuğu kaliteli çocuk programları ile büyüdüler, şimdi bilgisayar tabletleri var, ellerinde devamlı elektronik oyuncakları var, ne yapsınlar topacı.
    Akyaka’da misafirim olan ayaklı kütüphane Martin isminde bir yakın arkadaşım var. Bir gün bir topaç resmi gönderdi, Roma kalıntıları arasında bulunmuş, meğer Romalı çocuklarda da topaç çevirirmiş….
    Sefarat Yahudileri 1492 tarihinde Hristiyan olmaları aksi takdirde İspanya’yı terk etmeleri isteniyor. Osmanlı Padişahı II. Beyazıt onları kabul ediyor. İspanya’dan gelen bu insanların bu padişaha büyük saygısı var sinagoglarında ona dua ederler. Bunlar 1992 yılında Türkiye’ye gelmelerinin 500 Yılında “500. Yüzyıl Vakfı ve Yahudi Müzesini kurdular. Karaköy’de bir Sinagog bunun için tahsis edildi. Çok boyutlu kültürel ve Musiki etkinlikleri olan kuruma ben de üyeyim.
    Bu bağlamda 2016 Hanuka Bayramına davet edildim. Davetiyede Barış için Mum yakalım deniyordu. Karaköy Neve Şalom Sinagoguna gittim.
    Verilen kısa açıklama da şöyle deniyordu.
    M.Ö 169-166 yılları arasında Museviler Makabiler önderliğinde ROMA İMPARATORLUĞU UZANTISI SELEFKİLERE karşı savaşmışlar kutsal mabetlerini ele geçirdiklerinde şamdanı yakmak için sadece bir günlük yağ bulurlar ama bu yağ mucizevi şekilde 8 gün boyu yanar. Bu yüzden buna HANUKA- IŞIKLAR BAYRAMI deniyor.
    Çok kısa olan bu açıklamada Selefkiler, büyük İskender’in uzantısı Romalılar daha sonradır. Bunu okur okumaz bu hatayı yetkililere bildirdim.
    BU HATAYI DERHAL GÖRMEMDEN DE ÇOK MUTLU OLDUM. Demek ki böyle tarihi hataları sadece biz yapmıyor muşuz?
    Törende asıl geleceğim nokta toplantıda bizlere bir de topaç verdiler. Buradaki açıklama şöyle;
    “Romalılar İsrail topraklarında iken Yahudilere Tevrat öğrenmeyi yasaklamıştı. Ama Tevrat’ı öğrenmek gerekiyordu. Çocuklar büyüklerle oturup Tevrat öğrenmeye devam ediyorlardı. Romalı askerler geldiklerinde büyük küçük hepsi ceplerindeki topaçları çevirmeye başlıyordu, böylece askerler onların topaç çevirdiklerini sanıyordu…
    Meğer bu basit oyun da Kültürün geliştiği bu topraklardan gelmiş, kıssadan hisse
    Yazıya bu tarihi topacın bir resmi eklenmiştir.

    (Muğla Devrim 18.01.2017 tarihinde yayınlandı)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    Sevgili Sınıf Arkadaşlarım
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Son günlerde sitemizde Cahit Kayra hakkında sözleri eserleri sık sık gündeme geliyor. Ben de internetten bilgilerimi tazeledim. Eski bakan değerli bir yazar.
    Bir arkadaş da onun için Ergin Tansuğ’un dayısı olduğunu yazdı. Araştıran bir kişi olarak bende Ergin’e telefon açtım, eşi Gönül Hanım çıktı. Ergin evde yoktu. Cahit Kayra kim diye soracaktım dedim.
    Bunun üzerine onun Ergin ile akrabalığı yok, benim amcam idi dedi ve kendisinin kızlık soyadının da KAYRA olduğunu ve halen yaşadığını, 100 yaşında olduğunu, Moda’da oturduğunu, Kafkas kökenli olduğundan uzun yaşadığını, anlattı.
    Ben de kendisine teşekkür ettim, size ne mutlu büyük bir adamın yeğeniymişsiniz, bir ziyaretinizde benim yerime de ellerinden öper misiniz? Dedim
    Doğum yeri de İstanbul 1917
    Sizlerle de paylaşmak istedim.
    Saygılarımla 12.01.2017

    (Bu yazı itu62insaat@yahoogrops.com sitesinde yayınlandı)

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    SEVGİLİ ÖZMEN VE SEVGİLİ SINIF ARKADAŞLARIM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bugüne kadar pek çok sınıf arkadaşlarımı İstanbul’da toprağa verdik. Cenaze törenlerinde bulundum. Bunlarda sadece sınıf arkadaşlarım vardı sayıları 20 kişiyi aşmıyordu.
    Son yolcu ettiğimiz Rana’nın cenaze töreninde boyut değiştirerek tek boyuttan üç boyuta geçerek bu sayı Ankara ve İzmir’den 42 ye ulaştı. Bu defa ölen arkadaşlarımızın eşleri ve oğullarda vardı. Bu beni çok heyecanlandırdı.
    Bu törende ilk aramızdan ayrılan Fırat Özen’in eşi varmış, ben görüşemedim. Taner Mut’un eşi Christin Mut ve oğlu vardı, onlarla görüştüm başka oğullarda vardı.
    Sevgili Özmen aramızdan ayrılan arkadaşlarımızın eşlerini sitemize katalım, sanırım burada Demet Erdem’e büyük iş düşmektedir.
    Benim arşivimde bulunan eş ve çocukları aşağı yazıyorum.
    Seher Sezer Sümer Sezer eşi 0 216 331 0115
    Sezim Sezer Sümer Sezer kızı sezimsezer@gmail.com
    (kendisi aynı zamanda değerli bi mimar ve yazardır)
    Banu Berker Doğan Berker kızı 0 542 325 0353
    Tülin Altuğ Fikret Altuğ eşi 0 532 214 0168
    Muhteşem Tir Abdurrahman Tir oğlu 0 532 317 8822
    Şükran Kantarcı Orhan Kantarcı eşi 0 216 361 5561
    Mefharet Kılıç Ali Vefa Kılıç eşi 0 312 438 5474
    ….. Altan Aker eşi 0 542 587 7027
    Zeynep Buharalı Bulut Buharalı eşi 0 542 342 7304
    Ayten Gül Ömer Gül eşi 0 537 650 5656
    Kaan Kayserilioğlu Kemal Kayserilioğlu oğlu 0 507 588 9547
    Güner Güner İbrahim Güner eşi 0 224 234 7852
    Dilek Ülgüray Metin Ülgüray eşi 0 532 346 4074

    Değerli Arkadaşım Önder Dağıstan’ın bir sözünü buraya koyacağım; yeni, yapılar, barajlar.. yaptık ama bunlardan çok daha önemli kendilerimizden çok daha iyi yetişmiş donanımlı en az 400 genç yetiştirdik. Bunlara da ulaşsak demişti.
    Bu itü62 sitesinde toplanırsak ne iyi olur diyorum.
    Bu arada 2. nesilden kayıplarda olmuştur. Sevgili kızım Özlem Bildirici’yi (1973-2011) de kaybettim. Onunla ilgili Muğla Devrim Gazetesinde çıkan bir yazımı ve resmi buraya ekleyeceğim.
    Yılın son toplantısında (27.12.2016) Anadolu Kulübünde görüşmek dileğiyle
    Maalesef Yoğun Kar yağışı sebebiyle katılamadım


    KIZIM ÖZLEM BİLDİRİCİ’Yİ 5 YIL ÖNCE KAYBETTİM
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kızım Özlem Bildirici’yi 5 yıl önce 21.10.2011 tarihinde İstanbul’da kaybettim. Özlem 2008 yılında yakalandığı kanser illetine karşı yaptığı savaşta yenik düştü.
    Bir babanın çocuğunu kaybetmesi en acı veren bir olaydır. Ben bu acıyı tattım. Bu acıyı dostlarımın tatmamasını diliyorum.
    Her babanın kızı elbette kıymetlidir. Ama benim kızım farklı idi, onun kaybı ailemiz olduğu kadar, Türkiye’nin bir kaybı olmuştur. Sınıflarını hep takdir belgeleri ile taçlandırmıştır. Asla istemediğim halde bunları saklamak bana düşmüştür.
    Özlem 1973 yılında Konya’da doğmuştur. Konya Mümtaz Koru ilkokulunu birincilikle bitirmiş, Konya Anadolu Orta Okulunu başarı ile tamamlamıştır.
    Lise öğrenimine İZMİR Fen Lisesi’ne derece ile (ilk yüz) girerek öğrenimine burada devam etmiştir.
    Yükseköğrenimini Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İşletme Bölümünde tamamlamış 1996 yılında mezun olmuştur.
    İş hayatına İstanbul’da başlamış ALCATEL ve VODAFON şirketlerinde devam etmiştir. Aramızdan ayrıldığında Vodafon Bütçe Müdürü idi.
    2001 yılında Paris’te kalmış, burada Fransızca öğrenmiştir. Zaten çok iyi derecede İngilizce biliyordu. İşini çok seven ona dört elle sarılan biri idi.
    Vodafon’da çalışırken şirketin Müdürü de bir Bayan SERPİL TİMURAY idi, onunla çok iyi uyum içindeydi. Bunu cenaze töreninde başta Serpil Hanım ve bütün Vodafon ekibinin katılması gösteriyordu.
    Bugün basından Serpil Timuray’ın başarılı bir hanım yönetici olarak kendisini izlemekteyim. Hem ondan Özlem’in idolü, müdürü olarak gurur duyuyor, hem de felek aman vermediği için Özlem’in onu takip edemeyişi yüreğimi yakıyor.
    Ben aynı zamanda soyağacı çalışmaları yapan baba ve anne tarafımı gidebildiğim yerlere kadar araştıran bir kişiyim.
    Bu çalışmalarımı 2005 yılında sonlandırdım. Eşim, annesi Düzay Bildirici ile resmimizin altına şöyle yazmıştım.
    “Bu tarihe kadar soy ağacı çalışmalarımı tamamladım, bundan sonrası benden sonra gelenlerin işi demiştim”.
    Ulu söylemişim!!!!!, bu tarihten 6 yıl sonra kızım Özlemi çocuksuz olarak kaybettim. Onun hayatını, başarılarını, takdir belgelerini toplamak bunları WEB siteme koymam bana düşüyordu..
    Bunlar Web sitemde bulunmaktadır www.mehmetbildirici.com
    Web 2014 Türkçe II 5.8 Özlem
    Web 2015 Türkçe 5.9 Özlem
    38 yıllık hayatında bize mutluk verdi, ölümünün 5. yılında rahmet ile anıyorum. Işıklar içinde uyusun diyorum.
    (Bu yazı Muğla Devrim Gazetesinde 02.11.2016 tarihinde yayınlandı.

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 30-01-2017

    2007 YILINA TERÖR VE YOĞUN KAR İÇİNDE GİRDİK
    MEHMET BİLDİRİCİ
    2016 yılında Mayıs ayından Kasım sonuna kadar çok çok sevdiğim Akyakam’da kaldım ve Aralık başında İstanbul’da ki evime döndüm.
    2017 yılına yoğun kar yağışı ve terör olayları içinde girdim. Yılbaşı gecesi 2017 barış yılı olsun dileğim sadece bir saat sürdü ve dünyanın ilk terör saldırısı İstanbul’da bir lüks yabancıların kaldığı otele oldu. Terörist kapıda görevlileri öldürüp Arapça selevat getirip başlıyor insanları taramaya….. uzun uzun düşünülecek bir olay, İslam bu mu?
    Danimarkalı Akyaka Tutkunu Helga isimli yakın arkadaşım hakkında 02.09.2016 tarihinde Devrim gazetesinde bir yazım çıkmıştı.. Bu defa yılbaşı için gönderdiği tebrik kartında aynen şöyle yazıyordu. İngilizce’den çevirerek
    “Haberlere göre Türkiye’de yaşam tarzı pek çok konularda değişmiş. Orta Doğu tam bir kaos ortamında her gün daha fazla sürükleniyor. Yüzbinlerce göçmen ve mültecinin durumuna çok çok üzülüyorum. Avrupa’ya sığınmış pek çok mültecinin duruda hiç iyi değil. Kendimi suçlu hissediyorum, Irak’a savaşı biz başlattık, Danimarka halkın büyük çoğunluğun karşı olmasına rağmen Amerika yanında bu savaşa katıldı.”
    Umarım eski günlere döneriz….
    Ben şimdi özüme dönüyorum. Konya’da 1971 yılında ilk yayınlanan yazımdan bu yana 45 yıl geçmiş, Muğla’da ilk yazım 1996 yılında Devrim Gazetesinde çıkmış, üstünden 20 yıl geçmiş,
    Tarihi Su Yapıları üzerinde çalışmaya başlamamdan bu yana 25 yıl olmuş. Teröristlerin aksine ben Yılbaşını yeni bir yıla girmeyi severim. Bir muhasebe günü neler yaptım, neler yapamadım. Bence çok çok önemlidir.
    Ayrıca müziği dansı da seven bir kişiyim, ama bu yaşta evde olmayı tercih ediyorum. Bir eğlence yerinde gidildiğinde bütün gece sadece bir grupla eğleniyorsunuz. Halbuki evde televizyon ile dünyayı geziyorum. Mesela geç saatlerde Paris’te ki yılbaşı programların mükemmel olduğunu burada belirtmeliyim.
    Son olarak yazılarıma yer veren Muğla’nın yüz akı Devrim’in sahibi ve başyazarı Ünal Türkeş’e, Yazı İşleri Müdürü Nazife Hanım’a ve Devrim çalışanlarına iyi yıllar dilerim.
    Bu yıla kadar Konya, Muğla ve İstanbul Gazete ve dergilerinde 1971 den bu yana tam 432 adet yazım çıkmış. Bu 433.. yazım ile 2017’e Merhaba diyor yeni yılın gene de barış geçmesini diliyorum

    (Muğla Devrim 17.01.2017 yayınlandı)

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 11-01-2017

    MEHMET BİLDİRİCİ 2914
    SEVGİLİ DOSTLARIM
    Web siteme girip Haber panomdan bilgi alıyorsunuz. Ama ben sizi göremiyorum. Hepinizin 2017 yılını kutlar savaş yerine barış dolu kültür dolu olmasını dilerim.
    Web sitem tahminimin üstünde ziyaret ediliyor. 2016 sonu itibariyle ziyaretçi sayısı 144.000. Bu bir kent nüfusu oluyor.
    Bildiğiniz gibi Web sitem 2009 yılında faaliyete geçti. O zaman ki mail adresim yahoo’dan idi. Ama mail adresim kilitlendi ve aşağıdaki yeni mail adresini alma durumunda kaldım. Geçen bir okuyanım size mail attım cevap alamadım dedi, çok üzüldüm, çünkü bana mail gönderenlerin tümüne yanıt veriyorum.
    Bu durumun olmaması için mail adresimi ve telefon numaramı tekrar yazıyorum.
    mehmetbildirici34@gmail.com
    Telefon 0 542 241 0302
    Beni arayın, web sitemi ziyaret edin,
    Teşekkürler sevgi ve saygılar

Toplam 116 yorum bulundu. 51-60 arası listeniyor.