Ziyaretçi Defteri


Mesaj Gönder

  1. MEHMET BİLDİRİCİ 05-12-2017

    KASIM AYI İSTANBUL’A DÖNÜŞ, GERÇEĞE DÖNÜŞMEYEN AVRUPA GEZİSİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Kasım ayı içinde çok sevdiğim Akyaka’dan kış ayları için ayrılıp gene sevdiğim İstanbul’daki evime döndüm.
    Bu ayın sonunda oğlum Selçuk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Öztuğ Bildirici ile bir yurt dışı gezimiz olacaktı. Öztuğ Harita ve Kartoğrafya alanında yayınları olan yurt dışında da tanınan bir bilim insanı.
    Erasmus programı kapsamında Estonya TALIN (TALLINN) Teknik Üniversitesi’nden Prof Dr. Artur Elman tarafından bir hafta ders vermek için oraya davet edildi.
    Öztuğ beni de birlikte götür dedim. İstanbul- Varşova Havaalanı’na gidilecek, bir gece orada kalıp ertesi günü buradan Tallinn’e uçulacaktı.
    İlk defa böyle güzel bir geziye katılacak onun orada İngilizce vereceği dersi dinleyecektim. Yakınmış bir günde Helsinki’ye götürecekti. Bunun gibi çok güzel hayaller kurmuştum.
    Ben de aynı Selçuk üniversitesi kapsamında Mühendislik Mimarlık Akademisi’nde 1971-1982 yılları arasında öğretim görevlisiydim, ama bizim zamanımızda böyle yurt dışı imkanları yoktu. Ama bu gün bu imkânlar var, bazı işlerin bozuk olmasına karşı böyle güzellikler de bulunuyor.
    Bir babanın yurt dışında oğlunun davetli olarak ders vermesi ne kadar gurur verici olacaktı.
    Hayallerle gerçekler hep üst üste gelmiyor. İstanbul’a gelince grip aşısı yaptırdım. Kendi kendimi hastalamış olmuşum, Bir ayda kendime gelebildim. Uçak biletim yandı, gezi gerçekleşmedi.
    Öztuğ’u burada İstanbul’dan tek başına uğurladım. Tek başına gitti, Tallinn’den ayrıca Estonya’da daha içerilerde Tartu Yaşam Üniversitesi Harita Bölümü’nü ziyaret etmiş, derslerini vermiş, tek başına bu hafta sonu Konya’ya gitmek için İstanbul’a döndü, izlenimlerini anlattı, bu mevsim Baltık ülkesi Estonya çok çok soğuktu, gelemediğine üzüldüm, ama bir yandan da üzülmedim. Hasta olmasan bile burada hastalanırdın dedi.
    Bende bununla teselli oldum, Yaşım 79, belki yurt dışı son gezim olacaktı.
    Kim bilir… Kim bilir Bir başka sefere
    Yazıya Estonya’nın başkenti Tallinn’den bir kart postal eklenmiştir.


    Mugla Devrim 05.12.2017 yayınlandı)

  2. MEHMET BİLDİRİCİ3094 05-12-2017

    Sevgili Sınıf Arkadaşlarım (İTÜ62İnş)
    Mehmet Gedikoğlu isimli arkadaşımızı kaybetmiş olduğumuzu öğrendim. Ben her zamanki gibi arkadaşımız hakkındaki derleyebildiğim hayatı ile bilgileri sizlere sunuyorum. Ankara’da hayatını kaybeden arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine baş sağlığı dilerim.
    6583 MEHMET GEDİKOĞLU (Kars 1940-Ankara 2017)
    1940 yılında Kars’ta doğdu. 1957 yılında Elazığ Lisesi’nden 1962 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi’nden mezun oldu. Bir süre DSİ de çalışan Gedikoğlu, Elazığ ve Ankara’da serbest mühendis olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Eşi Öğretmen Ömür Gedikoğlu, Serdar (1980), Benil (1988) isimli çocukları vardır. Ankara’da emeklilik yaşamını sürdürmekteydi. Son günlerinde rahatsızdı..

  3. MURAT GÜLTEKİN 05-12-2017

    Merhaba Hocam,
    Nasılsınız?
    Öncelikle çalışmalarınız için sizi kutlamak, teşekkür etmek isterim. Sizin ile benzer bir çabanın içinde olduğumdan yazdığınız her satırın nasıl meşakkatli bir çalışmanın ürünü olduğunu biliyorum.
    Sizi Konya Lisesi Öğretmenleri başlıklı çalışmanız ile tanıdım. Manisa Lisesi Tarihçe çalışması kapsamında müzik öğretmeni Osman Bey'i araştırırken Konya Lisesi müzik öğretmeni Osman Şener'i okudum sizin kaleminizden.
    Osman Şener, Manisa Lisesi'nde soyadı kanunundan önce çalışan Osman Bey profiline çok uyuyor. Teyit için bilginize başvurmak istedim. Osman Bey'in fotoğrafı var ise bendeki ile karşılaştırmak isterim.
    Teşekkürlerimle,
    Çalışmalarınızda kolaylık ve başarı dileyerek,
    Murat Gültekin




    29.11.2017
    Sayın Murat Gültekin
    Mailini aldım, Çok teşekkür ederim.
    Müzik öğretmeni Osman Şener o zaman (1954) 60 yaşın üzerinde olduğunu sanıyorum. Birinci dünya savaşında savaşmış, İngilizlere esir düşmüş, klasik batı müziğine orada alışmış, benim bildiğim kadarı ile Manisa ile bir bağı yok…. Maalesef resmi yok, bir ip ucu bulursan lütfen bana da haber ver
    Çalışmalarında başarılar dilerim.
    Mehmet Bildirici

  4. ADEM ESEN 05-12-2017

    Değerli hemşerim Mehmet Bildirici bey,
    Tarihi su yapıları konusundaki çalışmalarınızı okudu teşekkür ederim. Konya Çayırbağılı olarak Osmanlı arşivindeki su ile ilgili belgeler üzerinde çalışıyorum. Selamlar saygılar

    Prof. Dr. Adem Esen
    İstanbul ün. Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi
    Selçuklu Belediyesi eski başkanı
    İsKİ yönetim kurulu üyesi

    Sayın Hemşerim Adem Esen
    Çok değerli mailiniz için teşekkürler.

  5. MARTİN SCHWARZ 3091 05-12-2017

    MARTIN SCHWARZ 3091
    Dear Mehmet. 25.11.17


    We haven't heard and read anything from each other for a long time. Months ago I wrote you about my pains. My life was greatly reduced. The doctors didn't find anything. After my search on the Internet I suspected that a lack of vitamin D could be the cause. A blood test confirmed that. And with frequent sitting in the sun I feel much better now. I'm much more active again. I was able to prepare the garden for the winter after I had to grow weeds because of the handicap. On the other side we feel: I get older and older.

    A friend has sent me the adress of a better internet translator(much better than google)www.deepl.com/translator.
    So I could write in German and transfer in English.

    A lot has happened in Politics during this Jear. No comment.

    I hope you had a good time in Akyaka, where you could again help in the community.

    Did you find new informations about colliviaria?

    The next few nights, frost is predicted here. I will have to carry some flowers into the greenhouse to protect them from the winter.
    Last summer I was in Germany for Maria's birthday. Driving's not over yet. But how long?
    Sometimes I do something else in the workshop, like the new potato fork.(Picture) This year I could harvest potatoes in the garden again. Now peeling the potatoes is child's play. While Maria's not here, I have to do it myself. It is not only the potato fork that keeps your hands dry and the peeler with the movable blade. Potato breeding has ensured that the potatoes are all very smooth and easy to peel. So not all that's new is bad.

    In this time of year there are always opportunities to photograph here the west view with a coloured evening sky. (good as background in computer,
    wallpaper)

    I hope you're all right.

    Greet you warmly

    Martin

    26.11.2017
    Dear Martin
    You are very wright that there is a long time we did not get news from each other. You are fine according to me. You are 10 years older than me. I am very glad that you feel better now, sitting in the sun, getting your health days.
    I have many problems in my health. I use diabetic drugs every day and I have 3 drains in my blood vessels near my heart.
    After the demise of my daughter ÖZLEM (1973-2011) living alone in Istanbul and Akyaka. The wife preferred to live with our elder daughter.

    This year I returned at the end October to Istanbul. The pharmacist made on me influenza vaccine, but it made me ill, flu and cold very strong.
    Since 20 days I am ill….
    My son is professor at Seljuk University of Konya. he would visit Estonia (Kalinin) for one week (26.11.2017 to 02.12.2017). I would accompany him. It was a good chance for me. But I did not go because of flu and cold.
    Now I am resting……
    This summer I only could visit Samos Island, 11-12 October 2017 and saw Eupalinos tunnel and Hera Tempel (only foundations)
    Samos is very historical and very near to Turkey, only one and half hour from Kuşadası. I enjoyed so much.
    Island is the birth place of PYTORORAS., I will send some photos.
    With my best wishes and healthy days for you
    By the way A MEERY CHRISTMAS ANAD A HAPPY YEAR

  6. MEHMET BİLDİRİCİ 3091 02-12-2017

    BİR GAZETE HABERİ ÜZERİNE
    MEHMET BİLDİRİCİ
    “ANADOLU RUMLARININ BELLEĞİ ATİNA’DA EMİN ELLERDE”
    “Atina’nın Plaka semtindeki “KÜÇÜK ASYA (Anadolu) Araştırmaları merkezi, Mübadele (1924 yılında Lozan Anlaşması gereği Türkiye-Yunanistan arasında zorunlu göç) sonrası yok olan belleğin izini süren en köklü kurumlardan biri. Mübadeleden birkaç yıl sonra 1930 yılında Müzikolog MELPO Logotheti Merlier (1890-1979) ile Yunan Dili ve Edebiyatı uzmanı OCTAVE MERLIER’IN (Fransız asıllı) kişisel çabaları kurulan merkez, özellikle sesin arşivini tutmak için yola çıktı. Anadolu’nun müzik mirasını kaybetmemek için mübadillerin şarkılarını, enstrümanları ile stüdyoda kaydeden merkez, çalışmalarına daha sonra sözlü mülakatlarla devam etmiştir. Bugün yüzlerce şarkıdan oluşan bir müzik koleksiyonu, beş bin sözlü mülakat, üç bine yakın fotoğraf, el yazmaları ve Karamanlıca Edebiyatına eserlerine (Grek harfleri ile Türkçe) sahip bulunmaktadır. Merkezin başında 2002 yılından itibaren İstanbul’da Tatavla (Kurtuluş) doğumlu çok güzel Türkçe konuşan STAVROS ANESTIDIS bulunmaktadır.
    Anadolu tarihini ve halk kültürünü çok yakından ilgilendiren yukarıdaki haber yazı “Gözde Kazaz” tarafından hazırlanmış ve AGOS Gazetesi’nin 24.11.2017 tarihli sayısında 16 sayfada tam sayfa olarak yayınlanmıştır. Sayın Gözde Kazaz son derece önemli bir konuya ışık tutmuştur. Kendisini Anadolu’nun tarih ve arkeolojisine gönül vermiş bir kişi olarak candan kutluyorum.

    Ben bu yazımda Küçük Asya Araştırmaları Merkezi’ni birkaç defa ziyaret eden ve başında bulunan Sayın Stavros Anestedis’i tanımış bir kişi olarak bu konudaki görüşlerimi açıklayacağım.
    İstanbul’da yayınlanan AGOS gazetesinde kurucu Hrant Dink ve Sarkis Seropyan ile tanışmıştım, zaman zaman benim yazılarıma da AGOS gazetesinde yer vermişlerdi. Agos köşe yazarı sayılırım.
    Ben Konya’ da 1991 yılından başlayan “Konya Tarihi Su Yapıları” adlı araştırmamda Konya civarında antik kentlere eski su yapılarına yöneldim. Özellikle su yapıları konusunda devlet tarafından yapılanlar yanında çoğunluğu ise Rum cemaati tarafından gerçekleştirilen kanallar çeşmeler, hamamlar oluşturuyordu. Bu yapılanlar ve bunları yaptıranlar hakkında bilgiler gerekliydi, ama maalesef bu konuda yerli kaynaklar son derece kısıtlı ve çoğu da ön yargılı idi. Bu çabalar beni bazı başka kaynaklara yöneltti, Konya’ya gelen tarihe meraklı Sirkeci’de ticaret eden bir Rum kökenli bir kişi ile tanıştım. Bazı sorularım üzerine bunlar beni aşar, Atina’da Plaka da “Anadolu Araştırmaları Merkezi” var, oraya başvur dedi. Bunun üzerine İngilizce bir mektup yazarak yaklaşık 1995 yılında gönderdim. Konya ile bazı konular da soru yönelttim.
    Benim İngilizce mektubuma Türkçe cevaplar geldi. Cevapları yazan o zaman orada asistan olan STAVRO ANESTIDIS idi.
    Stavro ile ilk görüşmemiz ise 1998 yılında Nokta Turizm ile Atina’ya yaptığımız Tur gezisinde oldu. Eşimle bir gün iki katlı binadaki “Anadolu Araştırmaları Merkezini ziyaret ettik. Bu süre kısa bir süre idi, sadece birkaç saat. Konya çevresindeki özellikle isimlerini dahi bilinmeyen bir sürü kilise ve yapı hakkında bilgi edindim, mevcut durumlarla paralellik kurmaya çalıştım. Anadolu Araştırma Merkezi’nde pek çok kitap vardı, ama çoğunluk Grekçe idi.
    Bu görüşmemde ve daha sonraları Konya ve özellikle Rumların yaşadığı bir yerleşim merkezi Konya’ya 12 km uzaklıkta Sille hakkında idi.
    Daha sonra 2015 yılında iki defa daha aynı kurumu ziyaret ettim. Bu defa eskiden burada asistan olan Stavro Anestidis’in Kurumun başına geçtiğini gördüm.
    Sonuçta pek çok kitap ve broşür edindim. Tabii bunlar hep bana hediye idi.
    Tüm bunları Web sitemin Yunanca bölümüne yerleştirdim. Bunlar içinde Konya ile ilgili çok değerli iki Grekçe kitap bulunmaktadır. Bu çok değerli kitaplar günün birinde okunur hatta Türkçeye çevrilir umuyorum.
    Anadolu toprağının yüzyıllar boyu birlikte ürettikleri kültürel değerler bir bıçak keser gibi ikiye bölünmüştür. Yarısı Türkiye’de yarısı Yunanistan’da, bu kültürel değerler karşılıklı temaslarla bir kırık vazonun parçaları gibi birleştirilebilir.
    Orta Anadolu Rumları arasında Ege’de görünmeyen KARAMANLICA konusu vardır. Bu önce bir dil sorunudur. Burada yaşayan Rumlardan bir kısmı kendi dillerini unutmuşlar ve sadece Türkçe bilmektedir. Ancak Türkçeyi Arap harfleri ile değil Grek harfleri ile yazmaktadırlar. Bu insanların konuştuğu Türkçe Karamanlıca veya Karamandika’dır. Bu konu ile Türkiye’de bazı çalışmalar olsa da yeterli değildir. Karamanlıca kitap kaynaklar ve tam güvenli çalışmalar Atina’da bu kurumda yapılmaktadır. En zengin Karamanlıca kitap koleksiyonu bu merkezdedir.
    Karamanlıca konusunda en kapsamlı ve ciddi çalışmalar kendisi ile tanışma fırsatı bulduğum Prof. Dr. Evangelia Balta’dır.
    Anadolu Araştırmaları merkezi kitaplığında çekilmiş bir fotoğrafım eklenmiştir.


    (Muğla Devrim 01.12.2017 yayınlandı)

  7. MEHMET BİLDİRİCİ 3090 02-12-2017

    POSTA KARTLARI İLE GEZİNTİ
    MEHMET BİLDİRİCİ
    Eskiden Posta kartları günlük hayatımızda önemli bir yer tutardı. Yakınlarımızın nerede olduklarını bu kartlarla takip ederdik. Onları biriktirirdik. Bunlar bize tarihi ve coğrafya bilgileri verirdi. Şimdi akıllı telefonlarla anında öğreniyoruz.
    VATİKAN’DAN BİR KART ALDIM
    05.10.2017 günü Vatikan’dan atılmış, bayağı meraklandım. Benim orada tanıdığım kimse yok. Papa ile de tanışmıyoruz.!!!!!!!
    Arkasını çevirdim okudum. Torunum yazıyor
    “Dedeciğim
    Şuan Vatikan’dayız selamlar, sevgiler, ellerinden öperim
    Deniz Bildirici
    (Vatikan Saint Peter Meydanından kartı ekliyorum.
    Kart bana 27.10.2017 günü geldi, bu teknolojik çağ ile asla uyum sağlamayan bir yavaşlıkla !!!!!!!!!!!

    İkinci ilginç bir kart Danimarkalı arkadaşımdan Okyanus’un ortasında bir adadan 03.11.2017 tarihli, Arkadaşım bu tarihte orada bol bol denize girdiklerini yazıyor. PORTO SANTO adasından, bu ada Portekiz’e bağlı MADEIRA adalar grubundan, hayat tamamen deniz ile iç içe. Kartın özelliği Amerika kıtasını keşfeden büyük kaşif KRISTOPH COLOMB’UN (1479-1506) burada bir evi olduğu ve bir süre bu ada da yaşadığı….
    Hiçbir mimari özelliği olmayan taş ev müze olarak büyük ziyaretçi çekiyormuş…… Aynı evi ekliyorum.

    Son olarak da dünyanın gelmiş en zeki adamı kabul edilen Albert EINESTEIN’İN (1879-1955) beyninin fotoğrafı…
    Bu defa tarihten biraz uzaklaşarak paylaşmak istedim.
    (maalesef resimler yerleştirilemiyor)
    Mugla Devrim yayınlandı.

  8. MEHMET BİLDİRİCİ 3089 02-12-2017

    MENTEŞE DERGİSİ
    Muğla’nın Merkez İlçesi MENTEŞE Kültür Dergisi’nin 2017 yılı 7 sayısında kültür yazıları arasında 38 sayfada Mehmet Bildirici’nin “SZA SZA GABOR (1917-2016) BİR TÜRK GELİNİ” yazısına yer verilmiştir. Paylaşmak istedim.

  9. MEHMET BİLDİRİCİ 3088 02-12-2017

    ÇAĞRI DERGİSİ
    Konya ve Türkiye’nin büyük Şairi FEYZİ HALICI’YI (1924-2017) kaybettik.
    Feyzi Halıcı’nın 1957 yılında kurduğu ÇAĞRI Dergisinin 61 yıl sayı 696 ile çıkan Kasım 2017 sayısı kurucusu Feyzi Halıcı’nın ölümü üzerine özel olarak çıkmıştır.
    Sayfa 21 MEHMET BİLDİRİCİ’NİN “Konya ve Türkiye Büyük Şairini kaybetti yazısı yer almaktadır.
    Paylaşmak istedim.

  10. MEHMET BİLDİRİCİ 3087 02-12-2017

    SEZAR AYGEN
    Değerli Sınıf Arkadaşım Mehmet Özlü bana telefon ederek SEZAR AYGEN’İ bende çok severdim. Ankara İTÜ Evi’ndeki arkadaşları onun ölümü üzerine bir anı defteri açtılar, ben de buraya senin Sezar ile ilgili yazını koymak istedim. Uygun mu? diye sordu.
    Tabii çok mutlu olurum dedim. Ayrıca Mehmet Özlü sahibi olduğu MİDAS Oteline beni davet etti…
    Bu konuda kardeşi Sümer Aygen ile yazışmalar eklenmiştir.
    Işıklar içinde uyu SEZAR

    Sümer Aygen
    Sevgili sınıf arkadaşım.
    Ağabeyin Sezar’ın kaybını derin üzüntü ile öğrenmiş bulunuyorum.
    Acını paylaşır, baş sağlığı dilerim.
    Mehmet Bildirici 14.10.2017

    06.11.2017
    Sevgili Arkadaşım Sümer
    Mesajını aldım teşekkür ederim. Buna ilaveten İTÜ 62 sınıf arkadaşım Mehmet Özlü Ankara’dan telefon etti, Sezar’ı çok severdim, İTÜ Evinde Sezar ile ilgili bir defter açılmış, sevenleri görüş yazıyormuş, senin yazını da eklemek istiyorum dedi, ben de memnuniyetle dedim.
    Bunu iletmek istedim
    Mehmet Bildirici
    Selamlar

Toplam 270 yorum bulundu. 61-70 arası listeniyor.