Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 03-12-2020

    EN BÜYÜK YAHUDİ DÜŞÜNÜRÜ VE DİN ADAMI MUSA İBN MEYMUN YA DA MAİMONİDES (1135-1204)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bir önceki yazımda Endülüs’lü İbni Rüşt incelenmişti. Bu yazımda da gene Cordoba’lı Musa İbni Meymun ele alınacaktır. Onun hemşerisi ve arkadaşı, aksine Meymun Yahudi kökenli ve en büyük Yahudi Din adamıdır, Kabala isimli Yahudi Şeriatının yorumcusudur. Yahudi dünyasının en din adamı olarak kabul edilir. Avrupa’da MAIMONIDES olarak bilinir.
    Meymun 1135 yılında Cordoba’da doğmuştur. Sefarat (İspanya) Yahudisi olup ailesi çok eski bir Musevi aileden gelmektedir. Bu dönemde Müslüman İspanya Muvahhitler tarafından (1121-1269) yönetilmekteydi. Kullandığı dil dönemin kültür dili olan Arapça idi. Aynı zamanda Grekçe’de biliyordu. Ama eserlerini İbrani harfleri ile Arapça yazmıştır. Hemşerisi İbni Rüşt ile görüşmeleri vardır.
    1147 yılında Müslüman olmayanların İslama geçişe zorlanınca 1160 yılında Fas’a ve sonra 1172 de Mısır’a yerleşti. Bir ara Müslümanlığı kabul etmek zorunda kaldı. Ama bu tamamen görünüşte idi. Ancak bu konu tartışmalıdır.
    Din adamlığı yanında aynı zamanda hekim idi. Selahaddin Eyyübi’nin (Mısır Sultanı 1169-1193) hekimi oldu. Mısır’da Yahudi Cemaatinin Başkanlığını yaptı.
    Meymun Aristo gibi Yunan Filozoflarının eserinden haberi olduğu Farabi ve İbni Sina’ın düşüncelerinin farkındaydı. Aristo’nun eserlerini Arapça’ya çevirmişti.
    Pek çok konularla ilgilenmiş özellikle Yahudi Şeriatı Kabala ile pek çok eseri vardır.
    Mısır’da öldü vasiyeti üzerine Tiberias (İsrail) kentinde adına yapılan bir türbeye gömüldü. Ölümü üzerine Müslümanların ağıt yaktığı söylenir.
    Bu çağda Arap kültürünün güçlü, Yahudilerle kültür olarak iç içe olduğu ve Eski Yunan felsefesinden Avrupa’dan önce haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
    Yazıma bir Cordoba’da bir heykeli ile Tiberias’taki türbesinin bir resmi eklenmiştir.

    (Muğla Devrim 04.11.2020 yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ 03-12-2020

    ENDÜLÜS’TEN BİR İSLAM DÜŞÜNÜRÜ İBNİ RÜŞT (AVERREOS) 1126-1198
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İlk çağda özellikle Anadolu’nun da içinde bulunduğu Akdeniz çevresinde çok parlak uygarlıklar yaşandı. Özellikle Ege ve Yunanistan’da Felsefe çok gelişti, bilimsel düşünce ve çalışmalar, bunları güzel sanatlardaki gelişmeler izledi.
    Bu çağın ardından Hıristiyanlık ve Müslümanlık ortaya çıktı, düşünceye kısıtlamalar geldi, Batı Roma İmparatorluğunun yıkılması ile Avrupa’da karanlık bir çağa girildi. Avrupa yaklaşık 476 yılından 1000 yıl karanlık içinde yaşadı..
    Bu arada Müslüman Abbasiler döneminde (830-1258) Müslümanlar batıdan çok önce aydınlık bir dönemi yaşadılar. Bu dönemde başta Eski Yunan İran ve Hindistan filozof ve yazarların eserleri Arapçaya çevrildi. Bunları yorumlayan İslam yazar ve filozoflar tıp adamları ortaya çıktı. Sayıları 20 civarındaydı. Bu durum bir İslam ülkesi olan Endülüs’te de devam etmiştir. Avrupa bu tarihlerde karanlıklar içindeydi.
    Abbasiler dönemindeki bu aydınlık Moğolların Bağdat’ı yerle bir etmesi sona ermiştir.
    Bu yazımda Endülüs’te (İspanya) yaşamış, felsefe, teoloji, tıp, astronomi, fizik konularında eserler veren İBNİ RÜŞT (1126-1198) incelenecektir. Esas adı Muhammed ibni Ahmed ibni RÜŞT olup batı dünyasında AVERREOS olarak bilinir.
    1126 yılında Cordoba’da (İspanya) doğdu. Büyükbabası yargıç idi. 1169 yılında Halife (Cordoba’un Sultanı) olan Ebu Yakup Yusuf ile tanıştırıldı. Halife kendisi ve fikirlerinden etkilendi ve onun çalışmalarına destek oldu. Bu dönemde Aristo tefsirlerinin büyük bir kısmını kaleme aldı. 1184 yılında hamisi Halife Ebu Yusuf Yakup’un ölümü üzerine yerine geçen oğlunun döneminde gözden düştü, Mecburi ikamete zorlandı, bunu kalkması üzerine Fas’a gitti. Orada öldü ve Cordoba’ya getirilip gömüldü.
    İbni Rüşt güçlü bir Aristo (Aristoteles M.Ö 384-322) savunucusuydu. O dönemde Avrupa’da Aristo yeteri kadar tanınmıyordu, onun orijinal öğretilerinin geri getirmeye çalıştı.
    Eski Yunan Filozofu Aristo’yu Avrupa’ya tanıtmaya çalışan bir Müslüman düşünür yazar. Yazı dili Arapça idi. Ama yazıları Latince’ye ve İbranice’ye çevrildi.
    Gene ünlü Yunan Filozofu Platon’dan (M.Ö 428-348) etkilendiğine inandığı Farabi (872-950) ve İbni Sina(980-1037) görüşlerini benimsemedi.
    Ayrıca katı düşünceye sahip Gazali ve diğerlerinin düşüncelerine karşı geldi. Felsefe arayışına savundu. İslam da felsefenin olması gerektiğini savundu. Aynı dönemde yaşamış Yahudi bir bilgin olan İbrahim İbni Meymun (1135-1172) ile tanışıyordu.
    Çok önemli ve tanınmış bit Tıp adamı idi. Arapça yazdığı ve Latinceye çevrilen “Al Külliat fi al Tıp’ Avrupa’da yıllarca ders kitabı olarak okutuldu.
    Pek çok konularda araştırmasa ve yayını olan İbni Rüşt Roma İmparatorluğu’nun çöküşü ile büyük ölçüde terkedilmiş Aristoteles ve diğer Yunan Filozofların Avrupa’da tanınmasında yararlı oldu.
    Ama düşünceleri ve çalışmaları Katolik Kilisesi tarafından 1270-1277 yıllarında kınandı.
    Yazım ekine İbni Rüşt’ün Cordoba kentine bulunan bir heykeli konulmuştur.
    (Muğla Devrim 03.11.2020 yayınlandı)

  3. MEHMET BİLDİRİCİ 02-11-2020

    YATAĞAN KÖYÜ YAKININDA BULUNAN ELENGRİT DAĞINDA KALINTILAR
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Bugün Konya Meram ilçesi sınırları içinde kalan Yatağan Köyü benim baba tarafı atalarımın köyüdür. Bu konuda çeşitli yayınlarım olmuştur.
    www.mehmetbildirici.com Web 2014- Türkçe Yatağan Köyü isimli dosyada geniş açıklamalar bulunmaktadır.
    Aşağıda verilen haritada YATAĞAN Köyü gösterilmektedir. Yatağan köyünden Konya’ya iki bağlantı vardır. Biri kuzeyde Ağrıs Köyü üzerinden Konya-Beyşehir yolu ile ulaşılmakta, bir diğeri ise güneyinden bir yol ile Konya-Seydişehir yolu ile olmaktadır.
    ELENGİRT Dağı haritada Yatağan Köyünün Güney-batısında görülmektedir. Dağın en yüksek tepesi olan Ana-kız tepesi 2334 kotundadır. Dağın Doğu kısımları Konya tarafında batı ve güney tarafları Beyşehir ve Seydişehir ilçelerine bağlıdır.
    Çevre köylerce ve tabii bu arada Yatağan Köyünde kutsal kabul edilmektedir. Dağın ismi Vakıf kayıtlarında MELENGURİT olarak geçmekte köylülerce ELENGİRİT olarak söylenir. Ne anlama geldiği ve hangi dilden geldiği bilinmemektedir. Ama Türkçe kökenli değildir.
    İkinci dönem Karamanoğlu döneminde yaşamış çevrede ermiş insan kabul edilen YATAĞAN MÜRSEL Horasan’dan Anadolu’ya gelişlerinde Hocası Dediği Sultan ile bu dağda kaldıkları söylenmektedir. Zira üzerinde odalar ve çeşitli yıkıntılar olduğu bilinmektedir. Karamanoğlu 2. Mehmet tarafından kurulan Vakıf Tarihi Miladi 1407
    Sonra yaptığım araştırmalarda dağ üzerinde erken dönem bir Bizans kilisesi olduğunu bir Alman arkeolojik haritadan öğrenmiş bulunuyorum.
    Ancak benim dağ üzerinde çıkmak kısmet olmadı….
    Bu konuda çok şanslı sayılırım. Zira Konya Dağcılık Ajanı Recai Kıcıkoğlu benim İlkokul arkadaşım. Kendisinin faaliyetlerine 1990’lı yıllarda katıldım. Kendisi 80 yaşın üstünde hala Pazar günleri dağlarda geçiriyor. Doğrusu hayret verici ve kutlanacak bir durum.
    Ekim 2020 son pazarına arkadaşları ile Elengrit dağına çıktılar üzerinde gördükleri kalıntıları bana da gönderdi.
    Hayretler içinde çok geniş bir alana dağılan kalıntılar hala bazı tavanı kapalı yapılar görülüyordu. Bu dağın üstünde hiçbir ciddi yüzeysel araştırma yapılmamıştır.
    Mutlaka yüzey araştırmalar yapılmalıdır. Bir erken dönem kilise yıkıntısından çok öte olduğunu sanıyor ve düşünüyorum.
    Bu bilgileri Web siteme yerleştirdim. Köy haritası ve arkadaşım Recai’nin fotoğraflarını buraya koyamadım.
    Bu konuda konuya ilgi duyan kişilerin Recai Kıcıkoğlu’nu arayabilir ek bilgiler alabilir
    Telefon numarası 0 542 352 10 34
    Ben halen İstanbul’dayım Telefon numaram 0 542 241 0302
    Elengirt dağının aydınlığa çıkarılacağına inanıyorum

  4. MEHMET BİLDİRİCİ 02-11-2020

    KONYA HAKKINDA ÇOK ŞEY ÖĞRENDİĞİM SELÇUK ES (1911-1980)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Konya’da genç bir mühendis olarak çalışırken Konya tarihi ile de araştırma yaptım. Burada en büyük destek gördüğüm kişilerin başında Selçuk Es geliyordu. Kırkıncı ölüm yılında saygı ve rahmet ile anıyorum.
    Önce hayat hikâyesi
    Konya’da 1911 yılında Konya’da doğdu, Eski Konya Belediye Başkanı ve milletvekillerinden Kazım Gürel’in( 1890-1973) oğludur. Kazım Gürel 1923-1927 arası Konya Belediye başkanı ve Konya Milletvekilidir. Konya Milletvekili Kazım Hüsnü ise dayısıdır.
    İstanbul Feyzi Ati Lisesi’nde bir süre Galatasaray Lisesi’nde okudu.
    Çeşitli bankalarda ve Karayolları 3 Bölge Müdürlüğünde Kütüphane Memuru olarak çalıştı buradan emekli oldu. Politika ile ilgilenmedi
    Çeşitli Konya yerel gazetelerinde ölümüne kadar yazıları çıktı.
    Karayollarında Kütüphane Görevlisi iken benim de orada işim vardı. Sık ziyaret eder sohbet ederdik. Daha doğrusu ben ona hep sorular sorardım. Bayramlarda ev ziyaretleri de olurdu. Bir defasında akşam 20.00 de bayram ziyaretine gitmiştir. Konular ve konuşmalar o kadar hızlı akmış ki evden çıktığımızda 02.00 olmuş.
    Kendisinden ödünç Konya hakkında çok kitaplar aldım.
    Saygıyla anıyorum

  5. MEHMET BİLDİRİCİ 02-11-2020

    Sevgili İTÜ 62 Sınıf Arkadaşlarım 26.10.2020
    Sevgili sınıf arkadaşlarım, önce hepinizin Cumhuriyet Bayramını kutlarım. Biz seksenlik genç delikanlılar bu ülkü ile büyüdük. Osmanlı ve Şeriata saptırmaların yapıldığı bu dönemde meşalenin gençler tarafından da devam edeceğine inanıyorum.
    Sevgili Arkadaşlar yüzyılda bir görülen bir Corona olayı ile boğuşuyoruz, yaşlarımızın da seksen tabanını aşması hayatımızda büyük değişikliklere sebep olmuştur.
    Bundan önceki aktivitelerimizi devam ettirmemiz, doğa ile güreşmek doğru olmadığı gibi mümkünde değil. O halde corona sonrası bir yaşam tarzı benimsemeliyiz.
    Toplantı yapamıyoruz. Bir araya gelemiyoruz. Sağlık problemlerimiz var. Her şeye boş mu verelim? Hayır Hayır Hayır
    O Halde telefon, Facebook, whatsapp gibi teknolojik imkânlardan yararlanmalıyız.
    Ben de öyle yapıyorum. Arkadaşlarımı arıyor ve kısa bilgileri sizlerle paylaşıyorum.
    Önce kendimden başlayım.
    Benzer bir yazıyı 07.09.2020 tarihinde yazmıştım. Yaklaşık 2 ay geçmiş
    İstanbul’dayım. Türkmenistanlı bakıcımdan çok memnunum, ama fazla yürüyemiyorum. Ufak tefek ağrılar var. Masa başında süperim. Okuyorum, yazıyorum, Muğla Devrim gazetesine yazı gönderiyorum.
    Arkadaşlarım Alfabetik olarak
    Taner ARDA: İzmir’de Telefonuna ulaşamıyorum. Sağlıklı olmasını diliyorum
    Sayhan BAYOĞLU: Telefonla konuştum. Çeşmede tatilde, Çeşme Ankara’ya göre daha korunaklı ve huzurlu, biraz daha kalmayı düşünüyor. Selamlarını iletiyorum
    Özmen BÜYÜKTAŞKIN: Telefon ile görüştüm, evden fazla çıkamıyorum diyor, İstanbul’da, arkadaşlara selam, irtibatı kesmeyelim diyorum.
    Faik ÇAKILLI: Telefonla uzun uzun konuştuk, İstanbul’da morali iyi, selamları var
    İlhan ÇEÇEN: Devamlı yazan ve araştıran bir kişi, tarihi konularda incelemeleri varmış, onlardan amcası Kazım Çeçen’den bu soyadını nasıl aldığını konuştuk.
    Celalettin ÇİFTÇİ: Ara ara telefonla görüşürüz, engelli ama eşi ve kızı yardımcısı, bilgisayarda aktif çalışıyor. Cumhuriyet Bilim Ütopya Ekim 2020 sayısında Su ile ilginç bir makalesi yayınlandı. Aldım okudum, kutluyorum
    Demet ERDEM: Milas’ta yazlıkta, İstanbul tehlikeli burası emin diyor, Arkadaşlarımızdan Mehmet İndap, Sayhan Bayoğlu, Milaslı Mehmet Öz komşusu hepsine selam
    Güngör ERGİN: Telefonla konuştuk, bol yürüyor, İstanbul’daki sınıf toplantısını düzenleyen arkadaşımız, toplantı için erken diyor, bence de corona geçmeli.
    M. Ege ERGİN: Temelli Datça’ya yerleşmiş, Özgür Ortamda yazılarına rastlıyorum.
    Hayati ERHAN: Sık telefonla konuşuruz. Selamlar sevgiler
    Mesut GÖKSU: Çok az görüştüğüm bir arkadaş, aradım hastanede imiş, sağlığına kavuşması dileğiyle
    Ataman HAKSEVER: Arkadaşımızdan epeydir haber alamıyordum. Bir ara hastanede idi. Telefon ettim, eşi çıktı. Uyuyor, sağlığı iyiye gidiyor dedi, ÇOK ÇOK SEVİNDİM, Sağlığına kavuşması dileğiyle, maillerini bekliyorum, Haber aldığım için çok mutlu oldum.
    Rafet KARYAĞDI: Telefonla görüştük, eşi ile evde oturuyor, tüm arkadaşlara selamı var.
    Erhan KIRAL: Telefonla görüştüm, evden çıkamıyor, yardımcısı var, çok sevdiğim bir arkadaşım, Tatbiki Mekanik Kolunda kimler vardı onu konuştuk. Sağlıklı günler dilerim
    Koral KORKUT: Koral telefonunu kaybetmişim, beni ararsan sevinirim. Telefon edemedim. Selamlar
    Murat MERZECİ: Telefonla aradım, Heybeliada’dan yazlık tutmuş, Evine dönüyordu. Telefonla konuştuk, selamlar sevgiler.
    Arif MİRAP: Telefonu kapalı, hemşerisi Muammer Özkavaf’ı aradım, maalesef hasta ailesini ara ara arıyorum. Sevgili arkadaşımın sağlığına kavuşmasını dilerim.
    Mete MUTLUOĞLU: İstanbul olduğunda telefonlaşırdık. Amerika’da selam ve sevgilerimi sunarım. Özgür Ortam’a iletilerini izliyorum. Selamlar
    Muammer ÖZKAVAF: Telefonla ara ara görüşürüz. En son Ankara’da sınıf arkadaşlarımızın listesini gönderdi. İncek çitliğinde ara ara arkadaşlarımızı topladığını duyuyorum. Selamlar, sevgiler,
    Ankara’daki arkadaş sayımız 17, İstanbul’u saydım, 40 üzerinde
    Mehmet ÖZLÜ: Telefonla görüştüm, ara ara telefonlaşırız. Selam ve sevgiler, Ankara’da
    Aydın ÖZYAĞCI: Benim İstanbul’da bilirkişi arkadaşım, telefonla aradım ulaşamadım, iyi olduğunu umuyorum.
    İlhan YÜKSELOĞLU: İlhancığım telefon numaranı kaybetmişim, beni ara, iyi olduğunu sanıyorum. Selamlar sevgiler.
    Haydar YALÇIN: Önce Haydar Yalçın’ı kurduğu whatsapp sitesi için kutluyorum. Beni de dâhil etmiş, bundan böyle ben de bu sitedeyim. Buradaki sınıf arkadaşlarıma da MERHABA diyorum. Teşekkürler Haydar…..Başarılar
    Sevgili Arkadaşlar son iki ayda topladığım 22 arkadaşımla ilgili çok kısa bilgileri sunuyorum. Bir yanlış anlama olursa lütfen yazın düzelteyim.
    Cumhuriyet bayramınızı kutluyor, saygılar sunarım, hepinizi seviyorum

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 02-11-2020

    ÜNLÜ MEKANİKÇİ BİZANTİONLU (İSTANBULLU PHİLON (M.Ö. 280-220)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Ben bir mühendisim, ilk çağda mühendislikte öne çıkmış insanları daha yakından tanımamız gerektiğine inanıyorum. Bu grevin tarihe meraklı biz mühendislerin yapması gerektiğine inanıyorum. Tarih ve Sanat gibi mühendislikte uygarlığın gelişmesinde önemli roller üstlenmiştir.
    Hele hele böyle bir kişinin içinde yaşadığım kentten yaklaşık 2300 yıl önce çıkması beni ziyadesi ile heyecanlandırmıştır.
    Üstat Mekanikçi Philon’un hayatı hakkında yeterli bilgiler bulunmamaktadır. İstanbul doğumlu olmasına karşı hayatı Rodos Adası ve zamanın en önemli kültür kenti İskenderiye (Mısır) de geçmiştir.
    Hakkında çok az bilgi edinmemize karşı Mekanik ve çeşitli konular üzerine yazdığı 9 ciltlik kitabı ile bilinmektedir. Bu değerli eserin 4,7,8 sayıl olanları bugüne gelebilmiştir.
    Bu eserin başlıkları şöyledir
    • Isagoge (εἰσαγωγή) – an introduction to mathematics-Matematiğe giriş
    • Mochlica (μοχλικά) – on general mechanics- Genel Mekanik Üzerine
    • Limenopoeica (λιμενοποιικά) – on harbour building – Liman İnşaatı
    • Belopoeica (βελοποιικά) – on artillery- Topçuluk
    • Pneumatica (πνευματικά) – on devices operated by air or water pressure
     Hava ve Su basıncı çalışan araçlar
    • Automatopoeica (αὐτοματοποιητικά) – on mechanical toys and diversions
     Mekanik Oyuncaklar ve Saptırmalar
    • Parasceuastica (παρασκευαστικά) – preparation for sieges- Kuşatma Hazırlıkları
    • Poliorcetica (πολιορκητικά) – on siegecraft- Kuşatma sanatı
    • Peri Epistolon (περὶ ἐπιστολῶν) – on secret letters- Gizli mektuplar

    Bir diğer eserinin Pnömatik makineler (hava basıncı ile Çalışan Makineler) Grekçe aslı kaybolmuş Latince kopyası bugüne ulaşmıştır. Bu kopya ise Arapça’dan çeviridir.
    Bir Arapça’ya çevrilmiş eserinde “Kitab ül Hiyel vel Mihanikat…..” Filyon el bariti el Hâkim ismi görülmektedir.
    Bu Arapça kopya İstanbul Süleymaniye Kütüphanesindedir.
    Bu çok önemli bir ipucudur. O çağda Müslüman âlimler Eski Yunan’dan haberdardır.
    Philon M.Ö 3 yüzyılda İskenderiye’de yaşamış, gene kendisi gibi Mekanikçi ve Mühendis Ktesebios (M.Ö 285-222) ile aynı zaman dilimindendir. Ktesebios aynı zamanda İskenderiye’deki ünlü kitaplığın müdürüdür. İskenderiye o zaman dünyanın en önde gelen bilim merkezidir.
    Philon bu konuda kendinden gelen mekanikçileri üzerinde derin etkileri olmuştur.
    (Further portions probably survive in a derivative form, incorporated into the works of Vitruvius and of Arabic authors.) Yukarıda ki cümle Arap Bilim adamları üzerinde etkili olduğunu vurgulamaktadır.
    Devamı var bir sonraki yazı İslam Dünyasından Cizreli İsmail Al Cezeri olacaktır.

    (Muğla Devrim 27.10.2020 yayınlandı)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 02-11-2020

    Değerli Hocam Şadan Gökovalı 04.10.2020
    Yazılarıma şiirli kutlamalar için sonsuz teşekkürler.

    Siz Mitologsunuz, Mitolojide bir Karialıya âşık oldum.
    Önce Akyaka ardından İdima ardından Karia ve sonunda Hecate’ye âşık oldum
    Selamlar saygılar
    ECATE
    Karia’nın biricik tanrıçası
    Biliyorum sen bir mitsin, masalsın, yoksun
    Ama mitlerin en güzeli
    Ben seni var gibi seviyorum
    Senin için yaptırılan
    Eşsiz tapınağının yakınından geçerken
    Akyaka’dan, Bodrum’a, Aydın’a giderken
    Hep seni görecek gibi hissederim
    Ne olur görün bana
    Seni insan gözüyle görmeyi
    Öyle istiyorum ki……
    Seni çok çok seviyorum
    Mehmet Bildirici
    21.04.2018

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 02-11-2020

    BİR İSLAM MEKANİKÇİSİ İSMAİL AE CEZERİ (1136-1206)
    MEHMET BİLDİRİCİ
    İsmail El Cezeri (Al Jazari) Anadolu coğrafyasında Şırnak ilinin Cizre ilçesinde doğmuştur. İslam Coğrafyası 9-10-11. yüzyıllarda Abbasiler döneminde en parlak günlerini yaşar, Arap dünyası eski Yunan ile irtibat içindedir. Pek çok kitap Grekçe’den Arapça’ya çevrilir. Bu çağda ise batı Rönesans’a kadar derin bir uykuda karanlık bir çağdadır.
    Böyle bir ortamda mühendis su bilimini öğrenen sibernetik İsmail El Cezeri Cizre ilçesinde 1136 yılıında dünyaya gelmiş ve bilimde çok önemli başarılara imza atmıştır. O tarihlerde Cizre’de Arap veya Kürtler yaşamakta idi. El Cezeri Arapça eğitim almış, Camia Medresesinde eğitimini tamamlamış, kendine bilime vermiş, su mühendisliğinde önemli buluşları bulunmaktadır. Sibermetiği sözlük şöyle tanımlar; “Canlı ve cansız tüm karmaşık sistemlerin denetilmesi ve yönetilmesi”
    Sibermetik ve Mekanikte yayınlanmış Arap dilinde iki kitabı vardır
    -Kitabı Hiyel
    -Makine Yapımında Faydalı Bilgiler
    Kitaplarında 50 aracın resimleri verilmiştir.
    Bunlar içinde 11 su saati, 6 sı ıbrık (otomatik abdest suyu döküyor. 6 fıskiye, 5 i suyu yukarı suyu taşıyan araçlar.
    Bunlar sonuç olarak su kuvveti ile çalışan oyuncaklardır. Suyun hidroliğinden yararlanır ve fevkalade önemlidir.
    Batı karanlık çağda iken doğuda bu hareketlilik çok dikkat çekicidir. İsmail El Cezeri’nin başarıları insanı hayrete düşürecek ve şapka çıkartacak niteliktedir.
    Bu nasıl olmuştur. Cezeri eğitimini Arapça olarak medresede yapmıştır. Fizik, hidroloji gibi bilgileri medresede mi öğrenmiştir. Hayır medresede sadece dini bilgiler öğretilir. Bu özel bir merak ve özel çalışma isteyen konulardır.
    İsmail El Cezeri mutlaka çok zeki ve kabiliyetli bir kişidir. Yaptığı su ile çalışan oyuncaklardır. Ama bilimsel bir alt yapı ister.
    İsmail El Cezeri kullandığı bilimi sıfırdan kendi mi bulmuştur. Bu konuda yaralandığı kaynaklar neler olabilir.
    Bir önceki yazıda Philon adına yazılmış yazı tekrar okunursa bunun zemininde Eski Yunan bilginleri ve bunların Arapça’ya çevrilmiş eserleri olduğu görülecektir.
    İsmail El Cezeri çok büyük bir bilim adamıdır ve onu takip edenler çıkamamıştır. Toplum ona dört elle sarılamadığını görüyorum. Şırnak’ta öldüğü ve türbesinin orada olduğu yazılıdır.
    Ben şahsen Cizre ve Şırnak’ı görebilmiş değilim. İnternetten uzun uzun araştırdım. Türbesi konusunda net bilgi ve görsellere ulaşamadım. Yanılmayı umut ediyorum
    Neden Cizre’de ona ait bir anıt veya heykeli yok. Neden türbesi yok. Bunu açıklayamıyorum.
    Yazıma bir portresi ve kitabından alınan bir çizim konulmuştur
    (Muğla Devrim 23.10.2020 yayınlandı)

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 19-10-2020

    Sayın PROF. DR. SAİM SAKAOĞLU
    Ben Türkmenistan Uyruklu AYNA GURBANOVA
    Babam Mehmet Bildirici’ye ev işlerinde yardımcı oluyorum. Onunla baba kız gibi olduk.
    Sizin Türk isimleri üzerinde çalıştığınız öğrendim. Ben de ailemde olan isimleri size yazacağım
    İsmim: Ayna Gurbanova
    Beyim: Maksat Gurbanova
    Babam (Kakam)- Ecem- Annem: Çari - Gülnebad
    Çocuklarım: Kadir- kız Eneş
    Ayna kardeşleri:
    Cennet- Azad çocukları Humay
    Kardeşi: Atacan erkek-
    Kardeşi: Şirin kız bekâr
    Kardeşi Murad eşi Aygül çocukları kız Mahım Kemal
    Kaynanam- kaynatam: Ecebay – Sehed
    Amca ve Yengeler: Aman –Amangöze çocuklar Cemil- Ahmed- Oğulbayram
    Nurgeldi- Bibitec çocuklar Tavşa- Kızılgül –Oğulcihan-
    Yusuf –Gülelek çocuklar Gunça –Ecegözel -Bahar
    Hala –Enişte : Cemal – Ahmed- çocuklar Ayderen- Mehri -Kadam
    Enni- Kurban-çocuklar Lale – Maya- Kahmurad-Gofer

    Türkmenistan Mari ili Bayramali’nde evimiz bağımız var
    Saygılarımı sunarım
    Ayna Gurbanova 26.09. 2020
    Mehmet Bildirici selamlar

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 19-10-2020

    ANTİK KENTİNDE ARİSTO’NUN KURDUĞU FELSEFE OKULU
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Assos antik kenti, Çanakkale ilinin Ayvacık bölgesindedir, Behramkale ve Behram ismi ile bilinir. Anadolu’da bulunan yaklaşık 500 antik kentten biridir. Bugün kentten tarihe ve arkeolojiye meraklılar için gezilecek görülecek yerler çok fazladır.
    Kentin en önemli özelliği tanınmış Filozof Aristo’nun (M.Ö 384-322) (Aristoteles) burada bir Felsefe Okulu açmasıdır. Bunun Assos için ne kadar önemli olduğu açıktır.
    Aristo’nun babası Kral II Phlip’in doktoru, Niomachus genç yaşta ölmüş Aristo Makedonya Sarayında büyütülmüştür. M.Ö 368 yılında 16 yaşında bir genç iken Atina’da Platon’un (Eflatun) akademisine kaydolmuş burada 20 yıl eğitim görmüştür.
    Bu dönemde Anadolu kentleri Pers İmparatorluğu hâkimiyetindedir. Ancak Assos bunun dışındadır. Hermias M.Ö 347 yılında bağımsız kraldır. Krallığı iki yıl sürmüştür. Hermias’ın geçmişi bilinmemekte belki kölelikten geldiği sanılmaktadır. Hermias’ta Atina’da Platon’un okulunda okumuş, Aristo’yu Kral olunca onu Assos’a davet eder. Aristo daveti kabul eder, üç yıl burada Felsefe Okulunu açar. Ancak Hermias Persler tarafından yakalanır başkentleri Persepolis’e götürülüp idam edilir.
    Aristo burada Hermias’in kızı veya kardeşi Phytias (Latince Pütias) ile evlenir, bu onun ilk evliliğidir. Phytias M.Ö 362 doğumlu Aristo’dan 22 yaş küçük yaklaşık 15 yaşındadır. Phtias önemli bir bilim kadınıdır. Biyoloji ve hayvanlar konularında uzmandır. Balaylarını Midilli adasında geçirirler aynı zamanda bilimsel araştırma yaparlar. Aristo’nun bu evlilikten Phtias isimli bir kızı olur.
    Aristo’nun koruyucusu Hermias görevden uzaklaştırılınca Büyük İskender’e ders vermek için Makedonya sarayına gider.
    Çok iyi bir eğitim alan Büyük İskender M.Ö 334 yılında Asya seferine çıkınca hocası Aristo ile ilgisini kesmez onunla görüş alışverişi yapar.
    Ünlü Filozof Aristo öğrencisi Büyük İskender’in (Megas Aleksandros) ölümünden bir yıl sonra hayata veda eder.
    Türk bilim adamı Ümit Serdaroğlu (1932-2005) tarafından Assos kazıları yapılmıştır. Ölümü üzerine çok emek verdiği Assos kentinde toprağa verilmiştir. O nu da saygıyla anıyorum.
    Yazıma İskender’in Aristo’dan ders alması, Assos’ta sonrada dikilmiş bir Aristo heykeli ve Assos’dan bir resim eklenmiştir.
    (Muğla Devrim 19.09.2020 yayınlandı)

Toplam 279 yorum bulundu. 51-60 arası listeniyor.